Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Diyanet İşleri = İşte bu suçluların yalanladıkları cehennemdir.

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = İşte bu, suçluların yalanladıkları cehennem.

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Abdullah Parlıyan = İşte bu, suçlu günahkarların yalanladığı cehennemdir.

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Adem Uğur = İşte bu, suçluların yalanladıkları cehennemdir.

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Ahmed Hulusi = İşte bu, suçluların kendisini yalanladığı cehennemdir!

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Ahmet Tekin = İşte bu, İslâm’a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsilerin, suçluların, günahkârların yalanladığı Cehennem’dir.

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Ahmet Varol = İşte bu, suçluların yalanladıkları cehennemdir.

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Ali Bulaç = İşte bu, suçlu günahkarların kendisini yalanladıkları cehennemdir.

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Ali Fikri Yavuz = İşte bu, mücrimlerin yalan saydıkları cehennem...

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Ali Ünal = İşte, suçluların (dünyada iken) varlığını inkâr edip durdukları Cehennem!

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Bayraktar Bayraklı = (43-45) Onlara, “İşte suçluların yalanladıkları cehennem budur” denir. Onlar, cehennemle kaynar su arasında dolaşıp dururlar. Şimdi, Rabbinizin cezasını nasıl inkâr edebilirsiniz?

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Bekir Sadak = Iste suclularin yalanladiklari cehennem budur.

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Celal Yıldırım = İşte bu, suçlu günahkârların yalanladığı Cehennem'dir.

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Cemal Külünkoğlu = (43-44) İşte bu o suçluların yalanladıkları cehennemdir. Onlar, cehennem ateşi ile yüksek derecede kaynar su arasında gider gelirler.

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Diyanet İşleri (eski) = İşte suçluların yalanladıkları cehennem budur.

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Diyanet Vakfi = İşte bu, suçluların yalanladıkları cehennemdir.

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Edip Yüksel = İşte bu, suçluların yalanlayıp durduğu cehennemdir.

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = İşte bu, mücrimlerin yalan dedikleri Cehennem

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = İşte bu, suçluların yalan dedikleri cehennem;

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = İşte bu, suçluların yalanladığı cehennemdir.

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Gültekin Onan = İşte bu, suçlu günahkarların kendisini yalanladıkları cehennemdir.

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Harun Yıldırım = İşte bu, suçlugünahkarların kendisini yalanladıkları cehennemdir.

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Hasan Basri Çantay = İşte bu, o günahkârların yalan saydıkları cehennemdir.

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Hayrat Neşriyat = (43-44) Bu o Cehennemdir ki, günahkârlar onu yalanlar! (O gün) onunla (o Cehennemile) kaynar su arasında dolaşır dururlar!

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 İbni Kesir = Suçluların yalanladıkları cehennem, işte budur.

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Kadri Çelik = İşte bu, suçlu günahkârların kendisini yalanlamakta oldukları Cehennemdir.

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Muhammed Esed = İşte bu, günahkarların (şimdi) yalanladıkları cehennemdir:

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Mustafa İslamoğlu = İşte bu günahkarların yalanlamış oldukları cehennemdir.

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = İşte bu, o cehennemdir ki, bunu o gün günahkârlar tekzîb ederler.

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Ömer Öngüt = İşte bu, suçluların yakalandığı cehennemdir.

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Şaban Piriş = İşte, bu suçluların yalanladığı cehennemdir.

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Sadık Türkmen = Işte bu, suçluların yalanladıkları cehennemdir.

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Seyyid Kutub = İşte suçluların yalanladıkları cehennem budur.

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Suat Yıldırım = Ve onlara: "İşte suçluların yalan saydıkları cehennem!" denilir.

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Süleyman Ateş = "İşte bu, suçluların yalanladığı cehennemdir!"

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Tefhim-ul Kuran = İşte bu, suçlu günahkârların kendisini yalanlamakta oldukları Cehennemdir.

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Ümit Şimşek = İşte mücrimlerin yalan saydığı Cehennem budur.

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 Yaşar Nuri Öztürk = İşte bu, günahkârların yalanlayıp durdukları cehennemdir.

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 İskender Ali Mihr = İşte bu, mücrimlerin yalanladığı cehennem.

yukezzibu

  Rahmân / 43 -

 İlyas Yorulmaz = İşte bu, dünyada iken günahkârların yalanlamış oldukları cehennem.

yukezzibu

  Kalem / 44 -

 Diyanet İşleri = (Ey Muhammed!) Bu sözü (Kur’an’ı) yalanlayanlarla beni baş başa bırak. Biz onları bilemeyecekleri biçimde adım adım helâka yaklaştıracağız.

yukezzibu

  Kalem / 44 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Artık sen, bu sözü yalanlayanı bırak bana, biz onları yavaş yavaş, hiç bilmedikleri yerden cehenneme çeker dururuz.

yukezzibu

  Kalem / 44 -

 Abdullah Parlıyan = Artık Allah'ın kelamı olan Kur'ân'ı yalan sayanı bana bırak, biz onları yavaş yavaş hiç bilmedikleri yerden cehenneme çekip yaklaştırırız.

yukezzibu

  Kalem / 44 -

 Adem Uğur = (Resûlüm!) Sen bu sözü (Kur'an'ı) yalan sayanı bana bırak (kendini üzme). Biz onları, bilmedikleri bir yönden yavaş yavaş azaba yaklaştırıyoruz.

yukezzibu

  Kalem / 44 -

 Ahmed Hulusi = (Rasûlüm) artık beni ve bu olayı yalanlayanı (başbaşa) bırak! Onları hiç bilmedikleri yönden aşama aşama helâka götüreceğiz!

yukezzibu

  Kalem / 44 -

 Ahmet Tekin = Bu sözü, Kur’ân’ı yalanlayanları bana bırak. Onları bilmedikleri, farkına varmadıkları yerlerden kademe kademe alçaltacağız, azâba yaklaştıracağız.

yukezzibu

  Kalem / 44 -

 Ahmet Varol = Bu sözü yalanlayanı sen bana bırak. Biz onları bilmedikleri bir yönden yavaş yavaş (azaba) yaklaştıracağız.

yukezzibu

  Kalem / 44 -

 Ali Bulaç = Artık bu sözü yalan sayanı sen Bana bırak. Biz onları, bilmeyecekleri bir yönden derece derece (azaba) yaklaştıracağız.

yukezzibu

  Kalem / 44 -

 Ali Fikri Yavuz = O halde (Ey Rasûlüm), bu Kur’an’ı yalan sayanları bana bırak, (sen kalbini onlarla meşgul etme. Ben onların hakkından gelirim). Biz, onları, bilemiyecekleri yönden derece derece azaba yaklaştırırız; (Onlara sıhhat ve bol nimet veririz de, onu haklarında iyi zannederler. Halbuki o kâfirlere verdiğimiz bu mühletin sonu fecidir).

yukezzibu

  Kalem / 44 -

 Ali Ünal = O halde, bu şerefli Söz’ü (Kur’ân) yalanlayanla Beni başbaşa bırak. Öylelerini bilmedikleri, farkına varmadıkları yerden derece derece helâke sürükleyeceğiz.