Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Diyanet İşleri = Şöyle dedik: “Korkma (ey Mûsâ!). Çünkü, sensin en üstün olan.”

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Korkma dedik, hiç şüphe yok ki sen, daha üstünsün.

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Abdullah Parlıyan = Korkma! Dedik, üstün gelecek olan kesinlikle sensin.

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Adem Uğur = Korkma! dedik, üstün gelecek olan kesinlikle sensin.

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Ahmed Hulusi = "Korkma! Muhakkak ki sen, evet sen üstünsün" dedik.

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Ahmet Tekin = Biz:'Korkma, sen, kesinlikle sen üstün geleceksin' dedik.

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Ahmet Varol = Dedik ki: 'Korkma! Şüphesiz üstün gelecek sensin sen!

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Ali Bulaç = "Korkma" dedik. "Muhakkak sen üstün geleceksin."

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Ali Fikri Yavuz = Biz (Azîmü’ş-şan) dedik ki: “- Korkma, çünkü sen, muhakkak üstünsün (galip geleceksin).

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Ali Ünal = “Musa, endişe etme!” dedik, “Hiç şüphesiz her bakımdan üstün olan sensin ve muhakkak galip geleceksin.

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Bayraktar Bayraklı = “Korkma, sen elbette daha üstünsün” dedik.

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Bekir Sadak = «orkma, sen muhakkak daha ustunsun» dedik.

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Celal Yıldırım = Biz ona, «korkma, bugün mutlaka üstün olan sensin» dedik.

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Cemal Külünkoğlu = (Bunun üzerine Musa'ya)“Korkma! Üstün gelecek olan kesinlikle sensin” dedik.

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Diyanet İşleri (eski) = 'Korkma, sen muhakkak daha üstünsün' dedik.

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Diyanet Vakfi = «Korkma! dedik, üstün gelecek olan kesinlikle sensin.»

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Edip Yüksel = 'Korkma,' dedik, 'Sen üstün geleceksin.'

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Korkma dedik: çünkü sensin üstün sen

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Dedik ki: «Korkma, çünkü sensin üstün sen!

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Biz dedik ki: «Korkma, çünkü sen muhakkak üstünsün (galib geleceksin)»

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Gültekin Onan = "Korkma" dedik. "Muhakkak sen üstün geleceksin."

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Harun Yıldırım = "Korkma! dedik, üstün gelecek olan kesinlikle sensin."

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Hasan Basri Çantay = Biz «Korkma, dedik, çünkü üstün (gelecek) muhakkak sensin, sen».

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Hayrat Neşriyat = (Biz kendisine:) 'Korkma! Hiç şübhesiz üstün (gelecek) olan ancak sensin!' dedik.

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 İbni Kesir = Korkma; muhakkak sen daha üstünsün, dedik.

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Kadri Çelik = “Korkma” dedik. “Şüphesiz sen, (evet) üstün gelecek olan sensin.”

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Muhammed Esed = (Fakat o'na:) "Korkma!" dedik, "Sonunda üstün gelecek olan sensin!

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Mustafa İslamoğlu = Ona "Korkma!" dedik, "Şüphe yok ki sonunda üstün gelecek olan sen olacaksın, elbette sen!

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Dedik ki: «Korkma. Şüphe yok, üstün olan sensin, sen.»

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Ömer Öngüt = Biz de: “Korkma! Muhakkak sen daha üstünsün. ” dedik.

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Şaban Piriş = -Korkma, şüphesiz sen daha üstünsün, dedik.

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Sadık Türkmen = “korkma!” dedik. “Şüphesiz sen, üstün gelecek olan sensin!

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Seyyid Kutub = Allah ona dedi ki; «Korkma, üstün gelecek olan sensin.»

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Suat Yıldırım = "Endişe etme!" dedik, "zirâ sen galip geleceksin."

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Süleyman Ateş = (Biz kendisine): "Korkma, dedik, üstün gelecek sensin, sen!"

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Tefhim-ul Kuran = «Korkma» dedik. «Şüphesiz sen, üstün gelecek olan sensin.»

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Ümit Şimşek = 'Korkma,' buyurduk. 'Sen üstün geleceksin.

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Şöyle dedik: "Korkma, üstün gelecek olan sensin!"

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 İskender Ali Mihr = “Korkma! Muhakkak ki sen, sen üstünsün.” dedik.

el a’lâ

  Tâ-Hâ / 68 -

 İlyas Yorulmaz = Musa’ya “Korkma, sen onlardan üstün durumdasın” dedik.

el a’lâ

  Rûm / 27 -

 Diyanet İşleri = O, başlangıçta yaratmayı yapan, sonra onu tekrarlayacak olandır. Bu, O’na göre (ilk yaratmadan) daha kolaydır. Göklerde ve yerde en yüce ve eşsiz sıfatlar O’nundur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

el a’lâ

  Rûm / 27 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Öyle bir mâbuttur ki her şeyi önce yaratır, sonra öldürür de tekrar diriltir ve bu, pek kolaydır ona ve onundur göklerde ve yeryüzünde yüce sıfatlar ve odur üstün, hüküm ve hikmet sahibi.

el a’lâ

  Rûm / 27 -

 Abdullah Parlıyan = Yaratmayı ilk başlatan sonra ölümünden sonra tekrar yeniden yaratan O'dur. Bu O'nun için pek kolaydır. Göklerde ve yerde, en yüce örnek O'nundur. O güçlüdür, O'nun gücüne hiçbir güç erişemez, O yaptığı herşeyi yerli yerince yapandır.

el a’lâ

  Rûm / 27 -

 Adem Uğur = İlkin mahlûkunu yaratıp (ölümden) sonra bunu (yaratmayı) tekrarlayan O'dur, ki bu, O'nun için pek kolaydır. Göklerde ve yerde (tecelli eden) en yüce sıfat O'nundur. O, mutlak güç ve hikmet sahibidir.

el a’lâ

  Rûm / 27 -

 Ahmed Hulusi = "HÛ" ki halkı ibda (izhar) eden, sonra onu iade eden! Ki o(nu yapmak), O'na kolaydır! Semâlarda ve arzda en âlâ misaller O'nundur! "HÛ"; Aziyz'dir, Hakiym'dir.

el a’lâ

  Rûm / 27 -

 Ahmet Tekin = O, mahlûkatı ilk yaratan, yaratmaya aralıksız devam eden, ölümden sonra yeniden diriltendir. Bu O’nun için çok kolaydır. Göklerde ve yerde hükmünü sürdüren kanunlar; emsalsiz değer hükümlerini öğütleyen darb-ı meselli ayetler; gösterilen, öğretilen dini hakikatler, insani ve ahlaki değerler; dillerde pelesenk olan özdeyiş halindeki zikirler; hükümranlık ve kemal sıfatları yalınızca O’na aittir, kudretli, hikmet sahibi ve hükümran olan O’dur.

el a’lâ

  Rûm / 27 -

 Ahmet Varol = Yaratmayı ilk başlatan, sonra onu yeniden gerçekleştirecek olan O'dur. Bu O'na daha kolaydır. [2] Göklerde ve yerde en yüce örnek O'nundur. O güçlüdür, hikmet sahibidir.

el a’lâ

  Rûm / 27 -

 Ali Bulaç = Yaratmayı başlatan, sonra onu iade edecek olan O'dur; bu O'na göre pek kolaydır. Göklerde ve yerde en yüce misal O'nundur. O, güçlü ve üstün olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

el a’lâ

  Rûm / 27 -

 Ali Fikri Yavuz = Mahlûkatı ilkin yaratıb sonra (kıyamette) onu diriltecek olan O’dur, ki bu (öldükten sonra diriltme, ilk yaratılıştan) O’na daha kolaydır. Göklerde ve yerde en yüce sıfat O’nundur ve O, Azîz’dir= her şeye gâlibdir, Hakîm’dir= hükmünde hikmet sahibidir.

el a’lâ

  Rûm / 27 -

 Ali Ünal = O’dur ki, ilk baştan yaratır, sonra (dünyada yaratılışı sürekli iade eder ve Âhiret’te her şeyi) yeni baştan yaratacaktır. Tekrar ve en son yeniden yaratma O’nun için ‘çok daha kolay’dır. Göklerde ve yerde en yüce sıfatlar ve misaller Allah içindir (ve O, bu sıfat ve misallerle anlatılmalıdır.) O, Azîz (izzet ve ululuk sahibi, her işte üstün ve mutlak galip)tir; Hakîm (her hüküm ve icraatında pek çok hikmetler bulunan)dır.