Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Diyanet İşleri = Bu lütuf Allah’tandır. Hakkıyla bilen olarak Allah yeter.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Bu lütuf ve ihsân, Allah'tandır ve Allah'ın her şeyi bilmesi yeter.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Abdullah Parlıyan = Bu lütuf Allah'tandır ve herşeyi bilici olarak Allah yeter.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Adem Uğur = Bu lütuf Allah'tandır. Bilen olarak Allah yeter.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Ahmed Hulusi = Bu fazl Allâh'tandır. Yeterlidir onlara Esmâ'sıyla hakikatleri olan Aliym Allâh!

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Ahmet Tekin = Bu lütuflar Allah’tandır. Her şeyi bilen olarak Allah yeter.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Ahmet Varol = Bu lütuf Allah'tandır. Bilici olarak Allah yeter.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Ali Bulaç = Bu fazl (bol ihsan), Allah'tandır. Bilen olarak Allah yeter.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Ali Fikri Yavuz = İşte itaatkârlara yapılan bu ihsan Allah’dandır. Her şeyi bilici olarak Allah kâfidir.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Ali Ünal = Bu, Allah’ın bahşettiği çok büyük bir lütuftur. (Ona kimlerin lâyık olduğunu, lâyık olanların kadrini ve herkesin derecesini) Allah’ın bilmiş olması yeter.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Bayraktar Bayraklı = Bu lütuf Allah'tandır. Bilen olarak Allah yeter.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Bekir Sadak = Bu nimet, Allah'tandir. Bilen olarak Allah yeter. *

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Celal Yıldırım = İşte bu bol nîmet, çok ihsan Allah'tandır. Allah'ın (her şeyi gereği gibi) bilmesi yeter.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Cemal Külünkoğlu = Bu, ihsan ve ikram Allah'ın lütfudur. (Bu ihsan ve ikrama mazhar olanların kadrini) Allah'ın biliyor olması yeter.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Diyanet İşleri (eski) = Bu nimet, Allah'tandır. Bilen olarak Allah yeter.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Diyanet Vakfi = Bu lütuf Allah'tandır. Bilen olarak Allah yeter.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Edip Yüksel = Bu lütuf ALLAH'tandır. Bilen olarak ALLAH yeter.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = İşte bu fazıl, Allahdan: Elverir ki bilen Allah olsun

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = İşte bu lütuf Allah'tandır. Yeter ki bilen Allah olsun.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Bu lütuf Allah'tandır. Bilen olarak Allah yeter.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Gültekin Onan = Bu fazl (bol ihsan), Tanrı'dandır. Bilen olarak Tanrı yeter.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Harun Yıldırım = İşte bu Allah’tan bir lütuftur. Şüphesiz ki Alîm olarak Allah yeter.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Hasan Basri Çantay = Bu, Allahdan bir lutf-ü inâyetdir. (Her şey'i) hakkıyle bilici olarak Allah yeter.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Hayrat Neşriyat = Bu lütuf, Allah’dandır! (Ona mazhar olanı) hakkıyla bilici olarak da Allah yeter!

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 İbni Kesir = Bu büyük lütuf, Allah'tandır. Allah; her şeyi bilici olarak kafidir.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Kadri Çelik = Bu (sevap) Allah'tan bir lütuftur. Bilen olarak Allah yeter.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Muhammed Esed = Bu, Allahın lütfudur; ve hiç kimse Allahın sahip olduğu bilgiye sahip olamaz.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Mustafa İslamoğlu = Bu Allah'ı bir lutfudur; ve (bunu birinin bilmesi gerekiyorsa) her şeyi bilen Allah yeter.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = İşte bu fazl, Allah Teâlâ'dandır. Ve Hak Teâlâ bihakkın bilici olarak kâfidir.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Ömer Öngüt = İşte (itaatkârlara yapılan) bu ihsan Allah'tandır. Her şeyi bilici olarak Allah yeter.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Şaban Piriş = Bu bağış Allah’tandır. Bilen olarak Allah yeter.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Sadık Türkmen = Bu lütuf Allah’tandır. Hakkıyla bilen olarak Allah yeter.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Seyyid Kutub = Bu Allah'ın bağışıdır. Allah herşeyi yeterince bilir.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Suat Yıldırım = Bu, Allah’tan bir lütuftur. Bu lütfa lâyık olanların kadrini Allah’ın bilmesi yeter de artar!

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Süleyman Ateş = Bu ni'met, Allah'tandır. Bilen olarak Allâh yeter.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Tefhim-ul Kuran = Bu fazl (bol ihsan), Allah'tandır. Bilen olarak Allah yeter.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Ümit Şimşek = Bu Allah'tan gelen lütuftur. Allah'ın herşeyi biliyor olması ise kâfidir.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Böylesi bir beraberlik Allah'ın lütfudur. Herşeyi bilici olarak Allah yeter.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 İskender Ali Mihr = İşte bu fazl (büyük ihsan) Allah’tandır. Ve Allah, “en iyi bilen olarak” kâfidir.

el fadlu

  Nisâ / 70 -

 İlyas Yorulmaz = Bu mükafaatlar Allah dan bir lütuftur. Allah her şeyi bilen olarak yeter.

fadlun

  Nisâ / 73 -

 Diyanet İşleri = Eğer Allah’tan size bir lütuf (zafer) erişse, bu sefer de; sizinle kendisi arasında hiç tanışıklık yokmuş gibi şöyle der: “Keşke ben de onlarla beraber olsaydım da büyük bir başarıya (ganimete) ulaşsaydım.”

fadlun

  Nisâ / 73 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Size Allah'tan bir lütuf ve ihsân gelince de onunla sizin aranızda hiçbir dostluk yokmuş gibi keşke diyecek, ben de onlarla berâber olsaydım da ben de o büyük lütfa nail olsaydım, ben de muradıma erseydim.

fadlun

  Nisâ / 73 -

 Abdullah Parlıyan = Ama Allah'tan size bir zafer ihsan edildiğinde aranızda hiçbir sevgi ve dostluk yokmuş gibi davranarak “Keşke onlarla beraber bulunsaydım da, ben de büyük bir başarı elde etseydim” diyeceklerdir.

fadlun

  Nisâ / 73 -

 Adem Uğur = Eğer Allah'tan size bir lütuf erişirse -sanki sizinle onun arasında (zahirî) bir dostluk yokmuş gibi- "Keşke onlarla beraber olsaydım da ben de büyük bir başarı kazansaydım!" der.

fadlun

  Nisâ / 73 -

 Ahmed Hulusi = Eğer size Allâh'tan bir lütuf (ile başarı) erişir ise, sanki sizinle arasında beraberliği getirecek yakınlık yokmuşçasına, "Keşke onlarla beraber olsaydım da o büyük başarıdan hisse alsaydım" der.

fadlun

  Nisâ / 73 -

 Ahmet Tekin = Eğer Allah’tan size bir lütuf ve zafer ihsan edilirse, sanki onunla sizin aranızdaki sevgi, yalancıktan değilmiş gibi, 'Keşke onlarla beraber olsaydım da, mutlu olup, büyük bir ganimete kavuşsaydım' der.

fadlun

  Nisâ / 73 -

 Ahmet Varol = Size Allah tarafından bir lütuf eriştiğinde de sanki sizinle onun arasında bir sevgi bağı yokmuş gibi: 'Keşke ben de onlarla birlikte olsaydım da büyük bir kazanç sağlasaydım' der.

fadlun

  Nisâ / 73 -

 Ali Bulaç = Eğer size Allah'tan bir fazl (zafer) isabet ederse, o zaman da, sanki onunla aranızda hiç bir yakınlık yokmuş gibi kuşkusuz şöyle der; "Keşke onlarla birlikte olsaydım, böylece ben de büyük 'kurtuluş ve mutluluğa' erseydim."

fadlun

  Nisâ / 73 -

 Ali Fikri Yavuz = Ve eğer size, Allah’dan fetih ve ganimet gibi bir lütuf gelirse, sanki kendisi ile aranızda hiç bir tanışıklık olmamış gibi muhakkak şöyle diyecektir: “- Ah, keşki ben de onlarla beraber olaydım da büyük bir nimet ve ganimete ereydim!”

fadlun

  Nisâ / 73 -

 Ali Ünal = Ama Allah’tan size bir nimet ve inayet, galibiyet ve ganimet eriştiğinde ise, sanki daha önceden aranızda bir tanışıklık yokmuş, sizinle birlikte yaşamıyormuş, dolayısıyla sizinle çıkmasına bir engel varmış gibi, “Ah, ne olurdu! Ben de onlarla beraber olaydım da büyük bir ganimete konaydım!” diye sızlanır.