Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Diyanet İşleri = Bu konuda ne kendilerinin, ne de atalarının hiçbir bilgisi yoktur. Ne büyük bir söz (bu) ağızlarından çıkan! Onlar ancak yalan söylüyorlar.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ne onların bir bilgisi var, ne atalarının; ağızlarından çıkan söz, ne de büyük söz. Onlar, ancak yalan söylüyorlar.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Abdullah Parlıyan = Allah çocuk edindi iddiasıyla ilgili, ne kendilerinin, ne de babalarının doğru bir bilgisi var. Ne ağır bir söz bu ağızlarından çıkan. Yalandan başka birşey söylemiyorlar.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Adem Uğur = Ne onların (Allah evlât edindi, diyenlerin), ne de atalarının bu konuda hiçbir bilgisi yoktur. Ağızlarından çıkan bu söz ne büyük oldu! Yalandan başka bir şey söylemiyorlar.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Ahmed Hulusi = O konuda ne onların ne de atalarının bir ilmi vardır! Ağızlarından çıkan, ne büyük laftır! (Dolayısıyla) onlar yalandan başka şey konuşmuyorlar!

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Ahmet Tekin = Ne onların, Allah evlât edindi diyenlerin, ne de atalarının bu konuda doğru bir bilgileri var. Ağızlarından çıkan söz ne büyük bir iftiradır. Onlar kesinlikle yalan yanlış şeyler söylüyorlar.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Ahmet Varol = Bu konuda ne onların ne de atalarının bir bilgisi var. Ağızlarından çıkan söz ne kadar büyüktür! Yalandan başka bir şey söylemiyorlar.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Ali Bulaç = Bu konuda ne kendilerinin, ne atalarının hiç bir bilgisi yoktur. Ağızlarından çıkan söz ne (kadar da) büyük. Onlar yalandan başkasını söylemiyorlar.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Ali Fikri Yavuz = Allah çocuk edindiğine dair ne kendilerinin bir ilmi vardır, ne de (taklid ettikleri) babalarının. Ağızlarından çıkan o söz ne büyük!... Onlar, ancak yalan söylüyorlar.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Ali Ünal = (“Allah çocuk edindi” iddiasında bulunanların) ne kendilerinin bu hususta dayandıkları kesin bir bilgi vardır, ne de aynı iddiayı taşıyan babalarının ve atalarının. Ağızlarından çıkan o söz ne kadar da korkunç! Onlar, başka değil, ancak yalan söylüyorlar.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Bayraktar Bayraklı = Bu hususta ne kendilerinin ne de atalarının bir bilgisi vardır. Ağızlarından ne büyük söz çıkıyor! Onlar yalandan başka bir şey söylemiyorlar.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Bekir Sadak = Allah'in cocuk edindigine dair ne kendilerinin ve ne de babalarinin bir bilgisi vardir. Agizlarindan cikan soz ne buyuk iftiradir. Onlar yalniz ve yalniz yalan soylerler.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Celal Yıldırım = (Allah çocuk edindi) iddiasiyle ilgili ne kendilerinin, ne de babalarının bir bilgisi var. Ağızlarından çıkan söz ne büyük! Onlar yalandan başka bir şey söylemezler.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Cemal Külünkoğlu = (Oysa Allah bir çocuk edindi diyenlerin) bu konuda ne kendilerinin bilgisi vardır ne de atalarının. Bu ağızlarından çıkan ne ağır bir sözdür! (Gerçekte) onların söyledikleri ancak yalandan ibarettir.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Diyanet İşleri (eski) = Allah'ın çocuk edindiğine dair ne kendilerinin ve ne de babalarının bir bilgisi vardır. Ağızlarından çıkan söz ne büyük iftiradır. Onlar yalnız ve yalnız yalan söylerler.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Diyanet Vakfi = Ne onların (Allah evlât edindi, diyenlerin), ne de atalarının bu konuda hiçbir bilgisi yoktur. Ağızlarından çıkan bu söz ne büyük oldu! Yalandan başka bir şey söylemiyorlar.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Edip Yüksel = Ne onların, ne de atalarının bu konuda bir bilgileri yoktur. Ağızlarından ne büyük bir söz çıkıyor! Yalandan başka şey söylemiyorlar.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Buna dâir ne kendilerinin ılmi vardır ne de babalarının, o ne büyük bir kelime ki ağızlarından çıkıyor, sırf bir yalan söylüyorlar

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bu hususta ne kendilerinin bir bilgisi vardır, ne de babalarının; o, ağızlarından çıkan ne büyük bir sözdür; sadece yalan söylüyorlar!

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Bu hususta ne kendilerinin, ne de atalarının hiçbir bilgisi yoktur. Ağızlarından çıkan söz ne büyük bir iftiradır. Onlar, yalandan başka bir şey söylemiyorlar.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Gültekin Onan = Bu konuda ne kendilerinin, ne atalarının hiç bir bilgisi yoktur. Ağızlarından çıkan söz ne (kadar da) büyük. Onlar yalandan başkasını söylemiyorlar.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Harun Yıldırım = Ne onların, ne de atalarının bu konuda hiçbir bilgisi yoktur. Ağızlarından çıkan bu söz ne büyük oldu! Yalandan başka bir şey söylemiyorlar.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Hasan Basri Çantay = Ne onların, ne atalarının buna dâir hiç bir ilgisi yokdur. Ağızlarından çıkan söz ne büyük! Onlar yalandan başkasını söylemezler.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Hayrat Neşriyat = Buna (Allah’a çocuk isnâdına) dâir ne kendilerinin bir ilmi vardır, ne de atalarının! Ağızlarından çıkan bir söz olarak (bu iddiâları) ne büyük (bir küfür) oldu! (Onlar)yalandan başka bir şey söylemiyorlar.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 İbni Kesir = Ne onların, ne de babalarının buna dair bilgileri vardır. O, ağızlarından çıkan ne büyük bir sözdür. Onlar yalnız ve yalnız yalan söylerler.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Kadri Çelik = Bu konuda ne kendilerinin, ne de babalarının hiç bir bilgisi yoktur. Ağızlarından çıkan söz pek de büyük! Onlar yalandan başkasını söylemiyorlar.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Muhammed Esed = (Oysa,) O'nun hakkında ne kendilerinin, ne de atalarının doğru bir bilgisi var: Ne ağır bir söz, bu ağızlarından çıkan! Yalandan başka bir şey söylemiyorlar!

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Mustafa İslamoğlu = (Kaldı ki) ne onlar ne de ataları, bu konuda (sahih) bir bilgiye sahip değildirler; ağızlarından öylesine çıkmış pek dehşet bir söz bu: onlar bunu demekle sadece yalan söylemiş oluyorlar.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Buna dair ne kendilerinin bir bilgisi vardır ve ne de babalarının. Ne büyük bir söz ki, ağızlarından çıkıyor. Onlar başka değil, ancak yalan söylüyorlar.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Ömer Öngüt = Bu hususta ne onların ne de atalarının bir bilgisi vardır. Ağızlarından ne büyük söz çıkıyor! Onlar yalnız ve yalnız yalan söylerler.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Şaban Piriş = Onların da atalarının da o konu hakkında bir bilgisi yoktur. Ağızlarından çıkan söz büyük bir günahtır. Çünkü söyledikleri yalandan başka bir şey değildir.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Sadık Türkmen = Bu hususta ne kendilerinin, ne de atalarının bir bilgisi vardır. Ağızlarından ne de ağır bir söz çıkıyor. Sadece yalan söylüyorlar.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Seyyid Kutub = Allah'ın evlat edindiği konusunda ne onların ve ne de atalarının hiçbir bilgisi yoktur. Rastgele ağızlarından çıkan bu söz ne ağır bir iftiradır! Söyledikleri, yalandan başka bir şey değildir.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Suat Yıldırım = Bu hususta, ne kendilerinin ne de babalarının hiçbir bilgileri yoktur. Ağızlarından çıkan o söz ne dehşetli bir söz!Ama onların iddia ettikleri, sırf yalandan ibaret!

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Süleyman Ateş = Bu hususta ne kendilerinin, ne de atalarının hiçbir bilgisi yoktur. Ağızlarından ne büyük (küstahça) söz çıkıyor! Onlar, yalandan başka bir şey söylemiyorlar.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Tefhim-ul Kuran = Bu konuda ne kendilerinin, ne de atalarının hiç bir bilgisi yoktur. Ağızlarından çıkan söz ne (kadar da) büyük. Onlar yalandan başkasını söylemiyorlar.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Ümit Şimşek = Bu konuda ne onların bir bilgisi var, ne atalarının. Ağızlarından çıkan ise, pek büyük bir sözdür. Fakat söyledikleri yalandan başka birşey değildir.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Ona ilişkin ne kendilerinin bir ilmi vardır ne de atalarının. Söz olarak ne büyüktür ağızlarından çıkıveren! Onlar bir yalandan başka şey söylemiyorlar.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 İskender Ali Mihr = Onların ve babalarının (atalarının), ona (buna; Allah’ın evlât edinmeyeceğine) dair bir ilimleri yoktur. Onların ağızlarından çıkan kelimeler (sözler) çok büyük! Onlar, (söylerlerse) ancak yalan söylüyorlar.

kelimeten

  Kehf / 5 -

 İlyas Yorulmaz = Allah çocuk edindi diyenlerin bu konuda hiçbir bilgileri olmadığı gibi, atalarının da bilgileri yoktu. Ağızlarından dökülen sözler gerçekten çok büyük laflar. Onlar yalnızca yalan söylüyorlar.

kelimeten

  İbrahim / 24 -

 Diyanet İşleri = Görmedin mi, Allah güzel bir sözü nasıl misal getirdi? (Güzel bir söz), kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.

kelimeten

  İbrahim / 24 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Görmedin mi Allah nasıl örnek getirmede, temiz söz, tertemiz bir ağaca benzer; kökü sâbittir, dalları, budakları gökte.

kelimeten

  İbrahim / 24 -

 Abdullah Parlıyan = Görmedin mi? Allah nasıl bir örnek getirmede: Temiz söz, tertemiz bir ağaca benzer, kökü sağlam ve sabit, dalları budakları gökte.

kelimeten

  İbrahim / 24 -

 Adem Uğur = Görmedin mi Allah nasıl bir misal getirdi: Güzel bir sözü, kökü (yerde) sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaca (benzetti).

kelimeten

  İbrahim / 24 -

 Ahmed Hulusi = Görmedin mi Allâh nasıl sembollerle anlatıyor: Tayyib Kelime (Hakikat ilmi) aslı sâbit (kökü orijin ben olan beyindeki DATA), dalları semâda (getirisi olan yaşantısı oluşmuş bilinçte) olan, tayyib ağaç (Kâmil insan) gibidir!

kelimeten

  İbrahim / 24 -

 Ahmet Tekin = Görmüyor musun? Allah nasıl bir misal verdi. Helâllerin hâkim olduğu, faziletin tercih edildiği, vicdanlarda mâkes bulan güzel, doğru, sağlıklı, hayırlı, meşrû bir düzen, kökü, saçakları yerde tutunmuş, gıdasını alan, dalları göğe dogru uzanan, canlılığını koruyan bir ağaca benzer.

kelimeten

  İbrahim / 24 -

 Ahmet Varol = Görmedin mi ki, Allah nasıl bir örnek vermektedir: Güzel söz kökü sabit dalları ise gökte olan güzel bir ağaç gibidir.

kelimeten

  İbrahim / 24 -

 Ali Bulaç = Görmedin mi ki, Allah nasıl bir örnek vermiştir: Güzel bir söz, güzel bir ağaç gibidir ki, onun kökü sabit, dalı ise göktedir.

kelimeten

  İbrahim / 24 -

 Ali Fikri Yavuz = Gördün ya, Allah nasıl bir temsil yaptı: Hoş bir kelime olan tevhîd ve şehadet (iman), kökü yerde sabit ve dal-budağı yukarda olan hoş bir ağaca benzer.

kelimeten

  İbrahim / 24 -

 Ali Ünal = Bak: Allah güzel bir sözü ne tür bir misalle açıklıyor: Güzel bir söz, kökü yerin derinliklerinde sabit ve dalları semada güzel bir ağaç gibidir.