Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Diyanet İşleri = Bunun üzerine Firavun (işkence etmek ve öldürmek suretiyle) o yerden onların kökünü kazımak istedi. Biz de onu ve beraberindekileri hep birden suda boğduk.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Onları Mısır'dan çıkarmayı kurunca onu da onunla berâber bulunanların hepsini de sulara boğduk.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Abdullah Parlıyan = Ve sonunda Firavun, onları Mısır'dan çıkarıp atmaya karar verdi, bunun üzerine biz de Firavun ve onunla beraber olan herkesi denizde boğduk.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Adem Uğur = Derken, Firavun onları ülkeden çıkarmak istedi. Bu yüzden biz onu ve maiyyetindekilerin hepsini (denizde) boğduk.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Ahmed Hulusi = (Firavun) onları arzdan sürüp çıkarmayı irade etti. . . Biz de onu ve onunla beraber olan kimseleri toptan, suda boğduk!

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Ahmet Tekin = Firavun onların kökünü yeryüzünden kazımak istedi. Bu yüzden, biz onu ve beraberindekilerin hepsini denizde boğduk.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Ahmet Varol = Derken (Firavun), onları [6] o yerden sürüp çıkarmak istedi. Biz de onu ve beraberindekileri toptan suda boğduk.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Ali Bulaç = Böylelikle, onları o yerden sürüp sarsıntıya uğratmayı istedi, biz de onu ve beraberindekileri hep birlikte boğuverdik.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Ali Fikri Yavuz = Nihayet Firavun, Mûsa ve kavmini Mısır arazısinden çıkarmak istedi. Biz de hem kendisini, hem beraberindekileri toptan denizde boğuverdik.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Ali Ünal = Sonunda Firavun, İsrail Oğulları’nı ülkeden söküp atmak ve yok etmek istedi; fakat Biz, onu ve beraberindeki bütün ordusunu suda boğduk.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Bayraktar Bayraklı = Firavun onları ülkeden çıkarmak istedi. Biz de onu ve beraberindekilerin hepsini suda boğduk.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Bekir Sadak = Firavun bunun uzerine onlari memleketten surmek istedi. Biz de onu ve beraberindekilerin hepsini suda bogduk.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Celal Yıldırım = Bunun üzerine Fir'avn onları yerlerinden oynatıp çıkarmak istedi, derken onu da, beraberindekilerin hepsini de (denizde) boğduk.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Cemal Külünkoğlu = Bunun üzerine Firavun İsrailoğullarını yurtlarından sürmek istedi, biz de onu yanındakiler ile birlikte (yaptıkları yüzünden) denizde boğduk.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Diyanet İşleri (eski) = Firavun bunun üzerine onları memleketten sürmek istedi. Biz de onu ve beraberindekilerin hepsini suda boğduk.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Diyanet Vakfi = Derken, Firavun onları ülkeden çıkarmak istedi. Bu yüzden biz onu ve maiyyetindekilerin hepsini (denizde) boğduk.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Edip Yüksel = Onları ülkeden çıkarmak isteyince de onu ve beraberindekileri topluca suda boğduk

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Derken onları Arzdan belinletmek istedi, biz de hem kendisini ve hem maıyyetindekileri hepsini birden garkediverdik

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = (103-104) Derken Firavun onları o yerden belinletmek (sürüp çıkarmak) istedi, Biz de hem kendisini, hem de beraberindekilerin tümünü birden boğuverdik; arkasından da İsrailoğullarına dedik ki: «Haydi, yeryüzünde yerleşin; sonra ahiret va'di geldiği vakit hepinizi dürüp bükerek (bir araya) getireceğiz.»

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Derken Firavun, Musa'yı ve İsrailoğullarını Mısır'dan sürmek istedi. Biz de onu ve beraberindekilerin hepsini suda boğduk.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Gültekin Onan = Böylelikle, onları o yerden sürüp sarsıntıya uğratmayı istedi, biz de onu ve beraberindekileri hep birlikte boğuverdik.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Harun Yıldırım = Derken, Firavun onları ülkeden çıkarmak istedi. Bu yüzden biz onu ve maiyyetindekilerin hepsini (denizde) boğduk.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Hasan Basri Çantay = Derken onları o yerden sürüb çıkarmak istedi. Biz de hem kendisini, hem maiyyetindekileri, topdan suda boğuverdik.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Hayrat Neşriyat = Nihâyet (Fir'avun) onları o yerden (Mısırdan) çıkarmak istedi de onu ve berâberindekileri, hep birlikte suda boğduk.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 İbni Kesir = Bunun üzerine onları memleketten sürmek istedi. Biz de onu ve beraberindekileri bütünüyle suda boğduk.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Kadri Çelik = Böylelikle, onları o yerden sürmek istedi. Biz de onu ve beraberindekileri hep birlikte boğuverdik.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Muhammed Esed = Ve sonunda Firavun onları yeryüzünden söküp atmaya karar verdi; bunun üzerine Biz de onu ve onunla beraber olan herkesi (denizde) boğduk.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Mustafa İslamoğlu = Nihayet (Firavun), onların kökünü yeryüzünden kazımaya karar verdi. Bunun üzerine Biz de onu ve onunla birlikte olan herkesi boğup attık.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Bunun üzerine Fir'avun onları o yerden sürüp çıkarmak istedi. Artık Biz de onu ve kendisiyle beraber olanları toptan garkettik.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Ömer Öngüt = Böylece Firavun onları o yerden (Mısır'dan) çıkarmak istedi. Biz de onu ve maiyyetindekilerin hepsini suda boğduk.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Şaban Piriş = Firavun onları ülkeden çıkarmak istedi. Biz de onu yanındakilerin hepsini suda boğduk.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Sadık Türkmen = (Firavun) o yerden onları çıkarmak istedi. Biz de onu ve yanındakilerle birlikte hepsini boğduk.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Seyyid Kutub = Firavun İsrailoğulları'nı yurtlarından sürmek istedi, biz onu yanındakiler ile birlikte denizde boğuverdik.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Suat Yıldırım = Firavun onları ülkeden söküp atmak istedi. Ama Biz onu ve beraberindeki bütün ordusunu suda boğduk.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Süleyman Ateş = Fir'avn onları o ülkeden sürüp çıkarmak istedi, biz de onu, yanındakilerle birlikte toptan boğduk.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Tefhim-ul Kuran = Böylelikle, onları o yerden sürüp sarsıntıya uğratmayı istedi, Biz de onu ve beraberindekileri hep birlikte boğuverdik.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Ümit Şimşek = Firavun onları ülkeden sürmek istedi; Biz de onu ve beraberindekilerin hepsini birden boğduk.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Firavun onları o topraktan sürüp çıkarmak istedi de biz onu ve yanındakilerin tümünü boğduk.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 İskender Ali Mihr = Bundan sonra onları arzdan (bulundukları yerden) çıkarmak istedi. Bunun üzerine Biz, onu ve beraberindekilerin hepsini boğduk.

agraknâ-hu

  İsrâ / 103 -

 İlyas Yorulmaz = Bundan sonra Firavun, İsrail oğullarını kendi topraklarında yok etmeye karar verdi. Bizde, Firavunu ve onunla beraber olanların tümünü suda boğduk.

agraknâ-hum

  Enbiyâ / 77 -

 Diyanet İşleri = Âyetlerimizi yalanlayanlara karşı ona yardım etmiştik. Şüphesiz onlar kötü bir toplumdu. Bu yüzden biz de onları topyekûn suda boğduk.

agraknâ-hum

  Enbiyâ / 77 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve delillerimizi yalanlayan bir topluluğa karşı yardım etmiştik ona; gerçekten de kötü bir topluluktu onlar ve bu yüzden hepsini de sulara boğmuştuk.

agraknâ-hum

  Enbiyâ / 77 -

 Abdullah Parlıyan = O'nu ayetlerimizi yalan sayan bir topluma karşı, yardım edip O'nun intikamını aldık. Şüphesiz ki onlar, kötü bir kavim idi, biz de hepsini olduğu gibi tufanda boğduk.

agraknâ-hum

  Enbiyâ / 77 -

 Adem Uğur = Onu, âyetlerimizi inkâr eden kavimden koruduk. Gerçekten onlar, fena bir kavim idi; bu yüzden topunu birden (suya) gömdük.

agraknâ-hum

  Enbiyâ / 77 -

 Ahmed Hulusi = Ona, kendilerindeki işaretlerimizi yalanlayan halka (karşı) yardım etmiştik. . . Muhakkak ki onlar kötü bir topluluk idi. . . Biz de onların hepsini birden suda boğduk.

agraknâ-hum

  Enbiyâ / 77 -

 Ahmet Tekin = Âyetlerimizi, mûcizelerimizi yalanlayan kavimden onu koruduk. Onlar bilinçli olarak serâpâ suça, günaha batmış bir kavimdi. Onların hepsini tufanda boğduk.

agraknâ-hum

  Enbiyâ / 77 -

 Ahmet Varol = Ayetlerimizi yalanlayan kavme karşı ona yardım ettik. Onlar kötü bir kavimdiler, biz de onların tümünü suda boğduk.

agraknâ-hum

  Enbiyâ / 77 -

 Ali Bulaç = Ve ayetlerimizi yalanlayan kavimden 'ona yardım edip öcünü aldık'. Şüphesiz onlar, kötü bir kavimdi, biz de onların tümünü suya batırıp boğduk.

agraknâ-hum

  Enbiyâ / 77 -

 Ali Fikri Yavuz = Bir de âyetlerimizi tekzip eden o kavimden Nûh’u kurtarıp öcünü aldık. Gerçekten onlar, kötü bir kavim idiler. Biz de hepsini birden boğduk.

agraknâ-hum

  Enbiyâ / 77 -

 Ali Ünal = Âyetlerimizi yalanlayan topluluğa karşı yardım etmiştik O’na. O topluluk da gerçekten kötülüğe batmış bir güruhtu ve bu yüzden hepsini suda boğmuştuk.