Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
el insânu
Diyanet İşleri = Allah, sizden (yükümlülükleri) hafifletmek istiyor. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır.
el insânu
Abdulbaki Gölpınarlı = Allah, sizin yükünüzü hafifletmeyi diler ve insan, zâten de zayıf olarak yaratılmıştır.
el insânu
Abdullah Parlıyan = Allah, size ağır gelecek, yapamıyacağınız yükleri hafifletmek ister. Zira insan zayıf yaratılmıştır.
el insânu
Adem Uğur = Allah sizden (yükünüzü) hafifletmek ister; çünkü insan zayıf yaratılmıştır.
el insânu
Ahmed Hulusi = Allâh, üzerinizdeki yükü hafifletmeyi murat eder. İnsan zayıf yaratılmıştır.
el insânu
Ahmet Tekin = Allah üzerinizdeki ağır şer’î hükümleri hafifletmek istiyor. İnsan birçok zaaflarla, bir çok şeye muhtaç olarak yaratılmıştır.
el insânu
Ahmet Varol = Allah üzerinizdeki yükü hafifletmek istiyor. İnsan zayıf olarak yaratılmıştır.
el insânu
Ali Bulaç = Allah (ağır yükleri) sizden hafifletmek ister: (Çünkü) insan zayıf olarak yaratılmıştır.
el insânu
Ali Fikri Yavuz = Allah din hususundaki ağır teklifleri sizden hafifletmek ister. Zira insan, sabır ve tahammül bakımından zayıf yaratılmıştır.
el insânu
Ali Ünal = Allah, yükünüzü hafifletmek (Din’i ve hayatı sizin için yaşanılır kılmak) diliyor. Çünkü insan, yaratılışça zayıftır ve zaafları olan bir varlıktır.
el insânu
Bayraktar Bayraklı = Allah sizden yükünüzü hafifletmek ister; çünkü insan zayıf yaratılmıştır.
el insânu
Bekir Sadak = Insan zayif yaratilmis oldugundan Allah sizden yuku hafifletmek ister.
el insânu
Celal Yıldırım = Allah sizden (ağır sorumlulukları, taşınması zor yükleri) hafifletmek ister. İnsan oldukça zayıf (iradeli) yaratılmıştır.
el insânu
Cemal Külünkoğlu = Allah sizin yükünüzü hafifletmek ister, çünkü insan (sabır ve metanet bakımından) zayıf yaratılmıştır.
el insânu
Diyanet İşleri (eski) = İnsan zayıf yaratılmış olduğundan Allah sizden yükü hafifletmek ister.
el insânu
Diyanet Vakfi = Allah sizden (yükünüzü) hafifletmek ister; çünkü insan zayıf yaratılmıştır.
el insânu
Edip Yüksel = ALLAH ise yükünüzü hafifletmek istiyor. Çünkü insan zayıf yaratıldı
el insânu
Elmalılı Hamdi Yazır = Allah sizden ağır teklifleri hafifletmek istiyor, öyleya insan zaiyf yaradılmıştır
el insânu
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Allah sizden ağır teklifleri hafifletmek istiyor; insan zaten zayıf olarak yaratılmıştır.
el insânu
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Allah, din hususundaki ağır teklifleri sizden hafifletmek istiyor. Çünkü insan sabır ve tahammül bakımından zayıf yaratılmıştır.
el insânu
Gültekin Onan = Tanrı (ağır yükleri) sizden hafifletmek ister: (Çünkü) insan zayıf olarak yaratılmıştır.
el insânu
Harun Yıldırım = Allah sizden hafifletmeyi istiyor, doğrusu insan zayıf olarak yaratılmıştır.
el insânu
Hasan Basri Çantay = Allah (ağır teklifleri) sizden hafifletmek ister. (Zâten) insan da zâif olarak yaratılmışdır.
el insânu
Hayrat Neşriyat = Allah, (ağır teklifleri) sizden hafifletmek ister. Çünki insan zayıf olarak yaratılmıştır.
el insânu
İbni Kesir = Allah (tekliflerini) sizden hafifletmek istiyor. Ve insan, zayıf yaratılmıştır.
el insânu
Kadri Çelik = Allah sizin yükünüzü hafifletmek ister. (Zira hiç şüphesiz) İnsan zayıf yaratılmıştır.
el insânu
Muhammed Esed = Allah yüklerinizi hafifletmek ister; zira insan zayıf yaratılmıştır.
el insânu
Mustafa İslamoğlu = Allah yükünüzü hafifletmek ister; zira insan zayıf yaratılmıştır.
el insânu
Ömer Nasuhi Bilmen = Allah Teâlâ sizden hafifletmek ister. Ve insan zayıf olarak yaratılmıştır.
el insânu
Ömer Öngüt = Allah ağır teklifleri sizden hafifletmek ister. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır.
el insânu
Şaban Piriş = Allah, sizden yükü hafifletmek ister, çünkü insan zayıf yaratılmıştır.
el insânu
Sadık Türkmen = Allah sizden (yüklerinizi) hafifletmek istiyor. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır.
el insânu
Seyyid Kutub = Allah yükümlülüklerinizi hafifletmek ister. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır.
el insânu
Suat Yıldırım = Allah sizin yükünüzü hafifletmek ister, çünkü insan hilkatçe zayıf yaratılmıştır.
el insânu
Süleyman Ateş = Allâh sizden (ağır teklifleri) hafifletmek istiyor. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır.
el insânu
Tefhim-ul Kuran = Allah (ağır yükleri) sizden hafifletmek ister: (Çünkü) insan zayıf olarak yaratılmıştır.
el insânu
Ümit Şimşek = Allah sizin yükünüzü hafifletmek istiyor. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır.
el insânu
Yaşar Nuri Öztürk = Allah size hafiflik getirmek istiyor. Çünkü insan çok zayıf yaratılmıştır.
el insânu
İskender Ali Mihr = Allah sizden (tövbelerinizi kabul ederek yükünüzü) hafifletmeyi diler. Ve insan zayıf yaratıldı.
el insânu
İlyas Yorulmaz = İnsan zayıf olarak yaratıldığı için, Allah (sorumluluklarınızı) hafifletmek istiyor.
el insânu
Diyanet İşleri = Denizde size bir sıkıntı dokunduğunda bütün taptıklarınız (sizi yüzüstü bırakıp) kaybolur, yalnız Allah kalır. Fakat sizi kurtarıp karaya çıkarınca yüz çevirirsiniz. Zaten insan çok nankördür.
el insânu
Abdulbaki Gölpınarlı = Denizde bir zarara uğradınız mı tapıp çağırdıklarınızın hepsi kaybolup gider, ancak o kalır. Sizi kurtarıp karaya çıkardı mı da yüz çevirirsiniz ve insan, pek nankördür.
el insânu
Abdullah Parlıyan = Denizde bir tehlikeyle karşılaştığınız zaman, O'ndan başka bütün yalvarıp yakardığınız şeyler, sizi yüzüstü bırakarak yok olup giderler, ancak O kalır. Sizi kurtarıp, sağ salim karaya çıkarınca, hemen yüz çevirip unutuverirsiniz O'nu. Çünkü insanoğlu gerçekten nankördür.
el insânu
Adem Uğur = Denizde başınıza bir musibet geldiğinde, O'ndan başka bütün yalvardıklarınız kaybolup gider. O sizi kurtarıp karaya çıkardığında, (yine eski halinize) dönersiniz. İnsanoğlu çok nankördür.
el insânu
Ahmed Hulusi = Denizde size sıkıntı dokunduğunda, O'ndan gayrı çağırdıklarınız kayboldu. . . Sizi kurtarıp karaya çıkardığında ise yüz çevirdiniz. . . İnsan çok nankördür!
el insânu
Ahmet Tekin = Denizde başınıza bir felâket geldiğinde, O’ndan başka bütün yalvardıklarınız kaybolup gider. O sizi kurtarıp karaya çıkardığında, yine eski halinize dönersiniz. İnsanoğlu çok nankördür, azgın, inkârı alışkanlık haline getirmiş biridir.
el insânu
Ahmet Varol = Size denizde bir darlık dokunduğunda O'ndan başka çağırdıklarınız (taptıklarınız) kaybolur. Ama sizi karaya (çıkarıp) kurtardığında yüz çevirirsiniz. Doğrusu insan pek nankördür.
el insânu
Ali Bulaç = Size denizde bir sıkıntı (tehlike) dokunduğu zaman, O'nun dışında taptıklarınız kaybolur gider; fakat karaya (çıkarıp) sizi kurtarınca (yine) sırt çevirirsiniz. İnsan pek nankördür.
el insânu
Ali Fikri Yavuz = Denizde boğulma korkusunun şiddeti, size geldiği zaman, Allah’dan başka taptığınız bütün putlar hatırınızdan, kaybolur; yalnız O’na dua edersiniz. Fakat Allah sizi kurtarıp karaya çıkarınca da (tevhîd dininden) yüz çevirirsiniz. İnsan, çok nankör bulunuyor.
el insânu
Ali Ünal = Denizde herhangi bir musibete maruz kaldığınızda yardımınıza sadece Allah yetişir de, ilâhlaştırarak kendilerine yalvarıp yakardığınız varlıklar ortada görünmez olur. Ne var ki, Allah sizi kurtarıp selâmetle karaya çıkarınca da O’na sırt çevirirsiniz. İşte insan, böylesine nankördür.