Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Diyanet İşleri = (14-15) Hatta, mazeretlerini ortaya koysa da, o gün insan kendi aleyhine şahittir.

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Hayır, insanın âzası, aleyhine tanıklık eder.

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Abdullah Parlıyan = Hayır, aslında insan kendi aleyhine şahitlik yapacak.

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Adem Uğur = Artık insan, kendi kendinin şahididir.

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Ahmed Hulusi = İşte (gerçek şu ki) insan, kendi nefsini değerlendiricidir! ("OKU yaşam bilgini {kitabını}! Bilincin bu aşamada, yaptıklarının sonucunun ne olduğunu görmeye yeterlidir. " 17. İsrâ' Sûresi: 14. âyetini hatırlayalım. A. H. )

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Ahmet Tekin = Üstelik insan, vicdanıyla, organlarıyla nefsine karşı şâhitlik eder.

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Ahmet Varol = Hakikatte insan kendi kendine karşı bir şahittir.

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Ali Bulaç = Hayır; insan, kendi nefsine karşı bir basirettir.

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Ali Fikri Yavuz = Doğrusu insan, nefsine karşı murakabeci bir şahiddir.

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Ali Ünal = Artık insan kendi aleyhinde bir şahit ve bir delildir,

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Bayraktar Bayraklı = Doğrusu insan, kendi öz benliğinin gözlemcisidir.

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Bekir Sadak = (14-15) Ozurlerini sayip dokse de, insanoglu, artik kendi kendinin sahididir.

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Celal Yıldırım = (14-15) insan birtakım özürler ileri sürse bile, o kendine karşı duyup gören bir şahittir.

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Cemal Külünkoğlu = (14-15) Aslında insan birtakım mazeretler ileri sürse de kendi nefsine (yaptıklarına) karşı şahit olacaktır.

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Diyanet İşleri (eski) = (14-15) Özürlerini sayıp dökse de, insanoğlu, artık kendi kendinin şahididir.

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Diyanet Vakfi = Artık insan, kendi kendinin şahididir.

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Edip Yüksel = Doğrusu, insan kendi kendisine tanıktır.

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Doğrusu insan kendine karşı bir basîrettir

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Doğrusu insan kendine karşı bir basirettir (kendisinin ne yaptığını gayet iyi bilir).

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Doğrusu insan kendi nefsini görür,

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Gültekin Onan = Hayır; insan, kendi nefsine karşı bir basirettir.

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Harun Yıldırım = Doğrusu şu ki, insan kendine karşı bir şahiddir.

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Hasan Basri Çantay = Daha doğrusu insan (bizzat) kendisine karşı bir şâhiddir.

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Hayrat Neşriyat = (14-15) Daha doğrusu insan, (kurtulmak için, bütün) ma'zeretlerini ortaya atsa da, kendi nefsine (bizzat kendisi) şâhiddir!

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 İbni Kesir = Daha doğrusu insan, kendi kendinin şahididir.

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Kadri Çelik = Hayır! İnsan, kendi nefsine karşı bütünüyle basiret kesilir (kendisinin ne yaptığını gayet iyi bilir).

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Muhammed Esed = hayır, aslında insan, kendi aleyhine şahitlik yapacak,

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Mustafa İslamoğlu = bilakis insan kendi benliğine şahit olacak;

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (13-14) O gün insana ileri götürmüş olduğu şeyler ile geriye bırakmış olduğu şeyler haber verilecektir. Doğrusu insan kendi şahsı aleyhine bir hüccetir.

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Ömer Öngüt = İnsan artık kendi kendisinin şâhididir.

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Şaban Piriş = -Evet, insan kendini görecektir.

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Sadık Türkmen = Doğrusu şu ki (o gün); insan kendi kendisinin tanığıdır.

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Seyyid Kutub = Aslında insan kendi kendinin denetleyicisidir.

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Suat Yıldırım = (14-15) Türlü türlü mazeretler öne sürse de, Artık insan, kendisi hakkında şahit olur.

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Süleyman Ateş = Doğrusu insan kendi nefsini görür,

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Tefhim-ul Kuran = Hayır; insan, kendi nefsine karşı bir basirettir;

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Ümit Şimşek = Aslında insan kendi kendisinin şahididir:

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Gerçek şu ki insan, öz benliği üzerine yönelmiş keskin ve derin bir bakıştır;

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 İskender Ali Mihr = Hayır, insan kendi nefsine basirdir (şahittir).

bel(i)

  Kıyâme / 14 -

 İlyas Yorulmaz = Ancak insan kendi nefsini çok iyi görendir.

bel(i)

  İnşikâk / 22 -

 Diyanet İşleri = Daha doğrusu, inkâr edenler (Kur’an’ı) yalanlıyorlar.

bel(i)

  İnşikâk / 22 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Hayır, kâfir olanlar, yalanlıyorlar.

bel(i)

  İnşikâk / 22 -

 Abdullah Parlıyan = Secde etmek şöyle dursun, o inkârcılar hakkı yalanlamaya devam ediyorlar.

bel(i)

  İnşikâk / 22 -

 Adem Uğur = Aksine, kâfirler yalanlıyorlar.

bel(i)

  İnşikâk / 22 -

 Ahmed Hulusi = Üstelik yalanlıyorlar o hakikat bilgisini inkâr edenler!

bel(i)

  İnşikâk / 22 -

 Ahmet Tekin = Aksine, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek ört-bas edip inkârda ısrar edenler, kafirler, Kur’ân’ı yalanlayanlardır.

bel(i)

  İnşikâk / 22 -

 Ahmet Varol = Gerçekte ise o inkar edenler yalanlıyorlar.

bel(i)

  İnşikâk / 22 -

 Ali Bulaç = Tersine, o nankörler, yalanlıyorlar.

bel(i)

  İnşikâk / 22 -

 Ali Fikri Yavuz = Daha doğrusu, o kâfir olanlar (Kur’an’ı) inkâr ederler.

bel(i)

  İnşikâk / 22 -

 Ali Ünal = Bilakis, küfredenler (onu ve onun mesajını) yalanlıyorlar.