Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
bikum
Diyanet İşleri = (Lût da:) “Keşke size karşı (koyacak) bir gücüm olsaydı, ya da sağlam bir desteğe dayanabilseydim” dedi.
bikum
Abdulbaki Gölpınarlı = Lût, size karşı koyacak gücüm, kuvvetim olsaydı, yahut da kuvvetli bir aşîretim olsaydı da ona sığınsaydım dedi.
bikum
Abdullah Parlıyan = Lût, “Ah” dedi. “Size karşı koyabilecek bir gücüm olsaydı, ya da güçlü bir dayanağa sığınabilseydim” diye hayıflandı.
bikum
Adem Uğur = (Lût:) Keşke benim size karşı (koyacak) bir gücüm olsaydı veya güçlü bir kaleye sığınabilseydim! dedi.
bikum
Ahmed Hulusi = (Lût) dedi ki: "Ah size yetecek gücüm olsaydı, ya da kudretli dayanağım olsaydı. "
bikum
Ahmet Tekin = Lût:'Keşke size karşı kullanabileceğim bir gücüm, güçlü bağlılarım mü’minler, kuvvetli bir aşiretim olsaydı veya karşı konulmaz bir orduya, bir devlete sırtımı dayasaydım, siz bana böyle davranamazdınız' dedi.
bikum
Ahmet Varol = (Lut): 'Keşke sizi savacak bir gücüm olsaydı yahut sağlam bir yere sığınabilseydim' dedi.
bikum
Ali Bulaç = Dedi ki: "Size yetecek gücüm olsaydı veya sağlam bir yere sığınabilseydim."
bikum
Ali Fikri Yavuz = Lût; “- Keşke size karşı bir kuvvetim olsa, yahut sağlam bir topluluğa dayansam!” dedi.
bikum
Ali Ünal = “Keşke” dedi Lût, “size karşı koyacak gücüm olsaydı veya sağlam bir ‘kale’m bulunsaydı da, ona sığınsaydım.”
bikum
Bayraktar Bayraklı = Lût, “Keşke benim size karşı koyacak bir gücüm olsaydı veya güçlü bir kaleye sığınabilseydim!” dedi.
bikum
Bekir Sadak = «eske size yetecek bir kuvvetim olsa veya saglam bir yere siginsam» dedi.
bikum
Celal Yıldırım = Lût onlara dedi ki: «Ah, keşke size karşı yetecek bir gücüm olsaydı veya çok sağlam bir yere sığınabilseydim i»
bikum
Cemal Külünkoğlu = Lut onlara dedi ki: “Ah, keşke size karşı (koyacak) bir gücüm olsaydı veya çok sağlam bir kaleye sığınabilseydim.”
bikum
Diyanet İşleri (eski) = 'Keşke size yetecek bir kuvvetim olsa veya sağlam bir yere sığınsam' dedi.
bikum
Diyanet Vakfi = (Lût:) Keşke benim size karşı (koyacak) bir gücüm olsaydı veya güçlü bir kaleye sığınabilseydim! dedi.
bikum
Edip Yüksel = (Lut:) 'Keşke size gücüm yetseydi veya güçlü dostlara sahip olsaydım,' dedi.
bikum
Elmalılı Hamdi Yazır = Ne vardı, dedi: benim size karşı bir kuvvetim olsa idi; veya çok sarp bir kal'aya sığınabilse idim?
bikum
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Lut: «Keşke benim size karşı bir kuvvetim olsaydı veya çok sarp bir kaleye sığınabilseydim!» dedi.
bikum
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Lut dedi: «Ne olurdu size karşı bir kuvvetim olsaydı, ya da çok sarp bir yere sığınabilseydim.»
bikum
Gültekin Onan = Dedi ki: "Size yetecek gücüm olsaydı veya sağlam bir yere sığınabilseydim."
bikum
Harun Yıldırım = Dedi ki: “Size yetecek gücüm olsaydı veya sağlam bir yere sığınabilseydim.”
bikum
Hasan Basri Çantay = (Lût: «Ah), dedi, size (yetecek) bir kuvvetim olsaydı, yahud sarp bir kal'aya sığınabilseydim»!
bikum
Hayrat Neşriyat = (Lût:) 'Keşke size karşı bir kuvvetim olsaydı, yâhut sağlam bir kaleye sığınabilseydim!' dedi.
bikum
İbni Kesir = Keşke size yetecek bir kuvvetim olsaydı. Veya sağlam bir yere sığınsaydım dedi.
bikum
Kadri Çelik = “Keşke size karşı bir gücüm olsaydı veya (size karşı koymak için) güçlü bir dayanağa (topluluğa) katılsaydım” dedi.
bikum
Muhammed Esed = "N'olurdu, size karşı koyabilecek gücüm olsaydı!" diye hayıflandı, "ya da sırtımı dayayabileceğim bir dayanak!"
bikum
Mustafa İslamoğlu = (Lut) "Ah, keşke size karşı koyacak gücüm ya da sırtımı yaslayacağım sağlam bir dayanak olsaydı!" dedi.
bikum
Ömer Nasuhi Bilmen = Dedi ki: «Eğer benim için size karşı bir kuvvet olsa idi veya şiddetli bir kal'aya iltica edecek olsa idim.»
bikum
Ömer Öngüt = Dedi ki: “Keşke size yetecek bir kuvvetim olsaydı veya sağlam bir yere sığınabilseydim. ”
bikum
Şaban Piriş = -Keşke size yetecek bir kuvvetim ya da sığınacak sağlam bir yerim olsaydı, dedi.
bikum
Sadık Türkmen = Lût dedi ki: “Ne olurdu, size karşı bir gücüm olsaydı veya sağlam bir kaleye sığınabilseydim!”
bikum
Seyyid Kutub = Lût, melek konuklarına dönerek dedi ki, «Keşki siz bana dayanak olacak güçte olsaydınız, ya da himayelerine sığınabileceğim gözüpek adamlarım olsaydı!»
bikum
Suat Yıldırım = "Keşke" dedi, "size karşı yetecek bir gücüm olsaydı veya pek sağlam bir kaleye dayansaydım!"
bikum
Süleyman Ateş = (Lût): "Keşke sizi savacak gücüm olsaydı, yahut da çok sarp bir kaleye sığınabilseydim!" dedi.
bikum
Tefhim-ul Kuran = Dedi ki: «Size yetecek gücüm olsaydı veya sağlam bir yere sığınabilseydim.»
bikum
Ümit Şimşek = Lût 'Keşke size yetecek gücüm olsaydı,' dedi. 'Veya sağlam bir dayanağa sığınabilseydim!'
bikum
Yaşar Nuri Öztürk = Dedi: "Ah, size karşı koyacak bir gücüm olsaydı yahut sağlam bir kaleye sığınabilseydim."
bikum
İskender Ali Mihr = (Lut (a.s) şöyle) dedi: “Keşke size karşı benim bir kuvvetim olsaydı veya ben, kuvvetli bir taraftara (muhkem bir yere) sığınsaydım.”
bikum
İlyas Yorulmaz = Lut “Keşke size engel olacak gücüm veyahut sizden kaçıp sığınacak sağlam bir yerim olsaydı” dedi.
bikum,
Diyanet İşleri = Babaları, “Kuşatılıp çaresiz durumda kalmanız hariç, onu bana geri getireceğinize dair Allah adına sağlam bir söz vermedikçe, onu sizinle göndermeyeceğim” dedi. Ona güvencelerini verdiklerinde, “Allah söylediklerimize vekildir” dedi.
bikum,
Abdulbaki Gölpınarlı = Etrâfınız kuşatılmadıkça dedi, onu mutlaka geri getireceğinize dâir Allah adına bir söz vermezseniz sizinle imkânı yok göndermem onu. Onlar, söz verince de bu dediklerimize Allah tanık olsun dedi.
bikum,
Abdullah Parlıyan = Ya'kub: “Hepiniz ölümle kuşatılıp kıstırılmadıkça, onu bana geri getireceğinize dair bana Allah huzurunda yeminle söz vermedikçe, onu sizinle göndermeyeceğim!” dedi. Hepsi birden, yeminle söz verdiklerinde Ya'kub: “Allah bu dediklerimize karşı vekildir!” diyerek razı oldu.
bikum,
Adem Uğur = (Ya'kub) dedi ki: Kuşatılmanız (ve çaresiz kalma durumunuz) hariç, onu bana mutlaka getireceğinize dair Allah adına bana sağlam bir söz vermediğiniz takdirde onu sizinle beraber göndermem! Ona (istediği şekilde) teminatlarını verdiklerinde dedi ki: Söylediklerimize Allah şahittir.
bikum,
Ahmed Hulusi = (Babaları) dedi ki: "Çepeçevre kuşatılıp öldürülme durumuna düşmedikçe, onu bana kesin olarak geri getireceğinize Allâh adına yemin etmezseniz, onu sizinle göndermem". . . Ne zaman ki sağlam sözlerini verdiler, (babaları) dedi ki: "Allâh, söylediklerimize Vekiyl'dir. "
bikum,
Ahmet Tekin = Babaları:'Hepiniz kuşatılıp, çaresiz kalmadıkça, onu mutlaka bana getireceğinize dair Allah adına bir söz, bir yemin vermedikçe, onu asla sizinle göndermem' dedi. Onlar da, Allah’a and içerek babalarına söz verince, babaları:'Bu söylediklerimizi denetleyen, kaydeden, hesabını soracak, şâhitlik edecek olan Allah’tır' dedi.
bikum,
Ahmet Varol = Dedi ki:'Çepeçevre kuşatılıp (çaresiz kalmanız) dışında onu bana mutlaka getireceğiniz üzere Allah adına kesin söz vermediğiniz sürece onu sizinle göndermeyeceğim.' Ona kesin söz verdiklerinde: 'Allah, söylediklerimize vekildir' dedi.
bikum,
Ali Bulaç = "Bana etrafınızın çepeçevre kuşatılması dışında, onu ne olursa olsun mutlaka bana getireceğinize dair Allah adına kesin bir söz verinceye kadar, onu sizinle asla gönderemem." dedi. Böylelikle ona kesin bir söz verince dedi ki: "Allah, söylediklerimize vekildir."
bikum,
Ali Fikri Yavuz = Babaları: “- Siz ölümle kuşatılmadıkça, muhakkak surette onu (Bünyamin’i) bana getireceğinize dair Allah’dan sağlam bir yemini bana verişinize kadar, asla onu sizinle beraber gönderemem.” dedi. Onlar, babalarına yeminlerini verince, o şöyle dedi: “-Allah söylediklerimiz üzerine vekildir (onları yerine getirir).”
bikum,
Ali Ünal = “Hayır,” dedi Yakup, “elikolu bağlı ve çaresiz kalmadıkça O’nu bana geri getireceğinize dair Allah huzurunda sağlam bir söz vermeden O’nu sizinle asla gönderemem.” Onlar istediği sözü verince de, şöyle dedi: “Allah konuştuklarımıza şahit ve gözeticidir; verilen sözlerin yerine gelip gelmemesi nihayette yine O’nun iznine ve kudretine bağlıdır.”