Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Diyanet İşleri = (Ona), “İşte bu kendi ellerinin önceden işledikleri yüzündendir. Allah, kesinlikle kullara zulmedici değildir” (denir.)

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Bu da senin, kendi ellerinle kendine hazırladığın şeydir ve şüphe yok ki Allah, alabildiğine zulmetmez kullarına.

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Abdullah Parlıyan = Ve ona o gün: “Bu senin kendi elinle önceden kazandığın şey. Çünkü Allah kullarına, asla en küçük bir haksızlık yapmaz!” denecek.

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Adem Uğur = İşte bu, önceden yapıp ettiklerin yüzündendir (denilir). Elbette Allah kullarına haksızlık edici değildir.

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Ahmed Hulusi = "Bu, senin ellerinle takdim ettiğinin sonucudur! Muhakkak ki Allâh kullara zulmedici değildir. "

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Ahmet Tekin = Onlara: 'Bunlar sizin dünyada, bizzat ellerinizle kazandığınız günahlar sebebiyledir' denir. Şüphesiz Allah kullarına zâlimce davranmaz.

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Ahmet Varol = 'Bu senin kendi ellerinle işlediğinin karşılığıdır. Yoksa Allah, kullarına haksızlık etmez.'

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Ali Bulaç = (Ey insan) Bu, senin ellerinin önden takdim ettikleridir. Şüphesiz Allah, kullar için zulmedici değildir.

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Ali Fikri Yavuz = (Kıyamet gününde ona şöyle denecektir): Bu perişanlık ve azab, iki elinin kazandığı günahlar sebebiyledir. Muhakkak ki Allah, kullara zulümkar değildir (günahları olmadan onları cezalandırmaz).

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Ali Ünal = “Bu azap, dünyada iken bizzat kazanıp buraya gönderdiğin günahlarının sonucudur. Yoksa Allah, kullarına asla zulmedici değildir.”

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Bayraktar Bayraklı = İşte bu, önceden yapıp ettikleri yüzündendir. Elbette Allah, kullarına haksızlık edici değildir.

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Bekir Sadak = Ona: «Bunlar senin yaptiklarindan oturudur» denir, yoksa Allah, kullarina karsi hic de zalim degildir.*

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Celal Yıldırım = Bu, senin iki elin kazanıp önden gönderdiği şeyin karşılığıdır ve Allah kullarına zulmedici değildir.

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Cemal Külünkoğlu = (Kıyamet günü ona:) “Bu senin kendi elinle önceden kazandığın (günahlarınla hazırladığın) şeydir. Çünkü Allah kullarına asla en küçük bir haksızlık yapmaz (günahları olmadan onları cezalandırmaz)” (denilir).

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Diyanet İşleri (eski) = Ona: 'Bunlar senin yaptıklarından ötürüdür' denir, yoksa Allah, kullarına karşı hiç de zalim değildir.

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Diyanet Vakfi = İşte bu, önceden yapıp ettiklerin yüzündendir (denilir). Elbette Allah kullarına haksızlık edici değildir.

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Edip Yüksel = 'Bu, ellerinin senin için yapıp öne sürdüğü işlerden ötürüdür.' ALLAH kullara zulmedici değildir

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Bu, diye: senin iki elinin takdim ettiği ve Allahın kullarına zulümkâr olmadığı içindir

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bu ellerinle yaptığın işlerden dolayıdır diye, yoksa Allah kullarına zulmeden değildir.

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ona «Bunlar, senin ellerinle kazandığın günahlar sebebiyledir» denir. Şüphesiz Allah kullarına zulmeden değildir.

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Gültekin Onan = (Ey insan) Bu, senin ellerinin önden takdim ettikleridir. Şüphesiz Tanrı, kullar için zulmedici değildir.

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Harun Yıldırım = İşte bu, önceden yapıp ettiklerin yüzündendir (denilir). Elbette Allah kullarına haksızlık edici değildir.

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Hasan Basri Çantay = Bunun sebebi iki elinin öne sürdüğü şeylerdir ve çünkü Allah, şübhesiz, kulları hakkında zulümkâr değildir.

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Hayrat Neşriyat = (O zaman ona şöyle denilir:) 'Bu, senin ellerinin takdîm ettiği (senin işlediğingünahlar) yüzündendir.' Şübhesiz ki Allah, kullarına zulümkâr değildir.

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 İbni Kesir = Ona: Bunlar senin yaptıklarından ötürüdür, denir. Yoksa Allah kullarına asla zulmedici değildir.

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Kadri Çelik = (Ey insan!) Bu, senin ellerinin önden takdim ettikleridir. Şüphesiz Allah, kullar için zulmedici değildir.

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Muhammed Esed = (Ve ona) (o Gün:) "bu senin kendi elinle önceden kazandığın şey; çünkü Allah kullarına asla en küçük bir haksızlık yapmaz!" (denecek).

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Mustafa İslamoğlu = "İşte bu senin kendi ellerinde kazanıp getirdiklerindir; unutma ki Allah'ın kullarına zulmetme ihtimali asla bulunmamaktadır!"

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (Denilir ki) «Bu (azab) senin iki elinin evvelce yaptığından dolayıdır. Ve şüphe yok ki, Allah kulları için hiçbir zulmeden değildir.»

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Ömer Öngüt = “İşte bu, senin iki elinle öne sürdüğün şeyler yüzündendir. Yoksa Allah kullarına aslâ zulmedici değildir. ”

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Şaban Piriş = -Bunlar, senin elinle yaptığının karşılığıdır. Yoksa Allah, kullarına karşı asla zulmedici değildir.

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Sadık Türkmen = (ona ey insan); “İşte bu, kendi ellerinin önceden işledikleri yüzündendir. Allah kesinlikle kullara zulmedici değildir” (denir.)

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Seyyid Kutub = O gün ona «Bu ceza, vaktiyle kendi ellerinle işlediğin günahların karşılığıdır; Allah kullarına asla haksızlık etmez» denecektir.

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Suat Yıldırım = O vakit kendisine: "İşte bu, dünyada işlediklerinin cezasıdır. Yoksa Allah kullarına en ufak bir haksızlık bile yapmaz." denilir.

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Süleyman Ateş = (Ey insan), "İşte bu, senin ellerinin yapıp öne sürdüğü işler yüzündendir. Allâh kullara zulmedici değildir!"

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Tefhim-ul Kuran = (Ey insan) Bu, senin ellerinin önden takdim ettikleridir. Şüphesiz Allah, kullar için zulmedici değildir.

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Ümit Şimşek = İşte bu senin elinle hazırladığın şeydir. Yoksa Allah kullarına asla haksızlık etmez.

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Al, işte bu, iki elinin önden gönderdiğidir. Şu bir gerçek ki, Allah, kullara asla zulmedici değildir."

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 İskender Ali Mihr = İşte bu, senin ellerinle takdim edilen şeyler (yaptığın zulümler) sebebiyledir. Ve muhakkak ki Allah, abidler (Allah’a kul olanlar) için zulmedici değildir.

bi zallâmin

  Hac / 10 -

 İlyas Yorulmaz = Bu ceza kendi ellerinle kazandığının karşılığı. Allah asla kuluna haksızlık yapan değildir.

fî eyyâmin

  Hac / 28 -

 Diyanet İşleri = Gelsinler ki, kendilerine ait birtakım menfaatlere şahit olsunlar ve Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (onları kurban ederken) Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin.

fî eyyâmin

  Hac / 28 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Gelsinler de kendilerine âit olan menfaatleri elde etsinler ve kendilerine rızık olarak verilen dört ayaklı hayvanları, muayyen günlerde Allah'ın adını anarak kessinler. Yiyin artık onlardan ve yok yoksul fakiri de doyurun.

fî eyyâmin

  Hac / 28 -

 Abdullah Parlıyan = de haccın kendilerine sağlayacağı yararları görsünler ve kurban için belirlenen günlerde kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanları Allah adını anarak kessinler. Bunların etinden yiyin, yoksul ve fakirlere de yedirin.

fî eyyâmin

  Hac / 28 -

 Adem Uğur = Ta ki kendilerine ait bir takım yararları yakînen görmeleri, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belli günler de Allah'ın ismini ansınlar. Artık ondan hem kendiniz yeyin, hem de yoksula, fakire yedirin.

fî eyyâmin

  Hac / 28 -

 Ahmed Hulusi = "Tâ ki kendileri yararına şahit olsunlar. . . Kendilerini rızıklandırdığımız kurbanlıkları kurban ederek, bilinen günlerde Allâh'ın ismini zikretsinler. . . Artık onlardan yeyin ve fakir, muhtaç olanlara da yedirin. "

fî eyyâmin

  Hac / 28 -

 Ahmet Tekin = Kendilerinin dinî, kültürel, ekonomik, siyasî menfaatleriyle yakînen ilgilenmeleri, tesbitler ve planlamalar yapmaları, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanları belli günlerde, bayram günlerinde keserlerken Allah’ın ismini anarak şükretmeleri, kurban kesmeleri için sana, Kâbe’ye gelsinler. Artık ondan hem kendiniz yeyin, hem de fakr-u zarurete, sıkıntıya düşen iflas eden, sıkıntısını hissettirmeyen kimselere yedirin.

fî eyyâmin

  Hac / 28 -

 Ahmet Varol = Ki kendileri için birtakım yararlara şahit olsunlar ve kendilerine rızık olarak verdiği hayvanların üzerine belli günlerde Allah'ın adını ansınlar. Onlardan yiyin ve zor durumdaki yoksula da yedirin.

fî eyyâmin

  Hac / 28 -

 Ali Bulaç = Kendileri için bir takım yararlara şahid olsunlar ve kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (kurban adarken) Allah'ın adını ansınlar. Artık bunlardan yiyin ve zorluk çeken yoksulu da doyurun.

fî eyyâmin

  Hac / 28 -

 Ali Fikri Yavuz = Tâ ki kendilerine ait menfaatlere şahid olsunlar ve Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği dört ayaklı hayvanlar (kurbanlıklar) üzerine belirli günlerde (kurban kesme günlerinde) Allah’ın adını ansınlar. İşte bu kurbanlıklardan yeyin ve muztar fakiri doyurun.

fî eyyâmin

  Hac / 28 -

 Ali Ünal = Gelsinler de, Hac’da kendilerini bekleyen (bütün manevî, içtimaî, iktisadî) faydaları müşahede etsinler. Ayrıca, Allah’ın onlara rızık olarak bahşettiği kurbanlık hayvanları belli günlerde mutlaka Allah’ın adını anarak kurban etsinler. O hayvanların etlerinden kendiniz yediğiniz gibi, darda kalmışlara ve fakirlere de yedirin.