Sûre Açıklaması
Büruc Suresi (Arapça: سورة البروج), Kur'an'ın 85. suresidir. Mekke devrinin ortalarında paganların Müslümanlara işkence yapmaya başlamasından sonra indirildiğine inanılmaktadır. Sure burçlar (buruc) la dolu göğe yemin ederek başlar. Burca takım yıldız ve astrolojik burçlar şeklinde anlamlar verilmiştir. 1515 yılına ait bir Kuzey Gök Küre takımyıldız haritası Büruc Suresi'nde Allah'ın kudretinden, Allah uğruna sıkıntı çekenlerin cennete gideceklerinden, Müslümanlara zulmedenleri kötü bir sonun beklediğinden bahsedilmektedir. Tarihsel önce: Şems Suresi Sure metni: Büruc Suresi Tarihsel sonra: Tin Suresi

Mekki Burçlar, yıldızlar
85 22
109 459

وَالسَّمَاء ذَاتِ الْبُرُوجِ

 Bürûc / 1 -

 İbni Kesir = Andolsun; burçlar dolu semaya.


وَالْيَوْمِ الْمَوْعُودِ

 Bürûc / 2 -

 İbni Kesir = Ve vaadolunan güne,


وَشَاهِدٍ وَمَشْهُودٍ

 Bürûc / 3 -

 İbni Kesir = Şehadet edene ve şehadet edilene.


قُتِلَ أَصْحَابُ الْأُخْدُودِ

 Bürûc / 4 -

 İbni Kesir = Uhdud ashabının canı çıksın,


النَّارِ ذَاتِ الْوَقُودِ

 Bürûc / 5 -

 İbni Kesir = Tutuşturucu ateşlerle,


إِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌ

 Bürûc / 6 -

 İbni Kesir = Hani onlar, onun çevresinde oturmuşlardı.


وَهُمْ عَلَى مَا يَفْعَلُونَ بِالْمُؤْمِنِينَ شُهُودٌ

 Bürûc / 7 -

 İbni Kesir = Mü'minlere yaptıklarını seyretmekteydiler.


وَمَا نَقَمُوا مِنْهُمْ إِلَّا أَن يُؤْمِنُوا بِاللَّهِ الْعَزِيزِ الْحَمِيدِ

 Bürûc / 8 -

 İbni Kesir = Onlar; ancak Aziz, Hamid Allah'a inandıkları için mü'minlerden öç almışlardı.


الَّذِي لَهُ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَاللَّهُ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ شَهِيدٌ

 Bürûc / 9 -

 İbni Kesir = O ki; göklerin ve yerin mülkü kendisinindir. Ve Allah; her şeye Şahid'dir.


إِنَّ الَّذِينَ فَتَنُوا الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ الْحَرِيقِ

 Bürûc / 10 -

 İbni Kesir = Şüphesiz ki mü'min erkekleri ve mü'min kadınları belaya uğratanlar sonra da tevbe etmemiş olanlar, işte onlar için cehennem azabı vardır. Ve yakıcı azab da onlaradır.


إِنَّ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ ذَلِكَ الْفَوْزُ الْكَبِيرُ

 Bürûc / 11 -

 İbni Kesir = Doğrusu iman edip salih amel işlemiş olanlar için, altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. İşte büyük kurtuluş budur.


إِنَّ بَطْشَ رَبِّكَ لَشَدِيدٌ

 Bürûc / 12 -

 İbni Kesir = Doğrusu Rabbının yakalayışı amansızdır.


إِنَّهُ هُوَ يُبْدِئُ وَيُعِيدُ

 Bürûc / 13 -

 İbni Kesir = Önce yaratıp sonra tekrarlayan O'dur, O.


وَهُوَ الْغَفُورُ الْوَدُودُ

 Bürûc / 14 -

 İbni Kesir = O; Ğafur'dur, Vedud'dur.


ذُو الْعَرْشِ الْمَجِيدُ

 Bürûc / 15 -

 İbni Kesir = Arş'ın sahibidir, Mecid'dir.


فَعَّالٌ لِّمَا يُرِيدُ

 Bürûc / 16 -

 İbni Kesir = Dilediğini mutlaka yapandır.


هَلْ أَتَاكَ حَدِيثُ الْجُنُودِ

 Bürûc / 17 -

 İbni Kesir = O orduların haberi haberi, sana geldi mi?


فِرْعَوْنَ وَثَمُودَ

 Bürûc / 18 -

 İbni Kesir = Firavun ve Semud'un.


بَلِ الَّذِينَ كَفَرُوا فِي تَكْذِيبٍ

 Bürûc / 19 -

 İbni Kesir = Doğrusu küfredenler, yalanlamadadırlar.


وَاللَّهُ مِن وَرَائِهِم مُّحِيطٌ

 Bürûc / 20 -

 İbni Kesir = Allah ise onları arkadan kuşatandır.


بَلْ هُوَ قُرْآنٌ مَّجِيدٌ

 Bürûc / 21 -

 İbni Kesir = Doğrusu o; şanlı bir Kur'an'dır.


فِي لَوْحٍ مَّحْفُوظٍ

 Bürûc / 22 -

 İbni Kesir = Levh-i Mahfuz'dadır.


Bürûc