Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Diyanet İşleri = Hani babasına şöyle demişti: “Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?”

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Hani o atasına ata demişti, ne diye taparsın duymaz, görmez, senden hiçbir şeyi gideremez şeylere?

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Abdullah Parlıyan = Hani O, bir zaman babasına dedi ki: “Ey babacığım! Duymaz, görmez, senden hiçbir şeyi gideremez şeylere niçin tapınıyorsun?

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Adem Uğur = Bir zaman o babasına dedi ki: Babacığım! Duymayan, görmeyen ve sana hiçbir fayda sağlamayan bir şeye niçin taparsın?

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Ahmed Hulusi = (İbrahim) babasına demişti ki: "Ey babacığım. . . İşitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan şeye niçin tapınıyorsun?"

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Ahmet Tekin = Hani babasına:'Babacığım, niçin hiçbir şey duymayan, hiçbir şey görmeyen, sana gelen bir kötülüğü engelleyemeyen şeylere tapıyorsun?' dedi.

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Ahmet Varol = Hani o babasına şöyle demişti: 'Ey babacığım! Duymayan, görmeyen ve senden bir şeyi gidermeyen şeylere niçin tapıyorsun?

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Ali Bulaç = Hani O, bir zaman babasına dedi ki: “Ey babacığım! Duymaz, görmez, senden hiçbir şeyi gideremez şeylere niçin tapınıyorsun?

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Ali Fikri Yavuz = Bir vakit (İbrahim) babasına şöyle demişti: “- Ey babam! İşitmez, görmez ve sana hiç bir faydası olmaz şeylere niçin tapıyorsun?

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Ali Ünal = Bir zaman geldi, atası (Âzer’e), “Babacığım” dedi, “niçin işitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan putlara tapıyorsun?

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Bayraktar Bayraklı = Hani o babasına şöyle dedi: “Ey babacığım! Ne işiten, ne gören, ne de sana bir fayda sağlayan şeylere niçin tapıyorsun?”

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Bekir Sadak = Babasina soyle demisti: «Babacigim! sitmeyen, gormeyen ve sana bir faydasi olmayan seylere nicin tapiyorsun?»

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Celal Yıldırım = Hani bir zaman o babasına (şöyle) demişti: Babacığım, hiç işitmeyen, görmeyen ve sana hiç yararı olmayan şeylere niçin tapıyorsun ?

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Cemal Külünkoğlu = Hani babasına şöyle demişti: “Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?”

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Diyanet İşleri (eski) = Babasına şöyle demişti: 'Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?'

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Diyanet Vakfi = Bir zaman o babasına dedi ki: Babacığım! Duymayan, görmeyen ve sana hiçbir fayda sağlamayan bir şeye niçin taparsın?

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Edip Yüksel = Babasına, 'Babacığım, işitmeyen, görmeyen ve sana bir yararı dokunmayan şeylere niye tapıyorsun,' demişti.

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Bir vakıt babasına demişti: â babacığım! o işitmez görmez ve sana hiç faidesi olmaz şeylere niçin taparsın

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bir zaman babasına şöyle demişti: «Babacığım, o işitmeyen, görmeyen ve sana hiç faydası olmayan şeytana niçin tapıyorsun?

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = O, bir zaman babasına şöyle demişti: «Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?»

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Gültekin Onan = Hani babasına demişti: "Babacığım, işitmeyen, görmeyen ve seni herhangi bir şeyden bağımsızlaştırmayan şeylere niye tapıyorsun?

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Harun Yıldırım = Babasına demişti ki: “Babacığım, işitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan şeylere niçin ibadet ediyorsun?”

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Hasan Basri Çantay = Bir vakit o, babasına (şöyle) demişdi: «Ey babam, işitmez, görmez, sana hiç bir fâidesi olmaz şeylere neye tapıyorsun»?

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Hayrat Neşriyat = Hani babasına şöyle demişti: 'Ey babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir fayda vermeyen şeylere niçin tapıyorsun?'

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 İbni Kesir = Hani babasına demişti ki: Babacığım; işitmeyen, görmeyen ve sana hiç bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Kadri Çelik = Hani babasına demişti: "Babacığım, işitmeyen, görmeyen ve seni herhangi bir şeyden bağımsızlaştırmayan şeylere niye tapıyorsun?

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Muhammed Esed = Hani o babasına "Ey babacığım!" demişti, "Ne işiten, ne gören ve ne de sana bir yarar sağlayabilen şeylere niçin tapınıyorsun?"

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Mustafa İslamoğlu = Hani o babasına "Ey babacığım!" demişti, "Niçin işitmeyen, görmeyen ve senden hiçbir bir zararı def edemeyen şeylere kulluk ediyorsun?"

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Bir vakit ki, babasına demişti: «Ey babacığım! Ne için işitmez, görmez ve seni hiçbir ihtiyaçtan kurtaramaz bir şeye taparsın?»

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Ömer Öngüt = Hani babasına demişti ki: “Babacığım! İşitmeyen, görmeyen, sana hiçbir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?”

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Şaban Piriş = -Babacığım, işitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan şeylere niçin kulluk ediyorsun?

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Sadık Türkmen = Hani bir zaman babasına dedi ki: “Ey babacığım! Niçin işitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir fayda vermeyen şeylere kulluk ediyorsun?

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Seyyid Kutub = Hani babasına dedi ki; «Ey babacığım, niye işitemeyen, göremeyen ve sana hiçbir yararı olmayan putlara tapıyorsun.»

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Suat Yıldırım = Zamanı geldi, babasına: "Babacığım, dedi, niçin işitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir fayda sağlamayan bu putlara tapıyorsun?"

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Süleyman Ateş = Babasına demişti ki: "Babacığım, işitmeyen görmeyen ve sana hiçbir yararı olmayan şeylere niçin tapıyorsun?"

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Tefhim-ul Kuran = Hani babasına demişti: «Babacığım, işitmeyen, görmeyen ve seni herhangi bir şeyden bağımsızlaştırmayan şeylere niye tapıyorsun?»

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Ümit Şimşek = Hani o babasına demişti ki: 'Babacığım, işitmeyen, görmeyen, senin bir ihtiyacını gidermeyen şeylere niçin ibadet ediyorsun?

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Hani, babasına demişti ki: "Babacığım; işitmeyen, görmeyen, sana hiçbir yarar sağlamayan şeylere niçin kulluk ediyorsun?"

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 İskender Ali Mihr = İbrâhîm (A.S), babasına dedi ki: “Ey babacığım! İşitmeyen ve görmeyen ve sana hiçbir (şekilde bir) şeyle faydası olmayanlara niçin tapıyorsun?”

ve lâ yugnî an-ke

  Meryem / 42 -

 İlyas Yorulmaz = Babasına “Ey babacığım! Seni duymayan, seni görmeyen ve sana hiçbir şeyde faydası olmayan şeylere niçin kulluk yapıyorsun?”

yugnî-kum allâhu

  Tevbe / 28 -

 Diyanet İşleri = Ey iman edenler! Allah'a ortak koşanlar ancak bir pislikten ibarettir. Artık bu yıllarından sonra, Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan korkarsanız, Allah dilerse lütfuyla sizi zengin kılar. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

yugnî-kum allâhu

  Tevbe / 28 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ey inananlar! Müşrikler, mutlaka pis insanlardır, bu yıldan sonra artık onları Mescid-i Harâm'a yaklaştırmayın. Yoksulluktan korkarsanız bilin ki Allah dilerse yakında sizi lûtfuyla, ihsânıyla zenginleştirir ve şüphe yok ki Allah her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sâhibidir.

yugnî-kum allâhu

  Tevbe / 28 -

 Abdullah Parlıyan = Ey iman edenler! Allah'tan başkalarına ilahlık yakıştıranlar, düpedüz kirli, pis, murdar olup, kirlenmiş kimselerdir. Bu yüzden bu yıldan sonra, Mescidi Haram'a yaklaşmasınlar. Bazı kimselerin Mescidi Haram'a yaklaşmaması sebebiyle, iktisadi hayatınız bozulup, yoksulluğa düşmenizden kaygı duyarsanız, o zaman bilin ki, Allah dilerse sizi bolluk ve cömertliğiyle zengin kılacaktır. Çünkü Allah sınırsız bilgi sahibidir ve yaptığı herşeyi yerli yerince yapandır.

yugnî-kum allâhu

  Tevbe / 28 -

 Adem Uğur = Ey iman edenler! Müşrikler ancak bir pisliktir. Onun için bu yıllarından sonra Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan korkarsanız, (biliniz ki) Allah dilerse sizi kendi lütfundan zengin edecektir. Şüphesiz Allah iyi bilendir, hikmet sahibidir.

yugnî-kum allâhu

  Tevbe / 28 -

 Ahmed Hulusi = Ey iman edenler! Kesinlikle müşrikler necistir (pisliktir)! Artık bu senelerinden sonra Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar! Eğer yoksulluğa düşmekten korkuyorsanız, (bilin ki) Allâh dilerse, sizi yakında fazlından zenginleştirir. . . Muhakkak ki Allâh Aliym'dir, Hakiym'dir.

yugnî-kum allâhu

  Tevbe / 28 -

 Ahmet Tekin = Ey iman edenler, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında, Allah’a ortak koşan müşrikler temiz değildirler, pistirler. Artık bu yıldan sonra Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar. Eğer ticarî münasebetlerinizin kesilmesi sebebiyle yoksullaşmaktan korkarsanız, Allah’ın sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygunsa lütuf ve ihsanıyla sizi zengin eder. Allah’ın ilmi her şeyi kucaklar, hikmet sahibi ve hükümrandır.

yugnî-kum allâhu

  Tevbe / 28 -

 Ahmet Varol = Ey iman edenler! Allah'a ortak koşanlar pistirler, artık bu yıllarından sonra Mescidi Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluğa düşmekten korkarsanız (bilin ki) Allah dilerse sizi kendi lütfuyla zengin edecektir. Şüphesiz ki Allah alimdir, hakimdir.

yugnî-kum allâhu

  Tevbe / 28 -

 Ali Bulaç = Ey iman edenler, müşrikler ancak bir pisliktirler; öyleyse bu yıllarından sonra artık Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer ihtiyaç içinde kalmaktan korkarsanız, Allah dilerse sizi kendi fazlından zengin kılar. Şüphesiz Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

yugnî-kum allâhu

  Tevbe / 28 -

 Ali Fikri Yavuz = Ey iman edenler! Müşrikler, ancak bir pisliktirler; artık bu yıllarından (hicretin dokuzuncu yılından) sonra Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar. Eğer fakirlikten korkarsanız. Allah sizi fazlından zenginleştirecektir inşaallah... Gerçekten Allah Alîm’dir, Hâkim’dir.

yugnî-kum allâhu

  Tevbe / 28 -

 Ali Ünal = Ey iman edenler! Müşrikler, (mânen) pislikten ibarettir. Onun için bu yıldan sonra bir daha Mescidi Haram’a yaklaşmasınlar. Eğer (onların ziyaret için Mekke’ye gelmemeleriyle yeterli gelir elde edememe ve dolayısıyla) fakir ve muhtaç duruma düşmekten endişe ediyorsanız, Allah dilediği takdirde sizi lütf u kereminden zenginleştirir. Hiç şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilendir, her hüküm ve icraatında pek çok hikmetler bulunandır.