Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Diyanet İşleri = “Andolsun, kendiniz gibi bir beşere itaat ederseniz mutlaka ziyana uğrarsınız.”

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Kendiniz gibi bir insana itâat ederseniz o zaman gerçekten de ziyan edersiniz.

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Abdullah Parlıyan = Eğer sizin gibi bir insana uyarsanız, sonunda kaybeden mutlaka siz olacaksınız.

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Adem Uğur = Gerçekten, sizin gibi bir beşere itaat ederseniz, herhalde ziyan edersiniz.

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Ahmed Hulusi = "Andolsun ki, eğer sizin gibi bir beşere itaat ederseniz, muhakkak ki siz hüsrana uğrayanlar olursunuz. "

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Ahmet Tekin = 'Sizin gibi bir beşere itaat ederseniz kesinlikle hüsrana uğrarsınız.'

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Ahmet Varol = Eğer sizin gibi bir insana itaat ederseniz o zaman siz mutlaka kaybedenler olursunuz.

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Ali Bulaç = "Eğer sizin benzeriniz olan bir beşere boyun eğecek olursanız, andolsun, siz gerçekten hüsrana uğrayanlar olursunuz."

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Ali Fikri Yavuz = Eğer kendiniz gibi bir insana itaat edecek olursanız, o halde aldanmış cahiller olursunuz.

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Ali Ünal = “Şayet sizin gibi bir beşere itaat edecek olursanız, hiç kuşkusuz kaybeder, büyük bir hüsrana uğrarsınız.

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Bayraktar Bayraklı = Eğer sizin gibi bir insana itaat ederseniz, o zaman siz kaybedersiniz.

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Bekir Sadak = «endiniz gibi bir insana itaat ederseniz husrana ugrayacaginizda hic suphe yoktur.»

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Celal Yıldırım = Eğer kendiniz gibi bir insana itaat edip peşine takılırsanız o takdirde hüsrana uğrarsınız.

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Cemal Külünkoğlu = “Andolsun, kendiniz gibi bir beşere itaat ederseniz mutlaka ziyana uğrarsınız.”

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Diyanet İşleri (eski) = 'Kendiniz gibi bir insana itaat ederseniz hüsrana uğrayacağınızda hiç şüphe yoktur.'

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Diyanet Vakfi = «Gerçekten, sizin gibi bir beşere itaat ederseniz, herhalde ziyan edersiniz.»

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Edip Yüksel = 'Sizin gibi bir insana uyarsanız, siz o zaman gerçekten kaybedersiniz.'

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = ve şayet sizin gibi bir beşere itaat ederseniz muhakkak ki siz o halde kat'ıyyen husrandasınızdır.

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Şayet sizin gibi bir insana itaat ederseniz, muhakkak ki, siz o takdirde kesinlikle hüsrandasınızdır.

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Gerçekten, tıpkı kendiniz gibi bir beşere itaat ederseniz herhalde ziyan edersiniz.»

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Gültekin Onan = "Eğer sizin benzeriniz olan bir beşere boyun eğecek olursanız, andolsun, siz gerçekten hüsrana uğrayanlar olursunuz."

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Harun Yıldırım = "Gerçekten, sizin gibi bir beşere itaat ederseniz, herhalde ziyan edersiniz."

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Hasan Basri Çantay = «Eğer kendiniz gibi bir insana boyun eğerseniz, andolsun ki, bu takdîrde siz mutlakaa hüsraana düşenlersinizdir».

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Hayrat Neşriyat = 'Eğer kendiniz gibi bir insana itâat ederseniz, o takdirde mutlaka siz gerçekten hüsrâna uğrayan kimseler olursunuz.'

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 İbni Kesir = Eğer kendiniz gibi bir insana boyun eğecek olursanız; hüsrana uğrayacağınızda hiç şüphe yoktur.

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Kadri Çelik = “Eğer sizin benzeriniz olan bir beşere boyun eğecek olursanız, şüphesiz siz hüsrana uğrayanlar olursunuz.”

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Muhammed Esed = "ve tıpkı sizin (şimdi yaptığınız) gibi bir ölümlüye itibar edecek olursanız, bilin ki, sonunda kaybeden mutlaka siz olacaksınız!

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Mustafa İslamoğlu = Hal böyleyken kalkar da sizin gibi ölümlü birine tabi olursanız, o takdirde kaybeden mutlaka siz olursunuz.

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = «Ve eğer siz, misliniz olan bir insana itaat ederseniz, şüphe yok ki o halde muhakkak hüsrâna uğramış kimselersiniz.»

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Ömer Öngüt = “Eğer kendiniz gibi bir insana boyun eğecek olursanız, ziyana uğrayacağınızda hiç şüphe yoktur. ”

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Şaban Piriş = Eğer, sizin gibi bir insana itaat ederseniz, işte o zaman hüsrana uğrarsınız.

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Sadık Türkmen = Eğer, sizin gibi bir insana itaat ederseniz, o zaman siz, mutlaka kayba uğrayanlar olursunuz!

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Seyyid Kutub = Eğer kendiniz gibi bir insana itaat edecek olursanız, o halde aldanmış cahiller olursunuz.

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Suat Yıldırım = (33-34) Onun halkından kâfir olup âhiret buluşmasını yalan sayan ve kendilerine dünya hayatında bol nimet verdiğimiz eşraf takımı: "Bu," dediler, "sizin gibi bir insandan başka bir şey değil, baksanıza sizin yediklerinizden yiyor, sizin içtiklerinizden içiyor. Eğer siz, sizin gibi bir beşere itaat edecek olursanız, büyük bir kayba ve hüsrana uğrarsınız."

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Süleyman Ateş = "Eğer sizin gibi bir insana itâ'at ederseniz o takdirde siz, mutlaka ziyana uğrayanlarsınız demektir."

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Tefhim-ul Kuran = «Eğer sizin benzeriniz olan bir beşere boyun eğecek olursanız, andolsun, siz gerçekten hüsrana uğrayanlar olursunuz.»

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Ümit Şimşek = 'Sizin gibi bir beşere itaat ederseniz ziyan edersiniz.

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Kendiniz gibi bir insana itaat ederseniz, o takdirde mutlaka hüsrana uğrayanlar olursunuz."

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 İskender Ali Mihr = Ve eğer siz, sizin gibi bir beşere itaat ederseniz muhakkak ki siz, o zaman mutlaka hüsrana düşenler olursunuz.

hâsirûne

  Mü’minûn / 34 -

 İlyas Yorulmaz = “Eğer sizin gibi bir insana itaat ederseniz, o zaman kaybedenlerden olursunuz. ”

le hâsirûne

  A’râf / 90 -

 Diyanet İşleri = Şu’ayb’ın kavminden inkâr eden ileri gelenler dediler ki: “(Ey ahali!) Andolsun ki eğer Şu’ayb’a uyarsanız, o takdirde mutlaka siz zarar edenler olursunuz.”

le hâsirûne

  A’râf / 90 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Kavminin ileri gelenlerinden kâfir olanlar, Şuayb'e uyduğunuz takdîrde andolsun ki dediler, zarara uğrarsınız.

le hâsirûne

  A’râf / 90 -

 Abdullah Parlıyan = Ne var ki, toplumun arasından Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlerin elebaşıları, Şuayb'a iman edenlere: “Doğrusu eğer Şuayb'a uyarsanız, bilin ki kaybedenlerden olacaksınız” dediler.

le hâsirûne

  A’râf / 90 -

 Adem Uğur = Kavminden ileri gelen kâfirler dediler ki: Eğer Şuayb'e uyarsanız o takdirde siz mutlaka ziyana uğrarsınız.

le hâsirûne

  A’râf / 90 -

 Ahmed Hulusi = Halkından hakikat bilgisini inkâr eden ileri gelenler: "Eğer Şuayb'a tâbi olursanız, o takdirde mutlaka hüsrana uğrayanlar olursunuz" dediler.

le hâsirûne

  A’râf / 90 -

 Ahmet Tekin = Kavminden kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kodamanlar, halka:'Şuayb’e tâbi olursanız, o takdirde siz de zarara uğrarsınız' dediler.

le hâsirûne

  A’râf / 90 -

 Ahmet Varol = Kavminin inkar eden ileri gelenleri dediler ki: 'Eğer Şu'ayb'a uyarsanız o zaman zarara uğrayanlardan olursunuz.'

le hâsirûne

  A’râf / 90 -

 Ali Bulaç = Kavminin önde gelenlerinden inkâr edenler, dediler ki: "Andolsun, Şuayb'a uyacak olursanız, kuşkusuz kayba uğrayanlardan olursunuz."

le hâsirûne

  A’râf / 90 -

 Ali Fikri Yavuz = Kavminin öncü kâfirleri, diğerlerine şöyle dediler: “- Dininizi bırakıp Şuayb’a uyarsanız, yemin ederiz ki, bu takdirde çok büyük ziyan görenlerden olacaksınız.”

le hâsirûne

  A’râf / 90 -

 Ali Ünal = Halkı içinde söz sahibi ve küfürde kökleşmiş önde gelenler, diğerlerini sıkıştırmaya başladılar: “Bakın, eğer Şuayb’a uyacak olursanız, bilin ki kaybeder ve perişan olursunuz!”