Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Diyanet İşleri = Artık kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Kimin iyilikleri ağır gelirse o çeşit kişilerdir kurtulanlar, muratlarına erenler.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Abdullah Parlıyan = Ve o gün iyi eylem ve davranışları tartıda ağır gelen kimseler, işte kazananlar bunlardır.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Adem Uğur = Artık kimlerin (sevap) tartıları ağır basarsa, işte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Ahmed Hulusi = Kimin ölçüm değerleri (tartısı) ağır gelirse, işte onlar kurtulacakların ta kendileridir.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Ahmet Tekin = Hayırlı amellerinin, sevaplarının kefeleri ağır basanlar, onlar, işte onlar kurtuluşa ebedî nimetlerle mutluluğa erenlerdir.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Ahmet Varol = Kimlerin tartıları ağır gelirse işte onlar kurtulanlardır.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Ali Bulaç = Artık kimin tartısı ağır basarsa, işte onlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Ali Fikri Yavuz = O zaman (kıyamette) kimin hasenat tartıları ağır gelirse, işte onlar zafere kavuşacaklardır.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Ali Ünal = (Herkes, dünyada iken yaptıklarıyla baş başadır.) Artık kimin (hakka uygun) iyilikleri olur da bunlar tartıda ağır basarsa, onlar nihaî başarı ve kurtuluşa ermiş olanlardır.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Bayraktar Bayraklı = Sevap tartıları ağır gelenler, işte onlar, mutluluğa erenlerdir.[360]

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Bekir Sadak = Tartilari agir gelenler, iste onlar kurtulusa ermis olanlardir.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Celal Yıldırım = (102-103) Artık kimin terazide tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin kendileridir. Kimin de terazide tartıları hafif gelirse, işte onlar da kendilerine zarar verenlerdir; Cehennem'de devamlı kalıcılardır.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Cemal Külünkoğlu = O zaman kimin tartıları (iyilikleri) ağır gelirse, işte onlar zafere kavuşacaklardır.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Diyanet İşleri (eski) = Tartıları ağır gelenler, işte onlar kurtuluşa ermiş olanlardır.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Diyanet Vakfi = Artık kimlerin (sevap) tartıları ağır basarsa, işte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Edip Yüksel = Tartıları ağır gelenler, işte onlar kazanacaklardır.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = O zaman her kimin tartıları ağır gelirse işte onlar o felâh bulanlardır

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = O zaman her kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar o kurtuluş bulanlardır.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Böylece kimlerin tartıları ağır basarsa, işte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Gültekin Onan = Artık kimin tartısı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Harun Yıldırım = Artık kimlerin (sevap) tartıları ağır basarsa, işte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Hasan Basri Çantay = Artık kimin (sevab) tartıları ağır gelirse onlar korkduklarından emîn, umduklarına nail olanların ta kendileridir.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Hayrat Neşriyat = Artık (sevab cihetiyle) kimlerin tartıları ağır gelirse, işte onlar gerçekten kurtuluşa erenlerdir!

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 İbni Kesir = Tartıları ağır gelenler; işte onlar, felaha ermiş olanların kendileridir.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Kadri Çelik = Artık kimin tartısı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Muhammed Esed = Ve (o Gün, iyi eylem ve davranışları) tartıda ağır gelen kimseler; işte kurtuluşa erişecek olanlar böyleleridir.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Mustafa İslamoğlu = Derken, kimin (iyilikleri) tartıda ağır gelirse işte kurtuluşa erenler onlar olacaktır.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Artık kimin tartıları ağır gelirse işte felâh bulmuş olanlar, onlardır.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Ömer Öngüt = Kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin tâ kendileridir.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Şaban Piriş = Kimlerin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa ermişlerdir.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Sadık Türkmen = Kimlerin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtulmuş olanlardır.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Seyyid Kutub = Kimlerin tartıları ağır gelirse onlar kurtuluşa ermişlerdir.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Suat Yıldırım = O gün kimin iyilikleri mizanda ağır basarsa onlar kurtulacaklar.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Süleyman Ateş = Kimlerin (eylemlerinin) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Tefhim-ul Kuran = Artık kimin tartısı ağır basarsa, işte onlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Ümit Şimşek = Kimin tartısı ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Artık kimin tartıları ağır gelirse onlar kurtulmuş olacaklardır.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 İskender Ali Mihr = O zaman kimin mizanı (sevap tartıları) ağır gelirse işte onlar, felâha erenlerdir.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 102 -

 İlyas Yorulmaz = Sonra kimin terazisi ağır gelirse, artık onlar kurtulmuşlardır.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 103 -

 Diyanet İşleri = Kimlerin de tartıları hafif gelirse, işte onlar da kendilerini ziyana uğratanların ta kendileridir. Onlar cehennemde ebedî kalacaklardır.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 103 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve kimin iyilikleri hafif gelirse gerçekten de o çeşit kişilerdir kendilerini ziyana sokanlar, cehennemde ebedîdir onlar.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 103 -

 Adem Uğur = Kimlerin de tartıları hafif gelirse, artık bunlar da kendilerine yazık etmişlerdir; (çünkü onlar) ebedî cehennemdedirler.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 103 -

 Ahmed Hulusi = Kimlerin de tartıları hafif gelirse, işte onlar da kendilerini hüsrana uğratanlardır, cehennemde ebedi kalacaklardır.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 103 -

 Ahmet Tekin = Ölçüye tartıya konacak değerdeki amellerinin, sevaplarının kefeleri hafif olanlar, işte onlar da kendilerini ve birbirlerini hüsrana uğratanlardır. Cehennem’de ebedî kalırlar.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 103 -

 Ahmet Varol = Kimlerin tartıları da hafif gelirse işte onlar kendilerini hüsrana uğratanlar, cehennemde sonsuza kadar kalacak olanlardır.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 103 -

 Ali Bulaç = Kimin tartısı hafif gelirse, işte onlar da kendi nefislerini hüsrana uğratanlar, cehennemde de ebedi olarak kalacak olanlardır.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 103 -

 Ali Fikri Yavuz = Kimin de tartıları hafif gelirse, işte kendilerini hüsrana düşürenler bunlardır; cehennemde de ebedî olarak kalacaklar.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 103 -

 Bekir Sadak = Tartilari hafif gelenler, iste onlar, kendilerine yazik edendir, cehennemde temellidirler.

mevâzînu-hu

  Mü’minûn / 103 -

 Celal Yıldırım = (102-103) Artık kimin terazide tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin kendileridir. Kimin de terazide tartıları hafif gelirse, işte onlar da kendilerine zarar verenlerdir; Cehennem'de devamlı kalıcılardır.