Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Diyanet İşleri = “Şüphesiz, ne kötü bir durak ve ne kötü bir konaktır orası.”

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Gerçekten de orası, karâr edilecek ne kötü yerdir, durulacak ne kötü yurt.

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Abdullah Parlıyan = Gerçekten de o cehennem, ne kötü bir yer ve ne kötü bir duraktır.

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Adem Uğur = Orası cidden ne kötü bir yerleşme ve ikamet yeridir!

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Ahmed Hulusi = "Muhakkak ki o yanma durağı ve makamı çok kötüdür!"

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Ahmet Tekin = 'Orası cidden ne kötü bir yerleşme ve ikamet yeridir' diyenlerdir.

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Ahmet Varol = 'Doğrusu orası çok kötü bir karargah ve çok kötü bir kalış yeridir' (derler).

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Ali Bulaç = "Şüphesiz o, ne kötü bir karargah ve ne kötü bir konaklama yeridir."

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Ali Fikri Yavuz = Doğrusu o, ne kötü bir karargâh, ne kötü makamdır!”

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Ali Ünal = “Gerçekten o Cehennem ne fena bir yerleşme ve ne fena bir ikamet yeridir!”

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Bayraktar Bayraklı = Gerçekten, orası ne kötü bir yer ve ne kötü bir duraktır!

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Bekir Sadak = (65-66) Onlar, «Rabbimiz! Bizden cehennem azabini uzaklastir; dogrusu onun azabi surekli ve acidir. Orasi suphesiz kotu bir yer ve kotu bir duraktir» derler.

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Celal Yıldırım = Şüphesiz ki orası kötü bir karargâh ve fena bir eyleşim yeridir.

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Cemal Külünkoğlu = (65-66) Onlar, şöyle yakarırlar: “Ey Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır, gerçekten onun azabı ebedi bir felakettir! Şüphesiz, ne kötü bir durak ve ne kötü bir konaktır orası.”

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Diyanet İşleri (eski) = (65-66) Onlar, 'Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır; doğrusu onun azabı sürekli ve acıdır. Orası şüphesiz kötü bir yer ve kötü bir duraktır' derler.

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Diyanet Vakfi = Orası cidden ne kötü bir yerleşme ve ikamet yeridir!

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Edip Yüksel = 'O kötü bir durak ve kötü bir yerdir.'

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Filhakıka o ne kötü makarr, ne kötü makam

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Gerçekten o ne kötü durulacak bir yer; ne kötü bir ikametgah!» derler.

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Orası cidden ne kötü bir uğrak, ne kötü bir konaktır.

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Gültekin Onan = "Şüphesiz o, ne kötü bir karargah ve ne kötü bir konaklama yeridir."

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Harun Yıldırım = Orası cidden ne kötü bir yerleşme ve ikamet yeridir!

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Hasan Basri Çantay = «Hakıykat o, ne kötü bir karargâh ve ikaametgâhdır».

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Hayrat Neşriyat = Gerçekten orası ne kötü bir karargâh ve (ne kötü) bir ikametgâhtır!

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 İbni Kesir = Muhakkak ki o, ne kötü bir karargah ve konaklama yeridir.

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Kadri Çelik = Şüphesiz o pek kötü bir karargâh ve pek kötü bir konaklama yeridir.

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Muhammed Esed = Gerçekten orası ne kötü bir karargâh ve (ne kötü) bir ikametgâhtır!

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Mustafa İslamoğlu = Gerçekten de o ne kötü bir ikametgah, ne fena bir makamdır.

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Filhakika o (cehennem) pek kötü bir karargâh, bir ikametgâhtır.

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Ömer Öngüt = “Orası ne kötü bir yer, ne kötü bir konaktır!”

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Şaban Piriş = Orası ne kötü bir karargah ve konaklama yeridir.

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Sadık Türkmen = Filhakika o (cehennem) pek kötü bir karargâh, bir ikametgâhtır.

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Seyyid Kutub = Orası ne fena bir konut ve ne fena bir barınaktır.

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Suat Yıldırım = (65-66) "Ey Ulu Rabbimiz, derler, cehennem azabını bizden uzaklaştır. Zira onun azabı tahammülü zor, ömür tüketen bir derttir. Ne kötü bir varış yeri, ne fena bir yerleşim yeridir orası!"

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Süleyman Ateş = "Orası ne kötü bir karargâh ve ne kötü bir makâmdır!"

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Tefhim-ul Kuran = «Şüphesiz o, ne kötü bir karargâh ve ne kötü bir konaklama yeridir.»

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Ümit Şimşek = 'Ne kötü bir durak, ne kötü bir konaktır orası!'

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Ne kötü bir durak yeridir o, ne kötü bir dinlenme yeri!

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 İskender Ali Mihr = Muhakkak ki o, kötü bir karargâh, kötü bir ikâmet yeridir.

ve mukâmen

  Furkân / 66 -

 İlyas Yorulmaz = Cehennem kalınacak yer ve mekân olarak çok kötü bir yer” derler.

ve mukâmen

  Furkân / 76 -

 Diyanet İşleri = Orada ebedî kalırlar. Orası ne güzel bir durak ve ne güzel bir konaktır!

ve mukâmen

  Furkân / 76 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Orada ebedî kalırlar; orası, karâr edilecek ne güzel bir yerdir, durulup kalınacak ne güzel bir yurt.

ve mukâmen

  Furkân / 76 -

 Abdullah Parlıyan = Ve onlar orada, temelli olarak yaşayıp gideceklerdir. Bu ne güzel varış yeri ve ne üstün bir makam!

ve mukâmen

  Furkân / 76 -

 Adem Uğur = Orada ebedî kalacaklardır. Orası ne güzel bir yerleşme ve ikamet yeridir.

ve mukâmen

  Furkân / 76 -

 Ahmed Hulusi = (ve onlar) orada sonsuza kadar yaşayıp gideceklerdir; bu ne güzel bir varış yeri, bu ne üstün bir makam!

ve mukâmen

  Furkân / 76 -

 Ahmet Tekin = Onlar orada ebedi kalacaklar: o ne güzel bir ikamet mahalli, ne kutlu bir makamdır.

ve mukâmen

  Furkân / 76 -

 Ahmet Varol = Orada sonsuza kadar kalıcıdırlar. Orası ne güzel karargah ve ne güzel kalış yeridir.

ve mukâmen

  Furkân / 76 -

 Ali Bulaç = Orda ebedi olarak kalıcıdırlar; o, ne güzel bir karargah ve ne güzel bir konaklama yeridir.

ve mukâmen

  Furkân / 76 -

 Ali Fikri Yavuz = Orada ebedî kalacaklar; o ne güzel bir karargâh ne güzel bir makamdır!...

ve mukâmen

  Furkân / 76 -

 Ali Ünal = Hem de sonsuzca kalmak üzere. Sürekli oturmak için ne güzel bir yerleşme, ne güzel bir ikamet yeri.