Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
min ardı-kum
Diyanet İşleri = “Sizi yerinizden çıkarmak istiyor.” Firavun, ileri gelenlere, “Öyle ise siz ne düşünüyorsunuz?” dedi.
min ardı-kum
Abdulbaki Gölpınarlı = Sizi yerinizden, yurdunuzdan çıkarmak istiyor, ne buyurursunuz şimdi?
min ardı-kum
Abdullah Parlıyan = Sizi yerinizden yurdunuzdan etmek isteyen biri.” Firavun: “Peki ne öneriyorsunuz?” diye sordu.
min ardı-kum
Ahmed Hulusi = "Sizi arzınızdan (makamınızdan) uzaklaştırmak istiyor". . . (Firavun sordu): "Öneriniz ne?"
min ardı-kum
Ahmet Varol = Sizi toprağınızdan çıkarmak istiyor. Buna göre ne buyurursunuz?'
min ardı-kum
Ali Bulaç = "Sizi topraklarınızdan sürüp çıkarmak istiyor. Bu durumda ne buyuruyorsunuz?"
min ardı-kum
Ali Fikri Yavuz = Sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor.” Firavun da: “- O halde, ne tedbir düşünüyorsunuz?” dedi.
min ardı-kum
Ali Ünal = “Sizi ülkenizden, toprağınızdan çıkarmak istiyor. Bu durumda ne tavsiye edersiniz?”
min ardı-kum
Bayraktar Bayraklı = “Sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Ne buyurursunuz?”
min ardı-kum
Bekir Sadak = (109-11) 0 Firavun milletinin ileri gelenleri, «Dogrusu bu bilgin bir sihirbazdir, sizi memleketinizden cikarmak istiyor, dediler. Firavun: ne buyurursunuz?» dedi.
min ardı-kum
Celal Yıldırım = Sizi yurdunuzdan çıkarmak ister, dediler. Bunun üzerine Fir'avn onlara : «Peki ama ne tavsiye edersiniz ?» diye sordu.
min ardı-kum
Cemal Külünkoğlu = “Sizi yurdunuzdan çıkarmak isteyen biri!” (Firavun:) “Peki, ne öneriyorsunuz?” diye sordu.
min ardı-kum
Diyanet İşleri (eski) = (109-110) Firavun milletinin ileri gelenleri, 'Doğrusu bu bilgin bir sihirbazdır, sizi memleketinizden çıkarmak istiyor' dediler. Firavun: 'Ne buyurursunuz?' dedi.
min ardı-kum
Diyanet Vakfi = (109-110) Firavun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: Bu çok bilgili bir sihirbazdır. Sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Ne buyurursunuz?
min ardı-kum
Elmalılı Hamdi Yazır = Sizi yerinizden çıkarmak istiyor, binaenaleyh ne emr edersiniz?
min ardı-kum
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Sizi yerinizden çıkarmak istiyor. O halde ne emredersiniz?» dedi.
min ardı-kum
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = O, sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor. (Firavun): «O halde siz ne diyorsunuz?» dedi.
min ardı-kum
Gültekin Onan = "Sizi topraklarınızdan sürüp çıkarmak istiyor. Bu durumda ne buyuruyorsunuz?"
min ardı-kum
Harun Yıldırım = “Sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor. O halde ne buyurursunuz?”
min ardı-kum
Hasan Basri Çantay = (109-110) Fir'avnın kavminden ileri gelenler dedi ki: «Bu sizi yurdunuzdan çıkarmak isteyen bilgin bir büyücüdür muhakkak». (Fir'avn sordu:) «O halde ne buyurursunuz»?
min ardı-kum
Hayrat Neşriyat = 'Sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor.' (Fir'avun:) 'Öyle ise ne buyurursunuz?'(dedi).
min ardı-kum
İbni Kesir = Sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Firavun: O halde ne buyurursunuz?
min ardı-kum
Muhammed Esed = "sizi yerinizden etmek isteyen biri!" (Firavun:) "Peki, ne öneriyorsunuz?" diye sordu.
min ardı-kum
Mustafa İslamoğlu = tüm arzusu (ise) sizi yerinizden yurdunuzdan etmek!" (Firavun): "O halde ne öneriyorsunuz?"
min ardı-kum
Ömer Nasuhi Bilmen = «Sizi yerinizden çıkarmak istiyor, o halde siz ne emredersiniz?»
min ardı-kum
Suat Yıldırım = Firavun: "Bu adam, dedi, "sizi yerinizden yurdunuzdan etmek peşinde! Görüşünüz nedir bu konuda?"
min ardı-kum
Tefhim-ul Kuran = «Sizi topraklarınızdan sürüp çıkarmak istiyor. Bu durumda ne buyuruyorsunuz?»
min ardı-kum
Ümit Şimşek = 'Sizi ülkenizden çıkarmak istiyor.' Firavun 'Ne tavsiye edersiniz?' dedi.
min ardı-kum
Yaşar Nuri Öztürk = "Sizi toprağınızdan çıkarmak istiyor. Ne buyurursunuz?"
min ardı-kum
İskender Ali Mihr = (Firavun, Musa (A.S) hakkında kavminin ileri gelenlerine sordu:) “Sizi topraklarınızdan (arzınızdan) çıkarmak istiyor. O halde ne dersiniz (ne yapılmasını istersiniz)?”
min ardı-kum
İlyas Yorulmaz = “Onun amacı, sizi topraklarınızdan çıkarmaktır” dediler. Firavun “O halde ne öneriyorsunuz?” diye sordu.
min ardı-kum
Diyanet İşleri = Şöyle dediler: “Şüphesiz bu ikisi, sihirleri ile sizi yurdunuzdan çıkarmak ve en üstün olan dininizi ortadan kaldırmak isteyen birer sihirbazdırlar.”
min ardı-kum
Abdulbaki Gölpınarlı = Bu iki büyücü dediler, büyüleriyle sizi yerinizden, yurdunuzdan çıkarmak istiyor, sizi yüce yolunuzdan çevirmek diliyor.
min ardı-kum
Abdullah Parlıyan = Şöyle diyorlardı birbirlerine: “Musa ile Harun iki büyücüdür. Sihir yoluyla sizi ülkenizden çıkarmak ve geleneksel yaşama tarzınızı ortadan kaldırmak istiyorlar.
min ardı-kum
Adem Uğur = Şöyle dediler: "Bu ikisi, muhakkak ki, sihirleriyle sizi yurdunuzdan çıkarmak ve sizin örnek yolunuzu ortadan kaldırmak isteyen iki sihirbazdırlar sadece."
min ardı-kum
Ahmed Hulusi = (Firavunun sihirbazları) dediler ki: "Şu ikisi, iki büyücüden başka bir şey değildir. . . Sihirleri ile sizi arzınızdan çıkarmak ve sizin örnek yaşam tarzınızı yok etmeyi diliyorlar. "
min ardı-kum
Ahmet Tekin = Sihirbazlar Mûsâ ve Hârûn’u göstererek:'Bu ikisi kesinlikle sihirbazdır. Aklınızı etki altına alan sihirleriyle, sizi yurdunuzdan çıkarmak ve örnek hayat tarzınızı, rejiminizi yıkmak istiyorlar.' dediler.
min ardı-kum
Ahmet Varol = Dediler ki: 'Bunlar muhakkak, büyüleriyle sizi yurdunuzdan çıkarmak ve sizin örnek yolunuzu (dininizi) yok etmek isteyen iki büyücüdür.
min ardı-kum
Ali Bulaç = Dediler ki: "Bunlar her halde iki sihirbazdır, sizi sihirleriyle yurdunuzdan sürüp çıkarmak ve örnek olarak tutturduğunuz yolunuzu (dininizi) yok etmek istemektedirler."
min ardı-kum
Ali Fikri Yavuz = (Aşikâre olarak da şöyle) dediler: “- Bi ikisi (Musa ile Hârun) muhakkak sihirbazdır; büyüleriyle siz hem yerinizden çıkarmak, hem de örnek dininizi yok etmek istiyorlar.
min ardı-kum
Ali Ünal = “Bakın,” dediler, “bu ikisi var ya, birer sihirbazdır; sihirleriyle sizi ülkenizden çıkarmak ve tuttuğunuz örnek yolu ve hayat tarzınızı yok etmek istiyorlar.