Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Diyanet İşleri = Ey iman edenler! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani (düşman) ordular üzerinize gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgâr ve göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Abdulbaki Gölpınarlı = Ey inananlar, anın size Allah'ın nîmetini, hani askerler saldırmıştı üstünüze de onlara bir yel ve görmediğiniz askerler göndermiştik ve Allah, sizin yaptıklarınızı görür.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Abdullah Parlıyan = Ey iman edenler! Düşman orduları üzerinize geldiğinde, Allah'ın size verdiği nimetleri hatırlayın ki, o zaman üzerlerine bir kasırga ve göremediğiniz ordular göndermiştik. Ama Allah, yaptığınız herşeyi görmekteydi.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Adem Uğur = Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın; hani size ordular saldırmıştı da, biz onlara karşı bir rüzgâr ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik. Allah ne yaptığınızı çok iyi görmekteydi.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Ahmed Hulusi = Ey iman edenler. . . Size olan Allâh nimetini hatırlayın. . . Hani (Hendek savaşında) size ordular geldi de onların üzerine bir fırtına ve görmediğiniz ordular irsâl ettik. . . Allâh, yaptıklarınızı (yaratanı olarak) Basıyr'dir.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Ahmet Tekin = Ey iman edenler, Allah’ın size olan nimetini hatırlayarak şükredin. Hani size ordular saldırmıştı da, biz onların üzerine, rüzgâr estirmiş ve sizin görmediğiniz kurmaylar ve ordular görevlendirip musallat etmiştik. Allah savaş hazırlığı olarak yaptıklarınızı çok iyi bilmekte, görmekteydi.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Ahmet Varol = Ey iman edenler! Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani size askerler gelmişti de biz onların üzerlerine rüzgar ve sizin göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah yaptıklarınızı görüyordu.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Ali Bulaç = Ey iman edenler, Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani size ordular gelmişti; böylece biz de onların üzerine, bir rüzgar ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı görendir.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Ali Fikri Yavuz = Ey iman edenler! Allah’ın üzerinizdeki nimetini anın: Hani (Hendek savaşında sizi yok etmek için kâfirlere ait) ordular size gelmişti de, biz onların üzerine bir rüzgâr ve görmediğiniz (meleklerden ibaret) ordular salıvermiştik. Allah ne yapmakta olduğunuzu görüyordu.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Ali Ünal = Ey iman edenler! Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın: Ordular üzerinize gelmişti ve Biz de onların üzerine her şeyi kavuran, savuran bir kasırga ve sizin görmediğiniz (semavî) ordular göndermiştik. Allah, ne yapıyorsanız hepsini çok iyi görmekteydi.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Bayraktar Bayraklı = Ey iman edenler! Size ordular saldırdığında, onların üzerlerine rüzgâr ve görmediğiniz askerler gönderen Allah'ın, size olan nimetini hatırlayınız! Allah, yaptığınız her şeyi görmektedir.[437]
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Bekir Sadak = Ey inananlar! Allah'in size olan nimetini anin; uzerinize ordular gelmisti. Biz de onlarin uzerine ruzgar ve goremediginiz ordular gondermistik. Allah, yaptiklarinizi goruyordu.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Celal Yıldırım = Ey imân edenler! Allah'ın size olan nîmetini hatırlayın, hani size doğru ordular gelmişti de onların üzerine bir rüzgâr, bir de görmediğiniz askerler göndermiştik. Allah yaptıklarınızı görendir.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Cemal Külünkoğlu = Ey inananlar! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın! Hani (Hendek savaşında sizi yok etmek için düşman) ordular size gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgâr ve göremediğiniz (meleklerden) ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Diyanet İşleri (eski) = Ey inananlar! Allah'ın size olan nimetini anın; üzerinize ordular gelmişti. Biz de onların üzerine rüzgar ve göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı görüyordu.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Diyanet Vakfi = Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın; hani size ordular saldırmıştı da, biz onlara karşı bir rüzgâr ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik. Allah ne yaptığınızı çok iyi görmekteydi.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Edip Yüksel = Ey inananlar, size ordular saldırdığı zaman, üzerlerine bir rüzgar ve görmediğiniz orduları gönderen ALLAH'ın size yaptığı iyiliği hatırlayın. ALLAH yaptığınız her şeyi Görendir.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Elmalılı Hamdi Yazır = Ey o bütün iyman edenler! Allahın üzerinizdeki ni'metini anın: O vakıt ki size ordular gelmişti de üzerlerine bir rüzgâr ve görmediğiniz ordular salıvermiştik ve ne yapıyordunuz Allah görüyordu
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ey iman edenler, Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın. O zaman ki, size ordular gelmişti de üzerlerine bir rüzgar ve sizin görmediğiniz ordular salıvermiştik. Allah ne yaptığınızı görüyordu.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ey iman edenler! Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın. Hani size ordular gelmişti de üzerlerine bir rüzgâr ve sizin görmediğiniz ordular salıvermiştik. Allah ne yaptığınızı görüyordu.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Gültekin Onan = Ey inananlar, Tanrı'nın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani size ordular gelmişti; böylece biz de onların üzerine bir rüzgar ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik. Tanrı, yaptıklarınızı görendir.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Harun Yıldırım = Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın; hani size ordular saldırmıştı da, biz onlara karşı bir rüzgâr ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik. Allah ne yaptığınızı çok iyi görmekteydi.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Hasan Basri Çantay = Ey îman edenler, Allahın üzerinizdeki (bunca) ni'metini hatırlayın, o zamanda ki size (düşman) ordular (ı) saldırmışdı da biz onlara karşı bir rüzgâr ve sizin görmediğiniz ordular göndermişdik. Allah, ne işlerseniz (hepsini) hakkıyle görendir.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Hayrat Neşriyat = Ey îmân edenler! Allah’ın size olan ni'metini hatırlayın; o vakit (Hendek Harbinde)size ordular gelmişti de, onların üzerine bir rüzgâr ve kendilerini görmediğiniz ordular göndermiştik. Allah ise, ne yaparsanız hakkıyla görendir.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
İbni Kesir = Ey iman edenler; Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani size ordular gelmişti de Biz, onların üzerine rüzgar ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik. Allah; yaptıklarınızı görendir.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Kadri Çelik = Ey iman edenler! Allah'ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani size ordular gelmişti de böylece biz de onların üzerine, bir rüzgâr ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yapmakta olduklarınızı görendir.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Muhammed Esed = Siz ey imana ermiş olanlar! (Düşman) orduları üzerinize geldiğinde Allah'ın size bahşettiği nimetleri hatırlayın, ki o zaman üzerlerine bir kasırga ve göremediğiniz (semavi) ordular göndermiştik ama Allah yaptığınız her şeyi görmekteydi.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Mustafa İslamoğlu = Siz ey iman edenler! Sayısı belirsiz ordular üzerinize geldiğinde Allah'ın size olan nimetini hatırlayın; onların üzerine bir bela kasırgası ve görmediğiniz (semavi) ordular gönderdik: ama Allah yapıp ettiklerinizi görmekteydi.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Ömer Nasuhi Bilmen = Ey imân edenler! Allah'ın üzerinize olan nîmetini yâd ediniz. O vakit ki, size (düşmanlarınız tarafından) ordular gelmişti. Biz de onların üzerlerine hemen bir rüzgar ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik. Ve Allah ne yapar olduğunuzu görüyordu.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Ömer Öngüt = Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani bir zaman üzerinize ordular saldırmıştı da biz onlara karşı bir rüzgâr ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik. Allah yaptıklarınızı görmektedir.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Şaban Piriş = -Ey İman edenler! Allah’ın üzerinizdeki nimetini düşünün. Hani üstünüze ordular gelmişti de biz de onların üzerine rüzgarı ve göremediğiniz orduları göndermiştik. Allah, ne yaptığınızı görüyordu.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Sadık Türkmen = Ey iman EDENLER! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani (düşman) ordular(ı) üzerinize gelmişti de, Biz onların üzerine bir rüzgar ve göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Seyyid Kutub = Ey mü'minler! Allah'ın size yönelik nimetini hatırlayın, bir zaman üzerinize ordular gelmişti de, biz onların üzerine rüzgar ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik. Allah yaptıklarınızı görüyordu.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Suat Yıldırım = Ey iman edenler! Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani birleşik ordular üzerinize saldırmıştı da, Biz onlara karşı, bir rüzgâr ve sizin göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah yaptığınız her şeyi görüyordu.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Süleyman Ateş = Ey inananlar, Allâh'ın size olan ni'metini hatırlayın, hani bir zaman size ordular gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgâr ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik. Allâh, yaptıklarınızı görmekteydi.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Tefhim-ul Kuran = Ey iman edenler! Allah’ın üzerinizdeki nimetini anın: Hani (Hendek savaşında sizi yok etmek için kâfirlere ait) ordular size gelmişti de, biz onların üzerine bir rüzgâr ve görmediğiniz (meleklerden ibaret) ordular salıvermiştik. Allah ne yapmakta olduğunuzu görüyordu.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Ümit Şimşek = Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın ki, ordular üzerinize geldiğinde, Biz de onların üzerine bir rüzgâr ile sizin görmediğiniz ordular gönderdik. Çünkü Allah sizin yaptıklarınızı görüyordu.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Yaşar Nuri Öztürk = Ey iman edenler, Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın! Hani, üstünüze ordular gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgâr ve sizin görmediğiniz ordular salmıştık. Allah, yapmakta olduklarınızı iyice görmektedir.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
İskender Ali Mihr = Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler)! Allah’ın sizin üzerinizdeki ni’metini hatırlayın. Size (üzerinize) ordular gelmişti. O zaman, onların üzerine, rüzgâr ve sizin göremediğiniz ordular gönderdik. Ve Allah, yaptığınız şeyleri görendir.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
İlyas Yorulmaz = Ey İman edenler! Allah’ın size olan nimetlerini hatırlayın. Hani sizin üzerinize bir ordu gelmişti de, sonra biz onların üzerine rüzgâr ve sizin görmediğiniz bir ordu göndermiştik. Şüphesiz ki Allah yaptıklarınızı görendir.
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Diyanet İşleri = Ey insanlar! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Allah’tan başka size göklerden ve yerden rızık veren bir yaratıcı var mı? O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Abdulbaki Gölpınarlı = Ey insanlar, anın Allah'ın size verdiği nîmetleri; Allah'tan başka bir yaratıcı var mıdır ki sizi rızıklandırsın gökten ve yeryüzünden; ondan başka yoktur tapacak, o halde ne diye boş şeylere kapılıyorsunuz?
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Abdullah Parlıyan = Ey insanlar! Allah'ın size bağışladığı nimetleri hatırlayın! Size gökten ve yerden azık sağlayan, Allah'tan başka bir yaratıcı var mı? Hayır, O'ndan başka gerçek ilah yoktur. Ama nasıl olur da, haktan çevriliyorsunuz?
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Adem Uğur = Ey insanlar! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın; Allah'tan başka size gökten ve yerden rızık verecek bir yaratıcı var mı? O'ndan başka tanrı yoktur. Nasıl oluyor da (tevhidden küfre) çevriliyorsunuz!
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Ahmed Hulusi = Ey insanlar. . . Üzerinizdeki Allâh nimetini düşünün! Allâh'tan gayrı, semâdan (beyindeki datadan) ve arzdan (beyin - beden yollu) sizin yaşam gıdanızı veren bir yaratıcı var mı? Tanrı yoktur, sadece "HÛ"! Nasıl (Hak'tan) sapıtırsınız!
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Ahmet Tekin = Ey insanlar, üzerinizdeki Allah’ın nimetlerini, size tevdi ettiği ilâhi değerleri, şeriatı koruyun, kollayın, zâyi etmeyin, şükredin. Allah’tan başka size, gökten ve yerden rızık ve servet verecek bir yaratıcı mı var? Hak ilâh yalnızca O’dur. Nasıl oluyor da, Allah’ın birliğini kabul ettikten sonra küfre, inkâra döndürülüyorsunuz?
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Ahmet Varol = Ey insanlar! Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Allah'tan başka, sizi gökten ve yerden rızıklandıracak bir yaratıcı var mıdır? O'ndan başka ilah yoktur. Artık nasıl oluyor da çevriliyorsunuz?
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Ali Bulaç = Ey insanlar, Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın. Gökten ve yerden sizi rızıklandıran Allah'ın dışında bir başka yaratıcı var mı? O'ndan başka ilah yoktur. Öyleyse nasıl olur da çevriliyorsunuz?
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Ali Fikri Yavuz = Ey insanlar! Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Size, gökten ve yerden rızık verecek Allah’dan başka bir yaratıcı var mı? O’ndan başka bir ilâh yoktur. O halde hangi yönden (imandan küfre) çevriliyorsunuz?
ni’metallâhi (ni’mete allâhi)
Ali Ünal = Ey insanlar! Allah’ın üzerinizdeki nimetlerini hatırlayın ve onların üzerinde düşünün. Allah’tan başka, sizi gökten ve yerden rızıklandıran, rızıklandırabilecek bir başka yaratıcı var mıdır? O’ndan başka bir ilâh yoktur. Gerçek bu iken, nasıl oluyor da yanlış yollara çekiliyor ve bâtıl iddialar peşinde koşuyorsunuz?