Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Diyanet İşleri = Onlar, sabreden ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimselerdir.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Onlar öyle kişilerdir ki sabrettiler ve Rablerine dayandılar.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Abdullah Parlıyan = O hicret edenler öyle kimselerdir ki, hertürlü kötülüklere göğüs gerip, Rablerine güvenip dayanırlar.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Adem Uğur = (Onlar) sadece Rablerine tevekkül ederek sabredenlerdir.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Ahmed Hulusi = Onlar ki, sabrettiler ve Rablerine tevekkül ederler.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Ahmet Tekin = Onlar, sabrederek mücadelelerine devam edenler, yalnız Rablerine dayanıp güvenenlerdir.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Ahmet Varol = Onlar sabreden ve Rabblerine güvenen kimselerdir.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Ali Bulaç = Onlar sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Ali Fikri Yavuz = O muhacirler, müşriklerin eziyetlerine sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Ali Ünal = O muhacirler, (inançlarından dolayı başlarına gelenlere) sabretmişlerdir ve ancak Rabbilerine dayanıp güvenmektedirler.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Bayraktar Bayraklı = Onlar sabredenler ve Rabblerine güven bağlayan kimselerdir.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Bekir Sadak = Onlar sabreden ve yalniz Rablerine guvenen kimselerdir.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Celal Yıldırım = Onlar ki, sabrettiler ve sadece Rablarına güvenip dayandılar, (elbette mükâfatları çok büyük olacaktır).

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Cemal Külünkoğlu = Onlar (eziyetlere) sabreden ve yalnız Rablerine güvenen kimselerdir.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Diyanet İşleri (eski) = Onlar sabreden ve yalnız Rablerine güvenen kimselerdir.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Diyanet Vakfi = (Onlar) sadece Rablerine tevekkül ederek sabredenlerdir.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Edip Yüksel = Onlar, sabrederek Rab'lerine güvenenlerdir.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Onlar ki sabretmişlerdir ve hep Rablarına tevekkül kılarlar

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Onlar ki, sabretmişlerdir ve hep Rablerine dayanırlar.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = O Muhacirler, müşriklerin eziyetlerine sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Gültekin Onan = Onlar sabredenler ve rablerine tevekkül edenlerdir.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Harun Yıldırım = Sadece Rablerine tevekkül ederek sabredenlerdir.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Hasan Basri Çantay = (O muhacirler hak yolunda) sabr-u sebat edenler ve ancak Rablerine güvenib dayanmakda olanlardır.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Hayrat Neşriyat = Onlar (bu mükâfâta lâyık olacak kimseler), sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 İbni Kesir = Onlar sabreden ve yalnız Rabblarına tevekkül edenlerdir.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Kadri Çelik = Onlar; sabredenler ve rablerine tevekkül edenlerdir.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Muhammed Esed = güçlüklere göğüs gerip, yalnızca Rablerine güven bağlayan kimseleri (bekleyen bu bahtiyarlığı)!...

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Mustafa İslamoğlu = eza cefaya karşı direnen ve sadece Rablerine dayanan kimseleri (bekleyen bu güzellikleri)...

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Onlar ki sabretmişlerdir ve Rablerine de tevekkülde bulunurlar.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Ömer Öngüt = Onlar sabreden ve yalnız Rablerine güvenen kimselerdir.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Şaban Piriş = Onlar, sabreder ve Rablerine bağlanırlar.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Sadık Türkmen = Onlar sabrettiler ve Rablerine güvenmektedirler.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Seyyid Kutub = Onlar ki, sabrederler ve sırf Allah'a dayanırlar.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Suat Yıldırım = O muhacirler hak yolda sabreder ve yalnız Rab’lerine dayanıp güvenirler.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Süleyman Ateş = Onlar ki sabrettiler ve Rablerine dayanmaktadırlar.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Tefhim-ul Kuran = Onlar sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Ümit Şimşek = Onlar sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 Yaşar Nuri Öztürk = O Allah yolunda hicret edenler, sabrederler ve yalnız Rablerine tevekkül ederler.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 İskender Ali Mihr = Onlar, (kendilerine yapılan zulümlere) sabrettiler. Ve onlar, Rab’lerine tevekkül ederler.

yetevekkelûne

  Nahl / 42 -

 İlyas Yorulmaz = İşte, Allah’a olan inançlarında direnç (sabır) gösterenler ve yalnızca Allah’a güvenip dayananlar bunlardır.

yetevekkelûne

  Nahl / 99 -

 Diyanet İşleri = Gerçek şu ki; şeytanın, inanan ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde bir hâkimiyeti yoktur.

yetevekkelûne

  Nahl / 99 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Şüphe yok ki inanan ve Rablerine dayanan kimselere karşı gücü kuvveti yoktur, hükmü yürümez onun.

yetevekkelûne

  Nahl / 99 -

 Abdullah Parlıyan = Gerçekte o şeytanın iman eden ve Rablerine güvenip dayananlar üzerinde, hiçbir yaptırıcı otoritesi yoktur, hükmü yürümez onun.

yetevekkelûne

  Nahl / 99 -

 Adem Uğur = Gerçek şu ki: İman edip de yalnız Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) bir hakimiyeti yoktur.

yetevekkelûne

  Nahl / 99 -

 Ahmed Hulusi = Gerçektir ki, onun (şeytanın) iman eden ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde bir sultası (gücü) yoktur!

yetevekkelûne

  Nahl / 99 -

 Ahmet Tekin = Şüphesiz, iman edenler ve Rablerine dayanıp güvenenler, işlerini Rablerine havale edenler üzerinde onun hiçbir nüfûzu, yetkisi, gücü yoktur.

yetevekkelûne

  Nahl / 99 -

 Ahmet Varol = Onun iman eden ve Rablerine güvenenlerin üzerinde herhangi bir gücü yoktur.

yetevekkelûne

  Nahl / 99 -

 Ali Bulaç = Gerçek şu ki, iman edenler ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) hiç bir zorlayıcı gücü yoktur.

yetevekkelûne

  Nahl / 99 -

 Ali Fikri Yavuz = Doğrusu şu ki, iman edip de Rablerine tevekkül edenler üzerine o Şeytan’ın bir hâkimiyyeti yoktur.

yetevekkelûne

  Nahl / 99 -

 Ali Ünal = Şurası bir gerçek ki, onun iman etmiş bulunan ve Rabbilerine güvenip dayananlar üzerinde hiçbir nüfuzu olamaz.