Sûre Açıklaması
A’lâ Suresi (Arapça: سورة الأعلى) ya da el-A'lâ (Arapça: الۡاَعۡلَی), Kur'an'ın 19 ayetten oluşan 87. suresidir. Mekke'de indirildiğine inanılmakta olan sure iniş sırasına göre 8. suredir. Vahyolunuş sırası Tekvir Suresiden sonra; Leyl Suresinden öncedir. Sure adını ilk ayette geçen ve "yüce" anlamına gelen el-A’lâ kelimesinden alır. Ayrıca A'lâ, Allah'ın 99 isminden biridir. A’lâ Suresi'nde, Allah’ın yüceliğinden ve kudretinden, kafirlerin durumundan, Kur’an okuma ve ezberleme kolaylığından, dünya hayatının ebedi kurtuluşa hizmet etmesi halinde bir değer ifade edeceğinden bahsedilir. İslam peygamberi Muhammed bin Abdullah'ın cuma ve bayram namazlarında A'lâ Suresi ile Gaşiye Suresini okuduğu hadislerde geçmektedir.

Mekki
en yüce
87
19
72
293
Sesli Süre Dinleme
A’lâ

سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الْأَعْلَى

 A’lâ / 1 -

 Diyanet Vakfi = (1-5) Yaratıp düzene koyan, takdir edip yol gösteren, (topraktan) yeşil otu çıkarıp sonra da onu kapkara bir sel artığına çeviren yüce Rabbinin adını tesbih (ve takdis) et!


الَّذِي خَلَقَ فَسَوَّى

 A’lâ / 2 -

 Diyanet Vakfi = (1-5) Yaratıp düzene koyan, takdir edip yol gösteren, (topraktan) yeşil otu çıkarıp sonra da onu kapkara bir sel artığına çeviren yüce Rabbinin adını tesbih (ve takdis) et!


وَالَّذِي قَدَّرَ فَهَدَى

 A’lâ / 3 -

 Diyanet Vakfi = (1-5) Yaratıp düzene koyan, takdir edip yol gösteren, (topraktan) yeşil otu çıkarıp sonra da onu kapkara bir sel artığına çeviren yüce Rabbinin adını tesbih (ve takdis) et!


وَالَّذِي أَخْرَجَ الْمَرْعَى

 A’lâ / 4 -

 Diyanet Vakfi = (1-5) Yaratıp düzene koyan, takdir edip yol gösteren, (topraktan) yeşil otu çıkarıp sonra da onu kapkara bir sel artığına çeviren yüce Rabbinin adını tesbih (ve takdis) et!


فَجَعَلَهُ غُثَاء أَحْوَى

 A’lâ / 5 -

 Diyanet Vakfi = (1-5) Yaratıp düzene koyan, takdir edip yol gösteren, (topraktan) yeşil otu çıkarıp sonra da onu kapkara bir sel artığına çeviren yüce Rabbinin adını tesbih (ve takdis) et!


سَنُقْرِؤُكَ فَلَا تَنسَى

 A’lâ / 6 -

 Diyanet Vakfi = (6-7) Sana (Kur'an'ı) okutacağız; artık Allah'ın dilediği hariç, sen hiç unutmayacaksın. Şüphesiz Allah, açığı ve gizleneni bilir.


إِلَّا مَا شَاء اللَّهُ إِنَّهُ يَعْلَمُ الْجَهْرَ وَمَا يَخْفَى

 A’lâ / 7 -

 Diyanet Vakfi = (6-7) Sana (Kur'an'ı) okutacağız; artık Allah'ın dilediği hariç, sen hiç unutmayacaksın. Şüphesiz Allah, açığı ve gizleneni bilir.


وَنُيَسِّرُكَ لِلْيُسْرَى

 A’lâ / 8 -

 Diyanet Vakfi = (8-9) Seni en kolaya muvaffak kılacağız. O halde eğer öğüt fayda verirse öğüt ver.


فَذَكِّرْ إِن نَّفَعَتِ الذِّكْرَى

 A’lâ / 9 -

 Diyanet Vakfi = (8-9) Seni en kolaya muvaffak kılacağız. O halde eğer öğüt fayda verirse öğüt ver.


سَيَذَّكَّرُ مَن يَخْشَى

 A’lâ / 10 -

 Diyanet Vakfi = (10-13) (Allah'tan) korkan öğütten yararlanacak. En büyük ateşe girecek olan kötü kimse ise öğütten kaçınır. Sonra o, ateşte ne ölür ne de yaşar.


وَيَتَجَنَّبُهَا الْأَشْقَى

 A’lâ / 11 -

 Diyanet Vakfi = (10-13) (Allah'tan) korkan öğütten yararlanacak. En büyük ateşe girecek olan kötü kimse ise öğütten kaçınır. Sonra o, ateşte ne ölür ne de yaşar.


الَّذِي يَصْلَى النَّارَ الْكُبْرَى

 A’lâ / 12 -

 Diyanet Vakfi = (10-13) (Allah'tan) korkan öğütten yararlanacak. En büyük ateşe girecek olan kötü kimse ise öğütten kaçınır. Sonra o, ateşte ne ölür ne de yaşar.


ثُمَّ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحْيَى

 A’lâ / 13 -

 Diyanet Vakfi = (10-13) (Allah'tan) korkan öğütten yararlanacak. En büyük ateşe girecek olan kötü kimse ise öğütten kaçınır. Sonra o, ateşte ne ölür ne de yaşar.


قَدْ أَفْلَحَ مَن تَزَكَّى

 A’lâ / 14 -

 Diyanet Vakfi = (14-15) Temizlenen, Rabbinin adını anıp O'na kulluk eden kimse kuşkusuz kurtuluşa ermiştir.


وَذَكَرَ اسْمَ رَبِّهِ فَصَلَّى

 A’lâ / 15 -

 Diyanet Vakfi = (14-15) Temizlenen, Rabbinin adını anıp O'na kulluk eden kimse kuşkusuz kurtuluşa ermiştir.


بَلْ تُؤْثِرُونَ الْحَيَاةَ الدُّنْيَا

 A’lâ / 16 -

 Diyanet Vakfi = (16-17) Fakat siz (ey insanlar!) ahiret daha hayırlı ve daha devamlı olduğu halde dünya hayatını tercih ediyorsunuz.


وَالْآخِرَةُ خَيْرٌ وَأَبْقَى

 A’lâ / 17 -

 Diyanet Vakfi = Oysa âhiret daha iyi ve daha kalıcıdır.


إِنَّ هَذَا لَفِي الصُّحُفِ الْأُولَى

 A’lâ / 18 -

 Diyanet Vakfi = (18-19) Şüphesiz bu (anlatılanlar), önceki kitaplarda, İbrahim ve Musa'nın kitaplarında da vardır.


صُحُفِ إِبْرَاهِيمَ وَمُوسَى

 A’lâ / 19 -

 Diyanet Vakfi = (18-19) Şüphesiz bu (anlatılanlar), önceki kitaplarda, İbrahim ve Musa'nın kitaplarında da vardır.