Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
yetevekkelûne
Diyanet İşleri = Onlar, sabreden ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimselerdir.
yetevekkelûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Onlar öyle kişilerdir ki sabrettiler ve Rablerine dayandılar.
yetevekkelûne
Abdullah Parlıyan = O hicret edenler öyle kimselerdir ki, hertürlü kötülüklere göğüs gerip, Rablerine güvenip dayanırlar.
yetevekkelûne
Ahmet Tekin = Onlar, sabrederek mücadelelerine devam edenler, yalnız Rablerine dayanıp güvenenlerdir.
yetevekkelûne
Ali Fikri Yavuz = O muhacirler, müşriklerin eziyetlerine sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.
yetevekkelûne
Ali Ünal = O muhacirler, (inançlarından dolayı başlarına gelenlere) sabretmişlerdir ve ancak Rabbilerine dayanıp güvenmektedirler.
yetevekkelûne
Bayraktar Bayraklı = Onlar sabredenler ve Rabblerine güven bağlayan kimselerdir.
yetevekkelûne
Celal Yıldırım = Onlar ki, sabrettiler ve sadece Rablarına güvenip dayandılar, (elbette mükâfatları çok büyük olacaktır).
yetevekkelûne
Cemal Külünkoğlu = Onlar (eziyetlere) sabreden ve yalnız Rablerine güvenen kimselerdir.
yetevekkelûne
Diyanet İşleri (eski) = Onlar sabreden ve yalnız Rablerine güvenen kimselerdir.
yetevekkelûne
Elmalılı Hamdi Yazır = Onlar ki sabretmişlerdir ve hep Rablarına tevekkül kılarlar
yetevekkelûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Onlar ki, sabretmişlerdir ve hep Rablerine dayanırlar.
yetevekkelûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = O Muhacirler, müşriklerin eziyetlerine sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.
yetevekkelûne
Hasan Basri Çantay = (O muhacirler hak yolunda) sabr-u sebat edenler ve ancak Rablerine güvenib dayanmakda olanlardır.
yetevekkelûne
Hayrat Neşriyat = Onlar (bu mükâfâta lâyık olacak kimseler), sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.
yetevekkelûne
Muhammed Esed = güçlüklere göğüs gerip, yalnızca Rablerine güven bağlayan kimseleri (bekleyen bu bahtiyarlığı)!...
yetevekkelûne
Mustafa İslamoğlu = eza cefaya karşı direnen ve sadece Rablerine dayanan kimseleri (bekleyen bu güzellikleri)...
yetevekkelûne
Ömer Nasuhi Bilmen = Onlar ki sabretmişlerdir ve Rablerine de tevekkülde bulunurlar.
yetevekkelûne
Suat Yıldırım = O muhacirler hak yolda sabreder ve yalnız Rab’lerine dayanıp güvenirler.
yetevekkelûne
Yaşar Nuri Öztürk = O Allah yolunda hicret edenler, sabrederler ve yalnız Rablerine tevekkül ederler.
yetevekkelûne
İskender Ali Mihr = Onlar, (kendilerine yapılan zulümlere) sabrettiler. Ve onlar, Rab’lerine tevekkül ederler.
yetevekkelûne
İlyas Yorulmaz = İşte, Allah’a olan inançlarında direnç (sabır) gösterenler ve yalnızca Allah’a güvenip dayananlar bunlardır.
yetevekkelûne
Diyanet İşleri = Gerçek şu ki; şeytanın, inanan ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde bir hâkimiyeti yoktur.
yetevekkelûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Şüphe yok ki inanan ve Rablerine dayanan kimselere karşı gücü kuvveti yoktur, hükmü yürümez onun.
yetevekkelûne
Abdullah Parlıyan = Gerçekte o şeytanın iman eden ve Rablerine güvenip dayananlar üzerinde, hiçbir yaptırıcı otoritesi yoktur, hükmü yürümez onun.
yetevekkelûne
Adem Uğur = Gerçek şu ki: İman edip de yalnız Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) bir hakimiyeti yoktur.
yetevekkelûne
Ahmed Hulusi = Gerçektir ki, onun (şeytanın) iman eden ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde bir sultası (gücü) yoktur!
yetevekkelûne
Ahmet Tekin = Şüphesiz, iman edenler ve Rablerine dayanıp güvenenler, işlerini Rablerine havale edenler üzerinde onun hiçbir nüfûzu, yetkisi, gücü yoktur.
yetevekkelûne
Ahmet Varol = Onun iman eden ve Rablerine güvenenlerin üzerinde herhangi bir gücü yoktur.
yetevekkelûne
Ali Bulaç = Gerçek şu ki, iman edenler ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) hiç bir zorlayıcı gücü yoktur.
yetevekkelûne
Ali Fikri Yavuz = Doğrusu şu ki, iman edip de Rablerine tevekkül edenler üzerine o Şeytan’ın bir hâkimiyyeti yoktur.
yetevekkelûne
Ali Ünal = Şurası bir gerçek ki, onun iman etmiş bulunan ve Rabbilerine güvenip dayananlar üzerinde hiçbir nüfuzu olamaz.