Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Diyanet İşleri = Onlar ki, faydasız işlerden ve boş sözlerden yüz çevirirler.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve öyle kişilerdir onlar ki boş şeylerden yüz çevirirler.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Abdullah Parlıyan = Onlar ki, boş ve anlamsız söz ve işlerden yüz çevirirler.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Adem Uğur = Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler;

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Ahmed Hulusi = Onlar boş laf ve boş işlerden yüz çeviricidirler;

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Ahmet Tekin = Mü’minler, bâtıldan, yalandan, taahhüde sadakatsizlikten, boş ve faydasız şeylerden yüz çevirip ilgilenmeyenler, engelleme tedbirleri alanlar, bunların savunuculuğunu, sözcülüğünü yapmayanlardır.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Ahmet Varol = Onlar boş şeylerden yüz çevirirler.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Ali Bulaç = Onlar, 'tümüyle boş' şeylerden yüz çevirenlerdir;

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Ali Fikri Yavuz = Onlar ki, boş sözden ve faydasız işten yüz çevirirler.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Ali Ünal = Onlar, her türlü boş, faydasız ve manâsız sözlerden ve davranışlardan yüz çevirir ve uzak dururlar.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Bayraktar Bayraklı = Boş şeylerden yüz çevirirler.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Bekir Sadak = Onlar bos seylerden yuz cevirirler.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Celal Yıldırım = Onlar ki, boş ve anlamsız şeyden yüzçevirirler.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Cemal Külünkoğlu = Onlar, boş ve anlamsız şeylerden uzak dururlar.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Diyanet İşleri (eski) = Onlar boş şeylerden yüz çevirirler.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Diyanet Vakfi = Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler;

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Edip Yüksel = Boş sözlerden yüz çevirirler.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Onlar ki bîyhude işe, boş lâfa bakmazlar

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Onlar ki, faydasız işe, boş lafa bakmazlar.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler,

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Gültekin Onan = Onlar, 'tümüyle boş' şeylerden yüz çevirenlerdir.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Harun Yıldırım = Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler;

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Hasan Basri Çantay = (Öyle mü'minler) ki onlar boş (lâkırdılardan) ve fâidesiz şeylerden yüz çeviricidirler.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Hayrat Neşriyat = Ve o kimseler ki, onlar boş şeylerden (boş söz ve işlerden) yüz çeviricidirler.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 İbni Kesir = Ki onlar; boş sözlerden yüz çevirirler.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Kadri Çelik = Onlar, tümüyle boş şeylerden yüz çevirenlerdir.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Muhammed Esed = onlar ki, boş ve anlamsız şeylerden yüz çevirirler;

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Mustafa İslamoğlu = onlar ki, yararsız her şeyden yüz çevirirler;

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve o mü'minler ki onlar, her lüzumsuz şeyden yüz çevirirler.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Ömer Öngüt = Onlar ki, boş şeylerden yüz çevirirler.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Şaban Piriş = Onlar, boş sözlerden ve işlerden yüz çevirenlerdir.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Sadık Türkmen = Onlar ki, boş ve saçma şeylerden yüz çevirenlerdir.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Seyyid Kutub = Onlar ki, boş ve yararsız şeylerle ilgilenmezler.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Suat Yıldırım = Onlar boş şeylerden uzak dururlar.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Süleyman Ateş = Onlar boş şeylerden yüz çevirirler.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Tefhim-ul Kuran = Onlar, 'tümüyle boş' şeylerden yüz çevirenlerdir,

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Ümit Şimşek = Onlar boş şeylerden yüz çevirirler.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Boş ve lüzumsuz sözden yüz çevirmişlerdir onlar.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 İskender Ali Mihr = Ve onlar, boş şeylerden yüz çevirenlerdir.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 3 -

 İlyas Yorulmaz = Boş ve anlamsız şeylerden yüz çevirirler.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 71 -

 Diyanet İşleri = Eğer hak onların arzularına uysaydı, gökler ile yer ve onlarda bulunanlar elbette bozulur giderdi. Hayır, biz onlara şereflerini (Kur’an’ı) getirdik. Onlar ise bu şereflerinden yüz çeviriyorlar.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 71 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Gerçek Tanrı, onların dileklerine uysaydı elbette gökler de bozulur giderdi, yeryüzü de, onlarda olan varlıklar da. Hayır, biz onlara kendi yüceliklerini getirdik, gösterdik, fakat onlar kendi yüceliklerinden de yüz çevirmedeler.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 71 -

 Abdullah Parlıyan = Eğer gerçek olan Allah, onların kötü arzu ve isteklerine uysaydı, mutlaka gökler ve yer, içindekilerle beraber yıkılır giderdi. Hayır, biz onlara şeref getiren, öğüt veren bir kitap verdik de, onlar bu şereften yüz çeviriyorlar.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 71 -

 Adem Uğur = Eğer hak, onların kötü arzu ve isteklerine uysaydı, mutlaka gökler ve yer ile bunlarda bulunanlar bozulur giderdi. Hayır, biz onlara şan ve şereflerini getirdik; fakat onlar kendi şereflerine sırt çevirdiler.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 71 -

 Ahmed Hulusi = Eğer Hak onların hevâlarına tâbi olsaydı; Semâlar, Arz ve onların arasında ne varsa elbette bozulur giderdi. . . Hayır, onlara Zikirlerini (hakikatlerini hatırlatan bilgiyi) verdik. . . Onlar kendi Zikirlerinden (hakikatlerinin bilgisinden) yüz çeviricilerdir.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 71 -

 Ahmet Tekin = Eğer bu hak kitap, onların şahsî arzu ve ihtiraslarına uysaydı, göklerin, yerin ve bunlarda bulunan akıllı ve sorumlu varlıkların dengesi, düzeni kesinlikle bozulurdu. Aslında, biz onlara, şan ve şereflerine vesile olan övünç kaynağı Kur’ân’larını getirdik. Fakat onlar kendi övünç kaynakları Kur’ân’larına, kendi şereflerine sırt çeviriyorlar, Kur’ân’ın öğretilmesine, Kur’ân’daki ilkelerin yaşanmasına engel tedbirler alıyorlar.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 71 -

 Ahmet Varol = Eğer hak onların arzularına uysaydı gökler, yer ve bunların içindekiler bozulurdu. Hayır biz onlara kendi şereflerini getirdik ama onlar şereflerinden yüz çeviriyorlar.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 71 -

 Ali Bulaç = Eğer hak, onların heva (istek ve tutku)larına uyacak olsaydı hiç tartışmasız, gökler, yer ve bunların içinde olan herkes (ve her şey) bozulmaya uğrardı. Hayır, biz onlara kendi şan ve şeref (zikir)lerini getirmiş bulunuyoruz, fakat onlar kendi zikirlerinden yüz çeviriyorlar.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 71 -

 Ali Fikri Yavuz = Eğer Allah, onların keyflerine tabi olsaydı, göklerle yer ve bunlarda bulunan kimseler muhakkak fesada uğrardı (âlem bozulurdu). Hayır, biz onlara, izzet ve şerefleri olan Kur’an’larını getirdik de onlar, şereflerinden yüz çeviriyorlar.

mu’ridûne

  Mü’minûn / 71 -

 Ali Ünal = Eğer gerçek onların keyiflerine tâbi olsaydı, bu takdirde hiç kuşkusuz gökler de, yer de, oralarda yaşayanlar da düzenleri bozulur ve yok olur giderlerdi. Oysa Biz onlara, şeref ve mutlulukları adına hayatlarında uymaları gereken öğüt ve öğretiler mecmuası sunduk; ama onlar, bizzat şeref ve mutluluklarından yüz çevirmektedirler.