Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Diyanet İşleri = Onlar oradan kaybolup kurtulacak da değillerdir.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve oradan hiç ayrılmazlar.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Abdullah Parlıyan = Ve ondan asla kurtulmaları ve kaçıp kaybolmaları da mümkün olmayacaktır.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Adem Uğur = Onlar (kâfirler) oradan bir daha da ayrılmazlar.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Ahmed Hulusi = Onlar her an cehennemi müşahede eder hâldedirler!

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Ahmet Tekin = Onlar Cehennem’den ayrılıp uzaklaşamazlar, kurtulamazlar.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Ahmet Varol = Onlar oradan (bir yere) kaybolacak değildirler.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Ali Bulaç = Ve ondan ayrılıp kaybolacak değildirler.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Ali Fikri Yavuz = Oradan asla çıkacak değillerdir.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Ali Ünal = Oradan uzak olmayacaklardır bir an bile.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Bayraktar Bayraklı = (15-16) Yargı günü oraya girecekler ve süreli orada kalacaklardır.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Bekir Sadak = Oradan bir daha ayrilamazlar.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Celal Yıldırım = Oradan artık ayrılıp uzaklaşamıyacaklar.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Cemal Külünkoğlu = Artık onlar, oradan bir daha ayrılamazlar.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Diyanet İşleri (eski) = Oradan bir daha ayrılamazlar.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Diyanet Vakfi = (13-16) İyiler muhakkak cennette, kötüler de cehennemdedirler. Ceza gününde oraya girerler. Onlar (kâfirler) oradan bir daha da ayrılmazlar.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Edip Yüksel = Oradan hiç ayrılamazlar.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ve ondan gâib olmıyacaklardır

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ondan çıkacak da değillerdir.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onlar o cehennemin gözünden kaçamazlar.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Gültekin Onan = Ve ondan ayrılıp kaybolacak değildirler.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Harun Yıldırım = Onlar bir daha oradan kaybolmayacaklardır.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Hasan Basri Çantay = Ve onlar bundan ayrılanlar da değildir.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Hayrat Neşriyat = Onlar oradan (çıkıp) kaybolacak kimseler de değildir!

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 İbni Kesir = Ve orada kaybolacak değildirler.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Kadri Çelik = Kendileri ondan ayrılıp kaybolacaklar değillerdir.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Muhammed Esed = ve ondan kurtulmaları mümkün olmaz.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Mustafa İslamoğlu = ondan kurtulmaları asla mümkün olmayacak.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (14-16) Ve muhakkak ki, facirler de yakıcı ateş içindedirler. Ceza günü oraya yaslanacaklardır. Ve onlar, ondan gaip olanlar değildirler.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Ömer Öngüt = Onlar oradan bir daha da ayrılamazlar.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Şaban Piriş = Onlar, oradan kaybolacak değillerdir.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Sadık Türkmen = Ve onlar, ondan bir daha ayrılıp kaybolamazlar.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Seyyid Kutub = Oradan bir daha çıkamazlar.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Suat Yıldırım = Hem oradan hiç ayrılmazlar.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Süleyman Ateş = Onlar ondan (hiçbir yere kaçıp) kaybolacak değillerdir.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Tefhim-ul Kuran = Ve kendileri ondan ayrılıp kaybolacak değildirler.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Ümit Şimşek = Bir daha da oradan çıkamazlar.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Onlar ondan, görülmeyecek şekilde uzaklaşmış değillerdir.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 İskender Ali Mihr = Ve onlar, ondan (alevli ateşten) gaib olacak (kaybolacak, yanıp bitecek) değillerdir.

bi gâibîne

  İnfitâr / 16 -

 İlyas Yorulmaz = Onlar o ateşin içinde yok olup kurtulamazlar da.