KuranMeali / Ayet Ara
Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Diyanet İşleri = Çünkü onlar (vahyi) işitmekten uzaklaştırılmışlardır.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Abdulbaki Gölpınarlı = Şüphe yok ki onlar, vahyi duymaktan uzaklaştırılmışlardır.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Abdullah Parlıyan = Ayrıca o şeytanların, inen vahyi dinlemeleri de kesinlikle engellenmiştir.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Adem Uğur = Şüphesiz onlar, vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Ahmed Hulusi = Muhakkak ki onlar algılama kapasitesinden yoksundurlar!
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Ahmet Tekin = Onlar, kesinlikle vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Ahmet Varol = Çünkü onlar (vahyedileni) duymaktan kesinlikle uzak tutulmuşlardır.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Ali Bulaç = Çünkü onlar, (vahyedileni) işitmekten kesin olarak uzak tutulmuşlardır.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Ali Fikri Yavuz = Şeytanlar, vahyi işitmekten kesin olarak menedilmişlerdir.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Ali Ünal = Onlar, (Rasûl’e iletilmesi esnasında) vahyi işitmekten kesinlikle men edilmişlerdir de.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Bayraktar Bayraklı = Çünkü şeytanlar, kulak hırsızlığından uzak tutulmuşlardır.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Bekir Sadak = Dogrusu onlar vahyi dinlemekten uzak tutulmuslardir.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Celal Yıldırım = Onlar (inen vahyi) dinlemekten kesinlikle uzak tutulmuşlardır.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Cemal Külünkoğlu = (210-212) O Kur'an'ı şeytanlar indirmemiştir. Bu onların harcı değildir; zaten, buna güçleri de yetmez. Çünkü onların vahyi işitmeleri engellenmiştir.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Diyanet İşleri (eski) = Doğrusu onlar vahyi dinlemekten uzak tutulmuşlardır.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Diyanet Vakfi = Şüphesiz onlar, vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Edip Yüksel = Çünkü onlar işitmekten men edilmişlerdir.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Elmalılı Hamdi Yazır = Onlar işitmekten sureti kat'ıyyede azledilmişlerdir
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Onlar (vahyi) işitmekten kesinlikle mahrum edilmişlerdir.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Şüphesiz onlar vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Gültekin Onan = Çünkü onlar, (vahyedileni) işitmekten kesin olarak uzak tutulmuşlardır.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Harun Yıldırım = Şüphesiz onlar, vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Hasan Basri Çantay = Şübhe yok ki onlar (meleklerin sözünü) işitmekden kat'î surerde azledilmişlerdir.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Hayrat Neşriyat = Çünki onlar (meleklerin sözlerini) işitmekten elbette uzak tutulmuş olanlardır.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
İbni Kesir = Onlar, gerçekten işitmekten uzak tutuldular.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Kadri Çelik = Çünkü onlar, (vahyedileni) işitmekten kesin olarak uzak tutulmuşlardır.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Muhammed Esed = Ayrıca, onların onu dinlemeleri (de) kesin olarak engellenmiştir!
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Mustafa İslamoğlu = çünkü onlar (vahyi) işitmekten bile kesinlikle men edilmişlerdir.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Ömer Nasuhi Bilmen = Şüphe yok ki, onlar işitmekten elbette azledilmişlerdir.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Ömer Öngüt = Şüphesiz ki onlar işitmekten uzak tutulmuşlardır.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Şaban Piriş = Çünkü onlar, vahyi dinlemekten uzak tutulmuşlardır.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Sadık Türkmen = Çünkü onlar vahyedileni işitmekten uzaklaştırılmışlardır.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Seyyid Kutub = Çünkü onların vahyi işitmeleri engellenmiştir.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Suat Yıldırım = Çünkü onlar vahyi işitmekten kesinlikle menedilmişlerdir.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Süleyman Ateş = Çünkü onlar, (meleklerin sözlerini) işitmekten uzaklaştırılmışlardır.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Tefhim-ul Kuran = Çünkü onlar, (vahyedileni) işitmekten kesin olarak uzak tutulmuşlardır.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Ümit Şimşek = Zaten onlar vahyi işitmekten alıkonmuşlardır.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
Yaşar Nuri Öztürk = Çünkü onlar, dinleyişten azledilmişlerdir.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
İskender Ali Mihr = Muhakkak ki onlar, (vahyi) işitmekten kesin olarak azledilmiş (men edilmiş) olanlardır.
ma’zûlûne
Şu’arâ / 212 -
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
İlyas Yorulmaz = Şeytanlar, o vahyi dinlemekten uzaklaştırılmışlardır.