Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
tekûmu
Diyanet İşleri = (217-219) Namaza kalktığında, seni ve secde edenler arasında dolaşmanı gören; mutlak güç sahibi, çok merhametli olan Allah’a tevekkül et.
tekûmu
Abdulbaki Gölpınarlı = Öylesine mâbut ki namaza kalktığın zaman da seni görür.
tekûmu
Ahmet Tekin = O, namaza başlarken, yalnız başına ibadet ederken, bir işe girişirken, görevini yaparken, yatağından ve bir meclisten kalkarken, meydanlarda mücadele ederken seni görendir.
tekûmu
Ali Ünal = O seni, Kendisi’ne ibadet için namaza dururken gördüğü gibi, her zaman O’nun emirlerini yerine getirmeye âmade bulunduğunu da görüyor.
tekûmu
Bayraktar Bayraklı = (217-219) Namaza kalktığında ve secde edenlerle birlikte dolaştığında seni gören güçlü ve merhametli olan Allah'a güven!
tekûmu
Bekir Sadak = (217-22) 0 Senin kalkip namaz kilanlar arasinda bulundugunu goren, guclu ve merhametli olan Allah'a guven. Dogrusu O isitir ve bilir.
tekûmu
Celal Yıldırım = (218-219) O Allah ki, seni ayakta durduğun halde de, secde edenler arasında dolaştığın durumda da görüyor.
tekûmu
Cemal Külünkoğlu = (218-219) O (Allah) ki, namaza durduğunda seni görüyor. Secde edenler arasında dolaşmanı da (görüyor).
tekûmu
Diyanet İşleri (eski) = (217-220) Senin kalkıp namaz kılanlar arasında bulunduğunu gören, güçlü ve merhametli olan Allah'a güven. Doğrusu O işitir ve bilir.
tekûmu
Edip Yüksel = O ki (ibadet ve düşünme için) kalktığın/uyandığın zaman seni görür.
tekûmu
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = O ki, (gece namaza) kalktığın zaman seni görüyor.
tekûmu
Hasan Basri Çantay = (218-219) (Öyle mutlak gaalib, öyle çok esirgeyici) ki O, (namaza) kıyam etdiğin vakit seni ve secde edenler içinde dolaşmanı (dâima) görendir.
tekûmu
Muhammed Esed = O ki senin (O'nun yolunda tek başına) ayakta kalmaya çalıştığını da görmektedir,
tekûmu
Şaban Piriş = (218-219) O, seni (namaza) kalktığın zaman da; secde edenler ile (secdeye) yatıp kalktığın zaman da görür.
tekûmu
Sadık Türkmen = O (Allah) ki; seni (tek başına) uyanıp (ibadet/dua/düşünmek için) kalktığın zaman (da) görür.
tekûmu
Suat Yıldırım = (218-220) Sen yolunda kaim olurken, namaza dururken de, O seni elbette görüyor. Secde edenler, ibadet edenler arasında dolaşmalarını da görüyor. Çünkü her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla bilen O’dur.
tekûmu
Diyanet İşleri = Kıyametin kopacağı günde, suçlular hayal kırıklığı içinde ümitsizliğe düşeceklerdir.
tekûmu
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve kıyâmetin koptuğu gün, suçlular, rahmetten meyûs olurlar.
tekûmu
Abdullah Parlıyan = Kıyamet koptuğu gün, günahlara batmış olanlar, hayal kırıklığına uğrayacaklardır.
tekûmu
Adem Uğur = Kıyametin kopacağı gün, günahkârlar (ümitsizlik içinde) susacaklardır.
tekûmu
Ahmed Hulusi = O zamanın gerçekleştiği süreçte, suçlular (şirk ehli) ümitlerini kesip susarlar.
tekûmu
Ahmet Tekin = Kıyametin kopacağı ânın gerçekleşeceği gün, İslâm’a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsiler, suçlular, günahkârlar, ümitsizlik içinde susacaklar.
tekûmu
Ali Bulaç = Kıyamet saatinin kopacağı gün, suçlu günahkarlar umutsuzca yıkılırlar.
tekûmu
Ali Fikri Yavuz = Kıyamet koptuğu gün, günahkârlar (hayretler içinde) ümidlerini kesib susarlar.
tekûmu
Ali Ünal = Hayatları günah hasadından ibaret bulunan inkârcı suçlular için Kıyamet’in kopup ölülerin diriltileceği ve hesapların görüleceği o gün hiçbir kurtuluş ümidi kalmaz.