Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Diyanet İşleri = “Göğsüm daralır. Akıcı konuşamam. Onun için, Hârûn’a da peygamberlik ver (ve onu bana yardımcı yap).”

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Gönlüm daralır, dilim açılmaz, sen Hârûn'u gönder.

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Abdullah Parlıyan = ve göğsüm daralıyor ve dilim dönmüyor. Kardeşim Harûn'a da peygamberlik vererek bana yardımcı kıl.

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Adem Uğur = (Bu durumda) içim daralır, dilim dönmez; onun için Harun'a da elçilik ver.

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Ahmed Hulusi = "İçim daralıyor, dilim çözülmüyor, bunun için Harun'a (görev) irsâl et!"

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Ahmet Tekin = 'Göğsüm daralıyor, dilim dönmüyor. Hârûn’a da, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere peygamberlik, elçilik görevi ver.'

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Ahmet Varol = Ayrıca göğsüm daralıyor ve dilim açılmıyor. Bundan dolayı Harun'a (da Cebrail'i) gönder.

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Ali Bulaç = "Göğsüm sıkışıyor, dilim dönmüyor; bundan dolayı Harun'a da (elçilik görevini bildirmesi için Cibril'i) gönder."

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Ali Fikri Yavuz = Hem (beni tekzib etmelerinden) canım sıkılır, dilim açılmaz. Onun için Hârun’a da peygamberlik ver (ve onu tebliğ için bana arkadaş yap).

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Ali Ünal = “Benim de göksüm daralır ve gereken tahammül ve müsamahayı gösteremeyebilirim; dilim de tutulur (da, Mesajı’nı onun gerektirdiği fesahat ve selâsette anlatamayabilirim). Bu bakımdan ne olur, Harun’u da risaletle şereflendir!

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Bayraktar Bayraklı = “Bu durumda içim daralır, dilim dönmez. Onun için Hârûn'a da peygamberlik ver!”

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Bekir Sadak = (12-14) Musa: «Rabbim! Dogrusu beni yalanlamalarindan korkuyorum; gogsum daraliyor, dilim acilmiyor. Onun icin Harun'a da elcilik ver. Onlarin bana isnat ettikleri bir suc da vardir. Beni oldurmelerinden korkuyorum» demisti.

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Celal Yıldırım = Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Onun için Harun'a da peygamberlik gönder.

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Cemal Külünkoğlu = (12-14) Musa, şöyle dedi: “Ey Rabbim! Onların beni yalanlamalarından korkuyorum. (Bundan dolayı) içim daralır, akıcı konuşamam. Onun için, Harun'a da peygamberlik ver (ve onu bana yardımcı yap)! Bir de (genç yaşımda Kıptî'nin ölümüne sebep olduğumdan dolayı) onların bana isnat ettikleri bir suç var. Bu yüzden onların beni öldürmelerinden korkuyorum.”

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Diyanet İşleri (eski) = (12-14) Musa: 'Rabbim! Doğrusu beni yalanlamalarından korkuyorum; göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Onun için Harun'a da elçilik ver. Onların bana isnat ettikleri bir suç da vardır. Beni öldürmelerinden korkuyorum' demişti.

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Diyanet Vakfi = (Bu durumda) içim daralır, dilim dönmez; onun için Harun'a da elçilik ver.

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Edip Yüksel = 'Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor; kardeşim Harun'u gönder.'

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = ve Göğsüm daralır, dilim açılmaz, onun için Harûna da risalet ver

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = ve göğsüm daralır, dilim açılmaz, onun için Harun'a da peygamberlik ver!

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Ve göğsüm daralır, dilim dönmez, onun için Harun'a da elçilik ver.»

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Gültekin Onan = "Göğsüm sıkışıyor, dilim dönmüyor bundan dolayı Harun'a da (elçilik görevini bildirmesi için Cibril'i) gönder."

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Harun Yıldırım = (Bu durumda) içim daralır, dilim dönmez; onun için Harun'a da elçilik ver.

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Hasan Basri Çantay = «Benim de göğsüm daralır, dilim açılmaz. Onun için Hâruuna (Cebrâili) gönder (ona da peygamberlik ver)».

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Hayrat Neşriyat = 'Ve göğsüm daralır, dilim açılmaz; onun için (bana yardımcı olmak üzere)Hârûn’a da peygamberlik ver!'

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 İbni Kesir = Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Bunun için Harun'a da elçilik ver.

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Kadri Çelik = “Göğsüm sıkışmakta, dilim dönmemektedir; bundan dolayı Harun'a da (vahiy) gönder.”

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Muhammed Esed = ve göğsümün daralacağından ve dilimin dolaşacağından (korkuyorum); bu yüzden, (bu emri) Harun'a tevdi et.

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Mustafa İslamoğlu = Bundan dolayı göğsüm daralacak, dilim dolaşacaktır: işte bu yüzden Harun'a (da) elçilik ver!

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (12-13) Dedi ki: «Yarabbi! Şüphe yok ki, beni tekzîp edeceklerinden korkarım. Ve göğsüm daralır ve dilim açılmaz, artık Harun'a da risâlet ver.»

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Ömer Öngüt = “Benim göğsüm daralır, dilim dönmez. Onun için Harun'a da elçilik ver. ”

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Şaban Piriş = Göğsüm daralır, dilim açılmaz. Onun için Harun’a da peygamberlik ver.

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Sadık Türkmen = Göğsüm daralıyor, dilim tam açılmıyor, Harun’a da elçilik görevi ver.

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Seyyid Kutub = Bu yüzden canım sıkılır ve öfkemden dilim tutulur. Onun için Harun'a da peygamberlik görevi ver.

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Suat Yıldırım = (12-13) "Ya Rabbî" dedi, "Korkarım ki beni yalancı sayarlar, benim de göğsüm daralır, dilim tutulur. Onun için Harun’a da risalet ver!"

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Süleyman Ateş = Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor (tutukluk yapıyor), onun için Hârûn'a da elçilik ver."

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Tefhim-ul Kuran = Göğsüm sıkışmakta, dilim dönmemektedir; bundan dolayı Harun'a da (elçilik görevini bildirmesi için Cibril'i) gönder.»

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Ümit Şimşek = 'Göğsüm daralır, dilim tutulur. Onun için Harun'a da peygamberlik ver.

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Görev emrini Hârun'a gönder."

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 İskender Ali Mihr = Ve göğsüm daralıyor ve dilim dönmüyor. Bunun için Harun’a gönder.

ilâ hârûne

  Şu’arâ / 13 -

 İlyas Yorulmaz = “Göğsüm daralır ve dilim konuşmaz olur. Harun’u benimle beraber gönder. ”