Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
beyne-hâ
Diyanet İşleri = Onlar, cehennem ateşi ile yüksek derecede kaynar su arasında gider gelirler.
beyne-hâ
Abdulbaki Gölpınarlı = Cehennemle içecekleri kaynar suyun arasında dolanıp dururlar.
beyne-hâ
Abdullah Parlıyan = Onlar cehennemle, içecekleri kaynar suyun arasında dolanıp dururlar.
beyne-hâ
Ahmed Hulusi = Onunla (cehennemî kayıtlarla) kaynar su (şartlanmalarının getirdiği yakıcı değer yargıları) arasında dönüp dururlar.
beyne-hâ
Ahmet Varol = Onlar bununla oldukça sıcak kaynar suyun arasında dolaşıp dururlar.
beyne-hâ
Ali Bulaç = Onlar, kendisiyle alabildiğine kaynar hale getirilmiş su arasında dönüp dolaşırlar.
beyne-hâ
Ali Fikri Yavuz = Onlar, bu ateş ile harareti en yüksek dereceye ulaşmış kaynar su arasında dolaşırlar.
beyne-hâ
Bayraktar Bayraklı = (43-45) Onlara, “İşte suçluların yalanladıkları cehennem budur” denir. Onlar, cehennemle kaynar su arasında dolaşıp dururlar. Şimdi, Rabbinizin cezasını nasıl inkâr edebilirsiniz?
beyne-hâ
Celal Yıldırım = Onlar, Cehennem ateşiyle son derece kaynar su arasında dolaşıp dururlar.
beyne-hâ
Cemal Külünkoğlu = (43-44) İşte bu o suçluların yalanladıkları cehennemdir. Onlar, cehennem ateşi ile yüksek derecede kaynar su arasında gider gelirler.
beyne-hâ
Diyanet İşleri (eski) = Onlar, cehennem ateşiyle kaynar su arasında dolaşır dururlar.
beyne-hâ
Gültekin Onan = Onlar, kendisiyle alabildiğine kaynar hale getirilmiş su arasında dönüp dolaşırlar.
beyne-hâ
Harun Yıldırım = Onlar, kendisiyle alabildiğine kaynar hale getirilmiş su arasında dönüpdolaşırlar.
beyne-hâ
Hasan Basri Çantay = Onlar bununla kaynar su arasında (bocalayıb) dolaşacaklar.
beyne-hâ
Hayrat Neşriyat = (43-44) Bu o Cehennemdir ki, günahkârlar onu yalanlar! (O gün) onunla (o Cehennemile) kaynar su arasında dolaşır dururlar!
beyne-hâ
Kadri Çelik = Onlar, kendisiyle (cehennem ateşiyle) alabildiğine kaynar hale getirilmiş su arasında dönüp dolaşırlar.
beyne-hâ
Muhammed Esed = onlar, cehennem ile (kendi) yakıcı ümitsizlikleri arasında gidip gelecekler!
beyne-hâ
Mustafa İslamoğlu = Onlar cehennem ile anında dağlayan bir (umutsuzluk) ateşi arasında mekik dokuyacak:
beyne-hâ
Ömer Nasuhi Bilmen = O cehennemin arasıyla son derece sıcak bir su arasında dolaşacaklardır.
beyne-hâ
Sadık Türkmen = Onlar, cehennem ateşi ile yüksek derecede kaynar su arasında gider gelirler.
beyne-hâ
Suat Yıldırım = Onlar cehennem ile kaynar su arasında devamlı gidip gelirler.
beyne-hâ
Tefhim-ul Kuran = Onlar, kendisiyle alabildiğine kaynar hale getirilmiş su arasında dönüp dolaşırlar.
beyne-hâ
İskender Ali Mihr = Onunla (cehennemle) kızgın kaynar su arasında dönüp dolaşırlar.
beyne-hâ
İlyas Yorulmaz = Onlar, o cehennem ile, yakıcı ateş arasında dolaşıp dururlar.
beyne-hâ
Diyanet İşleri = Herkesin yaptığı iyiliği ve yaptığı kötülüğü hazır bulacağı günde kişi, kötülükleri ile kendi arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Yine Allah, sizi kendisine karşı dikkatli olmanız hakkında uyarmaktadır. Allah, kullarını çok esirgeyicidir.
beyne-hâ
Abdulbaki Gölpınarlı = O gün bir gündür ki herkes, yaptığı hayrı hazırlanmış bir halde karşısında bulacak, işlediği kötülükle de arasında pek uzun bir mesafe olmasını arzulayacak. Tanrı, kendinden korunmanızı buyurur ve Allah, kullarını pek esirgeyicidir.
beyne-hâ
Abdullah Parlıyan = Herkesin iyilik ve kötülük olarak yaptığı herşeyi karşısında hazır bulacağı günde, kötülük yapan insanlar o günde, kötülükleriyle kendi arasının çok uzak olmasını isteyecek. Allah sizi kendisinin emirlerine karşı gelmekten sakındırıyor. Allah kullarına çok şefkatlidir.
beyne-hâ
Adem Uğur = Herkesin, iyilik olarak yaptıklarını da kötülük olarak yaptıklarını da karşısında hazır bulduğu günde (insan) isteyecek ki kötülükleri ile kendisi arasında uzun bir mesafe bulunsun. Allah, kendisine karşı (gelmekten) sizi sakındırıyor. Allah kullarına çok şefkatlidir.
beyne-hâ
Ahmed Hulusi = Her nefs, hayır veya kötülük olarak ne yaptıysa, o gün karşısında bulacaktır. Arzu eder ki, onunla arasında erilmez mesafeler bulunsun! Allâh sizi (yaptıklarınızın sonucunu kesin yaşatacağı içindir ki) kendisinden sakınmanız için uyarır. Allâh kullarına hakikatlerinden Rauf'tur.
beyne-hâ
Ahmet Tekin = Herkes, devamlı, bilinçli, amaçla örtüşen niyete dayalı, yaptığı iyilikleri de, bilinçli olarak işlediği kötülükleri de önünde hazır bulacağı bir günde, keşke kendisiyle işlediği kötülükler arasında uzak bir mesafe olsa diye arzu eder. Allah sizi, asıl kendisinin cezasından korunmanız için uyarıyor. Allah kullarına karşı çok merhametlidir.
beyne-hâ
Ahmet Varol = O gün her kişi iyilik adına işlediği her şeyi karşısında bulacaktır. Kötülük adına ne işlediğini de! Kendisiyle bunlar arasında uzun bir mesafenin bulunmasını ister. Allah size kendi zatından sakınmanızı emrediyor. Allah kullarına karşı şefkatlidir.
beyne-hâ
Ali Bulaç = Her bir nefsin hayırdan yaptıklarını hazır bulduğu ve her ne kötülük işlediyse onunla kendisi arasında uzak bir mesafe olmasını istediği o günü (düşünün). Allah, sizi kendisinden sakındırır. Allah, kullarına karşı şefkatli olandır.
beyne-hâ
Ali Fikri Yavuz = Kıyamet gününde herkes, dünyada hayır ve kötülükten yaptığı şeyi hazır bulacak; ve ister ki, o kötülüklerle arasında uzak bir mesafe bulunsaydı. Yine Allahü Tealâ size kendinden korkmanızı emreder. Allah kullarını çok esirgeyicidir.
beyne-hâ
Ali Ünal = Gün gelir, her şahıs (dünyada iken) hayır adına ne işlemişse önünde hazır bulur; kötülük adına ne işlemişse de. İster ki, o kötülükle kendisi arasında upuzun bir mesafe olsun! Allah, sizi Kendisi’ne karşı gelmekten sakındırıyor. Allah, kullar(ın)a pek çok acıyandır.