Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Diyanet İşleri = Gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır.

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve gökte de rızkınız ve size vaadedilen var.

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Abdullah Parlıyan = Rızkınızın meydana gelmesine sebep olan yağmurlar ve size vaat edilen ceza, sevap ve amel defterleri göklerdedir.

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Adem Uğur = Semada da rızkınız ve size vâdedilen başka şeyler vardır.

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Ahmed Hulusi = Yaşam gıdanız da, vadedilen şey de semâdadır (bilincinizden yaşanacaktır)!

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Ahmet Tekin = Rızkınız, servetiniz, size va’dolunan ve tehdit edildiğiniz şeyler göklerdedir.

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Ahmet Varol = Gökte sizin rızkınız ve size vaadedilenler var.

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Ali Bulaç = Gökte rızkınız vardır ve size va'dolunmakta olan da.

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Ali Fikri Yavuz = Semada ise, (yağmur) rızkınız ve va’d olunduğunuz cennet vardır.

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Ali Ünal = Gökte de hem rızkınız vardır, hem de size va’dedilen.

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Bayraktar Bayraklı = Gökte de rızkınız ve size vaad edilen şeyler vardır.

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Bekir Sadak = Rizkiniz da, size soz verilen azap da yukaridan gelir.

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Celal Yıldırım = Gökte hem rızkınız, hem size va'dedilen şey vardır.

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Cemal Külünkoğlu = Gökte hem rızkınız(ın vesileleri) hem de size vaad olunan (cennet ya da cehennem) vardır.

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Diyanet İşleri (eski) = Rızkınız da, size söz verilen azap da yukarıdan gelir.

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Diyanet Vakfi = Semada da rızkınız ve size vâdedilen başka şeyler vardır.

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Edip Yüksel = Gökte rızkınız ve size söz verilenler vardır.

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Semada da rızkınız ve o va'dolunduğunuz

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Gökte de rızkınız ve o va'dolunduğunuz (var).

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Sizin rızkınız da size vaad edilen sevap ve ceza da göktedir.

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Gültekin Onan = Gökte rızkınız vardır ve size vaadolunmakta olan da.

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Harun Yıldırım = Gökte rızkınız vardır ve size va’dolunmakta olan da.

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Hasan Basri Çantay = Rızkınız ve size va'd olunagelen şeyleri gök (ler) dedir.

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Hayrat Neşriyat = Gökte de, rızkınız ve va'd edilmekte olduğunuz (Cennetler) vardır.

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 İbni Kesir = Rızkınız da, size vaadolunan şeyler de semadadır.

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Kadri Çelik = Semada da rızkınız ve size vâdedilen başka şeyler vardır.

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Muhammed Esed = (Yeryüzündeki) azığınızın ve (ölümden sonraki hayatınız için) vaad edilen her şeyin (kaynağı) göktedir;

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Mustafa İslamoğlu = Gökyüzünde ise (maddi manevi) rızkınızın ve size vaad edilen şeylerin (kaynağı) vardır:

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (22-23) Ve gökte de rızkınız ve vaadolunur olduğunuz şey (vardır). İşte o göğün ve yerin Rabbine kasem olsun ki o (size vaadedilen) herhalde sabittir, sizin söz söyler olmanız gibi (bir hakikattır).

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Ömer Öngüt = Gökte rızkınız vardır ve size va'dolunmakta olan da.

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Şaban Piriş = Semada ise, (yağmur) rızkınız ve va’d olunduğunuz cennet vardır.

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Sadık Türkmen = Gökyüzünde rızkınız da tehdit edildiğiniz şey de var.

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Seyyid Kutub = Rızkınız da, size va'dedilen azab da göktedir.

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Suat Yıldırım = (20-22) Kesin inanmak isteyenler için yeryüzünde birçok deliller vardır. Bizzat kendi varlıklarınızda da böyle deliller vardır. Hâlâ görmeyecek misiniz? Gökte de hem rızkınız (rızkınızın vesileleri), hem de size vâd olunan cennet vardır.

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Süleyman Ateş = Gökte rızkınız da var, uyarıldığınız (azâb)da var!

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Tefhim-ul Kuran = Gökte rızkınız vardır ve size va'dolunmakta olan da.

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Ümit Şimşek = Gökte ise hem sizin rızkınız, hem de size vaad olunan şey vardır.

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Sizin, rızkınız da göktedir, tehdit edildiğiniz şey de.

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 İskender Ali Mihr = Ve semada sizin rızkınız ve vaadolunduğunuz şeyler vardır.

ve mâ tûadûne

  Zâriyât / 22 -

 İlyas Yorulmaz = Sizin rızkınız ve size vaat edilen (azap, kıyamet saati) gökten (Rabbinizden) gelecektir.