Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Diyanet İşleri = Rabbin tarafından daha önce söylenmiş bir hüküm ve belirlenmiş bir süre olmasaydı, onlar da hemen cezalandırılırlardı.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Rabbinin söylenmiş bir sözü, takdîr edilmiş bir hükmü olmasaydı ve o hükmün muayyen bir zamânı bulunmasaydı onlara da azap gelip çetıverirdi.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Abdullah Parlıyan = Rabbinin her günahkar topluma ve şahıslara tevbe için tanınan belirli süre konusunda, önceden verilmiş bir kararı olmasaydı, günah işleyenlerin derhal cezalandırılması, kaçınılmaz olurdu.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Adem Uğur = Eğer Rabbinden, daha önce sâdır olmuş bir söz ve tayin edilmiş bir vâde olmasaydı, (ceza onlar için de dünyada) kaçınılmaz olurdu.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Ahmed Hulusi = Eğer Rabbinden, önceden verilmiş bir hüküm ve tayin edilmiş bir ömür olmasaydı, azap (vefat derhâl) kaçınılmaz olurdu!

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Ahmet Tekin = Eğer Rabbin tarafından söylenmiş bir söz ve belirtilmiş bir süre olmasaydı. (bunların da hemen helâk edilmeleri) gerekli olurdu.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Ahmet Varol = Rabbin tarafından önceden geçmiş bir söz ve belirlenmiş bir ecel olmasaydı şüphesiz (azap) kaçınılmaz olurdu.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Ali Bulaç = Eğer Rabbinden geçmiş bir söz ve adı konulmuş (belirlenmiş) bir süre (ecel) olmasaydı muhakkak (yıkım azabı) kaçınılmaz olurdu.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Ali Fikri Yavuz = Eğer (azabın geciktirilmesine dair) Rabbinden bir hüküm geçmiş olmasaydı, elbette onlara (diğer kavimlere olduğu gibi), azab lazım gelirdi; fakat (onlar için) tayin edilmiş bir vakit var.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Ali Ünal = Eğer Rabbin tarafından insan ve toplumların hayatı için daha önce verilmiş bir hüküm ve tayin buyurulmuş bir vâde olmasaydı, elbette hak ettikleri azap onları çoktan yakalamış olurdu.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Bayraktar Bayraklı = Eğer Rabbin tarafından önceden verilmiş bir söz ve belirlenmiş bir süre olmasaydı, onlar dünyada da kesinlikle azap görürlerdi.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Bekir Sadak = Eger Rabbinin verilmis bir sozu ve tayin ettigi bir sure olmasaydi, hemen azaba ugrarlardi.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Celal Yıldırım = Eğer Rabbinden bir söz ve belirlenmiş bir va'de geçmemiş olsaydı, elbette (azâb onlara) gerekli olurdu.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Cemal Külünkoğlu = Eğer Rabbinin daha önce verilmiş bir hükmü ve belirlenmiş bir vadesi olmasaydı yok edilmeleri kaçınılmaz olurdu.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Diyanet İşleri (eski) = Eğer Rabbinin verilmiş bir sözü ve tayin ettiği bir süre olmasaydı, hemen azaba uğrarlardı.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Diyanet Vakfi = Eğer Rabbinden, daha önce sâdır olmuş bir söz ve tayin edilmiş bir vâde olmasaydı, (ceza onlar için de dünyada) kaçınılmaz olurdu.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Edip Yüksel = Rabbinin verilmiş bir sözü ve önceden belirlediği plan olmasaydı bunların da icabına hemen bakılırdı.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Rabbından bir kelime sebketmiş olmasa idi her halde azâb lizam olurdu fakat müsemmâ bir ecel var

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Eğer Rabbin tarafından önceden vermiş bir söz olmasaydı, mutlaka azap derhal yapışırdı; fakat belirlenmiş bir süre var.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Eğer Rabbinin verdiği bir hüküm ve tayin ettiği bir süre olmasaydı, hemen azaba uğrarlardı.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Gültekin Onan = Eğer rabbinden geçmiş bir söz ve adı konulmuş bir ecel olmasaydı muhakkak (yıkım azabı) kaçınılmaz olurdu.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Harun Yıldırım = Eğer Rabbinden, daha önce sâdır olmuş bir söz ve tayin edilmiş bir vâde olmasaydı, (ceza onlar için de dünyada) kaçınılmaz olurdu.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Hasan Basri Çantay = Eğer Rabbinden geçmiş bir söz ve ta'yin edilmiş bir va'de olmasaydı her halde (onlara da azâb) gelib yapışırdı.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Hayrat Neşriyat = Eğer Rabbin tarafından önceden verilmiş bir söz (bir hüküm) ve ta'yîn edilmiş bir ecel (kıyâmet vakti) olmasaydı, (bunlara da azab) elbette (hemen) lâzım olurdu.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 İbni Kesir = Şayet Rabbının verilmiş bir sözü ve tayin ettiği bir vakit olmasaydı; hemen azaba uğrarlardı.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Kadri Çelik = Eğer Rabbinden geçmiş bir söz ve adı konulmuş (belirlenmiş) bir süre (ecel) olmasaydı, kuşkusuz (yıkım azabı) kaçınılmaz olurdu.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Muhammed Esed = Rabbinin (her günahkara tevbe için tanınan) belirli süre konusunda önceden verilmiş bir kararı olmasaydı, (günah işleyenlerin derhal cezalandırılması) kaçınılmaz olurdu.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Mustafa İslamoğlu = Ve eğer Rabbin tarafından -belirli bir süreye kadar (fırsat tanınacağına) dair- başlangıçta konulmuş bir yasa olmasaydı, (günahkarları) hemen cezalandırmak kaçınılmaz olurdu.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve eğer Rabbinden sabk etmiş bir kelime ve tayin edilmiş bir müddet olmasa idi elbette büyük bir azap lâzım olurdu.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Ömer Öngüt = Eğer Rabbinin daha önce verilmiş bir sözü ve tayin ettiği bir süre olmasaydı, hemen azaba uğrarlardı.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Şaban Piriş = Eğer, Rabbinden verilmiş bir söz ve belirlenmiş bir süre olmasaydı, hemen yakalarına yapışılırdı.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Sadık Türkmen = Eğer rabbinden söylenmiş bir söz ve belirlenmiş bir süre olmasaydı, hemen yaptıklarının karşılığını görürlerdi.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Seyyid Kutub = Eğer Rabb'inin daha önce verilmiş bir hükmü ve belirlenmiş bir vadesi olmasaydı yok edilmeleri kaçınılmaz olurdu.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Suat Yıldırım = Eğer Rabbin tarafından daha önce verilmiş bir söz ve tayin edilmiş bir vâde olmasaydı, azap onlara çoktan gelmiş olurdu!

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Süleyman Ateş = Eğer Rabbin tarafından söylenmiş bir söz ve belirtilmiş bir süre olmasaydı. (bunların da hemen helâk edilmeleri) gerekli olurdu.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Tefhim-ul Kuran = Eğer Rabbinden geçmiş bir söz ve adı konulmuş (belirlenmiş) bir süre (ecel) olmasaydı kuşkusuz (yıkım azabı) kaçınılmaz olurdu.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Ümit Şimşek = Eğer Rabbin tarafından verilmiş bir söz ve belirlenmiş bir ecel olmasaydı, azap hemen yakalarına yapışıverirdi.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Eğer Rabbin tarafından daha önce söylenmiş bir söz, belirlenmiş bir süre olmasaydı, bunlar için de helâk kaçınılmaz olurdu.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 İskender Ali Mihr = Ve eğer Rabbinden, daha önce (söylenmiş) bir kelime (söz) ve belirlenmiş bir müddet olmasaydı, (onlara) mutlaka bir (ceza) lâzımgelirdi.

lizâmen

  Tâ-Hâ / 129 -

 İlyas Yorulmaz = Rabbinin daha önceden verilmiş kararı olmasaydı, belirli süre olmasına rağmen, hata yapanlar, hemen cezasını görürdü.

lizâmen

  Furkân / 77 -

 Diyanet İşleri = (Ey Muhammed!) De ki: “Duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin! Siz yalanladınız. Öyle ise azap yakanızı bırakmayacak.”

lizâmen

  Furkân / 77 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: Sizi îmana dâvet etmeseydi ne değeriniz olabilirdi Rabbimin katında; ama siz gerçekten de yalanladınız tebliğ edilenleri, artık azaplandırmak gerekmekte sizi.

lizâmen

  Furkân / 77 -

 Abdullah Parlıyan = İnananlara de ki: Dua, yalvarma ve ibadetiniz olmasaydı, Rabbim size değer verir miydi? Ve inkârcılara da de ki: Gerçek şu ki siz, Allah'ın mesajını yalan saydınız, artık bu yüzden azap size sarılacak, yakanızı bırakmayacaktır.

lizâmen

  Furkân / 77 -

 Adem Uğur = (Resûlüm!) De ki: (Kulluk ve) yalvarmanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin? (Ey inkârcılar! Size Resûl'ün bildirdiklerini) kesinkes yalan saydınız; onun için azap yakanızı bırakmayacaktır!

lizâmen

  Furkân / 77 -

 Ahmed Hulusi = De ki: "Eğer yönelişiniz olmazsa Rabbim size önem vermez! Gerçekten yalanladınız. . . Yakında kaçınılmaz sonucunu yaşayacaksınız!"

lizâmen

  Furkân / 77 -

 Ahmet Tekin = 'Sizi kulluğa, ibadete ve duaya davet etmese; sizin kulluğunuz, ibadetiniz ve duanız olmasa, Rabbim sizinle ilgilenmez, sizi önemsemez ey insanlar! Ey inkâr edenler, siz tebliğ edilen Kurân’ı ve Rasulullah’ı yalanlarken, itaate yanaşmazken size de değer vermez. Bu sebeple dünyada ceza, âhirette azap yakanızı bırakmayacaktır.' diye ilan et.

lizâmen

  Furkân / 77 -

 Ahmet Varol = De ki: 'Duanız olmasa Rabbim size bir değer vermez. Ancak yalanladınız; artık (sizin için azap) kaçınılmaz olacak.'

lizâmen

  Furkân / 77 -

 Ali Bulaç = De ki: "Sizin duanız olmasaydı Rabbim size değer verir miydi? Fakat siz gerçekten yalanladınız; artık (bunun azabı da) kaçınılmaz olacaktır."

lizâmen

  Furkân / 77 -

 Ali Fikri Yavuz = (Ey Rasûlüm, kâfirlere) de ki: “- Sizin ibadetiniz olmasa, Rabbim sizi ne yapacak (size ne kıymet verir?) Mademki (Allah’ı ve Rasûlünü) tekzibettiniz, o halde azab size çaresiz vacib olacaktır.”

lizâmen

  Furkân / 77 -

 Ali Ünal = De ki: “Duanız olmazsa Rabbim size ne diye değer versin ki! (Ama ey inkârcılar!) Siz O’nun Mesajı’nı yalanladınız ve bunun günahı yakanızı bırakmayacaktır.”