Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Diyanet İşleri = Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır. Dönüş de ancak Allah’adır.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve Allah'ındır göklerin ve yeryüzünün saltanatı ve tedbîri ve her şey, dönüp Allah tapısına varır.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Abdullah Parlıyan = Çünkü göklerin ve yerin saltanatı, egemenliği Allah'a aittir ve bütün yollar O'na varmaktadır.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Adem Uğur = Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır; dönüş de ancak O'nadır.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Ahmed Hulusi = Semâların ve arzın varlığı (dilediği mânâları seyretmek için onları ilminde vareden) Allâh içindir ve dönüş Allâh'adır!

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Ahmet Tekin = Göklerin ve yerin mülkü ve hâkimiyeti Allah’ındır. Sonuçta yalnız Allah’ın huzuruna varıp hesap verecekler.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Ahmet Varol = Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. Dönüş de Allah'adır.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Ali Bulaç = Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır ve dönüş yalnızca O'nadır.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Ali Fikri Yavuz = Bütün göklerin ve yerin mülkiyet ve tasarrufu Allah’ındır. Hep dönüş de, yalnız Allah’adır.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Ali Ünal = Göklerin ve yerin mutlak mülkiyet ve hakimiyeti Allah’a aittir. Dönüş de, nihayette Allah’adır.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Bayraktar Bayraklı = Göklerin ve yerin egemenliği Allah'ındır. Dönüş Allah'adır.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Bekir Sadak = Goklerin ve yerin hukumranligi Allah'indir. Donus Allah'adir.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Celal Yıldırım = Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır; gidiş ancak Allah'adır.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Cemal Külünkoğlu = Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır ve herkes Allah'a dönecektir.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Diyanet İşleri (eski) = Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Dönüş Allah'adır.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Diyanet Vakfi = Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır; dönüş de ancak O'nadır.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Edip Yüksel = Göklerin ve yerin yönetimi ALLAH'a aittir. Dönüş de ALLAH'adır

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ve bütün o Göklerin ve Yerin mülkü Allahın, hem bütün gidiş ona

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bütün o göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır; hem bütün gidiş O'nadır.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır; dönüş de ancak O'nadır.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Gültekin Onan = Göklerin ve yerin mülkü Tanrı'nındır ve dönüş yalnızca O'nadır.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Harun Yıldırım = Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır; dönüş de ancak O'nadır.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Hasan Basri Çantay = Göklerin ve yerin mülk (-ü tasarruf) u Allahındır. Dönüş ancak Allâhadır.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Hayrat Neşriyat = Göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır. Ve dönüş ancak Allah’adır.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 İbni Kesir = Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. Dönüş de yalnız Allah'adır.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Kadri Çelik = Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır ve dönüş yalnızca O'nadır.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Muhammed Esed = Çünkü, göklerin ve yerin egemenliği Allah'a aittir ve bütün yollar Allah'a varmaktadır.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Mustafa İslamoğlu = zira göklerin ve yerin hakimiyeti Allah'a aittir ve nihai dönüş de yalnızca Allah'adır.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve göklerin de yerin de mülkü, Allah'ındır ve gidiş de Allah'adır.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Ömer Öngüt = Göklerin ve yerin mülkü (hükümranlığı) Allah'ındır. Dönüş de ancak Allah'adır.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Şaban Piriş = Göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır. Dönüş de Allah’adır.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Sadık Türkmen = Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır. Dönüş de ancak Allah’ın huzurunadır.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Seyyid Kutub = Göklerin ve yerin egemenliği Allah'ın tekelindedir ve herkes Allah'a dönecektir.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Suat Yıldırım = Göklerin ve yerin hâkimiyeti Allah’ındır. Bütün işler O’na götürülür, hüküm O’nun kapısından çıkar.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Süleyman Ateş = Göklerin ve yerin mülkü Allâh'ındır. Dönüş de Allah'adır.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Tefhim-ul Kuran = Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır ve dönüş yalnızca O'nadır.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Ümit Şimşek = Göklerin ve yerin egemenliği Allah'ındır. Dönüş de Onadır.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Göklerin ve yerin mülkü/yönetimi Allah'ındır. Dönüş Allah'adır.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 İskender Ali Mihr = Ve semaların ve arzın mülkü Allah’ındır. Ve dönüş Allah’adır.

ve ilâ allâhi

  Nûr / 42 -

 İlyas Yorulmaz = Göklerde ve yerlerde bulunanların tümü Allah’a aittir ve dönüş Allah’a dır.

ve ilâllâhi (ve ilâ allâhi)

  Enfâl / 44 -

 Diyanet İşleri = Hani karşılaştığınız zaman onları gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki Allah, olacak bir işi gerçekleştirsin. Bütün işler Allah’a döndürülür.

ve ilâllâhi (ve ilâ allâhi)

  Enfâl / 44 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Hani karşılaştığınız zamanda Allah, onları sizin gözünüze az gösterdiği gibi sizi de onlara az göstermişti; çünkü Allah, olacak işi yapacak, yerine getirecekti ve bütün işlerin mercii Allah'tır.

ve ilâllâhi (ve ilâ allâhi)

  Enfâl / 44 -

 Abdullah Parlıyan = İşte böylece savaşta karşı karşıya geldiğinizde, onları gözünüze az gibi gösterdi, tıpkı sizi de onların gözünde azalttığı gibi ki, böylece Allah yapılmasını istediği bir işi, gerçekleştirmiş olsun. Çünkü bütün olayların gidişi, başlangıç ve sonuç olarak hep gelip Allah'a dayanır.

ve ilâllâhi (ve ilâ allâhi)

  Enfâl / 44 -

 Adem Uğur = Allah, olacak bir işi yerine getirmek için (savaş alanında) karşılaştığınız zaman onları sizin gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. Bütün işler Allah'a döner.

ve ilâllâhi (ve ilâ allâhi)

  Enfâl / 44 -

 Ahmed Hulusi = Hani siz karşı karşıya geldiğinizde onları gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. . . Allâh, hükmü verilmiş olayı oluşturdu! (Nihayet) tüm işler Allâh'a döndürülür.

ve ilâllâhi (ve ilâ allâhi)

  Enfâl / 44 -

 Ahmet Tekin = İşte onlarla karşılaştığınız vakit, Allah, onları sizin gözünüze az gösteriyordu. Sizi de, onların gözlerinde azaltıyordu. Çünkü gerçekleşmesi gereken planı Allah gerçekleştirecekti. Bütün planların icra edilerek sonuçlandırıldığı, bütün icraatların, amellerin hesabının sorulduğu tek merci Allah’tır.

ve ilâllâhi (ve ilâ allâhi)

  Enfâl / 44 -

 Ahmet Varol = Karşı karşıya geldiğiniz zaman da, Allah, yapılması kesinleşmiş olan işi yerine getirmek için sizin gözünüzde onları, onların gözlerinde de sizi az gösteriyordu. İşler hep Allah'a döndürülür.

ve ilâllâhi (ve ilâ allâhi)

  Enfâl / 44 -

 Ali Bulaç = Karşı karşıya geldiğinizde, Allah, 'olacağı olan işi gerçekleştirmek' için, onları gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. Ve (bütün) işler Allah'a döndürülür.

ve ilâllâhi (ve ilâ allâhi)

  Enfâl / 44 -

 Ali Fikri Yavuz = O vakit düşmanla karşılaştığınız sırada, Allah, onları gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu (ki, çözülmeyib harbe tutuşsunlar. Halbuki savaş başladıktan sonra, sizi kendilerinin iki misli görüyorlardı). Çünkü Allah, mukadder olan işi yerine getirecekti. Bütün işler Allah’a döndürülür.

ve ilâllâhi (ve ilâ allâhi)

  Enfâl / 44 -

 Ali Ünal = Savaş meydanında karşı karşıya geldiğiniz esnada Allah sizin gözlerinizde onları az gösteriyor ve sizi de onların gözünde küçültüyordu ki, böylece takdir buyurmuş olduğu bir işi icra etsin. Her halükârda bütün işler neticede varıp O’nda biter ve O neye hükmederse o olur.