Önceki Ayet Sonraki Ayet  
Yûsuf . Ayet Kelime Karşılaştırması

 وَكَأَيِّن مِّن آيَةٍ فِي السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ يَمُرُّونَ عَلَيْهَا وَهُمْ عَنْهَا مُعْرِضُونَ

  Ve keeyyin min âyetin fîs semâvâti vel ardı yemurrûne aleyhâ ve hum anhâ mu’ridûn(mu’ridûne).

Kelime Karşılaştırma
ve keeyyin : ve (ne kadar) pek çok, nice
min âyetin : (âyetlerden) âyet, delil
fî es semâvâti : semalarda, göklerde
ve el ardı : ve yeryüzü
yemurrûne : yanından geçerler
aleyhâ : onun üzerinden, yanından
ve hum an-hâ : ve onlar, ondan
mu’ridûne : yüz çeviren kimseler
Meal Yazanlar
Ayet Mealleri

 İbni Kesir = Göklerde ve yerde nice ayetler vardır ki; yüzlerini çevirerek onları görüp geçerler.

 Kadri Çelik = Göklerde ve yerde yanlarından geçerken yüz çeviriciler oldukları nice ayetler vardır.

 Muhammed Esed = Kaldı ki, göklerde ve yerde nice ayetler, işaretler var ki, onlar (üzerinde düşünmeden) sırtlarını çevirerek yanlarından geçip gidiyorlar!

 Mustafa İslamoğlu = Göklerde ve yerde ne mucizeler var ki, (insanoğlu) yanından geçip gider de onlara dönüp bakmaz bile.

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve göklerde ve yerde nice alâmetler vardır ki, (nâsın ekserisi) onlardan yüz çevirir oldukları halde onların üzerinden geçer giderler.

 Ömer Öngüt = Göklerde ve yerde nice âyetler (deliller) vardır ki, yanlarından yüzlerini çevirerek geçerler.

 Şaban Piriş = Göklerde ve yerde nice belgeler vardır ki, yanlarından yüzlerini çevirerek geçerler.

 Sadık Türkmen = Göklerde ve yerde, nice ayetler vardır ki, (insanlar) onların önünden/üzerinden yüzlerini çevirerek geçip giderler!

 Seyyid Kutub = Göklerde ve yerde nice ayetler, nice ibret içerikli belgeler vardır, yanlarından geçtikleri halde onları umursamazlar.

 Suat Yıldırım = Göklerde ve yerde Allah’ın varlığını, birliğini, kudretini gösteren nice deliller vardır ki,insanlar yanından geçip gittikleri halde yüzlerini çevirdiklerinden farkına varmazlar.

 Süleyman Ateş = Göklerde ve yerde nice âyet(ler) var ki onların yanından yüzlerini çevirerek geçerler.

 Tefhim-ul Kuran = Göklerde ve yerde nice ayetler vardır ki, üzerinden geçerler de, onlar ona sırtlarını çevirip giderler.

 Ümit Şimşek = Göklerde ve yerde nice âyetler vardır ki, insanlar onlara sırt çevirir de yanlarından geçer, giderler.

 Yaşar Nuri Öztürk = Göklerde ve yerde nice mucizeler var ki, yanlarından geçerler de dönüp bakmazlar bile.

 Hayrat Neşriyat = Hem göklerde ve yerde nice deliller vardır ki, onlar (ibret almadan) bunlardan yüz çevirici kimseler olarak üzerlerinden geçip giderler.

 Hasan Basri Çantay = Göklerde ve yerde (Allahın varlığını, birliğini ve kemâl-i kudretini isbat eden) nice âyetler (nişaneler) vardır ki (insanlar) bunlardan yüz çevirici olarak, üstüne basar geçerler.

 Harun Yıldırım = Göklerde ve yerde nice ayetler vardır ki, üzerinden geçerler de, ona sırtlarını dönüp giderler.

 Gültekin Onan = Göklerde ve yerde ne mucizeler var ki, (insanoğlu) yanından geçip gider de onlara dönüp bakmaz bile.

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Bununla beraber göklerde ve yerde ne kadar âyet var ki, onunla yüz yüze gelirler de yine de yüz çevirip geçerler.

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bununla beraber göklerde, yerde nice deliller vardır ki, yüz yüze gelirler de onlardan yüzlerini çevirerek geçerler.

 Elmalılı Hamdi Yazır = Bununla beraber Göklerde yerde ne kadar âyet var ki üzerine uğrarlar onlardan yüz çevirir geçerler

 Edip Yüksel = Göklerde ve yerde nice deliller var ki yanından dikkatsizce geçerler.

 Diyanet Vakfi = Göklerde ve yerde nice deliller vardır ki, onlar bu delillerden yüzlerini çevirip geçerler.

 Diyanet İşleri (eski) = Göklerde ve yerde nice belgeler vardır ki, yanlarından yüzlerini çevirerek geçerler.

 Cemal Külünkoğlu = Göklerde ve yerde (iman etmek için) nice ibret içerikli belgeler vardır ki, yanlarından geçtikleri halde onları umursamazlar.

 Celal Yıldırım = Göklerde ve yerde nice âyetler (açık belgeler, yol gösterici kanıtlar) vardır ki, onlardan yüzlerini çevirerek geçerler (de bir şey anlamazlar).

 Bekir Sadak = Goklerde ve yerde nice belgeler vardir ki, yanlarindan yuzlerini cevirerek gecerler.

 Bayraktar Bayraklı = Göklerde ve yerde nice deliller vardır ki, onlardaki delillerden yüzlerini çevirip geçerler.

 Ali Ünal = (Kur’ân’ın dile getirdiği iman hakikatlerine) göklerde ve yerde o kadar çok deliller var ki! Fakat onlar, bu delillerle sürekli iç içe, yan yana bulundukları halde hep bir aldırmazlık içindedirler.

 Ali Fikri Yavuz = Göklerde ve yerde (Allah’ın birliğine, kudret ve azametine delâlet eden) ne kadar alâmet var ki, insanlar, üzerlerinden geçerler de, bunlardan ibret almayıp yüz çevirirler.

 Ali Bulaç = Göklerde ve yerde nice ayetler vardır ki, üzerinden geçerler de, ona sırtlarını dönüp giderler.

 Ahmet Varol = Göklerde ve yerde nice ayetler vardır ki yanlarından yüzlerini çevirerek geçerler.

 Ahmet Tekin = Bununla beraber, göklerde ve yerde Allah’ın varlığını, birliğini, kudretini gösteren ne kadar işaret, delil var ki, onlarla yüzyüze gelirler de, gene de ilgilenmezler.

 Ahmed Hulusi = Semâlarda ve arzda nice işaret var ki, onlar bunlardan yüz çevirerek üzerlerinden geçip giderler.

 Adem Uğur = Göklerde ve yerde nice deliller vardır ki, onlar bu delillerden yüzlerini çevirip geçerler.

 Abdullah Parlıyan = Göklerde ve yerde nice ayetler vardır ki, üzerinden geçerler de, ona sırtlarını dönüp giderler.

 Abdulbaki Gölpınarlı = Göklerde ve yeryüzünde nice deliller vardır ki onları görmezler ve yüz çevirip giderler.

 Diyanet İşleri = Göklerde ve yerde nice deliller vardır ki yanlarına uğrarlar da onlardan yüzlerini çevirerek geçerler.

 İskender Ali Mihr = Semalarda ve yeryüzünde nice âyet (delil) vardır. Ve onlar, ondan (o delilden) yüz çevirerek yanından geçerler.

 İlyas Yorulmaz = Göklerde ve yerde nice alınacak ibret ve işaretler var ama, (inanmayanlar) onları umursamadan kafalarını çevirip her seferinde yanlarından uğrayıp geçerler.