Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
lâ tefterû
Diyanet İşleri = Mûsâ, onlara şöyle dedi: “Yazıklar olsun size! Allah’a karşı yalan uydurmayın, yoksa sizi azap ile yok eder. Allah’a karşı yalan uyduran mutlaka hüsrana uğramıştır.”
lâ tefterû
Abdulbaki Gölpınarlı = Mûsâ, onlara, yazıklar olsun size dedi, Allah'a yalan yere iftirâda bulunmayın, sonra size azâp eder de kökünüzü kurutur ve muhakkak kim iftirâ ederse ziyan eder.
lâ tefterû
Abdullah Parlıyan = Musa onlara: “Yazıklar olsun size!” dedi. “Allah'a karşı yalan uydurmayın, yoksa sizi azabı ile kırar geçirir. Zaten böyle yalan uyduran kimse, baştan kaybetmiş demektir!” dedi.
lâ tefterû
Adem Uğur = Musa onlara: Yazık size! dedi, Allah hakkında yalan uydurmayın! Sonra O, bir azap ile kökünüzü keser! İftira eden, muhakkak perişan olur.
lâ tefterû
Ahmed Hulusi = Musa onlara dedi ki: "Yazıklar olsun size. . . Allâh üzerine yalan uydurmayın! Bundan dolayı azap ile kökünüzü keser. . . İftira eden hakikaten kaybetmiştir. "
lâ tefterû
Ahmet Tekin = Mûsâ onlara:'Yazıklar olsun size, Allah adına yalan uydurmayın. Sonra o müthiş bir azap ile kökünüzü kurutur. Allah’a iftira eden hüsrana uğramıştır, perişan olmuştur.' dedi.
lâ tefterû
Ahmet Varol = Musa onlara dedi ki: 'Yazık size! Allah'a karşı yalan uydurmayın. Sonra bir azapla sizin kökünüzü kurutur. Yalan uyduran perişan olmuştur.'
lâ tefterû
Ali Bulaç = Musa onlara dedi ki: "Size yazıklar olsun, Allah'a karşı yalan düzüp uydurmayın, sonra bir azab ile kökünüzü kurutur. Yalan düzüp uyduran gerçekten yok olup gitmiştir."
lâ tefterû
Ali Fikri Yavuz = Mûsa onlara dedi ki: “- Yazıklar olsun size! Allah’a yalan uydurmayın, sonra bir azap ile kökünüzü keser. Gerçekten yalan uyduran ziyana uğramıştır.
lâ tefterû
Ali Ünal = Musa, (önce herkese tebliğde bulunarak) dedi ki: “Yazık size! (O’nun apaçık delillerine sihir diyerek, size olan Mesajı’nı sizi ülkenizden çıkarmak içinmiş gibi çarpıtarak ve O varken başka rabler, ilâhlar edinerek) Allah hakkında yalanlar uydurmak suretiyle O’na iftirada bulunmayın. Yoksa üzerinize öyle bir musibet gönderir ki, kökünüzü keser. Şurası bir gerçek ki, her kim Allah’a iftirada bulunursa muhakkak hüsrana uğrar.”
lâ tefterû
Bayraktar Bayraklı = Mûsâ büyücülere, “Size yazıklar olsun! Allah'a karşı yalan uydurmayınız. Çünkü Allah, sizi azapla helâk eder. Şüphesiz kim Allah'a iftira etmişse kaybetmiştir” dedi.
lâ tefterû
Bekir Sadak = Musa onlara: «Size yaziklar olsun! Allah'a karsi yalan uydurmayin, yoksa sizi azabla yok eder. Allah'a iftira eden husrana ugrar» dedi.
lâ tefterû
Celal Yıldırım = Musâ onlara dedi ki: Yazıklar olsun size! Allah'a karşı yalan uydurmayın, sonra bir azâb ile kökünüzü kesip kurutur. Allah'a iftira eden gerçekten hüsrana uğramıştır.
lâ tefterû
Cemal Külünkoğlu = Musa, onlara şöyle dedi: “Yazıklar olsun size! Allah'a karşı yalan uydurmayın, yoksa sizi azap ile yok eder. Allah'a karşı yalan uyduran perişan olur.”
lâ tefterû
Diyanet İşleri (eski) = Musa onlara: 'Size yazıklar olsun! Allah'a karşı yalan uydurmayın, yoksa sizi azabla yok eder. Allah'a iftira eden hüsrana uğrar' dedi.
lâ tefterû
Diyanet Vakfi = Musa onlara: Yazık size! dedi, Allah hakkında yalan uydurmayın! Sonra O, bir azap ile kökünüzü keser! İftira eden, muhakkak perişan olur.
lâ tefterû
Edip Yüksel = Musa onlara dedi ki: 'Size yazıklar olsun. ALLAH'a karşı yalan uydurmayın. Sonra sizi bir azap ile perişan eder. İftira edenler kuşkusuz kaybedecektir.'
lâ tefterû
Elmalılı Hamdi Yazır = Musâ onlara veyl sizlere, dedi: Allaha yalanı iftira etmeyin sonra bir azâb ile kökünüzü keser, filhakıka iftira eden hâib oldu
lâ tefterû
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Musa onlara: «Yazıklar olsun size, Allah'a yalan yere iftirada bulunmayın, sonra bir azap ile kökünüzü keser. Gerçekten iftira eden hüsrana uğramıştır.» dedi.
lâ tefterû
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Musa onlara dedi ki: «Yazıklar olsun size! Allah'a yalan uydurmayın. Sonra bir azab ile kökünüzü keser. Gerçekten (Allah'a) iftira eden hüsrana uğramıştır.»
lâ tefterû
Gültekin Onan = Musa onlara dedi ki: "Size yazıklar olsun, Tanrı'ya karşı yalan düzüp uydurmayın, sonra bir azab ile kökünüzü kurutur. Yalan düzüp uyduran gerçekten yok olup gitmiştir."
lâ tefterû
Harun Yıldırım = Musa onlara: Yazık size! dedi, Allah hakkında yalan uydurmayın! Sonra O, bir azap ile kökünüzü keser! İftira eden, muhakkak perişan olur.
lâ tefterû
Hasan Basri Çantay = Musa onlara dedi: «Yazıklar olsun size. Allaha karşı yalan düzmeyin. Sonra azâb ile sizin kökünüzü kurutur. Allaha karşı yalan uyduran (herkes) muhakkak hüsrana uğramışdır».
lâ tefterû
Hayrat Neşriyat = Mûsâ onlara (o sihirbazlara): 'Yazıklar olsun size! Allah’a yalan yere iftirâ etmeyin; sonra (O), bir azâb ile kökünüzü keser. (Allah hakkında) iftirâ eden, elbette hüsrâna uğramıştır' dedi.
lâ tefterû
İbni Kesir = Musa onlara dedi ki: Yazıklar olsun size, Allah'a karşı yalan uydurmayın Sonra azabla sizi yok eder. Doğrusu Allah'a iftira eden, hüsrana uğramıştır.
lâ tefterû
Kadri Çelik = Musa onlara dedi ki: “Size yazıklar olsun, Allah'a karşı yalan düzüp uydurmayın, sonra bir azap ile kökünüzü kurutur. Yalan düzüp uyduran gerçekten hüsrana uğramıştır.”
lâ tefterû
Muhammed Esed = Musa onlara: "Yazıklar olsun size!" dedi, "Allah'a karşı (böyle) yalan uydurmayın; yoksa O müthiş bir azapla sizin kökünüzü kazır; zaten (böyle) bir yalan uyduran kimse baştan kaybetmiş demektir!"
lâ tefterû
Mustafa İslamoğlu = Musa onlara "Size yazıklar olsun!" diye çıkıştı; "Allah'a karşı yalan uydurmayın; böyle yaparsanız, O size kökünüzü kurutacak bir ceza verir: zaten O'na iftira eden daha baştan kaybetmiştir."
lâ tefterû
Ömer Nasuhi Bilmen = Musa onlara (sihirbazlara) dedi ki: «Yazıklar olsun sizlere! Allah'a karşı yalan yere iftirada bulunmayın, sonra sizi azab ile helâk eder ve muhakkak ki, iftira eden hüsrâna uğramıştır.»
lâ tefterû
Ömer Öngüt = Musa onlara dedi ki: “Size yazıklar olsun! Allah'a karşı yalan uydurmayın. Yoksa azapla sizi yok eder. Allah'a iftira eden muhakkak hüsrana uğrar. ”
lâ tefterû
Şaban Piriş = Musa onlara: -Yazıklar olsun size! Allah’a karşı yalan uydurmayın. Sonra bir azapla sizi yok eder. Elbette safsatacı iftira eden, hüsrana uğrar.
lâ tefterû
Sadık Türkmen = Musa onlara dedi ki: “Yazıklar olsun size! Allah’a karşı yalan uydurup da iftira etmeyin. Sonra bir azap ile sizin kökünüzü kurutur. Doğrusu iftira eden kimse kaybetmiştir!”
lâ tefterû
Seyyid Kutub = Musa onlara dedi ki; «Vay gele başınıza! Allah adına yalan uydurmayınız. Yoksa sizi bir azaba çarptırarak kökünüzü kurutur. Allah'a iftira atan gerçekten aldanmıştır.»
lâ tefterû
Suat Yıldırım = Mûsâ onlara: "Yazık size!" dedi, "Allah hakkında yalan uydurmayın, yoksa O size öyle bir azap gönderir ki kökünüzü keser." "İftira eden, muhakkak perişan olur."
lâ tefterû
Süleyman Ateş = Mûsâ onlara: "Yazık size, dedi, Allah'a yalan uydurmayın, sonra (O), bir azâb ile kökünüzü keser, doğrusu iftirâ eden perişan olmuştur!"
lâ tefterû
Tefhim-ul Kuran = Musa onlara dedi ki: «Size yazıklar olsun, Allah'a karşı yalan düzüp uydurmayın, sonra bir azab ile kökünüzü kurutur. Yalan düzüp uyduran gerçekten yok olup gitmiştir.»
lâ tefterû
Ümit Şimşek = Musa onlara 'Yazıklar olsun size,' dedi. 'Allah adına yalan uydurmayın; yoksa bir azapla kökünüzü kurutur. Yalan uyduran, gerçekten ziyana düşmüştür.'
lâ tefterû
Yaşar Nuri Öztürk = Mûsa onlara dedi ki: "Yazıklar olsun size, yalan düzerek Allah'a iftira etmeyin! Yoksa bir azap ile kökünüzü kurutur. İftira eden, perişan olmuştur."
lâ tefterû
İskender Ali Mihr = Musa (A.S) onlara şöyle dedi: “Size yazıklar olsun! Allah’a yalanla iftira etmeyin yoksa sizi azapla yok eder ve (O’na) iftira eden(ler) heba olmuştur.”
lâ tefterû
İlyas Yorulmaz = Musa sihirbazlara “Yazıklar olsun size, Allah adına yalan uydurmayın. Yoksa sizi azap ile silip yok eder ve kim Allah adına yalan uydurmuş ise yaptıkları boşa gitmiş olur” dedi.