Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

fîmâ

  Hac / 69 -

 Diyanet İşleri = Hakkında ayrılığa düşüp durduğunuz şeyler konusunda, kıyamet günü Allah aranızda hüküm verecektir.

fîmâ

  Hac / 69 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Allah, kıyâmet günü, ne hususta aykırılığa düştüyseniz, aranızda hükmeder sizin.

fîmâ

  Hac / 69 -

 Abdullah Parlıyan = Çünkü üzerinde ayrılığa düştüğünüz tüm konularda, kıyamet günü aranızda hüküm verecek olan Allah'tır.

fîmâ

  Hac / 69 -

 Adem Uğur = Allah kıyamet gününde, ihtilâf etmekte olduğunuz konulara dair aranızda hüküm verecektir.

fîmâ

  Hac / 69 -

 Ahmed Hulusi = Allâh, tartıştığınız konuda, kıyamet sürecinde aranızda hükmeder.

fîmâ

  Hac / 69 -

 Ahmet Tekin = Allah, Kıyamet günü ihtilâf çıkarmakta olduğunuz konularda, mü’minlerle kâfirler arasında, haklı ile haksızı ayıran hükmünü verecektir.

fîmâ

  Hac / 69 -

 Ahmet Varol = Allah kıyamet günü hakkında ayrılığa düştüğünüz şeylerde aranızda hüküm verecektir.

fîmâ

  Hac / 69 -

 Ali Bulaç = "Allah, kıyamet günü, kendisinde ihtilafa düştüğünüz şey hakkında aranızda hükmedecektir."

fîmâ

  Hac / 69 -

 Ali Fikri Yavuz = (Ey müminlerle kâfirler), muhalefet edip durduğunuz şeyler hakkında kıyamet günü Allah aranızda hükmünü verecektir.

fîmâ

  Hac / 69 -

 Ali Ünal = Allah, üzerinde ihtilâf edegeldiğiniz konularda Kıyamet Günü aranızdaki hükmünü verecektir.

fîmâ

  Hac / 69 -

 Bayraktar Bayraklı = Allah, kıyamet gününde, aranızda ayrılığa düştüğünüz konularda hükmünü verecektir.

fîmâ

  Hac / 69 -

 Bekir Sadak = (67-69) Her ummete, yerine getirmeleri gerekli ibadetler koyduk. Oyleyse, bu konuda seninle cekismelerine firsat verme; Rabbine davet et, sen suphesiz dogru yol uzerindesin. Seninle tartisirlarsa: «Allah yaptiginizi cok iyi bilir; ayriliga dustugunuz seyler hakkinda, kiyamet gunu aranizda Allah hukmedecektir» de.

fîmâ

  Hac / 69 -

 Celal Yıldırım = Allah Kıyamet günü görüş ayrılığına düştüğünüz şeyler hakkında aranızda hükmedecektir.

fîmâ

  Hac / 69 -

 Cemal Külünkoğlu = Allah, ihtilafa düştüğünüz şeylerde kıyamet günü aranızda hükmedecektir.

fîmâ

  Hac / 69 -

 Diyanet İşleri (eski) = (67-69) Her ümmete, yerine getirmeleri gerekli ibadetler koyduk. Öyleyse, bu konuda seninle çekişmelerine fırsat verme; Rabbine davet et, sen şüphesiz doğru yol üzerindesin. Seninle tartışırlarsa: 'Allah yaptığınızı çok iyi bilir; ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında, kıyamet günü aranızda Allah hükmedecektir' de.

fîmâ

  Hac / 69 -

 Diyanet Vakfi = Allah kıyamet gününde, ihtilâf etmekte olduğunuz konulara dair aranızda hüküm verecektir.

fîmâ

  Hac / 69 -

 Edip Yüksel = Tartıştığınız konularda, diriliş günü aranızda ALLAH hüküm verecektir.

fîmâ

  Hac / 69 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ve muhalefet edip durduğunuz şeyler hakkında Kıyamet günü Allah aranızda hukmünü verecek

fîmâ

  Hac / 69 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Muhalefet edip durduğunuz şeyler hakkında kıyamet günü Allah aranızda hükmünü verecektir.

fîmâ

  Hac / 69 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında kıyamet günü Allah aranızda hükmünü verecektir.

fîmâ

  Hac / 69 -

 Gültekin Onan = "Tanrı, kıyamet günü, kendisinde ihtilafa düştüğünüz şey hakkında aranızda hükmedecektir."

fîmâ

  Hac / 69 -

 Harun Yıldırım = Allah kıyamet gününde, ihtilâf etmekte olduğunuz konulara dair aranızda hüküm verecektir.

fîmâ

  Hac / 69 -

 Hasan Basri Çantay = Hakkında ihtilâf edegeldiğiniz şeylere âid hükmünü aranızda Allah kıyamet günü verecekdir.

fîmâ

  Hac / 69 -

 Hayrat Neşriyat = Allah kıyâmet günü, üzerinde ihtilâfa düşmekte olduğunuz şeyler hakkında aranızda hüküm verecektir.

fîmâ

  Hac / 69 -

 İbni Kesir = İhtilafa düştüğünüz şeylerde Allah; kıyamet günü aranızda hükmedecektir.

fîmâ

  Hac / 69 -

 Kadri Çelik = “Allah, kıyamet günü, kendisinde ihtilaf etmekte olduğunuz şey hakkında aranızda hükmedecektir.”

fîmâ

  Hac / 69 -

 Muhammed Esed = (Çünkü) üzerinde ayrılığa düşegeldiğiniz tüm konularda Kıyamet Günü aranızda hüküm verecek olan Allah'tır.

fîmâ

  Hac / 69 -

 Mustafa İslamoğlu = Allah, tartışıp durduğunuz konuda Kıyamet Günü aranızdaki hükmü verecektir.

fîmâ

  Hac / 69 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Allah, kendisinde ihtilaf eder olmuş olduğunuz şeyler hakkında Kıyamet günü aranızda hükmedecektir.

fîmâ

  Hac / 69 -

 Ömer Öngüt = Allah, ayrılığa düştüğünüz hususlarda kıyamet günü aranızda hüküm verecektir.

fîmâ

  Hac / 69 -

 Şaban Piriş = Anlaşmazlığa düştüğünüz konularda Allah, kıyamet günü aranızda hüküm verecektir.

fîmâ

  Hac / 69 -

 Sadık Türkmen = Hakkında ayrılığa düşüp durduğunuz şeyler konusunda kıyamet günü Allah aranızda hüküm verecektir.

fîmâ

  Hac / 69 -

 Seyyid Kutub = Allah, kıyamet günü görüş ayrılığına düştüğünüz konulara ilişkin hükmünü verecektir.

fîmâ

  Hac / 69 -

 Suat Yıldırım = O büyük duruşma günü, hakkında ihtilaf ettiğiniz konularda aranızdaki nihaî hükmü Allah verecektir.

fîmâ

  Hac / 69 -

 Süleyman Ateş = "Allâh kıyâmet günü, ayrılığa düştüğünüz hususlarda aranızda hükmedecek (haklıyı, haksızı ayıracak)tır."

fîmâ

  Hac / 69 -

 Tefhim-ul Kuran = «Allah, kıyamet günü, kendisinde ihtilafa düşmekte olduğunuz şey hakkında aranızda hükmedecektir.»

fîmâ

  Hac / 69 -

 Ümit Şimşek = Anlaşmazlığa düştüğünüz şey hakkında, kıyamet günü Allah hükmünü verecektir.

fîmâ

  Hac / 69 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Allah, tartışmakta olduğunuz konuda kıyamet günü aranızda hüküm verecektir.

fîmâ

  Hac / 69 -

 İskender Ali Mihr = Allah, kıyâmet günü, hakkında ihtilâf etmiş olduğunuz şeyler konusunda sizin aranızda hükmedecek.

fîmâ

  Hac / 69 -

 İlyas Yorulmaz = “Allah ihtilaf ettiğiniz konularda kıyamet günü elbette ki hükmünü verecektir. ”

fîmâ

  Mü’minûn / 100 -

 Diyanet İşleri = (99-100) Nihayet onlardan birine ölüm gelince, “Rabbim! Beni dünyaya geri gönderiniz ki, terk ettiğim dünyada salih bir amel yapayım” der. Hayır! Bu, sadece onun söylediği (boş) bir sözden ibarettir. Onların arkasında, tekrar dirilecekleri güne kadar (devam edecek, dönmelerine engel) bir perde (berzah) vardır.

fîmâ

  Mü’minûn / 100 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Belki iyi işler işlerim ve zâyi ettiğim ömrü telâfî ederim. Hayır, boş bir söz, onun söylediği söz. Onların önlerinde, diriltilip mezarlarından çıkarılacakları güne dek bir berzah var.

fîmâ

  Mü’minûn / 100 -

 Abdullah Parlıyan = ki, terkettiğim dünyada belki de yararlı bir iş yaparım…” Hayır, bu onun söylediği boş ve anlamsız bir sözden ibarettir. Çünkü dünyayı terketmiş olanların ardında, yeniden diriltilecekleri güne kadar aşılması imkansız bir engel vardır.

fîmâ

  Mü’minûn / 100 -

 Adem Uğur = Ta ki boşa geçirdiğim dünyada iyi iş (ve hareketler) yapayım. Hayır! Onun söylediği bu söz (boş) laftan ibarettir. Onların gerisinde ise, yeniden dirilecekleri güne kadar (süren) bir berzah vardır.

fîmâ

  Mü’minûn / 100 -

 Ahmed Hulusi = "Tâ ki (önemsemeyip) uygulamadığım şeylerde (iman üzere yaşamda, kuvveden fiile çıkarmadıklarımda) sonsuz geleceğime yararlı çalışmalar yapayım!". . . Hayır (geri dönüş asla mümkün değil)! Öyle bir şey söyler ki geçerliliği yoktur (sistemde yeri yoktur)! Arkalarında yeniden bâ's olunacakları sürece kadar, bir berzah (boyutsal farklılık) vardır (geri dönemezler; reenkarnasyon da {ikinci defa dünya yaşamı} mümkün değildir)!

fîmâ

  Mü’minûn / 100 -

 Ahmet Tekin = 'Boşa vakit geçirdiğim dünyada Allah’ın birliğini kabul ederek, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçireyim, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayayım, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olayım, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyeyim.' der. Hayır, onun söylediği bu söz, boş laftan ibarettir. Onların, yeniden diriltilecekleri güne kadar, geriye, hayata dönmelerini engelleyen bir Berzah âlemi vardır.

fîmâ

  Mü’minûn / 100 -

 Ahmet Varol = Olur ki terkettiğim (dünya)da iyi işler işlerim.' Hayır. Bu sadece onun söylediği bir sözdür. Önlerinde diriltilecekleri güne kadar (duracak) bir engel vardır.

fîmâ

  Mü’minûn / 100 -

 Ali Bulaç = "Ki, geride bıraktığım (dünya)da salih amellerde bulunayım." Asla, gerçekten bu, yalnızca bir sözdür, bunu da kendisi söylemektedir. Onların önlerinde, diriltilip kaldırılacakları güne kadar bir engel (berzah) vardır.

fîmâ

  Mü’minûn / 100 -

 Ali Fikri Yavuz = Tâ ki, ben terk ettiğim imanı yerine getirib salih bir amelde bulunayım.” Hayır (artık dünyaya dönülmez), müşriklerden her birinin söylediği bu sözler, söyleyene ait faydasız bir lâfdır. Önlerinde ise bir mezar vardır; diriltilecekleri güne kadar oradadırlar.

fîmâ

  Mü’minûn / 100 -

 Ali Ünal = “Bu takdirde, yaşarken yanlış yaptığım ve yapmam gerekirken yapmadığım her hususta gerekeni en iyi şekilde yerine getiririm.” Ne mümkün! Bu (temenni), onun söylediği manâsız bir söz olmaktan öte gitmez. Artık onların önünde, diriltilecekleri güne kadar bir berzah (ara hayat, ara dönem) vardır.