Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Diyanet İşleri = “Artık onlarla benim aramda sen hükmet. Beni ve benimle birlikte olan mü’minleri kurtar.”

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Sen, onlarla benim aramda hükmet ve beni de kurtar, inananlardan benimle berâber bulunanları da.

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Abdullah Parlıyan = Artık benimle onlar arasını hükmederek ayır ve benimle beraber olan mü'minleri kurtar.”

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Adem Uğur = Artık benimle onların arasında sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar.

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Ahmed Hulusi = "Benimle onların arasını aç ki (lâyıklarını bulsunlar; Rasûl aralarında yaşarken azap gelmez); beni ve iman edenlerden benimle beraber olanları kurtar. "

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Ahmet Tekin = 'Artık benimle onların arasında, hakkı ortaya koyanla, hakkı baskı altına alanları açığa çıkaracak kesinkes hükmünü vererek durumu açıklığa kavuştur. Beni ve beraberimdeki mü’minleri kurtar.'

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Ahmet Varol = Artık benimle onların aralarında hüküm ver ve beni ve benimle beraber olan mü'minleri kurtar.'

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Ali Bulaç = "Bundan böyle, benimle onların arasını açık bir hükümle ayır ve beni ve benimle birlikte olan mü'minleri kurtar."

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Ali Fikri Yavuz = Artık benimle onların arasındaki hükmü sen ver ve hem beni, hem de beraberimde olan müminleri kurtar.”

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Ali Ünal = “Artık benimle onlar arasındaki kesin hükmünü ver; ver de beni ve beraberimdeki mü’minleri kurtar!”

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Bayraktar Bayraklı = (117-118) Nûh, “Ey Rabbim! Kavmim beni yalanladı, benimle onların arasında sen hüküm ver! Beni ve beraberimdeki inananları kurtar!” dedi.

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Bekir Sadak = (117-11) 8 Nuh: «Rabbim! Milletim beni yalanladi. Benimle onlarin arasinda Sen hukum ver. Beni ve beraberimdeki inananlari kurtar» dedi.

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Celal Yıldırım = Artık benimle onlar arasını (hükmederek) ayır ve benimle beraber olan mü'minleri kurtar.»

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Cemal Külünkoğlu = (117-118) (Nuh,) şöyle yakardı: “Ey Rabbim! Kavmim beni yalanladı. Artık onlarla benim aramda sen hükmet! Beni ve benimle birlikte olan inananları kurtar!”

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Diyanet İşleri (eski) = (117-118) Nuh: 'Rabbim! Milletim beni yalanladı. Benimle onların arasında Sen hüküm ver. Beni ve beraberimdeki inananları kurtar' dedi.

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Diyanet Vakfi = Artık benimle onların arasında sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar.

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Edip Yüksel = 'Benimle onların arasını aç; beni ve beraberimdeki inananları kurtar.'

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Artık benimle onların arasını nasıl ayırd edeceksen et de bana ve beraberimdeki mü'minlere necat ver

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Artık benimle onların arasını nasıl ayırt edeceksen et de, beni ve beraberimdeki müminleri kurtar!» dedi.

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Artık benimle onların arasında sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar.»

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Gültekin Onan = "Bundan böyle, benimle onların arasını açık bir hükümle ayır ve beni ve benimle birlikte olan inançlıları kurtar."

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Harun Yıldırım = Artık benimle onların arasında sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar.

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Hasan Basri Çantay = «Binâen'aleyh benimle onların arasındaki hükmü Sen ver de beni ve berâberimdeki mü'minleri kurtar».

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Hayrat Neşriyat = 'Artık, benimle onların arasını ayırarak aç (aramızda hüküm ver); beni ve benimle berâber bulunan mü’minleri de kurtar!'

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 İbni Kesir = Artık benimle onların arasında Sen, bir hüküm ver. Beni ve beraberimdeki mü'minleri kurtar.

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Kadri Çelik = “Bundan böyle, benimle onların arasını açık bir hükümle ayır da beni ve benimle birlikte olan müminleri kurtar.”

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Muhammed Esed = bunun için, benimle onlar arasındaki gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koy; beni ve benimle beraber olan müminleri kurtar!"

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Mustafa İslamoğlu = artık benimle onlar arasında kesin bir hüküm ver ve hem beni, hem de benimle birlikte olan mü'minleri kurtar!"

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = «Artık benim aram ile onların aralarını bir feth ile fethet ve benimle beraber olan mü'minleri necâta erdir.»

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Ömer Öngüt = “Benimle onların arasında sen hüküm ver! Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar!”

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Şaban Piriş = Artık sen benimle onların arasında nasıl ayıracaksan ayır, beni ve yanımdaki müminleri kurtar.

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Sadık Türkmen = Onlarla benim aramı iyice aç! Beni ve inananlardan benimle beraber olan kimseleri kurtar.”

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Seyyid Kutub = Onlar ile aramdaki meseleyi sen kesin çözüme bağla; beni ve yanımdaki mü'minleri kurtar.»

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Suat Yıldırım = (117-118) Nûh: "Ya Rabbî, dedi, halkım beni yalancı saydı. Artık benimle onlar arasındaki hükmünü Sen ver, beni ve beraberimdeki müminleri Sen halas eyle ya Rabbî!"

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Süleyman Ateş = "Benimle onların arasını aç (aramızda hükmet), beni ve benimle beraber bulunan mü'minleri kurtar!"

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Tefhim-ul Kuran = «Bundan böyle, benimle onların arasını açık bir hükümle ayır ve beni ve benimle birlikte olan mü'minleri kurtar.»

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Ümit Şimşek = 'Benimle onlar arasında hükmünü ver; beni ve beraberimdeki mü'minleri kurtar.'

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Artık benimle onlar arasını iyice aç; beni ve beraberimdeki müminleri kurtar."

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 İskender Ali Mihr = Bu durumda benimle onların arasını öyle bir açışla aç ki (ve böylece) beni ve mü’minlerden benimle beraber olanları kurtar.

ve necci-nî

  Şu’arâ / 118 -

 İlyas Yorulmaz = “Benimle, beni yalanlayanların arasını kesinlikle ayır. Beni ve benimle beraber inanmış olanları da kurtar” dedi.

ve necci-nî

  Tahrîm / 11 -

 Diyanet İşleri = Allah, iman edenlere ise, Firavun’un karısını örnek gösterdi. Hani o, “Rabbim! Bana katında, cennette bir ev yap. Beni Firavun’dan ve onun yaptığı işlerden koru ve beni zalimler topluluğundan kurtar!” demişti.

ve necci-nî

  Tahrîm / 11 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve gene Allah, inananlara, Firavun'un karısını örnek getirmede; hani Rabbim demişti, bana cennette bir ev kur ve beni kurtar Firavun'dan ve yaptığı şeyden ve beni kurtar zâlim topluluktan.

ve necci-nî

  Tahrîm / 11 -

 Abdullah Parlıyan = Allah iman edenlere de Firavun'un karısını örnek getirmiştir ki O: “Ey Rabbim!” diye yalvarmıştı. “Senin katında olan cennette benim için bir köşk inşa et, beni Firavun'dan ve yaptıklarından koru ve beni şu zalim yani yaratılış gayesi dışında yaşayan milletten kurtar.”

ve necci-nî

  Tahrîm / 11 -

 Adem Uğur = Allah, inananlara da Firavun'un karısını misal gösterdi. O: Rabbim! Bana katında, cennette bir ev yap; beni Firavun'dan ve onun (kötü) işinden koru ve beni zalimler topluluğundan kurtar! demişti.

ve necci-nî

  Tahrîm / 11 -

 Ahmed Hulusi = Allâh, iman edenler için de Firavun'un karısını (ders alınası) misal verdi. Hani (Asiye) dedi ki: "Rabbim, benim için indînde, cennette bir ev bina et! Firavun'dan ve onun yaptıklarından beni kurtar! Beni zâlimler topluluğundan da kurtar!"

ve necci-nî

  Tahrîm / 11 -

 Ahmet Tekin = Allah, kâfirlerle akrabalığı olan mü’minlerin ibret almaları için de, Firavun’un karısı Asiye’yi fazilet örneği göstererek anlatıyor. Hani o:'Rabbim, kendi katında, Cennet’te benim için bir ev yap. Beni hem Firavun’dan, hem de, onun kötü amellerinden azgınlık ve işkencesinden kurtar. Beni inkâr ile, isyan ile, baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen zâlim bir kavimden kurtar.' demişti.

ve necci-nî

  Tahrîm / 11 -

 Ahmet Varol = Allah iman edenlere de Firavun'un karısını örnek verdi. Hani o demişti ki: 'Rabbim! Bana senin katında, cennette bir ev yap. Beni Firavun'dan ve onun işinden kurtar, beni zalimler topluluğundan kurtar.'

ve necci-nî

  Tahrîm / 11 -

 Ali Bulaç = Allah, iman edenlere de Firavun'un karısını örnek verdi. Hani demişti ki: "Rabbim bana kendi katında, cennette bir ev yap; beni Firavun'dan ve onun yaptıklarından kurtar ve beni o zalimler topluluğundan da kurtar."

ve necci-nî

  Tahrîm / 11 -

 Ali Fikri Yavuz = Allah, iman edenlere de Firavun’un hanımını bir misal yaptı. O vakit, bu kadın şöyle demişti: “- Ey Rabbim! Senin katında benim için cennetde bir ev yap; beni Firavun’dan ve onun amelinden kurtar; beni o zalimler topluluğundan kurtar.”

ve necci-nî

  Tahrîm / 11 -

 Ali Ünal = Allah, iman edenler içinse Firavun’un eşini misal getirir. O, “Rabbim,” diye dua etmişti, “benim için katında, Cennet’te bir ev yap; beni Firavun’dan ve onun amelinden kurtar; beni bu zalimler güruhundan halâs eyle!”