Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
teş’urûne
Diyanet İşleri = “Onların hesaplarını görmek ancak Rabbime aittir. Bir anlayabilseniz!”
teş’urûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Onların hesâbı ancak Rabbime âittir eğer anlarsanız.
teş’urûne
Abdullah Parlıyan = Eğer iyi düşünecek olursanız, onları yargılamak ancak, Rabbime düşer.
teş’urûne
Ahmed Hulusi = "Onların yaptıklarının sonucu, Rabbimin bileceği iştir. . . Olayın şuuruna varsaydınız!"
teş’urûne
Ahmet Tekin = 'Eğer iyi düşünecek olursanız, onların hesabı kesinlikle Rabbimin huzurunda görülecektir.'
teş’urûne
Ahmet Varol = Onların hesapları ancak Rabbimin üzerinedir. Eğer anlıyorsanız.
teş’urûne
Ali Bulaç = "Onların hesabı yalnızca Rabbime aittir, eğer şuurundaysanız (anlarsınız.)"
teş’urûne
Ali Fikri Yavuz = Onların hesabı ancak Rabbime aiddir; eğer iyice düşünseydiniz bunu bilirdiniz (fakat siz cahillik yapıyor, bilmediğiniz şeyi söylüyorsunuz).
teş’urûne
Ali Ünal = “Ama birazcık idrakiniz olsaydı bilirdiniz ki, onların hesabı ancak Rabbime aittir.
teş’urûne
Bayraktar Bayraklı = (112-115) Nûh dedi ki: “Onların yaptıkları hakkında bilgim yoktur. Onların hesabı Rabbime aittir, düşünsenize! Ben iman edenleri kovacak değilim. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.”
teş’urûne
Bekir Sadak = (112-11) 5 Nuh: «Onlarin yaptiklari hakkinda bir bilgim yoktur; hesablari Rabbime aittir, dusunsenize! Ben inananlari kovacak degilim. Ben sadece acikca uyariciyim» dedi.
teş’urûne
Celal Yıldırım = Bir düşünseniz a, onların hesabını görmek ancak Rabbıma aittir.
teş’urûne
Cemal Külünkoğlu = (112-113) (Nuh) dedi ki: “Onların yaptıkları hakkında benim bir bilgim yoktur. Onların hesabını görmek, sadece Rabbime düşer. Keşke bu gerçeğin bilincinde olsanız!”
teş’urûne
Diyanet İşleri (eski) = (112-115) Nuh: 'Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur; hesabları Rabbime aittir, düşünsenize! Ben inananları kovacak değilim. Ben sadece açıkça uyarıcıyım' dedi.
teş’urûne
Elmalılı Hamdi Yazır = Sizin şuurunuz olsa onların hısabı ancak rabbıma aiddir
teş’urûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Sizin şuurunuz olsa onların hesabının ancak Rabbime ait olduğunu bilirdiniz.
teş’urûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Onların hesabı ancak Rabbime aittir. Düşünsenize!»
teş’urûne
Gültekin Onan = "Onların hesabı yalnızca rabbime aittir, eğer şuurundaysanız (anlarsınız.)"
teş’urûne
Hasan Basri Çantay = «Onların hesabı Rabbimden başkasına aaid değildir, eğer ince düşünürseniz... »
teş’urûne
Kadri Çelik = “Onların hesabı yalnızca Rabbime aittir, eğer farkındaysanız (anlarsınız).”
teş’urûne
Muhammed Esed = "Eğer iyi düşünecek olursanız, onları yargılamak ancak Rabbime düşer!
teş’urûne
Mustafa İslamoğlu = Onlar hakkında yargıda bulunmak bana değil, sadece Rabbime düşer: keşke bu kadarını olsun fark etseydiniz!
teş’urûne
Ömer Nasuhi Bilmen = «Onların hesabı ancak Rabbime aittir, eğer anlayabilirseniz!»
teş’urûne
Sadık Türkmen = Onların hesabı ancak Rabbime aittir. Eğer şuur ve anlayışınız varsa!
teş’urûne
Seyyid Kutub = Onların hesabını görmek, sadece Rabb'ime düşer. Keşke bu gerçeğin bilincinde olsanız.
teş’urûne
Suat Yıldırım = (112-113) Nûh: "Onların daha önce ne yaptıkları hakkında bilgim yoktur. Sizin azıcık bir şuurunuz olsaydı bilirdiniz ki onların hesabı ancak Rabbime aittir.
teş’urûne
Süleyman Ateş = "Anlayışınız olsa, onların hesabının Rabbime âit olduğunu bilirsiniz."
teş’urûne
Tefhim-ul Kuran = «Onların hesabı yalnızca Rabbime aittir, eğer şuurundaysanız (anlarsınız.)»
teş’urûne
Yaşar Nuri Öztürk = "Onların hesabı Rabbimden başkasına ait değildir. Bir düşünebilseniz!"
teş’urûne
İskender Ali Mihr = Onların hesabı, sadece Rabbime aittir, keşke farkında olsanız.
lâ teş’urûne
Diyanet İşleri = (55-56) Farkında olmadan azap size ansızın gelmeden önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun ki, kişi, “Allah’ın yanında, işlediğim kusurlardan dolayı vay hâlime! Gerçekten ben alay edenlerden idim” demesin.
lâ teş’urûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve uyun Rabbinizden size indirilen en güzel kitaba, Kur'ân'a, ansızın ve siz hiç anlamadan size azap gelip çatmadan önce.
lâ teş’urûne
Abdullah Parlıyan = Bu azap siz farkında olmadan, aniden başınıza gelmeden önce, Rabbiniz tarafından size indirilmiş olan en güzel kitaba uyun.
lâ teş’urûne
Adem Uğur = Siz farkında olmadan, ansızın başınıza azap gelmezden önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline (Kur'an'a) tâbi olun.
lâ teş’urûne
Ahmed Hulusi = Siz farkında olmadan, ansızın azap (ölüm) size gelmeden önce, Rabbinizden size inzâl olunan en güzele tâbi olun!
lâ teş’urûne
Ahmet Tekin = Ansızın, siz farkında olmadan, azap ile yüz yüze gelmeden önce, Rabbinizden, Kur’ân’da size indirilen emir ve hükümlerin en güzelini, en faziletlisini tercih edip uygulayın..
lâ teş’urûne
Ahmet Varol = Siz farkında değilken ansızın size azap gelip çatmadan önce Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun.' [3]
lâ teş’urûne
Ali Bulaç = Rabbinizden, size indirilenin en güzeline uyun; siz hiç şuurunda değilken, azab apansız size gelip çatmadan evvel.
lâ teş’urûne
Ali Fikri Yavuz = Haberiniz olmıyarak ansızın tepenize azab inmeden önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline (ruhsatlara değil de azimetlere) tâbi olun.”
lâ teş’urûne
Ali Ünal = Azap başınıza ansızın ve siz hiç farkında değilken gelmeden önce, Rabbinizden size indirilen (Kur’ân’a) en güzel şekilde tâbi olun.