Önceki Ayet Sonraki Ayet  
Necm . Ayet Kelime Karşılaştırması

 مَا زَاغَ الْبَصَرُ وَمَا طَغَى

  Mâ zâgal basaru ve mâ tegâ.

Kelime Karşılaştırma
mâ zâga : kaymadı
el basaru : bakış
ve mâ tagâ : ve haddi aşmadı
Meal Yazanlar
Ayet Mealleri

 İbni Kesir = Göz, ne şaştı ne aştı.

 Kadri Çelik = Gözü kayıp şaşmadı ve taşkınlık etmedi.

 Muhammed Esed = (Dikkat edin,) göz ne kaydı, ne de (başka yöne) çevrildi:

 Mustafa İslamoğlu = Gönül gözü ne şaştı ve kamaştı, ne de haddi aştı:

 Ömer Nasuhi Bilmen = (16-17) O vakit ki, Sidre'yi bürüyen bürüyordu. Göz ne çevrildi ve ne de tecavüz etti.

 Ömer Öngüt = (Peygamber'in) gözü kaymadı ve aldanmadı.

 Şaban Piriş = Göz, ne şaştı; ne aştı.

 Sadık Türkmen = Göz ne kaydı, ne de sınırı aştı.

 Seyyid Kutub = Muhammed'in gözü ne yana kaydı ve ne de öteye geçti

 Suat Yıldırım = Peygamberin gözü kaymadı, şaşmadı, aşmadı da.

 Süleyman Ateş = (Muhammed'in) Göz(ü) şaşmadı ve azmadı.

 Tefhim-ul Kuran = Göz kayıp şaşmadı ve (sınırı) taşmadı.

 Ümit Şimşek = Göz ne şaştı, ne haddinden aştı.

 Yaşar Nuri Öztürk = Göz ne kayıp şaştı ne azıp haddi aştı.

 Hayrat Neşriyat = (O haşmetli makamda Muhammed’in) göz(ü) ne kaydı, ne de haddini aştı.

 Hasan Basri Çantay = (Peygamberin) göz (ü, gördüğünden) ağmadı, (onu) aşmadı da.

 Harun Yıldırım = Göz kayıpşaşmadı ve aşmadı.

 Gültekin Onan = Göz kayıp şaşmadı ve (sınırı) aşmadı.

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (Peygamberin) gözü şaşmadı ve sınırı aşmadı.

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Göz ne şaştı, ne (de sınırı) aştı.

 Elmalılı Hamdi Yazır = Göz, ne şaştı ne aştı

 Edip Yüksel = Göz şaşmadı, sınırı da aşmadı.

 Diyanet Vakfi = Gözü kaymadı ve sınırı aşmadı.

 Diyanet İşleri (eski) = Gözü oradan ne kaydı ve ne de onu aştı.

 Cemal Külünkoğlu = (Peygamberin) gözü (gördüğünden) kayıp şaşmadı ve (sınırı) aşmadı.

 Celal Yıldırım = Göz, ne kaydı, ne de şaştı.

 Bekir Sadak = Gozu oradan ne kaydi ve ne de onu asti.

 Bayraktar Bayraklı = (11-18) Kalp gördüğünü yalanlamadı. O'nun gördükleri hakkında onunla tartışıyor musunuz? Andolsun ki Cebrail'i bir başka inişte de görmüştü. Son sınır ağacı, sidretü'l-müntehâ yanında. O ağacın yanında Me'vâ cenneti vardır. Sidre'yi neler kaplamıştı neler! Ne gözü kaydı ne de belirlenen sınırı aştı. Andolsun ki Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü.

 Ali Ünal = Rasûl’ün gözü başka yana kaymadı (ki, gördüğünü yanlış görmüş olsun), görebileceğinin ötesine yönelmedi (ki, bir illüzyon görmüş olsun).

 Ali Fikri Yavuz = (Hz. Peygamber Aleyhisselâm gördüğü ahvali tam gördü de) göz ne kaydı, ne de aştı.

 Ali Bulaç = Göz kayıp şaşmadı ve (sınırı) aşmadı.

 Ahmet Varol = Göz kaymadı ve (sınırı) aşmadı da.

 Ahmet Tekin = Melekler âlemini görürken, aklı ve gözü sorumluluğunun ötesine kaymadı ve edep sınırını aşmadı.

 Ahmed Hulusi = Görüşü ne kaydı (gayrı kavramına); ne de haddi aştı (hakikati müşahededen dolayı tanrılık davasına düşüp, Firavunlaştı)!

 Adem Uğur = Gözü kaymadı ve sınırı aşmadı.

 Abdullah Parlıyan = Dikkat edin! O peygamberin gözü ne kaydı, ne de başka yöne çevrildi.

 Abdulbaki Gölpınarlı = Gözü, ne kaydı, ne haddini aştı.

 Diyanet İşleri = Göz (gördüğünden) şaşmadı ve (onu) aşmadı.

 İskender Ali Mihr = Bakış kaymadı ve haddi aşmadı.

 İlyas Yorulmaz = Bundan dolayı gözü aldanmamış ve gördüğüne isyan etmemişti.