Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Diyanet İşleri = (27-32) Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık.

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve meyveler ve otlaklar.

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Abdullah Parlıyan = meyveler ve otlaklar.

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Adem Uğur = Meyveler ve çayırlar bitirdik.

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Ahmed Hulusi = Meyve ve çayır,

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Ahmet Tekin = Meyvalar yetiştirdik, çayırlar bitirdik.

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Ahmet Varol = Meyvalar ve çayırlar,

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Ali Bulaç = (26-31) Sonra toprağı (bitkileri çıkarmak için) göz göz yardık. Böylece onda taneler bitirdik. Üzüm (bağları) ve yoncalar, zeytin (ağaçları) ve hurmalıklar, boyları birbiriyle yarışan iç içe girmiş ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar yetiştirdik.

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Ali Fikri Yavuz = Meyveler ve nice çayırlar...

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Ali Ünal = (25-32) Şöyle ki: Yağmurlar yağdırdık. Sonra toprağı göz göz yardık da oradan ekinler, üzüm bağları, sebzeler, zeytin ve hurma ağaçları, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik. (Bütün bunlar) sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Bayraktar Bayraklı = (25-32) Doğrusu, suyu bol bol indirmekteyiz. Sonra toprağı göz göz yardık, oradan ekinler, üzüm bağları, sebzeler, zeytin ve hurma ağaçları, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik. Bütün bunlar, sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.[723]

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Bekir Sadak = (26-31) Sonra yeryuzunu iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, uzumler, sebzeler, zeytin, hurma agaclari ve bahcelerde koca koca agacli meyveler ve cayirlar bitirmekteyiz.

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Celal Yıldırım = (27-28-29-30-31) Orada dâne, üzüm, yonca, zeytin, hurma, sık ve büyük ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitiririz.

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Cemal Külünkoğlu = (26-31) Sonra toprağı (bitkileri çıkarmak için) göz göz yardık. Böylece onda taneler bitirdik. Üzüm (bağları) ve yoncalar, zeytin (ağaçları) ve hurmalıklar, boyları birbiriyle yarışan iç içe girmiş ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar yetiştirdik.

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Diyanet İşleri (eski) = (26-31) Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Diyanet Vakfi = (25-32) Şöyle ki: Yağmurlar yağdırdık. Sonra toprağı göz göz yardık da oradan ekinler, üzüm bağları, sebzeler, zeytin ve hurma ağaçları, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik. (Bütün bunlar) sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Edip Yüksel = Meyveler ve sebzeler...

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Meyveler, çayırlar neler yetiştirmekteyiz

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = meyveler, çayırlar; neler yetiştirmekteyiz.

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Meyveler, çayırlar bitirdik.

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Gültekin Onan = Meyveler ve otlaklıklar,

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Harun Yıldırım = Meyveler ve çayırlar.

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Hasan Basri Çantay = Meyve (ler), mer'a (lar bitirdik).

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Hayrat Neşriyat = (27-32) Böylece orada size ve hayvanlarınıza bir fayda olmak üzere, ekinler, üzüm bağları, yoncalar, zeytinlikler, hurmalıklar, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik.

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 İbni Kesir = Meyve ve mer'a.

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Kadri Çelik = Meyveler ve otlaklıklar.

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Muhammed Esed = meyveler ve otlar,

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Mustafa İslamoğlu = meyveli ve meyvesiz bitkiler;

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (30-32) Ve ağaçları birbirine girmiş büyük bahçeler. Ve meyveler ve mer'alar (vücuda getirdik). Sizin ve hayvanlarınızın faidelenmesi için.

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Ömer Öngüt = Meyveler ve çayırlar.

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Şaban Piriş = Meyveler ve otlaklar..

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Sadık Türkmen = Meyveler, otlaklar...

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Seyyid Kutub = Meyveler ve çayırlar.

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Suat Yıldırım = (24-31) Hele, insan, yiyeceklerinin kaynağına bir baksın: Biz yağmuru gökten şırıl şırıl döktük. Sonra nebat bitsin diye, toprağı iyice sürdük, Orada hububatlar, taneler, üzümler ve yoncalar, zeytinler ve hurmalar, ağaçları gür ve sık bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik.

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Süleyman Ateş = Meyva ve çayır;

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Tefhim-ul Kuran = Meyveler ve otlaklıklar.

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Ümit Şimşek = Meyveler, otlaklar bitirdik:

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Meyve, otlak/sebze.

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 İskender Ali Mihr = Ve meyveler ve mer’alar (otlaklar).

ve fâkiheten

  Abese / 31 -

 İlyas Yorulmaz = Meyveler ve yeşil otlaklar yetiştiriyoruz.