Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Diyanet İşleri = Göklerde ve yerde kim varsa yalnızca O’na âittir. Hepsi O’na boyun eğmektedirler.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve onundur göklerde ve yeryüzünde ne varsa; hepsi de ona itâat eder.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Abdullah Parlıyan = Göklerde ve yerde ne varsa, hepsi O'nundur. Hepsi de ister istemez, O'nun buyruğuna boyun eğip, itaat etmektedir.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Adem Uğur = Göklerde ve yerde olanlar hep O'nundur. Hepsi O'na boyun eğmiştir.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Ahmed Hulusi = Ve göklerde ve yerde bulunan herkes, O’nundur. Hepsi O’na kanitindir.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Ahmet Tekin = Göklerdeki ve yerdeki akıllı ve sorumlu varlıkların tamamı, O’nun koyduğu düzenin içindedir. Hepsi O’na boyun eğip itaat ederler, saygıyla zikir halinde görevlerini yaparlar.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Ahmet Varol = Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Hepsi O'na boyun eğmişlerdir.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Ali Bulaç = Göklerde ve yerde bulunanlar O'nundur; hepsi O'na 'gönülden boyun eğmiş' bulunuyorlar.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Ali Fikri Yavuz = Göklerde ve yerde kim varsa yalnızca O’na âittir. Hepsi O’na boyun eğmektedirler.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Ali Ünal = Göklerde ve yerde kim varsa O’nundur. Hepsi de, (tamamı tekvinî, pek çoğu da hem tekvinî hem teşriî açıdan olmak üzere isteyerek veya istemeyerek) O’na boyun eğmiş durumdadır.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Bayraktar Bayraklı = Göklerde ve yerde kim varsa yalnızca O’na âittir. Hepsi O’na boyun eğmektedirler.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Bekir Sadak = Goklerde ve yerde olanlar O'nundur; hepsi O'na boyun egmistir.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Celal Yıldırım = Göklerde ve yerde bulunan (her şey) O'na aittir. Hepsi de (ister istemez) O'nun buyruğuna boyun eğip itaat etmektedir.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Cemal Külünkoğlu = Göklerde ve yerde olan her şey O'na aittir ve hepsi O'nun iradesine tabidir.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Diyanet İşleri (eski) = Göklerde ve yerde olanlar O'nundur; hepsi O'na boyun eğmiştir.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Diyanet Vakfi = Göklerde ve yerde kim varsa yalnızca O’na âittir. Hepsi O’na boyun eğmektedirler.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Edip Yüksel = Göklerde ve yerde bulunan herkes O'na aittir; hepsi O'na boyun eğmektedir.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Göklerde ve yerde kim varsa yalnızca O’na âittir. Hepsi O’na boyun eğmektedirler.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ve göklerde ve yerde bulunan herkes, O’nundur. Hepsi O’na kanitindir.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Göklerde ve yerde kim varsa yalnızca O’na âittir. Hepsi O’na boyun eğmektedirler.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Gültekin Onan = Ve göklerde ve yerde bulunan herkes, O’nundur. Hepsi O’na kanitindir.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Harun Yıldırım = Göklerde ve yerde kim varsa yalnızca O’na âittir. Hepsi O’na boyun eğmektedirler.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Hasan Basri Çantay = Ve göklerde ve yerde bulunan herkes, O’nundur. Hepsi O’na kanitindir.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Hayrat Neşriyat = Çünki göklerde ve yerde kim varsa, O’nundur. Hepsi O’na itâatkârdırlar.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 İbni Kesir = Göklerde ve yerde bulunanlar O'nundur. Hepsi O'na boyun eğer.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Kadri Çelik = Göklerde ve yerde bulunanlar O'nundur; hepsi O'na gönülden boyun eğmiş bulunmaktadırlar.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Muhammed Esed = Göklerde ve yerde olan her şey O'na aittir; hepsi O'nun iradesine tabidir.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Mustafa İslamoğlu = Göklerde ve yerde bulunan her varlık O'na aittir; hepsi de O'na itirazsız boyun eğmişlerdir.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Göklerde ve yerde kim varsa yalnızca O’na âittir. Hepsi O’na boyun eğmektedirler.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Ömer Öngüt = Ve göklerde ve yerde bulunan herkes, O’nundur. Hepsi O’na kanitindir.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Şaban Piriş = Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur. Hepsi O’na boyun eğmiştir.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Sadık Türkmen = Göklerde ve yeryüzünde kim varsa, O’nundur. Hepsi O’na boyun eğerler.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Seyyid Kutub = Göklerde ve yerde kim varsa yalnızca O’na âittir. Hepsi O’na boyun eğmektedirler.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Suat Yıldırım = Göklerde ve yerde kim varsa O’nundur. Onların hepsi, isteyerek veya istemeyerek O’na itaat ederler.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Süleyman Ateş = Göklerde ve yerde bulunan kimseler hep O'nundur, hepsi O'na itâ'at etmektedirler.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Tefhim-ul Kuran = Göklerde ve yerde bulunanlar O'nundur; hepsi O'na 'gönülden boyun eğmiş' bulunmaktadırlar.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Ümit Şimşek = Göklerde ve yerde kim varsa Onundur. Hepsi de Ona boyun eğmiştir.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Göklerde ve yerde kim varsa O'nundur. Hepsi O'na boyun eğmektedir.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 İskender Ali Mihr = Ve göklerde ve yerde bulunan herkes, O’nundur. Hepsi O’na kanitindir.

kânitûne

  Rûm / 26 -

 İlyas Yorulmaz = Göklerde ve yerde olan canlıların hepsi ona aittir. Hepsi O na gönülden boyun eğerler.

kânitûne

  Bakara / 116 -

 Diyanet İşleri = “Allah, çocuk edindi” dediler. O, bundan uzaktır. Hayır! Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah’ındır. Hepsi O’na boyun eğmiştir.

kânitûne

  Bakara / 116 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Allah, kendisine oğul edindi dediler, hâşâ. Belki göklerde de ne varsa onundur, yeryüzünde de; hepsi de ona ram olmuştur.

kânitûne

  Bakara / 116 -

 Abdullah Parlıyan = O Yahudi ve Hıristiyanlar: “Allah çocuk edindi” dediler. Asla! O, yaratılmışlara ait, böyle niteliklerden kesinlikle uzaktır. Göklerde ve yerde ne varsa sadece O'nundur. Herşey bütün varlığıyla O'na boyun eğmiştir.

kânitûne

  Bakara / 116 -

 Adem Uğur = Allah çocuk edindi dediler. Hâşâ! O, bundan münezzehtir. Göklerde ve yerde olanların hepsi O'nundur, hepsi O'na boyun eğmiştir.

kânitûne

  Bakara / 116 -

 Ahmed Hulusi = Dediler ki: "Allâh oğul edindi!" SubhaneHÛ! Bilakis, semâlar ve arzda ne varsa O'na aittir ve her şey (kanitun) O'nun hükmünü yerine getiricidir!

kânitûne

  Bakara / 116 -

 Ahmet Tekin = 'Allah kendisine oğul edindi' dediler. Hâşâ, O bundan münezzehtir. Ama göklerdeki ve yerdeki varlıkların ve imkânların hepsi O’nun mülkündedir, O’nun tasarrufundadır. Her şey O’nun emrine boyun eğmiş, saygıyla, zikrederek görevlerini yapmaktadırlar.

kânitûne

  Bakara / 116 -

 Ahmet Varol = 'Allah oğul edindi' dediler. O bundan yücedir. Aksine göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'na aittir. Hepsi O'na boyun eğmişlerdir.[22]

kânitûne

  Bakara / 116 -

 Ali Bulaç = Dediler ki: "Allah oğul edindi." O, (bu yakıştırmadan) yücedir. Hayır, göklerde ve yerde her ne varsa O'nundur, tümü O'na gönülden boyun eğmişlerdir.

kânitûne

  Bakara / 116 -

 Ali Fikri Yavuz = Yahûdi, hristiyan ve müşrikler: “- Allah, çocuk edindi” dediler. Allah, o zalimlerin bu sözünden münezzehtir. Doğrusu göklerde ve yerde ne varsa, hepsi onun; hepsi onun emrine boyun eğmiştir.

kânitûne

  Bakara / 116 -

 Ali Ünal = (Gerçek bu iken ve Allah her türlü kayıttan uzak, dolayısıyla sonsuz ve sonsuz olduğu için de eşinin, benzerinin bulunması ve sınırlı varlıklara benzemesi asla mümkün değilken, O’na evlât isnat ederek,) “Allah bir çocuk edindi!” dediler. Haşa, Allah (herhangi bir şeye ihtiyaç hissetme, sonradan olma, üreme ve fanilik gibi) yaratılmışlara ait bütün hususiyetlerden münezzehtir. Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur, (O’nun yaratmasıdır ve O’nun idaresindedir.) İstisnasız her şey, (O’nun yaratığı olarak temel hususiyeti gereği) O’nun emri altındadır ve O’na boyun eğmiş durumdadır.