Önceki Ayet Sonraki Ayet  
Mü’minûn . Ayet Kelime Karşılaştırması

 فَقَالُوا أَنُؤْمِنُ لِبَشَرَيْنِ مِثْلِنَا وَقَوْمُهُمَا لَنَا عَابِدُونَ

  Fe kâlû e nu’minu li beşereyni mislinâ ve kavmuhumâ lenâ âbidûn(âbidûne).

Kelime Karşılaştırma
fe : artık, böylece, sonra
kâlû : dediler
e nu’minu : inanalım mı
li beşereyni : iki beşere
misli-nâ : bizim gibi
ve kavmu-humâ : ve ikisinin kavmi
lenâ : bize
âbidûne : kul olanlar
Meal Yazanlar
Ayet Mealleri

 Diyanet İşleri = Bu yüzden, “Kavimleri bize kul köle iken, bizim gibi iki insana mı inanacağız” dediler.

 Abdulbaki Gölpınarlı = Derken, inanacağız mı bizim gibi iki insana, kavimleri de bize kulluk etmede dediler.

 Abdullah Parlıyan = Nitekim şöyle dediler: “Soydaşları bizim kölelerimiz olduğu halde, bizim gibi ölümlü olan bu iki insana mı inanacağız?

 Adem Uğur = Bu yüzden dediler ki: Kavimleri bize kölelik ederken, bizim gibi olan bu iki adama inanır mıyız?

 Ahmed Hulusi = Hatta şöyle dediler: "Onların halkı bize kulluk ederken, bizim benzerimiz olan iki beşere mi iman edeceğiz?"

 Ahmet Tekin = 'Biz, kavimleri bize kölelik eden, insan neslinden bize benzeyen iki kişiye mi güvenip inanacağız?' dediler.

 Ahmet Varol = 'Kavimleri bize kulluk ettikleri halde bizim gibi iki insana mı inanacağız?' dediler.

 Ali Bulaç = Dediler ki: "Bizim benzerimiz olan iki beşere mi inanacak mışız? Kaldı ki, onların kavimleri bize kullukta (kölelikte) bulunmaktadırlar."

 Ali Fikri Yavuz = (Bu itibarla Firavun ve kavmi) şöyle dediler: “- Biz, bizim gibi iki insana. (Mûsa ve Harûn’a) hiç iman eder miyiz! Hele bir de kavimleri bize itaat edib duruyorken?

 Ali Ünal = Koydular da, “Yani biz şimdi bizim gibi iki insana mı inanacağız, hem kavimleri (başı yerde, elleri göksünde) bize hizmet eden kölelerimizken?” dediler.

 Bayraktar Bayraklı = Bu yüzden dediler ki: “Kavimleri bize kölelik ederken, bizim gibi olan bu iki adama inanır mıyız?”

 Bekir Sadak = (47-48) Bu yuzden: «Milletleri bize kul iken, bizim gibi iki insana mi inanacagiz?» deyip onlari yalanci saydilar. Bu yuzden yok edildiler.

 Celal Yıldırım = «Biz» dediler, «bizim gibi (yiyip içen) iki insana hiç inanır mıyız? Kaldı ki ikisinin de kavmi bize kulluk etmekteler.»

 Cemal Külünkoğlu = Dediler ki: “Kendi kavimleri (olan İsrailoğulları) bize kölelik ederlerken şimdi kalkıp bizim gibi beşer olan bu iki adama mı inanacağız?”

 Diyanet İşleri (eski) = (47-48) Bu yüzden: 'Milletleri bize kul iken, bizim gibi iki insana mı inanacağız?' deyip onları yalancı saydılar. Bu yüzden yok edildiler.

 Diyanet Vakfi = Bu yüzden dediler ki: Kavimleri bize kölelik ederken, bizim gibi olan bu iki adama inanır mıyız?

 Edip Yüksel = 'O ikisinin halkı bize kölelik ederken şimdi biz tutup bizim gibi iki insana mı inanalım,' dediler.

 Elmalılı Hamdi Yazır = Onun için biz, dediler, bizim gibi iki beşere iyman mı ederiz? Halbuki onların kavmi bize kulluk ediyor

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Onun için: «Biz kavimleri bize kölelik ederken, bizim gibi bu iki insana inanır mıyız?» dediler.

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onun için: Biz, dediler, «kavimleri bize kölelik ederken bizim benzerimiz olan bu iki adama inanacak mıyız?»

 Gültekin Onan = Dediler ki: "Bizim benzerimiz olan iki beşere mi inanacakmışız? Kaldı ki, onların kavimleri bize kullukta (kölelikte) bulunmaktadırlar."

 Harun Yıldırım = Bu yüzden dediler ki: Kavimleri bize kölelik ederken, bizim gibi olan bu iki adama inanır mıyız?

 Hasan Basri Çantay = Onun için dediler ki: «Kavmleri bize kulluk edib dururlarken bizim gibi iki beşere îman mı edecek misiz»?

 Hayrat Neşriyat = Bu yüzden: 'Kavimleri bize kölelik edip duran kimseler iken, bizim gibi iki insana mı inanacağız?' dediler.

 İbni Kesir = Bu yüzden dediler ki: Kavimleri bize kulluk edip dururken, bizim gibi şu iki insana mı inanacağız?

 Kadri Çelik = “Kavimleri (İsrail oğulları) bize ibadet (kölelik) ederken, bizim gibi iki beşere mi inanalım?” dediler.

 Muhammed Esed = Nitekim şöyle dediler: "Soydaşları bizim kölelerimiz olduğu halde, bizim gibi ölümlü olan bu iki insana mı inanacağız yani?"

 Mustafa İslamoğlu = İşte onlar dediler ki; "Ne yani, o ikisinin kavmi bizim kölelerimiz olduğu halde, biz bizim gibi iki ölümlü insana mı inanalım?"

 Ömer Nasuhi Bilmen = Binaenaleyh dediler ki: «Bizim mislimiz olan iki insana imân eder miyiz, onların kavmi ise bizim için kulluk edenlerdir?»

 Ömer Öngüt = Dediler ki: “Biz, bizler gibi olan iki insana mı iman edeceğiz? Halbuki kavimleri (İsrâiloğulları) bize kölelik edip durmaktadır.

 Şaban Piriş = -Biz dediler; bizim gibi iki insana mı iman edeceğiz, üstelik onların kavmi de bize kulluk ederken?!

 Sadık Türkmen = Dediler ki: “Biz, bizim gibi olan bu iki insana inanır mıyız? Bu iki adamın kavmi bize kölelik eden(esir)lerken!..”

 Seyyid Kutub = Onlar dediler ki; «Kendimiz gibi birer insan olan şu iki adama mı inanacağız ki, onların soydaşları bize tapıyorlar?»

 Suat Yıldırım = Dediler ki: "Kendi kavimleri bizim hizmetçi kölelerimiz iken şimdi kalkıp bizim gibi beşer olan bu iki adama mı inanacağız?"

 Süleyman Ateş = "Şu iki adamın kavmi bize kölelik ederken, şimdi biz kalkıp bizim gibi iki insana mı inanacağız?" dediler.

 Tefhim-ul Kuran = «Kavimleri bize ibadet (kölelik) ederken bizim gibi iki beşere mi inanalım?» dediler.

 Ümit Şimşek = 'Bizim gibi iki tane beşere mi inanacağız?' dediler. 'Üstelik kavimleri de bize kulluk etmekte iken!'

 Yaşar Nuri Öztürk = Şöyle dediler: "Kendilerine bağlı toplum bize kulluk, kölelik ederken, biz kalkıp bizim gibi iki insan olan şu adamlara mı inanacağız?"

 İskender Ali Mihr = Sonra dediler ki: “Bizim gibi iki beşere (Hz. Musa ve Hz. Harun’a), îmân mı edelim? Ve onların ikisinin (Musa ve Harun A.S’ın) kavmi, bize kul (köle) olmasına rağmen.”

 İlyas Yorulmaz = Onlar “Kavimleri bizim kölelerimiz iken, bizim gibi olan, şu iki insana mı inanacağız?” dediler.