Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Diyanet İşleri = Onların önlerindekini de (yaptıklarını da), arkalarındakini de (yapacaklarını da) bilir. Bütün işler hep Allah’a döndürülür.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Bilir ne varsa önlerinde ve ne varsa artlarında ve bütün işler, dönüp Allah'a varır.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Abdullah Parlıyan = Seçtiği tüm elçilerin bildikleri sınırlıyken O, onlar hakkında olanı ve olacağı da bütünüyle bilmektedir. Çünkü bütün işler Allah'a döner.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Adem Uğur = Onların önlerindekini de, arkalarındakini de (yaptıklarını da, yapacaklarını da) bilir. Bütün işler Allah'a döndürülür.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Ahmed Hulusi = Bilir onların geleceklerini de, geçmişlerini de. . . İşler Allâh'a rücu ettirilir.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Ahmet Tekin = Allah onların aşikâre, saklı, gizli yaptıklarını, yapacaklarını bilir. Bütün planların icra edilerek sonuçlandırıldığı, bütün icraatların, amellerin hesabının sorulduğu tek merci Allah’tır.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Ahmet Varol = O, onların önlerindekini de arkalarındakini de bilir. Bütün işler Allah'a döndürülür.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Ali Bulaç = O, önlerindekini ve arkalarındakini bilir. Bütün işler Allah'a döndürülür.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Ali Fikri Yavuz = Allah onların ne yaptıklarını ve ne yapacaklarını bilir. Bütün işler (netice itibariyle ahirette) Allah’a döndürülür.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Ali Ünal = O, onların önlerinde ne var arkalarında ne varsa, (yapacaklarını da yaptıklarını da, onlara malûm olanı da meçhûl olanı da) bilir. Bütün işler neticede varır Allah’ta biter ve O, neye hükmederse o olur.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Bayraktar Bayraklı = Onların önlerindekini de arkalarındakini de bilir. Bütün işler Allah'a döndürülür.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Bekir Sadak = O, gecmislerini geleceklerini bilir. Butun isler Allah'a doner.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Celal Yıldırım = Onların önünde ve ardında olan her şeyi bilir. İşler ancak Allah'a döndürülür.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Cemal Külünkoğlu = O onların yaptıklarını da yapacaklarını da, olanı da olacağı da bilir. Bütün işler yalnız Allah'a döndürülür.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Diyanet İşleri (eski) = O, geçmişlerini geleceklerini bilir. Bütün işler Allah'a döner.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Diyanet Vakfi = Onların önlerindekini de, arkalarındakini de (yaptıklarını da, yapacaklarını da) bilir. Bütün işler Allah'a döndürülür.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Edip Yüksel = Onların geçmişini ve geleceğini bilir. Her şeyin nihai kontrol ve yönetimi ALLAH'a aittir.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Hepsinin önlerindekini ve arkalarındakini bilir ve bütün işler hep Allaha irca' olunur

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Hepsinin önlerindekini ve arkalarındakini bilir; ve bütün işler hep Allah'a döndürülür.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = O geçmişlerini ve geleceklerini bilir. Bütün işler Allah'a döndürülür.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Gültekin Onan = O önlerindekini ve arkalarındakini bilir ve (bütün) buyruklar Tanrı'ya döndürülür.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Harun Yıldırım = Onların önlerindekini de, arkalarındakini de (yaptıklarını da, yapacaklarını da) bilir. Bütün işler Allah'a döndürülür.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Hasan Basri Çantay = Onların Önlerindekini de, arkalarındakileri de bilir O. (Bütün) işler ancak Allaha döndürülür.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Hayrat Neşriyat = Onların önlerindekini de arkalarındakini de (yaptıklarını da, yapacaklarını da)bilir. Ve (bütün) işler Allah’a döndürülür.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 İbni Kesir = Onların önlerinde ve arkalarında olanı bilir. Bütün işler Allah'a döndürülür.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Kadri Çelik = O, önlerindekini de arkalarındakini de bilmektedir. Bütün işler de Allah'a döndürülür.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Muhammed Esed = (bu elçilerin bildikleri sınırlıyken,) O onların gözleri önünde olanları da, onlardan gizli tutulanları da bütünüyle bilmektedir; çünkü her şey, tüm olaylar ve olgular (mebde ve me'ad olarak) Allah'a dönmektedir.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Mustafa İslamoğlu = (Yine) O onların bildiklerini de bilir, bilmediklerini de: neticede her iş ve oluş döner dolaşır Allah'a varır.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Onların ilerilerinde olanı da ve arkalarında olanı da bilir. Ve bütün işler Allah'a döndürülür.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Ömer Öngüt = O, onların önlerinde olanı da arkalarında olanı da bilir. Bütün işler Allah'a döndürülür.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Şaban Piriş = Onların önlerinde olanı da arkalarında olanı da bilir. Allah’adır işlerin dönüşü..

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Sadık Türkmen = Onların önlerindekilerini/gördüklerini de, arkalarındakilerini/görmediklerini de bilir. Bütün işler hep Allah’a döndürülür.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Seyyid Kutub = O, onların önlerindekileri (geleceklerini) de bilir, arkada bıraktıklarını (geçmişlerini) de. Olup biten her şeyin son mercii O'dur.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Suat Yıldırım = O onların yaptıklarını da yapacaklarını da, olanı da olacağı da bilir. Bütün işler yalnız Allah’a raci olur, onlar hakkındaki nihaî hükmü O verir.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Süleyman Ateş = Onların önlerinde ve arkalarında olan (bütün olayları, yaptıkları bütün işler)i bilir. Bütün işler Allah'a döndürülür.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Tefhim-ul Kuran = O, önlerindekini de, arkalarındakini de bilmektedir. Bütün işler de Allah'a döndürülür.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Ümit Şimşek = O, kullarının geçmişini de bilir, geleceğini de. Bütün işlerin dönüşü de Allah'adır.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Onların önden gönderdiklerini de bilir, arkaya bıraktıklarını da. İş ve oluşlar Allah'a döndürülür.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 İskender Ali Mihr = O, onların önündekileri ve arkalarındakini (muhafız melekleri) bilir. Ve emirler Allah’a döndürülür.

ve ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Hac / 76 -

 İlyas Yorulmaz = Allah onların neyi yaptıklarını ve neyi de yapmayacaklarını da bilir. Bütün işlerin dönüşü Allah’a dır.

ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Nûr / 31 -

 Diyanet İşleri = Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut kocalarının babalarından, yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü’minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!

ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Nûr / 31 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = İnanan kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar ve açığa çıkanlardan, görünenlerden başka ziynetlerini göstermesinler ve örtülerini, göğüslerini örtecek bir tarzda omuzlarından aşağıya doğru salsınlar; kocalarından, yahut babalarından, yahut kocalarının babasından, yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut Müslüman kadınlardan, yahut kendi malları olan kölelerden, yahut erkeklikten kesilmiş veya kudreti olmayan erkek hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların gizli hallerine vâkıf olmayan erkek çocuklardan başka erkeklere ziynetlerini göstermesinler; gizledikleri ziynetler, bilinsin diye ayaklarını da vurmasınlar ve tövbe edin hepiniz Allah'a ey inananlar da kurtulun, erin murâdınıza.

ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Nûr / 31 -

 Abdullah Parlıyan = İnanan kadınlara da söyle, onlar da gözlerini bakılması yasak olandan çevirsinler, iffet ve namuslarını korusunlar, süslerini göstermesinler, elde olmayarak açığa çıkan ve görünen kısımları hariç, cazibe ve güzelliklerini açığa vurarak dikkat çekmesinler ve bunun için başörtülerini, göğüsleri üzerine sarkıtsınlar ki, boyun ve gerdanlarından birşey görünmesin. Allah'ın açılmasını haram kıldığı, gizli zinet yerlerini yani cazibe ve güzelliklerini kocalarından, babalarından, kayınpederlerinden, oğullarından, üvey oğullarından, kardeşlerinden, erkek kardeşlerinin oğulları ya da kız kardeşlerinin oğullarından veya müslüman kadınlardan veya yasal olarak sahip oldukları köle, cariye gibi kimselerden veya erkeklikten kesilmiş yemek isteyip karın doyurmaktan başka birşey düşünemeyen kadınlara meyil ve şehvet ihtiyacı olmayan erkeklerden veya kadınların mahrem yerlerine henüz ilgi duymayan çocuklardan başka kimselere açıp göstermesinler. Yürürken gizli görkem ve güzelliklerini belli edecek, tahrik edici bir yürüyüşle yürüyerek ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü'minler! Hepiniz topluca, günahkarca davranışlardan dönüp, Allah'a yönelin ki, dünya ve ahiret mutluluğunu elde edesiniz.

ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Nûr / 31 -

 Adem Uğur = Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunanlar (köleleri), erkeklerden, ailenin kadınına şehvet duymayan hizmetçi vb. tâbi kimseler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar (Dikkatleri üzerine çekecek tarzda yürümesinler). Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.

ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Nûr / 31 -

 Ahmed Hulusi = İman eden kadınlara da de ki: Nazarlarını sakınsınlar (cinsel arzuyla bakmaktan kaçınsınlar) ve cinsel organlarını korusunlar ve zinetlerini, ondan zâhir olan müstesna, açığa vurmasınlar. . . Hımarlarını (başlarına örttükleri örtünün arkaya sallandırdıkları uçlarını, göğüs açıklıklarını kapatacak şekilde) öne getirsinler. . . (Allâh'ın bahşetmiş olduğu) zinetlerini göstermesinler. . . Ancak (şu kimseler hariç): Kocaları yahut babaları yahut kocalarının babaları yahut oğulları yahut kocalarının oğulları yahut erkek kardeşleri yahut erkek kardeşlerinin oğulları yahut kız kardeşlerinin oğulları yahut kendi kadınları yahut sağ ellerinin mâlik oldukları (cariye) yahut ricalden erkekliği kalmamış ihtiyarlara sahibinden başka tâbileri (hizmetçileri) yahut kadınların avreti üzere erkek çocuklar. . . Göğüslerine dikkati çekmek ve erkekleri tahrik amacıyla, yürürken ayaklarını vurmasınlar. . . Ey o iman edenler, hepiniz topluca Allâh'a tövbe edin ki kurtuluşa eresiniz.

ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Nûr / 31 -

 Ahmet Tekin = Mü’min kadınlara da söyle: Hain bakışlardan sakınıp, zerâfetlerini koruyarak önlerine baksınlar. Namus ve iffetlerini muhafaza etsinler, bellerine sahip olsunlar. Açık olması zaruri olan yerleri (el ve yüzleri) hariç, cezbedici güzelliklerini göstermesinler. Başörtülerini, gerdanlarını, gerdanlıklarını açıkta bırakmayacak şekilde göğüslerinin üzerine sarkıtarak örtsünler. Zînetlerini, cezbedici güzelliklerini yalnızca kocalarının, babalarının, kocalarının babalarının, oğullarının, kocalarının oğullarının, erkek kardeşlerinin, erkek kardeşlerinin oğullarının, kız kardeşlerinin oğullarının, hemcinsleri olan kadınların, meşrû şekilde sahip oldukları, üzerlerinde meşrû hakları ve otoriteleri, kendileriyle düzgün insanî münasebetleri olan câriyelerin, kadına ihtiyacı kalmamış cinsî güçten düşmüş erkek hizmetkârların, yahut henüz kadınların mahrem yerleriyle ilgilenmeyen, farkında da olmayan çocukların yanında açabilirler. Gizlemekte oldukları güzellikleri, takıları anlaşılsın diye ayaklarını yere vurarak erkekleri tahrik etmesinler. Ey mü’minler, hepiniz birden günah işlemekten vazgeçip Allah’a itaate yönelerek tevbe edin ki, kurtuluşa, ebedî nimetlerle mutluluğa eresiniz.

ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Nûr / 31 -

 Ahmet Varol = Mü'min kadınlara da söyle gözlerini (haramdan) sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar. Kendiliğinden görünenler dışında süslerini göstermesinler. Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar [4]. Süslerini kocalarından, yahut babalarından, yahut kocalarının babalarından, yahut oğullarından yahut kocalarının oğullarından, yahut kardeşlerinden, yahut kardeşlerinin oğullarından, yahut kızkardeşlerinin oğullarından, yahut kadınlarından, yahut ellerinin altındakilerden (köle ve cariyelerinden), yahut erkeklerden kadına ihtiyaçları olmayan ele bakıcılardan (dilenci, hizmetçi vs.lerden), yahut henüz kadınların mahrem yerlerini anlamayan çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri süslerinin bilinmesi için ayaklarını yere vurmasınlar. Hep birlikte Allah'a tevbe edin ey mü'minler, umulur ki kurtuluşa erersiniz.

ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Nûr / 31 -

 Ali Bulaç = Mü'min kadınlara da söyle: "Gözlerini (harama çevirmekten) kaçındırsınlar ve ırzlarını korusunlar; süslerini açığa vurmasınlar, ancak kendiliğinden görüneni hariç. Başörtülerini, yakalarının üstünü (kapatacak şekilde) koysunlar. Süslerini, kendi kocalarından ya da babalarından ya da oğullarından ya da kocalarının oğullarından ya da kendi kardeşlerinden ya da kardeşlerinin oğullarından ya da kız kardeşlerinin oğullarından ya da kendi kadınlarından ya da sağ ellerinin altında bulunanlardan ya da kadına ihtiyacı olmayan (arzusuz veya iktidarsız) hizmetçilerden ya da kadınların henüz mahrem yerlerini tanımayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizledikleri süsleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Hep birlikte Allah'a tevbe edin ey mü'minler, umulur ki felah bulursunuz."

ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Nûr / 31 -

 Ali Fikri Yavuz = Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, zinetlerini (süslerinin takılı olduğu boğaz, baş, gerdan, kol, bacak ve kulakları gibi yerlerini) açıb göstermesinler. Ancak bunlardan görünmesi zaruri olan (yüz, eller ve ayaklar) müstesnadır. Baş örtülerini yakalarının üzerine koysunlar (göğüs ve boyunlarını göstermesinler). Zinetlerini (ve süs yerlerini) ancak şu kimselere göstersinler (gösterebilirler.): Kocalarına, yahud babalarına, yahud kocalarının babalarına, yahud kendi oğullarına, yahud kocalarının (başka anadan olma) oğullarına, yahud kendi erkek kardeşlerine, yahud erkek kardeşlerinin oğullarına, yahud kız kardeşlerinin oğullarına, yahud müslüman kadınlarına, yahud ellerindeki cariyelere, yahud (şehvetsiz ve kadına) ihtiyacı olmıyan (sırf yemek peşinde koşan) uyuntu kimselere, yahud henüz kadınların gizli yerlerinin farkına varmamış olan (erkek kadın münasebetini bilmiyen) çocuklara. Gizledikleri zinetleri bilinsin diye, ayaklarını da (yere veya birbirine) vurmasınlar (erkekleri kendilerine meyil ettirmesinler). Ey müminler! Hepiniz Allah’a tevbe edin ki, dünya ve ahiret saadetine kavuşasınız.

ilâllâhi (ilâ allâhi)

  Nûr / 31 -

 Ali Ünal = Mü’min kadınlara da de ki: Onlar da, (bakmaları haram manzaralar karşısında) bakışlarını kıssınlar ve mahrem yerlerini gayrı meşrû ilişkilerden korusunlar; mecburen görünen kısımlar müstesna olmak üzere güzelliklerini ve süslerini teşhir etmesinler ve başörtülerini göğüslerinin üzerine kadar indirsinler. Güzelliklerini ve süslerini kocaları, babaları (dedeleri, amcaları ve dayıları), kocalarının babaları, öz oğulları, üvey (ve süt) oğulları, (öz, üvey ve süt torunları), (öz, süt veya üvey) erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, Müslüman kadınlar ve (hizmetçileri gibi) bir arada bulundukları sağlam karakterli kadınlar, ellerinin altında bulunan cariyeler, erkek hizmetçi veya kölelerinden artık kadınlara ihtiyaç duymayanlar ve henüz kadınlıktan ve kadınların mahrem yerlerinden habersiz çocuklar dışında kimseye göstermesinler. Saklı güzelliklerine, süslerine ve cazibelerine dikkat çekecek ve erkeklerde arzu uyandıracak şekilde davranmasın ve dışarıda dolaşmasınlar. Ey mü’minler, hepiniz tek bir kalb gibi ve cemaat şuuru içinde tevbe edip Allah’a yönelin ki, kurtuluşa eresiniz.