Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Diyanet İşleri = Onun meyveleri sarkar (kolaylıkla devşirilebilir).

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Meyveleri pek yakındır.

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Abdullah Parlıyan = O cennetin meyvelerini yakınca kolayca erişilecek bir yerde bulacak.

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Adem Uğur = Meyveleri sarkmış halde.

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Ahmed Hulusi = Onun yaptıklarının getirisi nimetler, elinin altındadır!

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Ahmet Tekin = Cennetin meyvaları da sarkmıştır, kolayca devşirilir.

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Ahmet Varol = Devşirilecek meyvaları pek yakındır.

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Ali Bulaç = Devşirilecek (meyve ve eşsiz ürün)leri pek yakındır.

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Ali Fikri Yavuz = (Meyvelerinin) devşirilmeleri yakından...

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Ali Ünal = Salkım salkım meyveleri elle koparılacak mesafede.

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Bayraktar Bayraklı = (21-24) O, hoş bir hayat içinde, meyveleri sarkmış, yüksek bir cennette olacak. Onlara şöyle denilecek: “Geçmiş günlerde yaptıklarınızdan dolayı afiyetle yiyiniz, içiniz!”

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Bekir Sadak = (21-23) Artik o, meyveleri sarkmis, yuksek bir bahcede, hos bir yasayis icindedir.

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Celal Yıldırım = Meyveleri yakıncacık külfetsiz koparılmaya elverişlidir.

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Cemal Külünkoğlu = (21-23) Artık o, meyveleri sarkmış, yüksek bir bahçede, hoş bir yaşayış içindedir.

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Diyanet İşleri (eski) = (21-23) Artık o, meyveleri sarkmış, yüksek bir bahçede, hoş bir yaşayış içindedir.

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Diyanet Vakfi = (21-23) Artık o, meyveleri sarkmış yüce bir cennette hoşnut kalacağı bir hayat içindedir.

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Edip Yüksel = Meyveleri ulaşılabilecek mesafededir.

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Divşirimleri yakında

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Devşirmeleri (meyveleri) yakındadır.

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ki o cennetin meyveleri sarkmıştır.

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Gültekin Onan = Devşirilecek (meyve ve eşsiz ürün)leri pek yakındır.

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Harun Yıldırım = Meyveleri sarkmıştır.

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Hasan Basri Çantay = (O cennetin) çabucak devşirilecek (meyve) leri (her durumda erilebilir derecede) yakındır.

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Hayrat Neşriyat = Meyveleri yakın (toplaması kolay)!

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 İbni Kesir = Ki, meyveleri sarkmıştır.

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Kadri Çelik = Devşirilecekleri (meyveleri) pek yakındır.

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Muhammed Esed = (yaptıklarının) meyvelerine kolayca ulaşabileceği.

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Mustafa İslamoğlu = hemen yakınında (amellerinin) meyveleri.

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (23-24) Toplanacak semereleri pek yakındır. Afiyetle yeyin ve için, geçmiş günlerde takdim etmiş olduğunuz şeylerin mükâfaatı olarak.

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Ömer Öngüt = Meyveleri sarkmış.

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Şaban Piriş = Meyveleri ise aşağıdadır.

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Sadık Türkmen = Onun meyveleri sarkmış, koparılması çok kolaydır.

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Seyyid Kutub = Meyvelerin devşirilmesi kolaydır.

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Suat Yıldırım = Meyveleri hemen el ile koparılacak durumdadır.

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Süleyman Ateş = Ki devşirmesi kolay (meyvaları yakın. Oturan, elini uzatıp alabilir).

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Tefhim-ul Kuran = Devşirilecek (meyve ve eşsiz ürün)leri pek yakındır.

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Ümit Şimşek = O Cennetin meyveleri hemen yakınındadır.

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Devşirilmesi kolaydır onun.

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 İskender Ali Mihr = Onun olgunlaşmış meyveleri yakınlaşmış (aşağı sarkmış) durumdadır.

kutûfu-hâ

  Hâkka / 23 -

 İlyas Yorulmaz = Aşağıya sarkmış meyve ağaçları içinde.

kutûfu-hâ

  İnsan / 14 -

 Diyanet İşleri = Üzerlerine cennetin gölgeleri sarkmış, cennetin meyveleri (kolayca alınacak şekilde) yakınlaştırılarak hazırlanmıştır.

kutûfu-hâ

  İnsan / 14 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ağaçların gölgeleri, yakındır onlara ve meyveleri, adamakıllı râm olmuştur onlara.

kutûfu-hâ

  İnsan / 14 -

 Abdullah Parlıyan = Cennet ağaçlarının gölgeleri onları kuşatmıştır. O ağaçların meyveleri kolay toplanacak şekilde onlara iyice yaklaştırılmıştır.

kutûfu-hâ

  İnsan / 14 -

 Adem Uğur = (Cennet ağaçlarının) gölgeleri, üzerlerine sarkar; kolayca koparılabilen meyveleri istifadelerine sunulur.

kutûfu-hâ

  İnsan / 14 -

 Ahmed Hulusi = Onun gölgeleri üzerlerine yakın, onun devşirilenleri (marifetleri) ise boyun eğdirilmiş hâldedir.

kutûfu-hâ

  İnsan / 14 -

 Ahmet Tekin = Üzerlerine Cennet gölgeleri sarkmıştır. Meyvelerin dallarından koparılarak yenilmesi oldukça kolaylaştırılmıştır.

kutûfu-hâ

  İnsan / 14 -

 Ahmet Varol = Gölgeleri kendilerine yakındır. Devşirilecek meyveleri de eğdirildikçe eğdirilmiştir.

kutûfu-hâ

  İnsan / 14 -

 Ali Bulaç = (Meyvelerin) Gölgeleri onlara pek yakın ve devşirilmeleri kolaylaştırıldıkça kolaylaştırılmış.

kutûfu-hâ

  İnsan / 14 -

 Ali Fikri Yavuz = (O cennetteki ağaçların) gölgeleri üzerlerine sarkmış, meyvaları da bol bol önlerine konmuştur.

kutûfu-hâ

  İnsan / 14 -

 Ali Ünal = Ağaçlar üzerlerine gölge yapar ve salkım salkım meyveler, elleriyle koparacakları mesafeye kadar sarkar.