Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Diyanet İşleri = (Ey Muhammed!) Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve biz seni, ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Abdullah Parlıyan = Bunun içindir ki ey peygamber! Biz seni, ancak alemlere rahmet olmak üzere gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Adem Uğur = (Resûlüm!) Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Ahmed Hulusi = Seni âlemler (insanlar) için sadece rahmet olarak irsâl ettik!

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Ahmet Tekin = Yâ Muhammed, rahmetimizin ve merhametimizin gereği, biz seni kesinlikle bütün âlemlerin, insanların ve cinlerin, varlıkların tamamının hayrına, haklarının korunması için özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere, rahmet peygamberi olarak görevlendirip gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Ahmet Varol = Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Ali Bulaç = Biz seni alemler için yalnızca bir rahmet olarak gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Ali Fikri Yavuz = Seni de (ey Rasûlüm), ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Ali Ünal = (Ey Rasûlüm,) seni bütün varlıklar için başka değil, ancak eşsiz bir rahmet olarak gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Bayraktar Bayraklı = Biz seni ancak âlemlere merhametimiz gereği gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Bekir Sadak = Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gonderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Celal Yıldırım = Biz seni acak önlemlere rahmet olarak gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Cemal Külünkoğlu = Ve (bunun içindir ki, ey Peygamber!) Biz seni yalnızca, bütün âlemlere rahmetimizin bir vesilesi olarak gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Diyanet İşleri (eski) = Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Diyanet Vakfi = (Resûlüm!) Biz seni âlemlere ancak rahmet olarak gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Edip Yüksel = Biz seni tüm halklara bir rahmet olarak gönderdik

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ve seni sâde âlemîne rahmet olarak göndermişizdir

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Seni sadece bütün kainata rahmet olarak göndermişizdir.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (Ey Muhammed!) biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Gültekin Onan = Biz seni alemler için yalnızca bir rahmet olarak gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Harun Yıldırım = (Resûlüm!) Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Hasan Basri Çantay = Biz, seni (Habîbim) âlemlere (başka bir şey için değil) ancak rahmet için gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Hayrat Neşriyat = (Ey Resûlüm!) (Biz) seni ancak âlemlere bir rahmet olarak gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 İbni Kesir = Biz, seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Kadri Çelik = Biz seni âlemler için sadece bir rahmet olarak gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Muhammed Esed = Ve (bunun içindir ki, ey Peygamber!) Biz seni yalnızca, bütün alemlere rahmetimiz(in bir işareti) olarak gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Mustafa İslamoğlu = İşte bu yüzden (Ey Peygamber), Biz seni bütün insanlığa, sadece bir rahmet olarak gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve seni başka değil, bütün âlemlere bir rahmet olmak için gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Ömer Öngüt = Resulüm! Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Şaban Piriş = Seni ancak insanlığa rahmet olarak gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Sadık Türkmen = Biz seni, ancak âlemlere rahmet/iyilik olarak gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Seyyid Kutub = Biz seni tüm alemlere rahmet olarak gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Suat Yıldırım = İşte bunun içindir ki ey Resulüm, Biz seni bütün insanlar için sırf bir rahmet vesilesi olman için gönderdik!

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Süleyman Ateş = (Ey Muhammed) Biz seni ancak âlemlere rahmet için gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Tefhim-ul Kuran = Biz seni alemler için yalnızca bir rahmet olarak gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Ümit Şimşek = Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Ve biz seni ancak âlemlere bir rahmet olarak gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 İskender Ali Mihr = Seni Biz, sadece âlemlere rahmet olarak gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  Enbiyâ / 107 -

 İlyas Yorulmaz = Seni tüm alemler için, bir rahmet elçisi olarak gönderdik.

ve mâ erselnâ-ke

  İsrâ / 54 -

 Diyanet İşleri = Rabbiniz sizi daha iyi bilir. (Durumunuza göre) dilerse size merhamet eder, dilerse azap eder. Seni de onlara vekil olarak göndermedik.

ve mâ erselnâ-ke

  İsrâ / 54 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Rabbiniz, sizi daha iyi bilir; dilerse acır size, yahut dilerse azâp eder size ve seni, onların amellerini gözetmek, onları korumak için göndermedik.

ve mâ erselnâ-ke

  İsrâ / 54 -

 Abdullah Parlıyan = Rabbiniz sizin ne olduğunuzu, neye layık olduğunuzu tam olarak bilmektedir, dilerse size acıyıp merhametli davranır, dilerse azap edebilir. Ve seni onların amellerini gözetmek, onları korumak için göndermedik.

ve mâ erselnâ-ke

  İsrâ / 54 -

 Adem Uğur = Rabbiniz, sizi en iyi bilendir. Dilerse size merhamet eder; dilerse sizi cezalandırır. Biz, seni onların üstüne bir vekil olarak göndermedik.

ve mâ erselnâ-ke

  İsrâ / 54 -

 Ahmed Hulusi = Rabbiniz, hakikatiniz olarak sizi çok iyi bilir! Dilerse size rahmet eder veya dilerse size azap eder! Biz seni, onlara vekîl olarak irsâl etmedik.

ve mâ erselnâ-ke

  İsrâ / 54 -

 Ahmet Tekin = Rabbiniz sizi iyi bilir. Sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olursa size merhamet eder. Sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olursa sizi cezalandırır da. Seni, onlar adına Allah’a karşı savunma yapman, Allah adına da onların üzerinde zor kullanman için görevlendirmedik.

ve mâ erselnâ-ke

  İsrâ / 54 -

 Ahmet Varol = Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder ve dilerse azab eder. Biz seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik.

ve mâ erselnâ-ke

  İsrâ / 54 -

 Ali Bulaç = Sizi en iyi Rabbiniz bilir; dilerse size merhamet eder, dilerse sizi azablandırır. Biz seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik.

ve mâ erselnâ-ke

  İsrâ / 54 -

 Ali Fikri Yavuz = (Onlara söyliyeceğiniz en güzel kelime şudur):”- Rabbiniz, sizi, çok daha iyi bilir. Dilerse tevbeniz sebebiyle size merhamet eder, yahut dilerse (küfür üzere ölmekle) size azab eder”. Seni de (ey Rasûlüm kendilerini imana zorlamak için) üzerlerine bir vekil göndermedik. (Bu âyetin hükmü kıtal âyeti ile nesh edilmiştir.)

ve mâ erselnâ-ke

  İsrâ / 54 -

 Ali Ünal = Rabbiniz, (niyetleriniz, söyledikleriniz, işledikleriniz ve kazandıklarınızla) sizi çok iyi bilmektedir. (Bu sebeple, O’na karşı herhangi bir iddiada bulunmayın ve başkaları hakkında hükmetmekten kaçının.) O, dilerse size merhamet eder (ki, bu O’nun serapa lütfudur); dilerse sizi cezalandırır, (bu da serapa adalettir). (Bunun içindir ki Rasûlüm, bazıları kendileri veya haklarında hüsnüzan besledikleri bazıları için kurtuluşu garanti görüp, daha başka bazılarını azaba mahkûm da etse, gerçek şu ki,) Biz seni, insanları gözetleyici ve yaptıkları hakkında hükmedici olarak göndermedik.