Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve ehlî
Diyanet İşleri = “Ey Rabbim! Beni ve ailemi onların yaptıkları çirkin işten kurtar.”
ve ehlî
Abdulbaki Gölpınarlı = Rabbim, beni de onların yaptıkları işin azâbından kurtar, âilemi de.
ve ehlî
Abdullah Parlıyan = Ve sonra şöyle dua etti: “Ey Rabbim! Beni ve ailemi, bunların yapageldikleri kötülüklerin şerrinden kurtar.”
ve ehlî
Adem Uğur = Rabbim! Beni ve ailemi, onların yapageldiklerinden (vebalinden) kurtar.
ve ehlî
Ahmet Tekin = 'Rabbim, beni, ailemi ve mü’minleri, onların işlemeye devam ettikleri kötülüklerin vebalinden kurtar.'
ve ehlî
Ali Fikri Yavuz = Ey Rabbim! Beni ve âilemi, bunların yapmakta oldukları kötülüğün azabından kurtar.”
ve ehlî
Ali Ünal = Ve nihayet şöyle münacatta bulundu: “Rabbim, şunların yaptıklarının sebep olacağı felâketten beni ve ailemi kurtar.”
ve ehlî
Bayraktar Bayraklı = (168-169) Lût, “Ben kesinlikle, yaptığınız bu işe kızanlardanım. Ey Rabbim! Beni ve ailemi onların yaptıklarından kurtar!” dedi.
ve ehlî
Bekir Sadak = (168-16) 9 Lut: «Dogrusu yaptiginiza cok kizanlardanim. Rabbim! Beni ve ailemi bunlarin yapageldigi kotulukten kurtar» dedi.
ve ehlî
Celal Yıldırım = Rabbim! Beni ve ailemi bunların işleyegeldiği (iğrençliğin günah ve azâb)ından kurtar, (diyerek duâ etti).
ve ehlî
Cemal Külünkoğlu = “Ey Rabbim! Beni ve ailemi onların yaptıkları çirkin işten kurtar!”
ve ehlî
Diyanet İşleri (eski) = (168-169) Lut: 'Doğrusu yaptığınıza çok kızanlardanım. Rabbim! Beni ve ailemi bunların yapageldiği kötülükten kurtar' dedi.
ve ehlî
Diyanet Vakfi = Rabbim! Beni ve ailemi, onların yapageldiklerinden (vebalinden) kurtar.
ve ehlî
Elmalılı Hamdi Yazır = Yâ rabb! Beni ve ehlimi bunların amellerinin şumundan halâs et
ve ehlî
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ey Rabbim, beni ve ailemi bunların yaptıklarının uğursuzluğundan kurtar!
ve ehlî
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Yâ Rabbi! Beni ve ailemi onların yapageldiklerin(in vebalin)den kurtar.»
ve ehlî
Gültekin Onan = "Rabbim, beni ve ehlimi (ailemi) bunların yaptıklarından kurtar."
ve ehlî
Harun Yıldırım = Rabbim! Beni ve ailemi, onların yapa geldiklerinden (vebalinden) kurtar.
ve ehlî
Hasan Basri Çantay = «Ey Rabbim, beni ve ehlimi onların yapageldikleri (bu kötülüğ) ün (azâb) ından kurtar».
ve ehlî
Hayrat Neşriyat = 'Rabbim! Beni ve âilemi, bunların yapmakta oldukları şeyden kurtar!' (dedi.)
ve ehlî
Kadri Çelik = “Rabbim, beni ve ailemi bunların yapmakta olduklarından kurtar!”
ve ehlî
Muhammed Esed = (Ve sonra şöyle dua etti:) "Ey Rabbim, beni ve ailemi bunların yapageldikleri (kötülüklerden) kurtar!"
ve ehlî
Mustafa İslamoğlu = (Allah'a yönelerek): "Rabbim!" (dedi), "Beni ve ailemi bunların yaptıkların(ın belasın)dan kurtar!"
ve ehlî
Ömer Nasuhi Bilmen = «Ya Rabbi! Beni ve ehlimi onların yapar oldukları şeylerden necâta erdir.»
ve ehlî
Ömer Öngüt = “Rabbim! Beni ve âilemi, bunların yapageldikleri kötülüklerden kurtar!”
ve ehlî
Seyyid Kutub = Ya Rabbi, beni ve ailemi bunların sapık davranışlarının yaygın cezasından kurtar.
ve ehlî
Suat Yıldırım = (168-169) "Ben" dedi, "Sizin yaptığınız bu işten nefret ediyorum. Beni ve bana tâbi olanları, onların yaptıkları kötülüğün cezasından ve onların her türlü şerrinden Sen kurtar ya Rabbi!"
ve ehlî
Tefhim-ul Kuran = «Rabbim, beni ve ailemi bunların yapmakta olduklarından kurtar.»
ve ehlî
İskender Ali Mihr = Rabbim, beni ve ehlimi (ailemi ve bana tâbî olanları), onların yaptıklarından kurtar.
ve ehlî
İlyas Yorulmaz = “Rabbim! Beni ve ehlimi yaptıkları çirkinliklerden kurtar” dedi.
ve ehlî-him
Diyanet İşleri = “Siz de Allah’tan başka dilediğiniz şeylere ibadet edin!” De ki: “Şüphesiz hüsrana uğrayanlar, kıyamet gününde kendilerini ve ailelerini hüsrana sokanlardır. İyi bilin ki bu, apaçık hüsranın ta kendisidir.”
ve ehlî-him
Abdulbaki Gölpınarlı = Artık siz, onu bırakıp dilediğinize kulluk edin. De ki: şüphe yok, ziyana düşenler, o kişilerdir ki kıyamet günü, kendilerini ve kendileriyle ilgisi olanları ziyana sokarlar; bilin ki budur apaçık ziyan.
ve ehlî-him
Abdullah Parlıyan = Siz de ey günahkarlar! Allah'ın dışında dilediğinize kulluk edin. De ki: Gerçekten zarar ve ziyana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini, hem de ailelerini zarara sokanlardır. Dikkat edin, budur apaçık zarar ve ziyan.
ve ehlî-him
Adem Uğur = (Ey Allah'a eş koşanlar!): Siz de O'ndan başka dilediğinize tapın! De ki: Gerçekten hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini, hem de ailelerini ziyana sokanlardır. Bilesiniz ki, bu apaçık hüsrandır.
ve ehlî-him
Ahmed Hulusi = "Siz de O'nun dûnunda dilediğinize tapının!" De ki: "Gerçek şudur ki; kıyamet sürecinde hüsranı yaşayacak olanlar, hem nefslerini (bilinçlerini/kendilerini) hem de ehillerini (o günkü eşi olan bedenini) hüsrana uğratacak şekilde yönlendirenlerin ta kendileridir! Dikkat edin! İşte o apaçık bir hüsranın ta kendisidir!"
ve ehlî-him
Ahmet Tekin = 'Ey Allah’a şirk koşanlar! Siz de Allah’ın sünnetinin, düzeninin yasaları ve iradesinin tecellisi içinde, kendi iradeniz ve tercihinizle, O’nun dışında, yarattıklarından, dilediğinize tapın.' de.'Kıyamet günü, asıl hüsrana uğrayanlar, dünyada birbirlerini, kendilerini, ailelerini, vatandaşlarını, milletlerini hak yoldan uzaklaştırarak zarar ve ziyana sokan liderler, güç ve iktidar sahipleridir. Bilesiniz ki, işte kıyas kabul etmeyecek zarar budur.'
ve ehlî-him
Ahmet Varol = Artık O'ndan başka dilediğinize ibadet edin.' De ki: 'Gerçekte ziyana uğrayanlar, kıyamet günü kendilerini de ailelerini de ziyana sokanlardır. İyi bilin ki, bu apaçık bir kayıptır.'
ve ehlî-him
Ali Bulaç = "Siz, O'nun dışında dilediklerinize ibadet edin." De ki: "Gerçekten hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini, hem yakınlarını hüsrana uğratanlardır. Haberiniz olsun; bu apaçık olan hüsranın kendisidir."
ve ehlî-him
Ali Fikri Yavuz = Artık siz de O’ndan başka dilediğinize tapın.” De ki: “- Asıl hüsrana düşenler, kıyamet günü hem kendilerini, hem de kendilerine bağlı olanları hüsrana düşürenlerdir.” İyi bilin ki, apaçık ziyan işte budur.
ve ehlî-him
Ali Ünal = “Size gelince, O’ndan başka neye ve kime dilerseniz ona kullukta bulunun.” De ki: “Asıl ziyan edip hüsrana uğrayanlar, Kıyamet Günü hem kendilerini hem de ailelerini hüsrana uğratacak olanlardır.” Bilin ki budur, budur apaçık hüsran.