Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

bikum

  Hûd / 80 -

 Diyanet İşleri = (Lût da:) “Keşke size karşı (koyacak) bir gücüm olsaydı, ya da sağlam bir desteğe dayanabilseydim” dedi.

bikum

  Hûd / 80 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Lût, size karşı koyacak gücüm, kuvvetim olsaydı, yahut da kuvvetli bir aşîretim olsaydı da ona sığınsaydım dedi.

bikum

  Hûd / 80 -

 Abdullah Parlıyan = Lût, “Ah” dedi. “Size karşı koyabilecek bir gücüm olsaydı, ya da güçlü bir dayanağa sığınabilseydim” diye hayıflandı.

bikum

  Hûd / 80 -

 Adem Uğur = (Lût:) Keşke benim size karşı (koyacak) bir gücüm olsaydı veya güçlü bir kaleye sığınabilseydim! dedi.

bikum

  Hûd / 80 -

 Ahmed Hulusi = (Lût) dedi ki: "Ah size yetecek gücüm olsaydı, ya da kudretli dayanağım olsaydı. "

bikum

  Hûd / 80 -

 Ahmet Tekin = Lût:'Keşke size karşı kullanabileceğim bir gücüm, güçlü bağlılarım mü’minler, kuvvetli bir aşiretim olsaydı veya karşı konulmaz bir orduya, bir devlete sırtımı dayasaydım, siz bana böyle davranamazdınız' dedi.

bikum

  Hûd / 80 -

 Ahmet Varol = (Lut): 'Keşke sizi savacak bir gücüm olsaydı yahut sağlam bir yere sığınabilseydim' dedi.

bikum

  Hûd / 80 -

 Ali Bulaç = Dedi ki: "Size yetecek gücüm olsaydı veya sağlam bir yere sığınabilseydim."

bikum

  Hûd / 80 -

 Ali Fikri Yavuz = Lût; “- Keşke size karşı bir kuvvetim olsa, yahut sağlam bir topluluğa dayansam!” dedi.

bikum

  Hûd / 80 -

 Ali Ünal = “Keşke” dedi Lût, “size karşı koyacak gücüm olsaydı veya sağlam bir ‘kale’m bulunsaydı da, ona sığınsaydım.”

bikum

  Hûd / 80 -

 Bayraktar Bayraklı = Lût, “Keşke benim size karşı koyacak bir gücüm olsaydı veya güçlü bir kaleye sığınabilseydim!” dedi.

bikum

  Hûd / 80 -

 Bekir Sadak = «eske size yetecek bir kuvvetim olsa veya saglam bir yere siginsam» dedi.

bikum

  Hûd / 80 -

 Celal Yıldırım = Lût onlara dedi ki: «Ah, keşke size karşı yetecek bir gücüm olsaydı veya çok sağlam bir yere sığınabilseydim i»

bikum

  Hûd / 80 -

 Cemal Külünkoğlu = Lut onlara dedi ki: “Ah, keşke size karşı (koyacak) bir gücüm olsaydı veya çok sağlam bir kaleye sığınabilseydim.”

bikum

  Hûd / 80 -

 Diyanet İşleri (eski) = 'Keşke size yetecek bir kuvvetim olsa veya sağlam bir yere sığınsam' dedi.

bikum

  Hûd / 80 -

 Diyanet Vakfi = (Lût:) Keşke benim size karşı (koyacak) bir gücüm olsaydı veya güçlü bir kaleye sığınabilseydim! dedi.

bikum

  Hûd / 80 -

 Edip Yüksel = (Lut:) 'Keşke size gücüm yetseydi veya güçlü dostlara sahip olsaydım,' dedi.

bikum

  Hûd / 80 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ne vardı, dedi: benim size karşı bir kuvvetim olsa idi; veya çok sarp bir kal'aya sığınabilse idim?

bikum

  Hûd / 80 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Lut: «Keşke benim size karşı bir kuvvetim olsaydı veya çok sarp bir kaleye sığınabilseydim!» dedi.

bikum

  Hûd / 80 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Lut dedi: «Ne olurdu size karşı bir kuvvetim olsaydı, ya da çok sarp bir yere sığınabilseydim.»

bikum

  Hûd / 80 -

 Gültekin Onan = Dedi ki: "Size yetecek gücüm olsaydı veya sağlam bir yere sığınabilseydim."

bikum

  Hûd / 80 -

 Harun Yıldırım = Dedi ki: “Size yetecek gücüm olsaydı veya sağlam bir yere sığınabilseydim.”

bikum

  Hûd / 80 -

 Hasan Basri Çantay = (Lût: «Ah), dedi, size (yetecek) bir kuvvetim olsaydı, yahud sarp bir kal'aya sığınabilseydim»!

bikum

  Hûd / 80 -

 Hayrat Neşriyat = (Lût:) 'Keşke size karşı bir kuvvetim olsaydı, yâhut sağlam bir kaleye sığınabilseydim!' dedi.

bikum

  Hûd / 80 -

 İbni Kesir = Keşke size yetecek bir kuvvetim olsaydı. Veya sağlam bir yere sığınsaydım dedi.

bikum

  Hûd / 80 -

 Kadri Çelik = “Keşke size karşı bir gücüm olsaydı veya (size karşı koymak için) güçlü bir dayanağa (topluluğa) katılsaydım” dedi.

bikum

  Hûd / 80 -

 Muhammed Esed = "N'olurdu, size karşı koyabilecek gücüm olsaydı!" diye hayıflandı, "ya da sırtımı dayayabileceğim bir dayanak!"

bikum

  Hûd / 80 -

 Mustafa İslamoğlu = (Lut) "Ah, keşke size karşı koyacak gücüm ya da sırtımı yaslayacağım sağlam bir dayanak olsaydı!" dedi.

bikum

  Hûd / 80 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Dedi ki: «Eğer benim için size karşı bir kuvvet olsa idi veya şiddetli bir kal'aya iltica edecek olsa idim.»

bikum

  Hûd / 80 -

 Ömer Öngüt = Dedi ki: “Keşke size yetecek bir kuvvetim olsaydı veya sağlam bir yere sığınabilseydim. ”

bikum

  Hûd / 80 -

 Şaban Piriş = -Keşke size yetecek bir kuvvetim ya da sığınacak sağlam bir yerim olsaydı, dedi.

bikum

  Hûd / 80 -

 Sadık Türkmen = Lût dedi ki: “Ne olurdu, size karşı bir gücüm olsaydı veya sağlam bir kaleye sığınabilseydim!”

bikum

  Hûd / 80 -

 Seyyid Kutub = Lût, melek konuklarına dönerek dedi ki, «Keşki siz bana dayanak olacak güçte olsaydınız, ya da himayelerine sığınabileceğim gözüpek adamlarım olsaydı!»

bikum

  Hûd / 80 -

 Suat Yıldırım = "Keşke" dedi, "size karşı yetecek bir gücüm olsaydı veya pek sağlam bir kaleye dayansaydım!"

bikum

  Hûd / 80 -

 Süleyman Ateş = (Lût): "Keşke sizi savacak gücüm olsaydı, yahut da çok sarp bir kaleye sığınabilseydim!" dedi.

bikum

  Hûd / 80 -

 Tefhim-ul Kuran = Dedi ki: «Size yetecek gücüm olsaydı veya sağlam bir yere sığınabilseydim.»

bikum

  Hûd / 80 -

 Ümit Şimşek = Lût 'Keşke size yetecek gücüm olsaydı,' dedi. 'Veya sağlam bir dayanağa sığınabilseydim!'

bikum

  Hûd / 80 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Dedi: "Ah, size karşı koyacak bir gücüm olsaydı yahut sağlam bir kaleye sığınabilseydim."

bikum

  Hûd / 80 -

 İskender Ali Mihr = (Lut (a.s) şöyle) dedi: “Keşke size karşı benim bir kuvvetim olsaydı veya ben, kuvvetli bir taraftara (muhkem bir yere) sığınsaydım.”

bikum

  Hûd / 80 -

 İlyas Yorulmaz = Lut “Keşke size engel olacak gücüm veyahut sizden kaçıp sığınacak sağlam bir yerim olsaydı” dedi.

bikum,

  Yûsuf / 66 -

 Diyanet İşleri = Babaları, “Kuşatılıp çaresiz durumda kalmanız hariç, onu bana geri getireceğinize dair Allah adına sağlam bir söz vermedikçe, onu sizinle göndermeyeceğim” dedi. Ona güvencelerini verdiklerinde, “Allah söylediklerimize vekildir” dedi.

bikum,

  Yûsuf / 66 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Etrâfınız kuşatılmadıkça dedi, onu mutlaka geri getireceğinize dâir Allah adına bir söz vermezseniz sizinle imkânı yok göndermem onu. Onlar, söz verince de bu dediklerimize Allah tanık olsun dedi.

bikum,

  Yûsuf / 66 -

 Abdullah Parlıyan = Ya'kub: “Hepiniz ölümle kuşatılıp kıstırılmadıkça, onu bana geri getireceğinize dair bana Allah huzurunda yeminle söz vermedikçe, onu sizinle göndermeyeceğim!” dedi. Hepsi birden, yeminle söz verdiklerinde Ya'kub: “Allah bu dediklerimize karşı vekildir!” diyerek razı oldu.

bikum,

  Yûsuf / 66 -

 Adem Uğur = (Ya'kub) dedi ki: Kuşatılmanız (ve çaresiz kalma durumunuz) hariç, onu bana mutlaka getireceğinize dair Allah adına bana sağlam bir söz vermediğiniz takdirde onu sizinle beraber göndermem! Ona (istediği şekilde) teminatlarını verdiklerinde dedi ki: Söylediklerimize Allah şahittir.

bikum,

  Yûsuf / 66 -

 Ahmed Hulusi = (Babaları) dedi ki: "Çepeçevre kuşatılıp öldürülme durumuna düşmedikçe, onu bana kesin olarak geri getireceğinize Allâh adına yemin etmezseniz, onu sizinle göndermem". . . Ne zaman ki sağlam sözlerini verdiler, (babaları) dedi ki: "Allâh, söylediklerimize Vekiyl'dir. "

bikum,

  Yûsuf / 66 -

 Ahmet Tekin = Babaları:'Hepiniz kuşatılıp, çaresiz kalmadıkça, onu mutlaka bana getireceğinize dair Allah adına bir söz, bir yemin vermedikçe, onu asla sizinle göndermem' dedi. Onlar da, Allah’a and içerek babalarına söz verince, babaları:'Bu söylediklerimizi denetleyen, kaydeden, hesabını soracak, şâhitlik edecek olan Allah’tır' dedi.

bikum,

  Yûsuf / 66 -

 Ahmet Varol = Dedi ki:'Çepeçevre kuşatılıp (çaresiz kalmanız) dışında onu bana mutlaka getireceğiniz üzere Allah adına kesin söz vermediğiniz sürece onu sizinle göndermeyeceğim.' Ona kesin söz verdiklerinde: 'Allah, söylediklerimize vekildir' dedi.

bikum,

  Yûsuf / 66 -

 Ali Bulaç = "Bana etrafınızın çepeçevre kuşatılması dışında, onu ne olursa olsun mutlaka bana getireceğinize dair Allah adına kesin bir söz verinceye kadar, onu sizinle asla gönderemem." dedi. Böylelikle ona kesin bir söz verince dedi ki: "Allah, söylediklerimize vekildir."

bikum,

  Yûsuf / 66 -

 Ali Fikri Yavuz = Babaları: “- Siz ölümle kuşatılmadıkça, muhakkak surette onu (Bünyamin’i) bana getireceğinize dair Allah’dan sağlam bir yemini bana verişinize kadar, asla onu sizinle beraber gönderemem.” dedi. Onlar, babalarına yeminlerini verince, o şöyle dedi: “-Allah söylediklerimiz üzerine vekildir (onları yerine getirir).”

bikum,

  Yûsuf / 66 -

 Ali Ünal = “Hayır,” dedi Yakup, “elikolu bağlı ve çaresiz kalmadıkça O’nu bana geri getireceğinize dair Allah huzurunda sağlam bir söz vermeden O’nu sizinle asla gönderemem.” Onlar istediği sözü verince de, şöyle dedi: “Allah konuştuklarımıza şahit ve gözeticidir; verilen sözlerin yerine gelip gelmemesi nihayette yine O’nun iznine ve kudretine bağlıdır.”