Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Diyanet İşleri = (6-7) Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve dağları, çiviler gibi çaktık.
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Abdullah Parlıyan = Sizi sarsmaması için dağları da sabit kazıklar gibi yapmadık mı?
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Adem Uğur = Dağları da birer kazık.
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Ahmed Hulusi = Dağları (bedendeki organları) da birer kazık!
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Ahmet Tekin = Sarsıntıyı azaltmak, dengeyi korumak için dağları, yerin derinliklerine uzanan birer kazık olarak yerleştirmedik mi?
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Ahmet Varol = Dağları da birer kazık?
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Ali Bulaç = Dağları da birer kazık?
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Ali Fikri Yavuz = Dağları da birer kazık?
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Ali Ünal = Dağları da kazıklar?
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Bayraktar Bayraklı = (6-7) Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?[708]
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Bekir Sadak = (6-7) Biz yeryuzunu bir besik, daglari da onun icin birer direk kilmadik mi?
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Celal Yıldırım = Dağlan (yerin bir bakıma dengesini sağlayan) kazıklar yapmadık mı ?
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Cemal Külünkoğlu = (6-7) Biz yeryüzünü bir döşek yapmadık mı? Dağları da birer kazık (sütun) kılmadık mı?
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Diyanet İşleri (eski) = (6-7) Biz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı?
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Diyanet Vakfi = (6-7) Biz yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Edip Yüksel = Dağları da birer kazık?
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Elmalılı Hamdi Yazır = Ve dağları birer kazık
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Dağları da birer kazık (yapmadık mı)?
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Dağları da birer kazık kılmadık mı?
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Gültekin Onan = Dağları da birer kazık?
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Harun Yıldırım = Dağları da birer kazık?
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Hasan Basri Çantay = (6-7) Biz yeri bir beşik, dağları kazıklar yapmadık mı?
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Hayrat Neşriyat = (6-7) (Biz,) yeri bir beşik, dağları da birer kazık yapmadık mı?
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
İbni Kesir = Dağları da birer kazık?
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Kadri Çelik = Dağları da birer kazık?
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Muhammed Esed = ve dağları da (onun) sütunları?
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Mustafa İslamoğlu = Ve dağları da (o beşiğin) ayakları?
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Ömer Nasuhi Bilmen = (6-7) Yeri bir döşek yapmadık mı? Dağları da birer kazık yapmadık mı?
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Ömer Öngüt = Dağları da birer kazık yapmadık mı?
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Şaban Piriş = Dağları da birer kazık.
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Sadık Türkmen = Dağları da birer kazık!
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Seyyid Kutub = Dağları da onun için birer direk kıldık.
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Suat Yıldırım = Dağları da arzı tutan birer destek yapmadık mı?
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Süleyman Ateş = Dağları birer kazık?
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Tefhim-ul Kuran = Dağları da birer kazık?
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Ümit Şimşek = Dağları da birer kazık?
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
Yaşar Nuri Öztürk = Dağları birer kazık yapmadık mı?
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
İskender Ali Mihr = Ve dağları (yeri sabit tutan) kazıklar (yapmadık mı?)
ve el cibâle
Nebe’ / 7 -
İlyas Yorulmaz = Dağları da direkler halinde dikmedik mi?
ve el cibâle
Nâzi’ât / 32 -
Diyanet İşleri = Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.
ve el cibâle
Nâzi’ât / 32 -
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve dağlarını oturttu.
ve el cibâle
Nâzi’ât / 32 -
Abdullah Parlıyan = Dağlarını dikip sağlam şekilde yerleştirmiştir.
ve el cibâle
Nâzi’ât / 32 -
Adem Uğur = Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.
ve el cibâle
Nâzi’ât / 32 -
Ahmed Hulusi = Dağlara gelince, onları demir atmış gibi dikip sâbitledi.
ve el cibâle
Nâzi’ât / 32 -
Ahmet Tekin = Dağları, yerlerine sağlam baskılı, oturaklı, derin temele dayalı bir şekilde yerleştirdi.
ve el cibâle
Nâzi’ât / 32 -
Ahmet Varol = Dağları da sağlam bir şekilde yerleştirdi.
ve el cibâle
Nâzi’ât / 32 -
Ali Bulaç = Dağlarını dikip oturttu;
ve el cibâle
Nâzi’ât / 32 -
Ali Fikri Yavuz = Dağları yerleştirdi,
ve el cibâle
Nâzi’ât / 32 -
Ali Ünal = Ve dağları da sapasağlam oturtup, yerleştirdi.