Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Diyanet İşleri = “Âlemlerin Rabbine iman ettik” dediler.

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = İnandık dediler, âlemlerin Rabbine.

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Abdullah Parlıyan = “Biz artık, inandık alemlerin Rabbine.

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Adem Uğur = Âlemlerin Rabbine iman ettik dediler.

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Ahmed Hulusi = Dediler ki: "İman ettik Rabb-ül âlemîn'e. . . "

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Ahmet Tekin = Sihirbazlar:'Âlemlerin, bütün varlıkların Rabbine iman ettik' dediler.

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Ahmet Varol = (120-122) Sihirbazlar secdeye kapanıp, 'Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine inandık' dediler.

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Ali Bulaç = "Alemlerin Rabbine iman ettik" dediler.

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Ali Fikri Yavuz = “Biz Âlemlerin Rabbine,

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Ali Ünal = “İman ettik” dediler, “O Âlemlerin Rabbine,

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Bayraktar Bayraklı = Büyücüler şöyle dediler: “Biz âlemlerin Rabb'ine inandık.”

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Bekir Sadak = (120-12) 2 Sihirbazlar secdeye kapanip, «Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine inandik» dediler.

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Celal Yıldırım = (120-121-122) Ve sihirbazlar secdeye kapandılar da «Âlemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine imân ettik» dediler.

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Cemal Külünkoğlu = (121-122) “Musa ve Harun'un Rabbi olan âlemlerin Rabbine iman ettik” dediler.

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Diyanet İşleri (eski) = (120-122) Sihirbazlar secdeye kapanıp, 'Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine inandık' dediler.

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Diyanet Vakfi = (121-122) «Musa ve Harun'un Rabbi olan âlemlerin Rabbine inandık» dediler.

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Edip Yüksel = 'Evrenlerin Rabbine inandık,' dediler,

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = İyman ettik, dediler: o rabbül'âlemîne

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = «Alemlerin Rabbine,

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Âlemlerin Rabbine iman ettik.» dediler.

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Gültekin Onan = "Alemlerin rabbine inandık" dediler.

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Harun Yıldırım = “İman ettik” dediler, “O Âlemlerin Rabbine,

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Hasan Basri Çantay = Büyücüler şöyle dediler: “Biz âlemlerin Rabb'ine inandık.”

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Hayrat Neşriyat = (120-12) 2 Sihirbazlar secdeye kapanip, «Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine inandik» dediler.

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 İbni Kesir = Dediler ki: Alemlerin Rabbına iman ettik.

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Kadri Çelik = “Âlemlerin Rabbine iman ettik” dediler.

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Muhammed Esed = "Biz (artık) inandık alemlerin Rabbine,

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Mustafa İslamoğlu = şöyle dediler: "İman ettik alemlerin Rabbine!

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve dediler ki: «Âlemlerin Rabbine imân ettik.»

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Ömer Öngüt = “Âlemlerin Rabbine iman ettik. ” dediler.

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Şaban Piriş = (120-122) Sihirbazlar: -Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun’un Rabbine iman ettik, diyerek secdeye kapandılar.

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Sadık Türkmen = Dediler ki: “Âlemlerin Rabbine iman ettik.

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Seyyid Kutub = Tüm varlıkların Rabbine inandık dediler.

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Suat Yıldırım = (121-122) "İman ettik!" dediler, "O Rabbül-âlemine, Mûsâ ve Harun’un Rabbine!"

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Süleyman Ateş = "Âlemlerin Rabbine inandık!" dediler.

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Tefhim-ul Kuran = «Alemlerin Rabbine iman ettik» dediler.

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Ümit Şimşek = 'Âlemlerin Rabbine iman ettik,' dediler.

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Alemlerin Rabbine iman ettik, dediler;

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 İskender Ali Mihr = “Âlemlerin Rabbine biz îmân ettik.” dediler.

âmen-nâ

  A’râf / 121 -

 İlyas Yorulmaz = Dediler ki “Âlemlerin Rabbine inandık”

en âmen-nâ

  A’râf / 126 -

 Diyanet İşleri = “Sen sırf, Rabbimizin âyetleri bize geldiğinde iman ettiğimiz için bize hınç duyuyorsun. Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve müslüman olarak bizim canımızı al.”

en âmen-nâ

  A’râf / 126 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Sen bizden, ancak Rabbimizin delilleri gelince onlara inandık diye öc alacaksın. Rabbimiz, üstümüze yağdırırcasına sabır ver bize ve bizi Müslüman olarak öldür.

en âmen-nâ

  A’râf / 126 -

 Abdullah Parlıyan = “Çünkü Rabbimizin ayetleri bize gelince, O'na inandığımız için bizden intikam alıyorsun. Ey Rabbimiz! Üzerimize her türlü sıkıntı ve zorluklara karşı sabır ve dayanma gücü boşalt ve müslümanlar olarak canımızı al” diye dua ettiler.

en âmen-nâ

  A’râf / 126 -

 Adem Uğur = Sen sadece Rabbimizin âyetleri bize geldiğinde onlara inandığımız için bizden intikam alıyorsun. Ey Rabbimiz! Bize bol bol sabır ver, müslüman olarak canımızı al, dediler.

en âmen-nâ

  A’râf / 126 -

 Ahmed Hulusi = "Sen bizden, Rabbimizin mucizelerindeki varlığına (Esmâ'sının açığa çıkışı olan işaretlerine) iman ettik diye intikam alıyorsun. . . Rabbimiz bize dayanma gücü ver ve bizi teslim olmuşlar olarak vefat ettir. "

en âmen-nâ

  A’râf / 126 -

 Ahmet Tekin = 'Senin bize ceza ile mukabele etmen, sırf Mûsâ eliyle gelen Rabbimizin âyetlerine iman etmemizden dolayıdır. Ey Rabbimiz, âcilen üzerimize sabır yağdır, bize metanet ver ve canımızı İslâm’ı yaşayan müslümanlar olarak al.' dediler.

en âmen-nâ

  A’râf / 126 -

 Ahmet Varol = Sen bizden sırf, Rabbimizin ayetleri bize geldiğinde onlara iman ettik diye öç alıyorsun. Ey Rabbimiz! Bize bolca sabır ver ve canlarımızı Müslümanlar olarak al.'

en âmen-nâ

  A’râf / 126 -

 Ali Bulaç = Oysa sen, yalnızca, bize geldiğinde Rabbimizin ayetlerine inanmamızdan başka bir nedenle bizden intikam almıyorsun. "Rabbimiz, üstümüze sabır yağdır ve bizi müslüman olarak öldür."

en âmen-nâ

  A’râf / 126 -

 Ali Fikri Yavuz = Senin bizden intikam almaya kalkışman ancak, Rabbimizin âyetleri gelince iman etmemizden ileri geliyor. Ey Rabbimiz! üzerimize sabır yağdır ve bizi müslüman olarak öldür.”

en âmen-nâ

  A’râf / 126 -

 Ali Ünal = “Ama sen, başka hiçbir sebeple değil, sadece Rabbimizden bize gelmiş bulunan gerçeklere iman ettik diye bizden intikam alıyorsun.” (Ardından, Allah’a yalvardılar:) “Rabbimiz! Üzerimize sağnak sağnak sabır boşalt ve bizi ancak Müslümanlar olarak vefat ettir!”