Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
yuhâddûne
Diyanet İşleri = Allah’a ve peygamberine düşman olanlar var ya, işte onlar en aşağı kimselerin arasındadırlar.
yuhâddûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Allah'ın ve Peygamberinin sınırlarına uymayanlar ve karşı gelenler yok mu, onlardır en aşağılık kişilerin içinde bulunanlar.
yuhâddûne
Abdullah Parlıyan = Allah'a ve elçisine karşı gelenler, işte onlar kıyamet günü en alçaklar arasındadırlar.
yuhâddûne
Adem Uğur = Allah'a ve Peygamberine düşman olanlar, işte onlar en aşağıların arasındadırlar.
yuhâddûne
Ahmed Hulusi = Muhakkak ki Allâh ve Rasûlü ile zıtlaşanlar, işte onlar en zeliller içindedirler!
yuhâddûne
Ahmet Tekin = Emirlerini terkederek Allah’a ve Rasulüne, Kur’ân’a ve sünnete, müslüman idarecilere isyan edip düşman olanlar, işte onlar, en aşağılıklar, en çok zillete düşürülecekler arasındadır.
yuhâddûne
Ahmet Varol = Şüphesiz Allah'a ve Peygamber'ine karşı gelenler (var ya), onlar, en aşağılar arasındadırlar.
yuhâddûne
Ali Bulaç = Hiç şüphesiz Allah'a ve Resûlü'ne karşı (onların koydukları sınırları tanımayıp kendileri sınır koymaya kalkışmakla) başkaldıranlar; işte onlar, en çok zillete düşenler arasında olanlardır.
yuhâddûne
Ali Fikri Yavuz = Allah’a ve Peygamberine muhalefet edenler, muhakkak onlar, (cehennemdeki) en alçaklarla beraberdirler.
yuhâddûne
Ali Ünal = Gerçek şu ki, Allah’a ve Rasûlü’ne karşı duranlar, onlardır en zelil ve en alçak derekede olanlarla aynı safı paylaşanlar.
yuhâddûne
Bayraktar Bayraklı = Allah'a ve Peygamberine karşı gelenler sürüm sürüm sürüneceklerdir.
yuhâddûne
Bekir Sadak = Allah'a ve peygamberine karsi gelenler; iste onlar, en alcak kimselerle beraberdirler.
yuhâddûne
Celal Yıldırım = Şüphesiz ki Allah'a ve Peygamberine karşı gelip düşmanlık besleyenler, işte onlar en aşağılık kimseler arasındadırlar.
yuhâddûne
Cemal Külünkoğlu = Allah'a ve Resulü'ne karşı (onların koydukları sınırları tanımayıp kendileri sınır koymaya kalkışmakla) başkaldıranlar var ya, işte onlar (cehennemde) en alçak kimselerle beraberdir.
yuhâddûne
Diyanet İşleri (eski) = Allah'a ve Peygamberine karşı gelenler; işte onlar, en alçak kimselerle beraberdirler.
yuhâddûne
Diyanet Vakfi = Allah'a ve Peygamberine düşman olanlar, işte onlar en aşağıların arasındadırlar.
yuhâddûne
Elmalılı Hamdi Yazır = Allah ve Resulüne hudud yarışına kalkanlar herhalde onlar en alçaklar içindedirler
yuhâddûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Allah'a ve peygamberine hudud yarışına (onların koyduğu sınırlardan başka sınırlar koymağa) kalkanlar, en alçaklar arasındadırlar.
yuhâddûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Allah'a ve Resulüne düşman olanlar var ya, onlar en alçaklar arasındadırlar.
yuhâddûne
Gültekin Onan = Hiç şüphesiz Tanrı'ya ve Resulü'ne karşı (onların koydukları sınırları tanımayıp kendileri sınır koymaya kalkışmakla) başkaldıranlar; işte onlar, en çok zillete düşenler arasında olanlardır.
yuhâddûne
Harun Yıldırım = Hiç şüphesiz Allah’a ve Rasulü’ne karşı başkaldıranlar; işte onlar, alçaklar arasındadır.
yuhâddûne
Hasan Basri Çantay = Allah’a ve Peygamberine muhalefet edenler, işte onlar, en alçaklar içindedirler.
yuhâddûne
Hayrat Neşriyat = Allah’a ve Rasûlüne/Elçisine düşman olanlar var ya, işte onlar en aşağı kimselerin arasındadırlar.
yuhâddûne
İbni Kesir = Allah'a ve Peygamberine muhalefet edenler; işte onlar, en çok zillete düşenlerle beraberdirler.
yuhâddûne
Kadri Çelik = Allah'a ve resulüne karşı başkaldıranlar (var ya), işte onlar, kesinlikle en çok zillete düşenler arasında olanlardır.
yuhâddûne
Muhammed Esed = Allah'a ve Elçisi'ne karşı gelenler, işte onlar (Hesap Günü) en sefiller arasında bulunacaklardır.
yuhâddûne
Mustafa İslamoğlu = Bir de Allah'a ve Rasulüne meydan okuyanlar var: işte onlar da en alçaklar sınıfına dahildirler.
yuhâddûne
Ömer Nasuhi Bilmen = (20-21) Muhakkak o kimseler ki, Allah'a ve resûlune muhalefette bulunurlar, işte onlar, zelîl olanların arasındadırlar. Allah yazdı ki, «Elbette ben galebe edeceğim Ben. Peygamberlerim de...». Şüphe yok ki Allah kavîdir, azîzdir.
yuhâddûne
Ömer Öngüt = Allah'a ve Peygamber'ine muhalefet edenler, işte onlar en aşağılık kimseler arasındadırlar.
yuhâddûne
Sadık Türkmen = Allah’a ve Rasûlüne/Elçisine düşman olanlar var ya, işte onlar en aşağı kimselerin arasındadırlar.
yuhâddûne
Seyyid Kutub = Allah'a ve peygamberine hudud yarışına (onların koyduğu sınırlardan başka sınırlar koymağa) kalkanlar, en alçaklar arasındadırlar.
yuhâddûne
Suat Yıldırım = Allah’ı ve Resulünü karşısına alanlar, onlara düşmanlık edenler en alçak olanların derekesindedirler.
yuhâddûne
Süleyman Ateş = Allah'a ve Elçisine düşman olanlar, onlar en alçaklar arasındadırlar.
yuhâddûne
Tefhim-ul Kuran = Hiç şüphesiz Allah’a ve Rasulü’ne karşı başkaldıranlar; işte onlar, alçaklar arasındadır.
yuhâddûne
Ümit Şimşek = Allah'a ve Resulüne karşı çıkanlar, en aşağılık kimseler arasındadırlar.
yuhâddûne
Yaşar Nuri Öztürk = Allah'a ve resulüne kafa tutanlar en aşağılık kişiler arasındadırlar.
yuhâddûne
İskender Ali Mihr = Muhakkak ki Allah’a ve O’nun Resûl’üne karşı haddi aşanlar, işte onlar zillet içindedirler.
yuhâddûne
İlyas Yorulmaz = Allah ve Elçisi aleyhinde mücadele edenler, şüphe yok ki küçük düşeceklerdir.
yuhâddûne
Diyanet İşleri = Allah’a ve Resûlüne düşmanlık edenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır. Oysa biz apaçık âyetler indirdik. Kâfirler için alçaltıcı bir azap vardır.
yuhâddûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Allah'ın ve Peygamberinin emrine aykırı hareket edenler, aşağılık bir hâle gelir, rüsvâ olurlar. Nitekim onlardan öncekiler de aşağılık bir hâle geldiler ve rüsvâ oldular, halbuki gerçekten de apaçık deliller indirmiştik ve kâfirlere, aşağılatıcı bir azap var.
yuhâddûne
Abdullah Parlıyan = Allah'ın ve peygamberin buyruklarına uymayıp karşı gelip ayrı bir yol ortaya koyanlar, kendilerinden öncekilerin burunlarının sürtülüp alçaltıldıkları gibi onlar da, alçaltılıp rüsvay edileceklerdir. Şüphesiz biz apaçık ayetler indirmiştik. İndirdiğimiz bu ayetleri inkâr edenlere de, küçük düşürürücü bir azap vardır.
yuhâddûne
Adem Uğur = Allah'a ve Resûlüne karşı gelenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır. Biz apaçık âyetler indirmişizdir. Kâfirler için küçük düşürücü bir azap vardır.
yuhâddûne
Ahmed Hulusi = Muhakkak ki Allâh ve O'nun Rasûlüne zıtlaşanlar, kendilerinden öncekilerin aşağılandıkları gibi aşağılandılar! Hâlbuki gerçekten apaçık işaretler inzâl ettik. . . Hakikat bilgisini inkâr edenler için aşağılayıp rezil duruma düşürücü bir azap vardır.
yuhâddûne
Ahmet Tekin = Allah’a ve Rasûlüne, Kur’ân’a ve sünnete karşı gelip isyan edenler, kendilerinden öncekilerin örselendiği, perişan edildiği, alçaltıldığı gibi alçaltılacaktır. Halbuki, biz apaçık âyetler, mûcizeler indirmiştik. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirler için alçaltıcı, zillete düşürücü bir azap vardır.
yuhâddûne
Ahmet Varol = Şüphesiz Allah'a ve Peygamber'ine karşı gelenler, kendilerinden öncekiler alçaltıldıkları gibi alçaltılmışlardır. Oysa biz, apaçık âyetler indirdik. İnkâr edenler için aşağılayıcı bir azap vardır.
yuhâddûne
Ali Bulaç = Gerçekten Allah'a ve Resûlü'ne karşı (onların koydukları sınırları tanımayıp kendileri sınır koymaya kalkışmakla) başkaldıranlar, kendilerinden öncekilerin alçaltılması gibi alçaltılmışlardır. Oysa biz apaçık ayetler indirdik. Kafirler için küçültücü bir azap vardır.
yuhâddûne
Ali Fikri Yavuz = Allah’a ve Peygamberine düşmanlık edenler, muhakkak helâk edilmişlerdir; nitekim onlardan önce kendilerine azab edilenler gibi... Halbuki (Peygamberin doğruluğuna delâlet eden) apaçık âyetler de indirmiştik. (Böyle inkârcı) kâfirlere, zillete düşürücü bir azab var;
yuhâddûne
Ali Ünal = (Söz konusu sınırları gözetme hususunda) Allah’a ve Rasûlü’ne karşı çıkanlar, kendilerinden önce aynı şekilde davrananlar nasıl (dünyada) yüzüstü edilmişlerse, aynı şekilde yüzüstü edilirler. Hiç kuşkusuz Biz, apaçık âyetler, (her iki dünyada saadetiniz için apaçık kaideler) indirmekteyiz. Kâfirler için alçaltıcı bir azap vardır.