Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

yadîku

  Hicr / 97 -

 Diyanet İşleri = Andolsun, onların söyledikleri şeylerden dolayı göğsünün daraldığını biliyoruz.

yadîku

  Hicr / 97 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve andolsun biliriz ki şüphe yok, söyledikleri sözlerden yüreğin sıkılır.

yadîku

  Hicr / 97 -

 Abdullah Parlıyan = Onların söylediklerinden dolayı, göğsünün daraldığını kuşkusuz biz biliyoruz.

yadîku

  Hicr / 97 -

 Adem Uğur = Onların söyledikleri şeyler yüzünden senin canının sıkıldığını andolsun biliyoruz.

yadîku

  Hicr / 97 -

 Ahmed Hulusi = Yemin olsun ki, onların söyledikleri yüzünden içinin daraldığını elbette biliyoruz.

yadîku

  Hicr / 97 -

 Ahmet Tekin = Onların sana ve ashabına söylemeye devam ettikleri mantıksız, incitici, çirkin sözler yüzünden senin canının sıkıldığını andolsun biliyoruz.

yadîku

  Hicr / 97 -

 Ahmet Varol = Andolsun onların söylediklerinden dolayı göğsünün daraldığını biliyoruz.

yadîku

  Hicr / 97 -

 Ali Bulaç = Andolsun, onların söylemekte olduklarına karşı senin göğsünün daraldığını biliyoruz.

yadîku

  Hicr / 97 -

 Ali Fikri Yavuz = Gerçekten biliriz ki, onların sözlerine göğsün daralıyor, için sıkılıyor.

yadîku

  Hicr / 97 -

 Ali Ünal = Onların bu kabil iddialarından dolayı canının sıkıldığını, göksünün daraldığını biliyoruz.

yadîku

  Hicr / 97 -

 Bayraktar Bayraklı = “Andolsun, onların söyledikleri şeylerden dolayı senin canının sıkıldığını biliyoruz.”

yadîku

  Hicr / 97 -

 Bekir Sadak = And olsun ki, soyledikleri seylerden senin gonlunun daraldigini biliyoruz.

yadîku

  Hicr / 97 -

 Celal Yıldırım = Şanıma yemin olsun ki, biz onların dediklerinden dolayı senin göğsünün daraldığını biliyoruz.

yadîku

  Hicr / 97 -

 Cemal Külünkoğlu = Söyledikleri (karalayıcı) şeylerden ötürü kalbinin daraldığını kuşkusuz biz biliyoruz.

yadîku

  Hicr / 97 -

 Diyanet İşleri (eski) = And olsun ki, söyledikleri şeylerden senin gönlünün daraldığını biliyoruz.

yadîku

  Hicr / 97 -

 Diyanet Vakfi = Onların söyledikleri şeyler yüzünden senin canının sıkıldığını andolsun biliyoruz.

yadîku

  Hicr / 97 -

 Edip Yüksel = Söylediklerinden ötürü göğsünün daraldığını biliyoruz

yadîku

  Hicr / 97 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Celâlim hakkı için biliyoruz ki onların tefevvühatına senin cidden göğsün daralıyor

yadîku

  Hicr / 97 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Andolsun ki, onların sözlerine gerçekten içinin sıkıldığını biliyoruz.

yadîku

  Hicr / 97 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Gerçekten biliriz ki, onların söylediklerine göğsün daralıyor.

yadîku

  Hicr / 97 -

 Gültekin Onan = Andolsun, onların söylemekte olduklarına karşı senin göğsünün daraldığını biliyoruz.

yadîku

  Hicr / 97 -

 Harun Yıldırım = Onların söyledikleri şeyler yüzünden senin canının sıkıldığını andolsun biliyoruz.

yadîku

  Hicr / 97 -

 Hasan Basri Çantay = Andolsun, biliyoruz ki onların söyleyip durduklarından göğsün cidden daralıyor (habîbim).

yadîku

  Hicr / 97 -

 Hayrat Neşriyat = And olsun biliyoruz ki, onların söyleyip durdukları şeyler yüzünden gerçekten senin göğsün daralıyor.

yadîku

  Hicr / 97 -

 İbni Kesir = Andolsun; onların söylediğinden dolayı kalbinin sıkıldığını biliyoruz.

yadîku

  Hicr / 97 -

 Kadri Çelik = Şüphesiz onların söylemekte olduklarına karşı senin göğsünün daraldığını biliyoruz.

yadîku

  Hicr / 97 -

 Muhammed Esed = Söyledikleri (karalayıcı) şeylerden ötürü içinin daraldığını kuşkusuz, biliyoruz:

yadîku

  Hicr / 97 -

 Mustafa İslamoğlu = Doğrusu, onların söyledikleri şeylerden dolayı içinin daraldığını Biz de biliyoruz.

yadîku

  Hicr / 97 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Andolsun ki, biliyoruz, söyledikleri şeyden dolayı senin göğsün muhakkak ki, darlaşıyor.

yadîku

  Hicr / 97 -

 Ömer Öngüt = Gerçekten biliyoruz ki, söyledikleri şeylerden dolayı göğsün daralıyor, için sıkılıyor.

yadîku

  Hicr / 97 -

 Şaban Piriş = Onların söyledikleri şeyler sebebiyle göğsünün daraldığını bilmekteyiz.

yadîku

  Hicr / 97 -

 Sadık Türkmen = Ant olsun ki göğsünün (psikolojinin/duygularının), onların söyledikleri yüzünden daraldığını biliyoruz.

yadîku

  Hicr / 97 -

 Seyyid Kutub = Andolsun ki onların dediklerinden göğsünün daraldığını biliyoruz.

yadîku

  Hicr / 97 -

 Suat Yıldırım = Onların bu kabil iddialarından ötürü senin canının sıkıldığını çok iyi biliyoruz.

yadîku

  Hicr / 97 -

 Süleyman Ateş = Andolsun onların söylediklerine senin göğsünün daraldığını (canının sıkıldığını) biliyoruz.

yadîku

  Hicr / 97 -

 Tefhim-ul Kuran = Andolsun, onların söylemekte olduklarına karşı senin göğsünün daraldığını biliyoruz.

yadîku

  Hicr / 97 -

 Ümit Şimşek = Onların söyledikleri yüzünden göğsünün daraldığını biliyoruz.

yadîku

  Hicr / 97 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Yemin olsun ki, onların söyledikleri yüzünden senin göğsünün daraldığını biliyoruz.

yadîku

  Hicr / 97 -

 İskender Ali Mihr = Andolsun ki; Biz, onların söylediklerinden dolayı senin göğsünün daraldığını biliyoruz.

yadîku

  Hicr / 97 -

 İlyas Yorulmaz = Biz senin, onların söylediklerine karşı göğsünün daraldığını elbette biliyoruz.

ve yadîku

  Şu’arâ / 13 -

 Diyanet İşleri = “Göğsüm daralır. Akıcı konuşamam. Onun için, Hârûn’a da peygamberlik ver (ve onu bana yardımcı yap).”

ve yadîku

  Şu’arâ / 13 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Gönlüm daralır, dilim açılmaz, sen Hârûn'u gönder.

ve yadîku

  Şu’arâ / 13 -

 Abdullah Parlıyan = ve göğsüm daralıyor ve dilim dönmüyor. Kardeşim Harûn'a da peygamberlik vererek bana yardımcı kıl.

ve yadîku

  Şu’arâ / 13 -

 Adem Uğur = (Bu durumda) içim daralır, dilim dönmez; onun için Harun'a da elçilik ver.

ve yadîku

  Şu’arâ / 13 -

 Ahmed Hulusi = "İçim daralıyor, dilim çözülmüyor, bunun için Harun'a (görev) irsâl et!"

ve yadîku

  Şu’arâ / 13 -

 Ahmet Tekin = 'Göğsüm daralıyor, dilim dönmüyor. Hârûn’a da, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere peygamberlik, elçilik görevi ver.'

ve yadîku

  Şu’arâ / 13 -

 Ahmet Varol = Ayrıca göğsüm daralıyor ve dilim açılmıyor. Bundan dolayı Harun'a (da Cebrail'i) gönder.

ve yadîku

  Şu’arâ / 13 -

 Ali Bulaç = "Göğsüm sıkışıyor, dilim dönmüyor; bundan dolayı Harun'a da (elçilik görevini bildirmesi için Cibril'i) gönder."

ve yadîku

  Şu’arâ / 13 -

 Ali Fikri Yavuz = Hem (beni tekzib etmelerinden) canım sıkılır, dilim açılmaz. Onun için Hârun’a da peygamberlik ver (ve onu tebliğ için bana arkadaş yap).

ve yadîku

  Şu’arâ / 13 -

 Ali Ünal = “Benim de göksüm daralır ve gereken tahammül ve müsamahayı gösteremeyebilirim; dilim de tutulur (da, Mesajı’nı onun gerektirdiği fesahat ve selâsette anlatamayabilirim). Bu bakımdan ne olur, Harun’u da risaletle şereflendir!