Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Diyanet İşleri = Allah’ın yolundan saptırmak için O’na ortaklar koştular. De ki: “Bir süre daha faydalanın. Çünkü varışınız ateşedir.”

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Onlar, halkı onun yolundan çıkarıp saptırmak için Allah'a benzerler kabûl ettiler. De ki: Geçinin şimdilik, çünkü gerçekten de dönüp varacağınız yurt ateştir.

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Abdullah Parlıyan = Onlar, halkı O'nun yolundan çıkarıp saptırmak için Allah'la rekabet edebilecek güçlerin var olabileceğini kabul ettiler. De ki: “Bu dünyada geçinin bakalım şimdilik; çünkü gerçekten dönüp varacağınız yer ateştir!”

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Adem Uğur = (İnsanları) Allah yolundan saptırmak için O'na ortaklar koştular. De ki: (İstediğiniz gibi) yaşayın! Çünkü dönüşünüz ateşedir.

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Ahmed Hulusi = Allâh'a denkler (denk varsandıkları tanrılar) oluşturdular, O'nun yolundan saptırmak için! De ki: "Faydalanmaya çalışın (bakalım); yaşayacağınız yer ateştir!"

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Ahmet Tekin = İnsanları Allah yolundan, İslâm’dan uzaklaştırıp dalâleti tercihlerinin önünü açmak için bile bile ona eşler, ortaklar koştular.'Biraz daha zevkü safa sürün. Cezalandırma ve nihaî dönüş yeriniz ateştir.' de.

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Ahmet Varol = O'nun yolundan saptırmak için Allah'a eşler koştular. De ki: '(Şimdilik) geçim sürün. Dönüşünüz şüphe yok ki ateşedir.'

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Ali Bulaç = O'nun yolundan saptırmak için Allah'a eşler koştular. De ki: "Yararlanın. Çünkü elbette sizin varışınız ateşedir."

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Ali Fikri Yavuz = Onlar, Allah’ın yolundan saptırmak için Allah’a eşler uydurdular. De ki: “-Eğlenip keyfinize bakın, çünkü gidişiniz muhakkak ateştir.”

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Ali Ünal = (Zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde) Allah’a denkler tutup (başka ma’bud, başka rabbler edindiler ve böylece) başkalarını da O’nun yolundan saptırdılar. (Onlara) de ki: “Şimdilik geçinip gidin bakalım; nasıl olsa sonunda varacağınız yer Ateş’tir.”

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Bayraktar Bayraklı = İnsanları Allah yolundan saptırmak için O'na ortaklar koştular. De ki: “Biraz daha oyalanınız! Sonunda dönüşünüz ateşedir.”

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Bekir Sadak = Allah'in yolundan sapitmak icin O'na esler kosmuslardi. De ki: «Yasayin bakalim, hic suphesiz varacaginiz yer ates olacaktir.»

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Celal Yıldırım = (Halkı) Allah'ın yolundan saptırmak için O'na ortaklar, benzerler koştular. De ki: Bir süre keyfinize bakıp yararlanın; elbette varacağınız yer Cehennem'dir.

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Cemal Külünkoğlu = Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koştular. De ki: “(dünyada istediğiniz gibi) yaşayın! Çünkü varacağınız yer ateştir.”

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Diyanet İşleri (eski) = Allah'ın yolundan sapıtmak için O'na eşler koşmuşlardı. De ki: 'Yaşayın bakalım, hiç şüphesiz varacağınız yer ateş olacaktır.'

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Diyanet Vakfi = (İnsanları) Allah yolundan saptırmak için O'na ortaklar koştular. De ki: (İstediğiniz gibi) yaşayın! Çünkü dönüşünüz ateşedir.

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Edip Yüksel = ALLAH'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koştular. De ki: 'Biraz eğlenin, son yolculuğunuz ateşe olacaktır.'

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ve Allahın yolundan sapıtmak için Allaha menendler uydurdular, de ki: keyfinize bakın çünkü gidişiniz ateşedir

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Allah'ın yolundan saptırmak için Allah'a ortaklar uydurdular. De ki: «Keyfinize bakın, çünkü gidişiniz ateşedir!»

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Allah'ın yolundan saptırmak için Allah'a eşler koştular. De ki: «Şimdilik eğleniniz! Çünkü varacağınız yer ateştir.»

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Gültekin Onan = O'nun yolundan saptırmak için Tanrı'ya eşler koştular. De ki: "Yararlanın. Çünkü elbette sizin varışınız ateşedir."

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Harun Yıldırım = (İnsanları) Allah yolundan saptırmak için O'na ortaklar koştular. De ki: (İstediğiniz gibi) yaşayın! Çünkü dönüşünüz ateşedir.

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Hasan Basri Çantay = Onlar Allaha, (insanları) Onun yolundan sapdırmak için, (eşler), benzerler tutdular. De ki: «(Şimdilik) eğlenin. Çünkü (nasıl olsa) dönüşünüz, hiç şübhesiz ki, ateşedir».

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Hayrat Neşriyat = Hem O’nun yolundan saptırmak için Allah’a ortaklar koştular. De ki: 'Keyfinize bakın! Artık şübhesiz ki dönüşünüz, ateşedir!'

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 İbni Kesir = Onlar; Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşmuşlardı. Yaşayın bakalım, varacağınız yer şüphesiz ateş olacaktır, de.

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Kadri Çelik = O'nun yolundan saptırmak için Allah'a eşler koştular. De ki: “Yararlanın (bakayım); sonuçta elbette sizin dönüşünüz ateşedir.”

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Muhammed Esed = Çünkü, onlar Allah'a rekabet edebilecek güçlerin var olduğunu vehmettiler ve sonuç olarak O'nun yolundan saptılar. De ki: "(Bu dünyada) avunup durun bakalım, nasıl olsa yolunuzun sonu ateş olacak!"

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Mustafa İslamoğlu = Allah'a, O'nun yolundan saptırmak için eşdeğer rakip güçler tasavvur ettiler. De ki: "Geçici arzularla oyalana durun, nasıl olsa varacağınız yer ateş olacaktır!"

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve Allah için şerikler edindiler, O'nun yolundan saptırmak için. De ki: «Faidelenin, sonra muhakkak ki, dönüp gideceğiniz yer, ateştir.»

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Ömer Öngüt = Allah'ın yolundan saptırmak için O'na ortaklar koştular. De ki: “Bir süre yararlanın! En son varacağınız yer ateştir. ”

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Şaban Piriş = Allah’ın yolundan saptırmak için O’na eşler koşmuşlardı. De ki: -Yaşayın bakalım, hiç şüphesiz varacağınız yer ateş olacaktır.

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Sadık Türkmen = Allah’a eşler koştular, O’nun yolundan saptırmak için! De ki: “Şimdilik eğlenin. Çünkü gidişiniz ateşedir/varacağınız yer ateştir.”

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Seyyid Kutub = Onlar insanları Allah'ın yolundan saptırmak için O'na çeşitli ortaklar koştular. Onlara de ki; «Dünya nimetlerinden elinizden geldiği kadar yararlanın bakalım, çünkü sonunda varacağınız yer cehennem ateşidir.

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Suat Yıldırım = İnsanları Allah’ın yolundan saptırmak için birtakım ortaklar uydurdular. De ki: "Azıcık yararlanın bakalım, nasılsa sonunda gideceğiniz yer ateştir!"

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Süleyman Ateş = Allâh'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koştular. De ki: "(Şimdilik) eğlenin, gideceğiniz yer ateştir!"

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Tefhim-ul Kuran = O'nun yolundan saptırmak için Allah'a eşler koştular. De ki: «Yararlanın. Çünkü elbette sizin varışınız ateşedir.»

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Ümit Şimşek = Halkı Onun yolundan alıkoymak için, başkalarını Allah'a denk tuttular. De ki: Nasiplenedurun; sonunda varacağınız yer ateştir.

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Yolundan saptırmak için Allah'a eşler uydurdular. De ki: "Hadi, nimetlenin! Sonunda varacağınız yer ateştir."

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 İskender Ali Mihr = Onun yolundan saptırmak için Allah’a eşler koştular. “Metalanın (refah içinde yaşayın)” de. Artık sizin dönüşünüz ateşedir.

ilâ en nâri

  İbrahim / 30 -

 İlyas Yorulmaz = İnsanları Allah’ın yolundan çevirmek için, kendilerinin icat ettikleri putları Allah’ın yerine koydular. Böylelerine deki “(Dilediğiniz gibi) Yaşayın. Sizin döneceğiniz yer ateştir. ”

ilâ en nâri

  Fussilet / 19 -

 Diyanet İşleri = Allah’ın düşmanlarının, toplanıp yığın yığın cehenneme sevk edilecekleri günü hatırla!

ilâ en nâri

  Fussilet / 19 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve o gün, Allah düşmanları, bir araya toplanır da toplu bir halde cehenneme sürülürler.

ilâ en nâri

  Fussilet / 19 -

 Abdullah Parlıyan = Ve o gün Allah düşmanları bir araya toplanır da, toplu bir halde cehenneme sürülürler.

ilâ en nâri

  Fussilet / 19 -

 Adem Uğur = Allah'ın düşmanları, ateşe sürülmek üzere toplandıkları gün, hepsi bir araya getirilirler.

ilâ en nâri

  Fussilet / 19 -

 Ahmed Hulusi = O süreç geldiğinde Allâh düşmanları hep beraber toplanırlar ve Nâr'a sevk olurlar.

ilâ en nâri

  Fussilet / 19 -

 Ahmet Tekin = Allah düşmanları, Cehenneme gönderilmek üzere mahşerde toplandıkları gün, hiç bekletilmeden Cehenneme sevkedilirler.

ilâ en nâri

  Fussilet / 19 -

 Ahmet Varol = Allah'ın düşmanlarının toplanıp ateşe götürüldükleri gün hepsi biraraya getirilirler.

ilâ en nâri

  Fussilet / 19 -

 Ali Bulaç = Allah'ın düşmanlarının bir araya getirilip toplanacakları gün işte onlar, ateşe bölükler halinde dağıtılırlar.

ilâ en nâri

  Fussilet / 19 -

 Ali Fikri Yavuz = Allah düşmanlarının toplanıb ateşe götürülecekleri gün (kıyamette) onlar, ilk gelenden itibaren sonuncu gelinceye kadar bekletilirler.

ilâ en nâri

  Fussilet / 19 -

 Ali Ünal = Gün gelecek, Allah’ın bütün düşmanları mezarlarından diri olarak çıkarılıp Ateş’e sokulmak üzere bir araya toplanacak ve (hesap yerine) sıra sıra sevk olunacaklardır.