Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Diyanet İşleri = “Rabbimiz! Hesap görülecek günde, beni, ana babamı ve inananları bağışla.”

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = "Rabbimiz, hesabın yapılacağı gün, beni, anne babamı ve inançlıları bağışla."

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Abdullah Parlıyan = Hesabın görüleceği gün beni, anamı, babamı ve bütün mü'minleri bağışla.

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Adem Uğur = Ey Rabbimiz! (Amellerin) hesap olunacağı gün beni, ana babamı ve müminleri bağışla!

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Ahmed Hulusi = "Rabbimiz, yaşam muhasebesinin ortaya serildiği süreçte, beni, ana-babamı ve iman edenleri mağfiret eyle!"

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Ahmet Tekin = 'Rabbimiz, hesabların görüleceği gün, beni, anamı, babamı, bütün mü’minleri koruma kalkanına al, bağışla' diye dua ediyordu.

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Ahmet Varol = Ey Rabbimiz! Hesabın görüleceği günde beni, anne - babamı ve mü'minleri bağışla!'

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Ali Bulaç = "Rabbimiz, hesabın yapılacağı gün, beni, anne babamı ve mü'minleri bağışla!"

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Ali Fikri Yavuz = Ey Rabbimiz! Hesap kurulacağı kıyamet günü, beni, ebeveynimi ve bütün müminleri bağışla...”

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Ali Ünal = “Rabbimiz! Hesapların görüleceği gün beni, annemibabamı ve bütün mü’minleri bağışla.”

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Bayraktar Bayraklı = “Ey Rabbimiz! Hesabın görüleceği gün beni, anamı, babamı ve bütün müminleri bağışla!”

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Bekir Sadak = "Rabbimiz! Hesap gorulecek gunde, beni, anami babami ve inananlari bagisla.» *

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Celal Yıldırım = «Rabbimiz ! Beni de, ana-babamı da, bütün mü'minleri de hesaba durulacağı gün bağışla.»

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Cemal Külünkoğlu = “Ey Rabbimiz! Amellerin hesaplanacağı gün beni, anamı, babamı ve müminleri bağışla!”

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Diyanet İşleri (eski) = 'Rabbimiz! Hesap görülecek günde, beni, anamı babamı ve inananları bağışla.'

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Diyanet Vakfi = «Ey Rabbimiz! (Amellerin) hesap olunacağı gün beni, ana babamı ve müminleri bağışla!»

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Edip Yüksel = 'Rabbimiz, hesabın görüleceği gün, beni, anamı babamı ve inananları bağışla.'

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ya rabbanâ! mağrifet buyur bana ve anama babama ve bütün mü'minlere, hisab başa dikileceği gün

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ey Rabbimiz, hesabın başa dikileceği (görüleceği) gün, beni, anamı, babamı ve bütün müminleri bağışla!»

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ey Rabbimiz! Herkesin hesaba çekileceği günde beni, ana babamı ve müminleri bağışla!»

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Gültekin Onan = "Rabbimiz, hesabın yapılacağı gün, beni, anne babamı ve inançlıları bağışla."

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Harun Yıldırım = “Rabbimiz, hesabın yapılacağı gün, beni, anne babamı ve mü’minleri bağışla!”

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Hasan Basri Çantay = «Ey Rabbimiz, (kıyaametde) hesâb ayağa kalkacağı gün beni, ana ve babamı ve bütün îman edenleri yarlığa».

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Hayrat Neşriyat = 'Rabbimiz! Hesâbın görüleceği gün, bana, ana-babama ve (bütün) mü’minlere mağfiret eyle!'

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 İbni Kesir = Rabbımız; hesabın görüldüğü günde beni, anamı, babamı ve mü'minleri bağışla.

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Kadri Çelik = “Rabbimiz! Hesabın yapılacağı gün; beni, anne babamı ve müminleri bağışla.”

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Muhammed Esed = Rabbimiz! Hesabın görüleceği Gün, beni, anamı babamı ve bütün müminleri bağışla!"

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Mustafa İslamoğlu = "Rabbimiz! Beni, ebeveynimi ve tüm inananları hesapların verileceği gün affet!"

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = «Ey Rabbimiz! Hesap zuhûra geleceği gün beni, anamı, babamı ve mü'minleri mağfiretine nâil kıl.»

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Ömer Öngüt = “Ey Rabbimiz! Hesap görülecek günde beni, anamı babamı, bütün inananları bağışla. ”

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Şaban Piriş = Rabbimiz! Beni, anamı, babamı ve müminleri hesap görülecek günde bağışla!

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Sadık Türkmen = Rabbimiz! beni, annemi babamı ve gerçeklere inananları bağışla, hesabın görüleceği gün!”

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Seyyid Kutub = Ey Rabbimiz, hesaba durulacağı günde beni, ana babamı ve tüm mü'minleri affeyle.»

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Suat Yıldırım = "Ey Rabbimiz! Beni, annemi, babamı ve bütün müminleri kıyamet günü affeyle."

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Süleyman Ateş = "Rabbimiz, hesabın görüleceği gün, beni, anamı babamı ve mü'minleri bağışla!"

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Tefhim-ul Kuran = «Rabbimiz, hesabın yapılacağı gün, beni, anne babamı ve mü'minleri bağışla.»

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Ümit Şimşek = 'Hesap görülen günde beni, anne ve babamı ve bütün mü'minleri bağışla, ey Rabbimiz!'

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Rabbimiz, hesabın ortaya geleceği gün; beni, anne babamı ve inananları affet!"

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 İskender Ali Mihr = Rabbimiz, hesap yapıldığı (görüldüğü) gün beni, annemi, babamı ve mü’minleri mağfiret et (günahlarımızı affet).

ve li el mu’minîne

  İbrahim / 41 -

 İlyas Yorulmaz = “Rabbimiz! Beni, ana babamı ve inananları hesap gününde bağışla” dedi.

ve li el mu’minîne

  Münâfikûn / 8 -

 Diyanet İşleri = Onlar, “Andolsun, eğer Medine’ye dönersek, üstün olan, zayıf olanı oradan mutlaka çıkaracaktır” diyorlardı. Hâlbuki asıl üstünlük, ancak Allah’ın, Peygamberinin ve mü’minlerindir. Fakat münafıklar (bunu) bilmezler.

ve li el mu’minîne

  Münâfikûn / 8 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Derler ki: Medîne'ye dönünce andolsun ki üstün olan, elbette aşağılık kişiyi çıkarır oradan ve Allah'ındır üstünlük ve Peygamberinin ve inananların ve fakat münâfıklar, bilmezler.

ve li el mu’minîne

  Münâfikûn / 8 -

 Abdullah Parlıyan = Derler ki: “Eğer Benî Müstalik savaşından Medine'ye dönersek biz üstün olanlar, Rasülullah ve beraberindeki aşağılık kimseleri Medine'den çıkaracağız.” Ama asıl şeref, üstünlük Allah'a O'nun elçisine ve inananlara aittir, fakat münafıklar bu gerçeği bilmezler.

ve li el mu’minîne

  Münâfikûn / 8 -

 Adem Uğur = Onlar: Andolsun, eğer Medine'ye dönersek, üstün olan, zayıf olanı oradan mutlaka çıkaracaktır, diyorlardı. Halbuki asıl üstünlük, ancak Allah'ın, Peygamberinin ve müminlerindir. Fakat münafıklar bunu bilmezler.

ve li el mu’minîne

  Münâfikûn / 8 -

 Ahmed Hulusi = (O ikiyüzlü) dedi ki: "Andolsun ki eğer Medine'ye geri dönersek, en Aziyz olan, en zelil olanı oradan mutlaka çıkaracaktır!" Oysa izzet Allâh'ındır, Rasûlünündür ve iman edenlerindir. Ne var ki ikiyüzlüler bilemezler!

ve li el mu’minîne

  Münâfikûn / 8 -

 Ahmet Tekin = 'Andolsun, eğer Medine’ye dönersek, kuvvetli ve haysiyetli olan, oradan, zavallı alçağı mutlaka çıkaracaktır.' diyorlardı. Halbuki güç, kuvvet, kudret, hükümranlık, Allah’ın, Rasulünün, şuurlu ve kâmil mü’minlerindir. Fakat müslüman görünerek İslâm’a karşı gizli eylem planları ve eylem yapan münâfıklar bunu bilmiyorlar.

ve li el mu’minîne

  Münâfikûn / 8 -

 Ahmet Varol = Diyorlar ki: 'Andolsun ki, eğer Medine'ye dönersek en yüce olan en aşağı olanı oradan çıkaracaktır.' Oysa yücelik Allah'a, Peygamber'ine ve mü'minlere aittir. Ama münâfıklar bilmezler.

ve li el mu’minîne

  Münâfikûn / 8 -

 Ali Bulaç = Derler ki, "Andolsun, Medine'ye bir dönecek olursak, gücü ve onuru çok olan, düşkün ve zayıf olanı elbette oradan sürüp çıkaracaktır." Oysa izzet (güç, onur ve üstünlük) Allah'ın, O'nun Resûlü'nün ve mü'minlerindir. Ancak münafıklar bilmiyorlar.

ve li el mu’minîne

  Münâfikûn / 8 -

 Ali Fikri Yavuz = Diyorlar ki, “(eğer bu savaştan) Medîne’ye bir dönersek kuvvet ve şerefi çok olan (bizler), zayıf ve düşük olanı (müminler topluluğunu) oradan çıkaracaktır. Halbuki kuvvet ve üstünlük Allah’ın, Rasûlünün ve müminlerindir; fakat münafıklar bilmezler.

ve li el mu’minîne

  Münâfikûn / 8 -

 Ali Ünal = Kalkmış bir de, “Şüphe edilmesin ki, Medine’ye döndüğümüzde izzetli ve şerefli olanlar zelil olanları oradan mutlaka çıkaracaktır.” diyorlar. Oysa Allah’a aittir izzet ve şeref, Rasûlüllah’a aittir ve mü’minlere aittir. Fakat münafıklar bilmezler.