Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
enzelte
Diyanet İşleri = Bunun üzerine Mûsâ onların koyunlarını suladı. Sonra gölgeye çekilip, “Rabbim! Bana göndereceğin her hayra muhtacım” dedi.
enzelte
Abdulbaki Gölpınarlı = Mûsâ, onların hayvanlarına su verdi, sonra da bir gölgeye çekilip Rabbim dedi, bana, hayra âit ne indirdiysen, ne lütufta bulunduysan şüphe yok ki hepsine de muhtâcım ben.
enzelte
Abdullah Parlıyan = Bunun üzerine Musa, onların hayvanlarını suladı ve gölgeye çekilip: “Ey Rabbim! Bana bahşedeceğin her hayıra, öylesine muhtacım ki!” diye niyazda bulundu.
enzelte
Adem Uğur = Bunun üzerine Musa, onların yerine (davarlarını) sulayıverdi. Sonra gölgeye çekildi ve: Rabbim! Doğrusu bana indireceğin her hayra (lütfuna) muhtacım, dedi.
enzelte
Ahmed Hulusi = Bunun üzerine (Musa), onlar namına suladı. . . Sonra gölgeye geri dönüp niyaz etti: "Rabbim, şüphesiz ki, bana nasip ettiğin hayırdan (kaçıp kurtulduktan) sonra, çok yoksul kaldım!"
enzelte
Ahmet Tekin = Bunun üzerine Mûsâ onların hayvanlarını suladı. Sonra gölgeye çekildi.'Rabbim, başıma getirdiğin bunca hayırlı olaylar sebebiyle, senden gelecek her türlü lütfa muhtacım' dedi.
enzelte
Ahmet Varol = Hemen onların (sürülerini) suladı. Sonra gölgeye çekilip: 'Rabbim! Doğrusu bana indireceğin hayıra muhtacım' dedi.
enzelte
Ali Bulaç = Hemencecik onların sürülerini suladı, sonra yine gölgeye çekilerek dedi ki: "Rabbim, doğrusu bana indirdiğin her hayra muhtacım."
enzelte
Ali Fikri Yavuz = Bunun üzerine Mûsa, onların davarlarını suvardı. Sonra gölgeye çekilip şöyle dedi: “- Ey Rabbim, doğrusu ben, bana hayırdan (yemekten) ne indirirsen ona muhtacım (karnım aç bulunuyor).
enzelte
Ali Ünal = Bunun üzerine o iki kadının hayvanlarını suvarıverdi ve (onlar ayrıldıktan) sonra gölgeye çekilip, “Rabbim,” dedi, “bana lütfedeceğin her hayra, her nimete muhtacım!”
enzelte
Bayraktar Bayraklı = Mûsâ, onların davarlarını suladı. Sonra gölgeye çekildi. “Ey Rabbim! Doğrusu bana indireceğin her iyiliğe muhtacım” dedi.
enzelte
Bekir Sadak = Musa onlarin davarlarini suladi. Sonra golgeye cekildi: «Rabbim! Dogrusu bana indirecegin hayra muhtacim» dedi.
enzelte
Celal Yıldırım = Bunun üzerine (Musâ gayrete galip) onların davarlarını suladı, sonra da gölgeye çekilip şöyle dedi: «Rabbim! Doğrusu bana indirdiğin nimete (her zaman) muhtacım.»
enzelte
Cemal Külünkoğlu = Bunun üzerine (Musa) onların hayvanlarına su verdi, sonra gölgeye çekildi: “Rabbim! Bana göndereceğin her hayra muhtacım!” dedi.
enzelte
Diyanet İşleri (eski) = Musa onların davarlarını suladı. Sonra gölgeye çekildi: 'Rabbim! Doğrusu bana indireceğin hayra muhtacım' dedi.
enzelte
Diyanet Vakfi = Bunun üzerine Musa, onların yerine (davarlarını) sulayıverdi. Sonra gölgeye çekildi ve: Rabbim! Doğrusu bana indireceğin her hayra (lütfuna) muhtacım, dedi.
enzelte
Edip Yüksel = Onlar için suladı, sonra gölgeye çekildi ve, 'Rabbim, senin bana bağışlayacağın her şeye muhtacım,' dedi.
enzelte
Elmalılı Hamdi Yazır = Bunun üzerine ikisine sulayıverdi, sonra gölgeye çekildi de «ya rabbi! dedi: ben cidden bana indirdiğin hayırdan dolayı bir fakirim»
enzelte
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bunun üzerine ikisine hayvanlarını suladı, sonra gölgeye çekildi ve: «Ey Rabbim, ben gerçekten bana indirdiğin hayırdan dolayı bir fakirim!» dedi.
enzelte
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Bunun üzerine Musa, onların davarlarını suladı. Sonra gölgeye çekildi ve «Rabbim! Doğrusu bana indireceğin her hayra muhtacım» dedi.
enzelte
Gültekin Onan = Hemencecik onların sürülerini suladı, sonra yine gölgeye çekilerek dedi ki: "Rabbim, doğrusu bana indirdiğin her hayra muhtacım."
enzelte
Harun Yıldırım = Bunun üzerine Musa, onların yerine (davarlarını) sulayıverdi. Sonra gölgeye çekildi ve: Rabbim! Doğrusu bana indireceğin her hayra (lütfuna) muhtacım, dedi.
enzelte
Hasan Basri Çantay = Bunun üzerine (Musa) onlarınkini sıvarıverdi. Sonra gölgeye dönüb dedi ki: «Rabbim, hakıykat ben, bana indirdiğin hayırdan dolayı muhtacım».
enzelte
Hayrat Neşriyat = Bunun üzerine (Mûsâ) o ikisinin yerine (hayvanlarını) sulayıverdi; sonra gölgeye çekildi de: 'Rabbim! Gerçekten ben, bana indireceğin her hayra muhtâcım!' dedi.
enzelte
İbni Kesir = Bunun üzerine onlarınkini suladı. Sonra gölgeye çekildi ve dedi ki: Rabbım; doğrusu bana indireceğin hayra muhtacım.
enzelte
Kadri Çelik = Hemencecik onların sürülerini suladı, sonra yine gölgeye çekilerek dedi ki: “Rabbim! Doğrusu bana indirdiğin her hayra muhtacım.”
enzelte
Muhammed Esed = Bunun üzerine, (Musa) onların (hayvanlarını) suvardı; sonra gölgeye çekilip, "Ey Rabbim, bana bahşedeceğin her hayra öylesine muhtacım ki!" diye niyazda bulundu.
enzelte
Mustafa İslamoğlu = Bunun üzerine (Musa) onların (hayvanlarını) suladı; ardından gölgeye çekilip şöyle yalvardı: "Rabbim! Bana bahşetmiş olduğun bu tür bir hayra öylesine muhtacım ki!"
enzelte
Ömer Nasuhi Bilmen = Bunun üzerine ikisi için suvarıverdi, sonra gölgeye çekildi de dedi ki: «Yarabbi! şüphe yok ki, bana indirdiğin hayırdan dolayı ben fakirim.»
enzelte
Ömer Öngüt = Bunun üzerine koyunlarını sulayıverdi. Sonra gölgeye çekildi ve: “Rabbim! Doğrusu bana indireceğin hayra muhtacım. ” dedi.
enzelte
Şaban Piriş = Bunun üzerine Musa, onların hayvanlarını sulayıp, bir gölgeye çekilerek: -Rabbim, ben, bana indireceğin hayra muhtacım dedi.
enzelte
Sadık Türkmen = Hemen onların sürülerini suladı. Sonra, gölgeye çekildi: “Rabbim!” dedi. “Doğrusu ben bana bahşedeceğin her hayra öyle muhtacım ki!”
enzelte
Seyyid Kutub = Musa onların hayvanlarını suladı, sonra gölgeye çekildi; «Rabb'im, doğrusu bana indireceğin her hayra muhtacım» dedi.
enzelte
Suat Yıldırım = Bunun üzerine onların davarlarını suvardı, sonra gölgeye çekilip: "Ya Rabbî! Bana lütfedeceğin her türlü nimete muhtacım!" diye dua etti.
enzelte
Süleyman Ateş = Hemen (Mûsâ) onlarınkini de suladı, sonra gölgeye çekildi: "Rabbim, dedi, doğrusu bana indireceğin bir hayra muhtacım, (azıcık azık indir de şu karnımı doyur)."
enzelte
Tefhim-ul Kuran = Hemencecik onların sürülerini suladı, sonra yine gölgeye çekilerek dedi ki: «Rabbim, doğrusu bana indirdiğin her hayra muhtacım.»
enzelte
Ümit Şimşek = Musa onlar için hayvanlarını suladı, sonra bir gölgeye çekilip 'Yâ Rabbi, Senin indireceğin her hayra muhtacım' dedi.
enzelte
Yaşar Nuri Öztürk = Bunun üzerine Mûsa, onların sulama işini yaptı. Sonra gölgeye çekilip şöyle dedi: "Rabbim, bana indireceğin her nimeti bekleyen bir çaresizim."
enzelte
İskender Ali Mihr = Böylece ikisinin (sürüsünü) suladı, sonra gölgeye döndü ve "Rabbim muhakkak ki ben, bana hayır olarak indirdiğin herşeye fakirim (muhtacım)." dedi.
enzelte
İlyas Yorulmaz = O iki kadın için hayvanlarını suladıktan sonra bir gölgenin altına çekildi. Sonra “Rabbim! Benim için indireceğin hayırlara gerçekten muhtacım” diye dua etti.
enzelte
Diyanet İşleri = “Rabbimiz! Senin indirdiğine iman ettik ve Peygamber’e uyduk. Artık bizi (hakikate) şahitlik edenlerle beraber yaz.”
enzelte
Abdulbaki Gölpınarlı = Rabbimiz, inandık indirdiğine, uyduk Peygambere, bizi buna tanık olanlarla haşret.
enzelte
Abdullah Parlıyan = “Ey Rabbimiz! Bize indirdiğine inandık ve bu elçiye uyduk. O halde bizi hakikate şahitlik yapanlarla bir tut.”
enzelte
Adem Uğur = (Havârîler:) Rabbimiz! İndirdiğine inandık ve Peygamber'e uyduk. Şimdi bizi (birliğini ve peygamberlerini tasdik eden) şahitlerden yaz, dediler.
enzelte
Ahmed Hulusi = "Rabbimiz, iman ettik (İsa'nın) hakikatinden inzâl ettiğine ve Rasûlüne tâbi olduk, bizi (hakikate) şahitlik edenlerle bir araya yaz. "
enzelte
Ahmet Tekin = 'Rabbimizin, indirdiğine iman ettik. Allah’ın Rasulüne tâbi olduk, uyduk, artık bizi kutsal kitapları bilen ve tebliğ eden, çözüm getiren, güvenilir örnek önderlerle, doğruları konuşan şâhitlerle, sâlih kimselerle beraber yaz' dediler.
enzelte
Ahmet Varol = 'Ey Rabbimiz! Biz senin indirdiğine inandık ve Peygamber'e uyduk. Bizi şahitlerle birlikte yaz!'
enzelte
Ali Bulaç = "Rabbimiz, biz indirdiğine inandık ve elçiye uyduk. Böylece bizi şahidlerle beraber yaz."
enzelte
Ali Fikri Yavuz = Ey Rabbimiz, indirdiğin İncil’e iman ettik ve peygamberin Îsa’ya tâbi olduk. Artık bizi, birliğini ve peygamberlerini tasdik eden şâhitlerle beraber yaz.”
enzelte
Ali Ünal = “Rabbimiz! İndirdiğin (Kitab’a) iman ettik ve (gönderdiğin) Rasûl’e tâbi olduk; bizi (indirdiğin gerçeğe, gönderdiğin Rasûl’e ve o Rasûl’ün vazifesini yaptığına) şahit olanlardan yaz.”