Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Diyanet İşleri = İşte bunlar, Allah’ın lânetleyip, kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimselerdir.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Öyle kişilerdir onlar ki Allah, lânet etmiştir onlara, onları sağırlaştırmakta ve gözlerini kör etmektedir.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Abdullah Parlıyan = Onlar öyle kimselerdir ki, Allah onları lanetleyip sağır yapmış ve gözlerini de kör etmiştir.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Adem Uğur = İşte bunlar, Allah'ın kendilerini lânetlediği, sağır kıldığı ve gözlerini kör ettiği kimselerdir.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Ahmed Hulusi = İşte bunlar, Allâh'ın kendilerine lânet ettiği, kendilerini sağırlaştırdığı ve gözlerini kör ettiği kimselerdir.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Ahmet Tekin = İşte onlar, Allah’ın kendilerine lânet ettikleridir. Bu sebeple onların (nefslerinin) işitme hassalarını sağır ve görme hassalarını kör yaptı.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Ahmet Varol = İşte onlar Allah'ın kendilerini lanetlediği, sağır kıldığı ve gözlerini kör ettiği kimselerdir.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Ali Bulaç = İşte bunlar; Allah onları lanetlemiş, böylece (kulaklarını) sağırlaştırmış ve basiret (göz)lerini de kör etmiştir.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Ali Fikri Yavuz = Onlar öyle kimselerdir ki, Allah onları rahmetinden kovmuş da duygularını almış ve gözlerini kör etmiştir.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Ali Ünal = Böyleleri Allah’ın, rahmetinden bütün bütün kovup kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimselerdir.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Bayraktar Bayraklı = İşte, Allah böylelerine lanet edip kulaklarını sağır ve gözlerini kör etmiştir.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Bekir Sadak = Iste, Allah'in lanetledigi sagir kildigi ve gozlerini kor ettigi bunlardir.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Celal Yıldırım = İşte Allah'ın lanetlediği, sağırlaştırdığı ve gözlerini kör ettiği kimseler bunlardır.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Cemal Külünkoğlu = Böyleleri, (kötü niyetleri yüzünden) Allah'ın, rahmetinden kovduğu, (hakikatin sesine karşı kulaklarını) sağırlaştırdığı ve (gerçeğe karşı) gözlerini körleştirdiği kimselerdir!

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Diyanet İşleri (eski) = İşte, Allah'ın lanetlediği, sağır kıldığı ve gözlerini kör ettiği bunlardır.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Diyanet Vakfi = İşte bunlar, Allah'ın kendilerini lânetlediği, sağır kıldığı ve gözlerini kör ettiği kimselerdir.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Edip Yüksel = İşte, ALLAH'ın lanetlediği, sağırlaştırıp körleştirdiği kimseler bunlardır.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Öyleler o kimselerdir ki Allah onları la'netlemiş de duygularını almış ve gözlerini kör etmiştir

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Onlar öyle kimselerdir ki, Allah onları lanetlemiş de duygularını almış ve gözlerini kör etmiştir.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = İşte onlar, Allah'ın lanetlediği, kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimselerdir.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Gültekin Onan = İşte bunlar; Tanrı onları lanetlemiş, böylece (kulaklarını) sağırlaştırmış ve basiret (göz)lerini de kör etmiştir.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Harun Yıldırım = İşte böyleleri Allah’ın kendilerini lanetlediği, sağırlaştırdığı ve gözlerini kör ettiği kimselerdir.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Hasan Basri Çantay = Onlar öyle kimselerdir ki Allah kendilerini rahmetinden tardetmiş de (kulaklarını) sağır, gözlerini kör yapmışdır.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Hayrat Neşriyat = İşte onlar o kimselerdir ki, Allah onlara lâ'net etmiştir. Sonra (bu isyankâr hâllerine binâen) onları sağırlaştırmış ve gözlerini kör etmiştir.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 İbni Kesir = Allah'ın kendilerini la'netlemiş, sağırlaştırmış ve gözlerini kör etmiş olduğu kimseler işte bunlardır.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Kadri Çelik = İşte onlar, Allah'ın lanetlediği, sağır kıldığı ve gözlerini kör ettiği kimselerdir.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Muhammed Esed = Böyleleri, Allah'ın gözden çıkardığı, (hakikatin sesine karşı) sağırlaştırdığı ve (ışığa karşı) gözlerini körleştirdiği kimselerdir!

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Mustafa İslamoğlu = İşte böyleleri Allah'ın rahmetinden dışladığı, ardından sağırlaştırdığı ve gözlerini körelttiği kimsedirler.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Onlar o kimselerdir ki, onlara Allah lânet etmiştir, sonra onları sağır kılmıştır ve gözlerini kör etmiştir.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Ömer Öngüt = İşte bunlar, Allah'ın kendilerini lânetlediği, sağır yaptığı ve gözlerini kör ettiği kimselerdir.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Şaban Piriş = İşte onlar, Allah’ın kendilerine lanet ettiği ve bu sebeple kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimselerdir.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Sadık Türkmen = Işte Allah’ın lânetlediği (rahmetinden dışladığı/azarladığı), gerçekleri duymak istemeyen ve gerçekleri görmek istemeyen kimseler bunlardır.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Seyyid Kutub = İşte bunlar, Allah'ın kendilerini lanetlediği, bu yüzden kendilerini sağır ve gözlerini kör kıldığı kimselerdir.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Suat Yıldırım = İşte bunlar, Allah’ın lânet edip kulaklarını sağırlaştırdığı, gözlerini kör ettiği kimselerdir.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Süleyman Ateş = Onlar, Allâh'ın la'netleyip sağır yaptığı ve gözlerini kör ettiği kimselerdir.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Tefhim-ul Kuran = İşte bunlar; Allah onları lanetlemiş, böylece (kulaklarını) sağırlaştırmış ve basiret (göz)lerini de kör etmiştir.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Ümit Şimşek = İşte onlar, Allah'ın lânetlediği ve kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimselerdir.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 Yaşar Nuri Öztürk = İşte bunlardır, Allah'ın kendilerine lanet edip kulaklarını sağır, gözlerini de kör ettiği kimseler...

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 İskender Ali Mihr = İşte onlar, Allah’ın kendilerine lânet ettikleridir. Bu sebeple onların (nefslerinin) işitme hassalarını sağır ve görme hassalarını kör yaptı.

ebsâre-hum

  Muhammed / 23 -

 İlyas Yorulmaz = İşte böyleleri, Allah’ın kendilerine lanet edip, kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kişilerdir.

ebsâre-hum

  Bakara / 20 -

 Diyanet İşleri = Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette onların işitme ve görme duyularını giderirdi. Şüphesiz Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

ebsâre-hum

  Bakara / 20 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Şimşek neredeyse gözlerini alacak onların. Çakıp etraf aydınlandı mı yürürler, karanlıkta kaldılar mı dururlar. Allah dilerse duymalarını da alır, gözlerini de kör eder. Şüphe yok ki Allah'ın her şeye gücü yeter.

ebsâre-hum

  Bakara / 20 -

 Abdullah Parlıyan = Çakan şimşek neredeyse gözlerini kapıp alıverecek, şimşek çakıp çevreleri aydınlanınca hareket ederler, karanlık üzerlerine çökünce oldukları yerde çakılıp kalırlar. Eğer Allah dileseydi onları kör ve sağır ediverirdi. Şüphesiz Allah'ın herşeye gücü yeter.

ebsâre-hum

  Bakara / 20 -

 Adem Uğur = (O esnada) şimşek sanki gözlerini çıkaracakmış gibi çakar, onlar için etrafı aydınlatınca orada birazcık yürürler, karanlık üzerlerine çökünce de oldukları yerde kalırlar. Allah dileseydi elbette onların kulaklarını sağır, gözlerini kör ederdi. Allah şüphesiz her şeye kadirdir.

ebsâre-hum

  Bakara / 20 -

 Ahmed Hulusi = O şimşek (hakikat ışığı) neredeyse göze dayalı müşahedelerini kapsayacak. Onlara her aydınlık geldiğinde, o hakikat ışığıyla birkaç adım ilerler, hakikat ışığı kesilince de içine düştükleri karanlıkta kalakalırlar. Allâh dilemiş olsaydı Semi' ve Basıyr isminin onlarda açığa çıkmasını kısardı. Kesinlikle Allâh her şeye Kaadir'dir.

ebsâre-hum

  Bakara / 20 -

 Ahmet Tekin = Şimşek çakar gibi gelen müjde âyetleri, gözlerini kamaştırır, akıllarını karıştırır. Müjdeler, lehlerine olan emir ve hükümler geldikçe, şimşeğin aydınlığında yürüyenler gibi, müslümanlıklarını ilan ederek, müslümanların statüsünden faydalanırlar. Sıkıntı baş gösterip Kur’ân âyetleri aleyhlerine olunca da karanlıktan çıkamayacaklarmış gibi, ne yapacaklarını şaşırırlar. Nifaklarını, ikiyüzlülüklerini açığa vururlar. Eğer Allah’ın sünneti, düzeninin yasaları içinde iradesinin tecellisine uygun olsaydı, onların kulaklarını, gözlerini ve akıllarını da kesinlikle işe yaramaz hale getirirdi.Allah’ın gücü kudreti her şeye yeter.

ebsâre-hum

  Bakara / 20 -

 Ahmet Varol = Çakan şimşek neredeyse gözlerini alacak gibi olur. Bu onların önlerini aydınlatınca o ışıkta yürürler. Ama üzerlerine karanlık bastırınca dimdik ayakta kalırlar. Allah dileseydi onların işitme ve görme kabiliyetlerini alırdı. Allah'ın her şeye gücü yeter.

ebsâre-hum

  Bakara / 20 -

 Ali Bulaç = Çakan şimşek neredeyse gözlerini kapıverecek; önlerini her aydınlattığında (biraz) yürürler, üzerlerine karanlık basıverince de kalakalırlar. Allah dileseydi, işitmelerini de görmelerini de gideriverirdi. Şüphesiz Allah, herşeye güç yetirendir.

ebsâre-hum

  Bakara / 20 -

 Ali Fikri Yavuz = O şimşek, neredeyse gözlerini kapıp alıverecek; onları aydınlatınca da ışığı altında yürürler ve karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, onların işitme ve görme duyularını da giderirdi. Şüphesiz ki Allah, her şeye kâdirdir. (Nerdeyse Kur’an’ın hidayet nuru gözlerini alacak... Kur’anı Kerimin “İslâmın” bahşettiği ganimet ve nimetlerini gördükçe, emniyet içerisinde yürürler. Fakat cihâd ve İslâmın yüklediği vazifelerle karşılaştıkları zaman, karanlıkta dikilip kalanların hâli gibi, geri dururlar. Allah dileseydi, onların mânevi duygularını yok ettiği gibi, mâddi duygularını da gideriverdi.)

ebsâre-hum

  Bakara / 20 -

 Ali Ünal = Şimşek, neredeyse gözlerini kör ediverecek: ne zaman çevrelerini aydınlatsa, (bir ümitle) onun ışığında birkaç adım atarlar; üzerlerine karanlık çöküverince de, donmuş gibi kalakalırlar. (Aleyhlerine ittifak etmiş gibi görünen hava unsurlarının dehşeti içinde ölmeleri veya kulaklarının ve gözlerinin olmaması bu ızdıraptan kurtulmaları için temenni edilse bile, Allah bunu dilemiyor;) eğer Allah dilemiş olsaydı, onların işitmesini de, görmelerini de alırdı. Şüphesiz Allah, her şeye hakkıyla güç yetirendir.