Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Diyanet İşleri = Sonra onların (Nûh kavminin) ardından başka bir nesil yarattık.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Sonra onların ardından, başka bir nesil meydana getirdik.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Abdullah Parlıyan = Bu ilk toplumların ardından, yeni nesiller dünyaya getirdik.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Adem Uğur = Sonra onların ardından bir başka nesil meydana getirdik.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Ahmed Hulusi = Sonra, onların ardından başka bir nesil inşa ettik.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Ahmet Tekin = Sonra onların ardından başka nesiller meydana getirdik.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Ahmet Varol = Sonra onların artlarından başka nesil yetiştirdik.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Ali Bulaç = Sonra onların ardından bir başka insan nesli yaratıp inşa ettik.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Ali Fikri Yavuz = Nuh kavminin helâkinden sonra, arkalarından başka bir kavim yarattık (bu Âd kavmidir).

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Ali Ünal = Onlardan sonra daha nice nesiller var ettik.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Bayraktar Bayraklı = Sonra onların ardından başka bir nesil yetiştirdik.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Bekir Sadak = Sonra onların ardından bir başka insan kuşağı yaratıp inşa ettik.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Celal Yıldırım = Sonra onların ardından başka bir nesil ortaya çıkardık.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Cemal Külünkoğlu = Sonra onların (Nuh kavminin) ardından başka bir nesil (Ad kavmini) varettik.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Diyanet İşleri (eski) = Bunların ardından başka nesiller varettik.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Diyanet Vakfi = Sonra onların ardından bir başka nesil meydana getirdik.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Edip Yüksel = Sonra, onların ardından, başka bir soy yetiştirdik.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Sonra arkalarından başka bir karn inşa eyledik

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Sonra arkalarından başka bir nesil yarattık.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Sonra onların ardından bir başka nesil getirdik.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Gültekin Onan = Sonra onların ardından bir başka insan nesli yaratıp inşa ettik.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Harun Yıldırım = Sonra onların ardından başka bir nesil yetiştirdik.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Hasan Basri Çantay = Sonra onların ardından bir başka insan kuşağı yaratıp inşa ettik.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Hayrat Neşriyat = Onlardan sonra Biz başka nesiller yarattık.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 İbni Kesir = Sonra onların ardından başka bir nesil oluşturduk.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Kadri Çelik = Sonra onların ardından başka nesiller var ettik.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Muhammed Esed = Bu (ilk toplumlar)ın ardından yeni nesiller dünyaya getirdik;

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Mustafa İslamoğlu = Daha sonra bunların peşinden, başka bir nesli (tarih sahnesine) çıkardık.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Sonra onların arkalarından başka bir nesil icad ettik.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Ömer Öngüt = Sonra onların ardından başka bir nesil getirdik.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Şaban Piriş = Bunların ardından başka bir nesil meydana getirdik.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Sadık Türkmen = Sonra, onların (Adem’den Nuh’a kadarki ilk neslin) ardından, başka bir nesil var ettik.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Seyyid Kutub = Onların ardından başka bir kuşak ortaya çıkardık.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Suat Yıldırım = Onlardan sonra başka nesiller yarattık.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Süleyman Ateş = Sonra onların ardından başka bir nesil yetiştirdik.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Tefhim-ul Kuran = Sonra onların ardından bir başka insan kuşağı yaratıp inşa ettik.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Ümit Şimşek = Onlardan sonra Biz başka nesiller yarattık.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Sonra onların ardından başka bir nesil oluşturduk.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 İskender Ali Mihr = Sonra da onların arkasından başka bir nesil yarattık.

karnen

  Mü’minûn / 31 -

 İlyas Yorulmaz = Sonra, helak olan Nuh kavminden sonra, onların yerine diğer şehirleri inşa ettik.

karnen âharîne

  En’âm / 6 -

 Diyanet İşleri = Onlardan önce nice nesilleri helâk ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkân ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur yağdırmıştık. Topraklarından nehirler akıttık. Sonra da günahları sebebiyle onları helâk ettik ve arkalarından başka bir nesil var ettik.

karnen âharîne

  En’âm / 6 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Görmediler mi onlardan önce nice nesilleri helâk ettik ki onlara, yeryüzünde size vermediğimiz imkânları, kudretleri vermiş, onları yeryüzüne yerleştirmiştik, üstlerine bol-bol yağmur yağdırmıştık, ayaklarını bastıkları yerlerden ırmaklar akıtmıştık, fakat sonra suçları yüzünden helâk ettik onları ve onlardan sonra da başka başka nesiller meydana getirdik.

karnen âharîne

  En’âm / 6 -

 Abdullah Parlıyan = Onlardan önce nice nesilleri yok ettiğimizi görmezler mi? Biz onlara, yeryüzünde size vermediğimiz tüm imkanları vermiştik, gökten üzerlerine bol bol yağmurlar gönderdik, ve tüm arazilerinden ırmaklar akıttık. Günahlarından dolayı onları yok etmiş ve yerlerine başka insanlar geçirmiştik.

karnen âharîne

  En’âm / 6 -

 Adem Uğur = Görmediler mi ki, onlardan önce yeryüzünde size vermediğimiz bütün imkânları kendilerine verdiğimiz, gökten üzerlerine bol bol yağmurlar indirip evlerinin altından ırmaklar akıttığımız nice nesilleri helâk ettik. Biz onları, günahları sebebiyle helâk ettik ve onların ardından başka nesiller yarattık.

karnen âharîne

  En’âm / 6 -

 Ahmed Hulusi = Görmediler mi ki, onlardan önce nice nesilleri helâk ettik. . . (Üstelik) onları, size vermediğimiz bir şekilde, yeryüzünün verimli topraklarına yerleştirmiş; semânın nimetlerini üzerlerine irsâl etmiş ve nehirleri altlarından akar hâle getirmiştik. . . (Hâl böyle iken) onları suçlarından ötürü helâk ettik! Onlardan sonra başka bir nesil inşa ettik.

karnen âharîne

  En’âm / 6 -

 Ahmet Tekin = Kendilerinden önce nice nesilleri helâk ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkânları, gücü, itibarı ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara gökten bol bol rahmet, bereket ve nimet yağdırmış, altlarından akan ırmaklar planlayıp hazırlamıştık. Fakat onları günahlarından dolayı helâk ettik. Ve onlardan sonra başka nesiller meydana getirdik.

karnen âharîne

  En’âm / 6 -

 Ahmet Varol = Kendilerinden önce nice nesilleri yok ettiğimizi görmediler mi? Onlara size vermediğimiz imkanları vermiş, gökten üzerlerine bolca yağmur indirmiş ve altlarından ırmaklar akıtmıştık. Ama onları günahlarından dolayı helak ettik ve peşlerinden başka nesiller ortaya çıkardık.

karnen âharîne

  En’âm / 6 -

 Ali Bulaç = Kendilerinden önce nice nesilleri yıkıma uğrattığımızı görmüyorlar mı? Biz, sizi yerleşik kılmadığımız bir biçimde onları yeryüzünde (büyük bir güç ve servetle) yerleşik kıldık; gökten üzerlerine sağanak (bol yağmurlar) yağdırdık, nehirleri de altlarından akar yaptık. Ama günahları nedeniyle biz onları yıkıma uğrattık ve arkalarından başka nesiller (inşa edip) var ettik.

karnen âharîne

  En’âm / 6 -

 Ali Fikri Yavuz = Görmediler mi ki, kendilerinden önce ne kadar nesiller helâk ettik? Biz, onlara yeryüzünde size (ey Mekke’liler) vermediğimiz bütün imkânları verdik; gökten üzerlerine bol bol yağmur gönderdik. Ev ve bahçelerinin altlarından akar ırmaklar meydana getirdik. Öyle iken, yapmış oldukları günahlar sebebiyle onları helâk ettik de arkalarından başka yeni nesiller icad ettik.

karnen âharîne

  En’âm / 6 -

 Ali Ünal = Onlardan önce (seyahatlerinde harabelerinin yanlarından geçip gittikleri) nice nesilleri, nice toplumları helâk ettiğimizi görüp, üzerlerinde düşünmezler mi? O toplumları, sizi yerleştirmediğimiz bir sağlamlıkla yeryüzünde yerleştirmiş, size vermediğimiz im kânları onlara vermiş, bereket ve bolluğuyla sanki göğü üzerlerine yağdırmıştık. Irmaklar da var etmiştik ki, ayaklarının ucundan akar giderdi. Ama gün geldi, (içinde boğuldukları) günahları sebebiyle kendilerini helâk ettik ve arkalarından onların yerini alacak başka nesiller, başka toplumlar meydana getirdik.