يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ قُل لِّأَزْوَاجِكَ إِن كُنتُنَّ تُرِدْنَ الْحَيَاةَ الدُّنْيَا وَزِينَتَهَا فَتَعَالَيْنَ أُمَتِّعْكُنَّ وَأُسَرِّحْكُنَّ سَرَاحًا جَمِيلًا
| yâ eyyuhâ | : ey |
| en nebîyu | : nebî, peygamber |
| kul | : de, söyle |
| li | : için, ... e |
| ezvâci-ke | : senin zevcelerin, eşlerin |
| in kuntunne | : eğer siz iseniz |
| turidne | : istiyorsunuz |
| el hayâte ed dunyâ | : dünya hayatı |
| ve zînete-hâ | : ve onun ziyneti, süsü |
| fe | : o zaman |
| tealeyne | : gelin |
| umetti’kunne | : sizi metalandırayım (mehirlerinizi vereyim) |
| ve userrihkunne | : ve sizi bırakayım (boşayayım) |
| serâhan | : bırakma |
| cemîlen | : güzel |
Diyanet İşleri = Ey Peygamber! Hanımlarına de ki: “Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size mut’a vereyim ve sizi güzelce bırakayım.”
Abdulbaki Gölpınarlı = Ey Peygamber, eşlerine söyle: Dünyâ yaşayışını ve ziynetini diliyorsanız hadi gelin, size nikâh paralarınızı vereyim de güzellikle bırakayım sizi.
Abdullah Parlıyan = Ey peygamber! Eşlerine söyle: “Eğer siz, dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size boşanma bedelini vereyim ve sizi güzellikle salıvereyim.
Adem Uğur = Ey Peygamber! Eşlerine şöyle söyle: Eğer dünya dirliğini ve süsünü (refahını) istiyorsanız, gelin size boşanma bedellerinizi vereyim de, sizi güzellikle salıvereyim.
Ahmed Hulusi = Ey Nebi. . . Eşlerine de ki: "Eğer dünya hayatını ve onun zinetini diliyorsanız, gelin size boşanma bedeli vereyim ve sizi güzel bir şekilde serbest bırakayım. "
Ahmet Tekin = Ey Peygamber! Hanımlarına:'Eğer dünya hayatını ve ihtişamını, refahını istiyorsanız, gelin uzunca süre size yetecek dünyalıklarınızı vereyim, güzellikle boşayayım, serbest bırakayım' de.
Ahmet Varol = Ey Peygamber! Eşlerine de ki: 'Eğer dünya hayatını ve süsünü istiyorsanız gelin size boşanma bedellerinizi vereyim de sizi güzel bir şekilde salıvereyim.
Ali Bulaç = Ey peygamber, eşlerine söyle: "Eğer siz dünya hayatını ve onun süslü çekiciliğini istiyorsanız, gelin sizi yararlandırayım ve güzel bir salma tarzıyla sizi salıvereyim."
Ali Fikri Yavuz = Ey Peygamber! (Senden süs elbiseleri istiyen) hanımlarına de ki: “- Eğer siz, dünya hayatını ve onun süsünü arzu ediyorsanız, haydi gelin size boşanma bedellerini vereyim ve sizi güzel bir şekilde boşayayım.
Ali Ünal = Ey (Peygamberliğin en büyük temsilcisi olan) Peygamber, eşlerine şöyle de: “Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size boşanma bedellerinizi vereyim ve sizi güzellikle serbest bırakayım.
Bayraktar Bayraklı = Ey Peygamber! Eşlerine şöyle de: “Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size boşanma bedellerinizi vereyim de sizi güzellikle serbest bırakayım.”[440]
Bekir Sadak = Ey peygamber! Eslerine soyle soyle: «Eger dunya hayatini ve suslerini istiyorsaniz gelin size bagista bulunayim ve guzellikle salivereyim.»
Celal Yıldırım = Ey Peygamber! Eşlerine de ki: Eğer siz dünya hayatını, onun süs ve şatafatını istiyorsanız, gelin de size yararlanacağınız (boşanma) hakkınızı vereyim de sizi güzellikle salıvereyim.
Cemal Külünkoğlu = Ey Peygamber! Eşlerine söyle: “Eğer siz (yalnız) bu dünya hayatını ve onun cazibesini istiyorsanız, gelin size istediğinizi (boşanma bedellerinizi) vereyim ve (sonra da) sizi uygun bir şekilde salayım (boşayayım).”
Diyanet İşleri (eski) = Ey Peygamber! Eşlerine şöyle söyle: 'Eğer dünya hayatını ve süslerini istiyorsanız gelin size bağışta bulunayım ve güzellikle salıvereyim.'
Diyanet Vakfi = Ey Peygamber! Eşlerine şöyle söyle: Eğer dünya dirliğini ve süsünü (refahını) istiyorsanız, gelin size boşanma bedellerinizi vereyim de, sizi güzellikle salıvereyim.
Edip Yüksel = Peygamber, hanımlarına de ki, 'Siz dünya hayatının süsünü istiyorsanız, gelin size bağışta bulunayım ve sizi güzellikle bırakayım.'
Elmalılı Hamdi Yazır = Ey o Peygamber! Zevcelerine şöyle söyle: eğer dünya hayat ve ziynetini istiyorsanız haydi geliniz sizi donatayım ve güzellikle bırakıp salıvereyim
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ey peygamber, hanımlarına şöyle söyle: «Eğer dünya hayatını ve zinetini istiyorsanız, haydi geliniz sizi donatayım ve güzellikle bırakıp salıvereyim.
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ey peygamber! Hanımlarına şöyle söyle: «Eğer dünya hayatını ve zinetini istiyorsanız, haydi gelin, sizi donatayım ve güzellikle bırakıp salıvereyim.
Gültekin Onan = Ey peygamber, eşlerine söyle: "Eğer siz dünya hayatını ve onun süslü çekiciliğini istiyorsanız, gelin sizi yararlandırayım ve güzel bir salma tarzıyla sizi salıvereyim."
Harun Yıldırım = Ey Peygamber! Eşlerine şöyle söyle: Eğer dünya dirliğini ve süsünü (refahını) istiyorsanız, gelin size boşanma bedellerinizi vereyim de, sizi güzellikle salıvereyim.
Hasan Basri Çantay = Ey peygamber, zevcelerine de ki: «Eğer siz dünyâ hayâtını ve onun zînet (ve ihtişam) ını arzu ediyorsanız gelin size boşanma bedellerini vereyim de hepinizi güzellikle salıvereyim.
Hayrat Neşriyat = Ey Peygamber! Zevcelerine, de ki: 'Eğer dünya hayâtını ve süsünü istiyorsanız, öyleyse gelin size boşama bedeli vereyim ve sizi güzelce bir bırakmayla salıvereyim.'
İbni Kesir = Ey peygamber; eşlerine de: Eğer dünya hayatını ve süslerini istiyorsanız; gelin, size bağışta bulunayım ve güzellikle salıvereyim.
Kadri Çelik = Ey Peygamber! Eşlerine de ki: “Eğer siz dünya hayatını ve onun süslü çekiciliğini istiyorsanız, gelin sizi faydalandırayım ve sizi güzel bir salıverişle salıvereyim.”
Muhammed Esed = Ey Peygamber! Eşlerine söyle: "Eğer siz (yalnız) bu dünya hayatını ve onun cazibesini istiyorsanız, gelin size istediğinizi vereyim ve (sonra da) sizi uygun bir şekilde salayım.
Mustafa İslamoğlu = Sen ey Peygamber! Eşlerine de ki: "Eğer sizler bu dünya hayatını ve onun ihtişamını istiyorsanız, gelin size dünyalığınızı vereyim ve sizi güzellikle bırakayım;
Ömer Nasuhi Bilmen = Ey Peygamber! Zevcelerine de ki: «Eğer siz dünya hayatını ve ziynetini diliyorsanız haydi geliniz, size müt'anızı vereyim ve sizi bir güzelce salıvermekle salıvereyim.»
Ömer Öngüt = Ey Peygamber! Hanımlarına söyle: “Eğer dünya hayatını ve onun ziynetini istiyorsanız, gelin size boşanma bedellerini vereyim de sizi güzellikle salıvereyim. ”
Şaban Piriş = Ey peygamber, eşlerine de ki: -Eğer, dünya hayatını ve süsünü diliyorsanız, gelin size dilediğiniz dünyalığı vereyim ve sizi güzellikle boşayayım.
Sadık Türkmen = Ey PEyGAMBER! Hanımlarına de ki: “Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız gelin size, mut’a (boşanma tazminatlarınızı) vereyim ve sizi güzelce bırakayım.”
Seyyid Kutub = Ey Peygamber! Eşlerine söyle: Eğer dünya hayatını ve süslerini istiyorsanız gelin size boşanma bedelinizi vereyim ve güzellikle salıvereyim.»
Suat Yıldırım = Ey Peygamber, eşlerine de ki: "Eğer dünya hayatını ve süsünü istiyorsanız, gelin size boşanma bedellerinizi vereyim ve sizi güzelce boşayayım."
Süleyman Ateş = Ey peygamber! Eşlerine söyle: "Eğer siz, dünyâ hayâtını ve süsünü istiyorsanız, gelin size müt'a (boşanma bedeli) vereyim ve sizi güzellikle salayım."
Tefhim-ul Kuran = Ey peygamber eşlerine söyle: «Eğer siz dünya hayatını ve onun süslü çekiciliğini istiyorsanız, gelin sizi yararlandırayım ve güzel bir salma tarzıyla sizi salıvereyim.»
Ümit Şimşek = Ey Peygamber, hanımlarına de ki: 'Eğer dünya hayatını ve onun ziynetini istiyorsanız, gelin, boşanma bedellerinizi verip sizi güzellikle boşayayım.
Yaşar Nuri Öztürk = Ey Peygamber, eşlerine şöyle söyle: "Eğer şu iğreti dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, haydi gelin size boşanma bedellerinizi vereyim de sizi güzellikle serbest bırakayım."
İskender Ali Mihr = Ey Nebî (Peygamber)! Zevcelerine de ki: "Eğer dünya hayatını ve onun ziynetini istiyorsanız, o zaman gelin sizi metalandırayım (mehrinizi vereyim). Ve sizi güzel bir bırakışla boşayayım."
İlyas Yorulmaz = Ey Haberci (peygamber)! Eşlerine deki “Eğer dünya hayatının süslerini istiyorsanız, size yaşamanız için gerekli olan şeyleri vereyim ve sizi güzel bir şekilde (kavgasız, gürültüsüz) boşayayım. ”